Öncelikle uzun bir aradan sonra herkese merhaba!siteye giriyodum ara sıra ama msj yazmaya vaktim olmuyordu. Neyse çoğunuzun bildiği gibi bu yıl usta öğretici olarak çalıştım.Benim için çok çok zor bir yıldı. Mlum hem çalışmak hem okumak çok zor.Okulun ilk günüydü,çok heyecanla gitmiştim, yeni öğrencilerim olacaktı, mutluydum. Taki bomboş bir sınıf görene kadar..... küçücük ve bomboş bir oda.... hayal edin. İlk şoku atlattıktan sonra ne yapacağım diye düşünmeye başladım.Müdürle konuştum bana bir hafta içinde eşyaların geleceğini söylediler,tamam dedim.Bende yavaş yavaş sınıf duvarlarını süslemeye başladım.İşim çok zordu bunu biliyordum ama bu işi seviyorum ve bunları yaparken zevk alıyordum.Bir hafta geçti,gelen giden yoktu.Ben o sırada sınıfa bir halıfileks aldırdım.sonra okulda bulunan birkaç sehbayı sınıfa getirdim.Müdürle konuştum bana ikinci hafta geleceğini söyledi yine tamam dedim.İkinci üçüncü dördüncü derken haftalar geçti ama eşya yok!Bir köy okuluydu ve velilerin durumu malum.Bu yüzden çocukların makas,boya vs şeylerini alamıyorlardı.Sınıfta halı,dolap ve sehpadan başka bişey yoktu.Tabi bide ana sınıfına ne kadar benzemesede benim duvarlara yaptığım süsler.....Sonra çocukların eşyalarınıda kırtasiyeye gidip okulun parasıyla aldım.Aldım almasına ama sınıfta hala eşya yoktu ne yapacaktım? Müdürle hergün konuşuyordum ama çok pasif biriydi. Milli eğitime ana sınıfının gerekli evraklarını bile doğru gönderemedi. Milli eğitime sürekli gidip eşya olmadığını her fırsatta söylüyordum ama ilgilenmediler,bahaneler uydurdular.Baktım olmuyo belediye başkanına gittim. tamam hallederiz falan dedi il milli eği.falan aradı ama yok.ben alırım dedi eşyaları dedi sevindim doğal olarak.Ama almadı... sürekli yanına gittim herdefasında tamam diyodu ama yok...Düşünün sınıfta oyuncak bile yoktu ve ben aylarca o boş sınıfta küçücük sehbaların üstünde sandalyemiz bile olmadan birşeyler yapmaya çalıştım. Bu okadar zorduki benim için anlatamam.Sanırım yaşamadan bilinmez.Çocuklardan evlerindeki oyuncakları getirmeleri istedim getirdikleri oyuncakları gördüğümde içim parçalandı.Hepsi oyuncaklıktan çıkmıştı.Oyuncak onar için belkide televizyonda gördükleri şeydi.Gittim birkaç parça oyuncak aldım.Sınıfa o oyuncakları getirdiğimdeki manzarayı hayatım boyunca asla unutmam. O gözlerindeki mutluluğu anlatamam.... birkaç lego ve evcilik köşesi oyuncaklarındandı.... Bütün bir gün boyunca bıkmadan usanmadan onlarla oynadılar.Onları seyrederken içimde büyük bir hüzün vardı.Okula ziyarete ilçe milli eğ. müdürü geldi halimizi gördü,bu niye böyle şunu niye böyle yaptınız diye konuştu,alacaz eşyaları falan filan dedi ve gitti...elde var sıfır.Günler benim için çok zor geçti çünkü eşya olamdan yapabileceğiniz şeyler okadar kısıtlıki...Yine benim çabalarımla bir okulun eski eşyalarını okulun bitmesine iki ay kala getirdik.O eşyaları gördüklerinde okadar çok mutlu oldularki.....Ve sadece iki ay, azda olsa sınıf ana sınıfına benzedi. Daha birçok şey oldu....Şimdi soruyorum,bu insanlarda hiç mi vicdan yok mu? Ana sınıfı dediğin boş ve küçücük bir oda açıp içine de afedersiniz çocukları tıkmak mıdır?Artık bişeyler yapmak gerekir.Bizler hala sen şu üniversiteden mezun oldun,sen usta öğreticisin,sen sözleşmelisin kalitesizsin vs vs lerle uğraşıyoruz ama asıl geçekleri görmüyoruz.Hep birlikte hareket edeceğimize onla bunla uğraşıyoruz.Biz bunlarla uğraşırsak bu sorunlar nasıl çözülür?Okul öncesi eğitim zorunlu olacak diyorlar nasıl olacak?Böyle sınıflar açarak mı?Bu çocukların hiç değeri yokmu kimsenin gözünde?Herkes seçim zamanı gelince atıp tutmasını biliyor ama kimsenin bişey yaptığı yok!Çaresizliğin ne demek olduğunu okadar iyi anladım ki...Bu yaşadıklarım benim için çok acı deneyimler oldu.Herşeye rağmen hala onları unutamıyorum çoğu sorunlu çocuklardı çok zorlandım ama onların suçu neydi ki? Aile faktörüne hiç girmiyorum tahmin edersiniz.İşte böyle koca bir yıl böyle geçti.Buraya kadar sabredip okuduğunuz için teşekkürler...
Hocam malesefki suçun büyük bir kısmı müdürde çünkü gerekli evrakları doğru zamanda gönderemedi ve bu yüzden böyle oldu.Şöyleki 2006 ödeneği çıktığında beyfendi gününü geçirdi.Önce bazı evraklar gönderdi sonra yanlış göndermiş tekrar gönderdi ve geç kaldı 2006 ödeneği kapandı.Yani 2007 ye kaldı.Bende onun nasıl müdür olduğuna şaşıyorum doğrusu.
OKULLARIN açılması çok uzun bir zaman olmadı ama bu yıl gerek sınıf hakimiyeti gerek disiplini gerekse etkinlikler açısından kendimi eleştirdiğimde verimsiz buluyorum.çocuklar özellikle sanat etkinliklerinde öyle sorular soruyorlar öyle çok konuşuyorlarki çok yoruluyorum...Umarım onlar bazı şeylere düzene alıştıkca daha uyumlu olacak sınıf....SANKİ BU YIL DAHA ÇOK BAĞIRIYORUM VE eve gelince çok üzülüyorum....
Sizlerin yeni sınıflarınız,çocuklarınızın uyumu ve bu çok konuşma ve ayakta gezinmelere çözümlerinizi nasıl arkadaşlar......
Sizlerin yeni sınıflarınız,çocuklarınızın uyumu ve bu çok konuşma ve ayakta gezinmelere çözümlerinizi nasıl arkadaşlar......
Ya arkadaşım çok isabetli bir konuya parmak basmışsın bilemiyorum kişisel meselelerimden mi tatilden hala çıkamamaktan mı ama bu sene aynı dert bende de var gerçi benim velilerim bunu teşvik etti daha ilk hafta sorun yaşatan oldu ama bu seneki öğrencilerim geçen seneye göre çok ağlayan bir grup ve sanki daha hazırlıksızlar ve bende bu sne çok bağırıyorum ve her gece bende pişman oluyorum idari sorunlar oldu veli sorunlar oldu ben buna bağladım ama umarım bu kadarla kalır yani yani kuralar oturmaya başladı alıştırma haftası ile 3 hafta olacak ya ben geçen sene bu tarihlerde çok yol katetmiştim hele bu alıştırma haftası hiç iyi olmadı bence erken yorulduk diye düşünüyorum umarım bu ruh halinden kurtulurum çünkü onlara kızmayı hiç sevmiyorum
ben de eylem'e okulların erken açılmasının bizi gereksiz yere yorduğu konusunda katılıyorum.. zaten çocukların alışma süresi en az 1 ay.. 1 hafta da öğretmene eziyet olsun diye yapmışlar sanki..
uyum konusunda da galiba her sene aynı şeyi yaşıyoruz ama unutuyoruz.. ben de geçen senekileri çok arıyorum ama sanırım bir kaç ay içinde düzene gireriz.. umarım en kısa zamanda..
uyum konusunda da galiba her sene aynı şeyi yaşıyoruz ama unutuyoruz.. ben de geçen senekileri çok arıyorum ama sanırım bir kaç ay içinde düzene gireriz.. umarım en kısa zamanda..
evet biz öğrencilere onlar bize alışana kadar bizi üzüyorlar.Öyle güzel şeyler hazırlıyorum ama kalabalık bir kargaşa uygulayamıyorum.galiba her yıl bir önceki yılın öğrencilerini arıyoruz...Yeni öğrenciler herzaman oyun oynamak istiyorlar,oyuncaklara koşuşturuyorlar etkinlik aralarında .Doğru davranış yapanı yavaş yavaş ödüllendirmeye başlamalıyım diye düşünüyorum...Bağırdığım zaman gerçekten çok üzülüyorum ama biraz da sessiz olup dinleseler zaman belki de biraz daha zaman
Aynı sorun bende de var,yüksek sesle konuşma,birbirlerini dinlememe,bağırarak gülme,etkinlik yapıcam katılmak istememe,yemkhaneye inicez sıra halinde duvarda ince şerit halinde uzun bir tahtamız var orayı tutarak inmeleri gerekiyorı 20 öğrencim merdivenden koşup inmeye çalışması ve aaaaa diyerek çığlık atmaları ,masanın altına girmeleri ,hergün öğrencilerimle konuşup sınıf kurallarını sıra ile kendileri anlatmasını sağlanıyorum bununlan ilgili yanlış davranışlar draması yaptırıyorum nasıl davranmaları gerektiğinı öğrenmeleri için.Aşırı hareketli öğrencim olanlar aileleri ile görüşüyorum ailelerini ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendiriyorum ama boş gibi geliyor bana bu YIL ZOR OLACAK.Bana önerebileceğiniz güzel fikirleriniz varsa bekliyorum...
Ben Daha Etkinliklere Bile Başlayamadim Işin Kötüsü.yaptiğimiz Tek şey Hiç Bilmedikleri Türkçe Yi Az Da Olsa öğretmek Mesela Efendim,günaydin,iyi Günler,öğretmenim Vb.,oyuncaklarla Oynanmasi Gerektiği Gibi Pynmaya çalişmak,varolan Oyun Hamurlariyla Oynamak Ve Sar Sar Sar Makarayi şarkisini öğrenmeye çalişmak.zaten Daha çoğunluğun Makasi Boyasi Yok Velileri Artik Tehdit Ediyorum Alamzsaniz çocuğu Okula Almam Diye.okul Ve Sinif Temizliği,çocuklarin Temizliğe Aliştirilmasi Benim Arada Kafayi Yemem Hepsi Bir Sorun Ve Arkadaşlar Bazen Ben De Diyorum Acaba Sorun Bende Mi?
Arkadaşlar bizi iyice yıprattılar,artık okulla yatıp okulla kalkar olduk.Ben kendi çocuklarımla bile bu kadar ilgilenmiyorum artık sabır diye birşey kalmadı.İşi bilmeyen yöneticilerle böyle oluyor.Kimse bizi anlamıyor,en zor branş bizimki valla.Kesinlikle bizimde mesaide dinlenmeye ihtiyacımız var.Şu bakıcı durumundan kurtulmalıyız,hiç saygınlığımız yok çocuğum ne yedi ne içti su vermemişsiniz, kızmışsınız yeter ama bizde insanız.
İşte bu yüzden arkadaşlar anasınıfı öğrtmenlerinin de tenefüs saatleri olmalı arada çıkıp nefes almamız gerekiyo saatlerce ayakta kalıyoruz heleki sınıfınız problemli ise... ayrıca arkadaşlar anasınıflarında mutlaka yardımcı öğrt olması şart her an herşeye yetişemiyoruz ,birde velilerimizin ön eleştirilerine maruz kalıyoruz bence anasınıflarında yönetim şeklinde okul öncesi müdürlüğünün yardımcı öğrt olması şartı üzerinde durulması gerekir,
Öğrtmenlik mesleğinde dido arkadaşımın; dediği gibi en zor ve emek gerektiren bir meslek, bizm sayemizde 1. sınıf öğretmenleri artık derslerini daha rahat işliyorlar ,çok öğretmen arkdaşımla bu sorunu konuştum aynı fikirdeler.
Öğrtmenlik mesleğinde dido arkadaşımın; dediği gibi en zor ve emek gerektiren bir meslek, bizm sayemizde 1. sınıf öğretmenleri artık derslerini daha rahat işliyorlar ,çok öğretmen arkdaşımla bu sorunu konuştum aynı fikirdeler.