yurtsever sözleriyle konuya noktayı koymuş aslında, kendisinin söylediklerine sonuna kadar katılıyorum. Şurada okuduğum çoğu yazıda arkadaşlar kendi sorunlarına çözüm arıyorlar, oysa ki bireysel istekler tabandaki sorunu görmemize engel olur. Onun için arkadaşlar milli eğitim bakanı olmadan önce öğretmen olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Sözler havada uçuşuyor geride yapılanlar kalıyor, eylemden önce söylenmiş olanın da bir değeri kalmıyor tabi. Bir şeyi yaparım derken nasıl yapılacağını da düşünmek lazım, ve bir şeyi yapmadan önce değiştirilmesi gereken şartlar vardır.O şartları iyileştirebiliyorsanız işte o zaman bireysel istekler genel tablonun içinde yerini alır.
Türkiyede öğretmen olmakta zor milli eğitim bakanı olmakta...ama o dedinizi oldum diyelim;
tek amacı çocukları yetiştirmek, eğitmek olan, kendi sorunlarından önce çocukların sorunlarını dile getiren, gerektiğinde bunun için kendini gözardı edebilen bir eğitim ordusu yaratmak isterdim.
tabi ki bu ütopik düşünceylede kimse beni seçmezdi. Saygı ve sevgiler arkadaşlar hepinize. Bir gün bakan olursanız bu dediklerinizi sakın unutmayın olur mu...?
Türkiyede öğretmen olmakta zor milli eğitim bakanı olmakta...ama o dedinizi oldum diyelim;
tek amacı çocukları yetiştirmek, eğitmek olan, kendi sorunlarından önce çocukların sorunlarını dile getiren, gerektiğinde bunun için kendini gözardı edebilen bir eğitim ordusu yaratmak isterdim.
tabi ki bu ütopik düşünceylede kimse beni seçmezdi. Saygı ve sevgiler arkadaşlar hepinize. Bir gün bakan olursanız bu dediklerinizi sakın unutmayın olur mu...?
sevgili lugzo yani siz şimdi kendinzden önce çocukları düşünün diyerek siz iyi bir öğretmen değilsinizki sizi çıkarmışlardır onun için önce çocukları düşünün diyorsunuz. bunu herkes düşünür ama milli eğitim bakanı öğretmenin sorunlarıylada ilgileniyor ve çareler arıyor.tabiki büyük çoğunluk burda kendi yaşadıkları sorunları dile getiriyor vede öğrencileri eğitmek adınada birşeyler yazılmış.yani herkes kendi sorunlarını yazmamış.siz böyle edebi konuşarak haklılığınızı ispat etmeye devam edin...
sevgili eğitimci arkadaşım, öncelikle şunu belirteyim -siz iyi bir öğretmen değilsiniz- demek burda kimsenin haddine düşmemiş, dünyada en iyi bildiğim şey haddimi bilmektir, zaten burada bunu belirleyecek konumda da değiliz. Eğer anlatmaya çalıştığım şeylerden bunu çıkardıysanız, kusura bakmayın ben hiç bir şey anlatamamışım. Bir de ortada hak iddia edecek bir durum yok ki neyin haklılığını ispat etmeye çalışayım ben. Düşündüklerimi dile getirdim ben, bir de çözüm önerileri getirirken gerçekçi olmamız gerektiğini düşünüyorum. Yani bazen bir şeyi değiştirmek için, altta yatan asıl nedenleri es geçtiğimizi , asıl temelden başlamamız gerektiğini ifade ettim. 1,2,3,4,5 diye sayıyorsak 1 i atlayım 5 e geçemeyiz sanırım, sevgili yade.
şuanki bakanın yaptığı şeyden pek fazlasını yapamazdım. hayal perest olmaya gerek yok şuan 0-6 yaş arası türkiyede 8,5 milyon çocuk var buda ne demek biliyormusnuz çoğu avrupa ülkesinin nufusundan fazla demek. Kimsenin elinde sihirli deynek yok ve türkiyede milli eğitim bakanlarının ömrü ortalama 14 ay. hüseyin çelik ikinci dönemdede meb bakanı olursa tarihe gececek 🙂
Her şeyden önce velilerin okulları madi olarak desteklemeleri için teşvik ederdim.onlara yakıt parası vs.göndermek zorunda değilsiniz demezdim. tabiki maddi durumu iyi olan insanların eğitimi desteklermeleri gerekiyor. sınıflara çok sayıda öğrenci alınmamasına dikkat ederdim. ve bunun için okul sayısını arttırırdım. öğretmenleri, velilerin ve öğrencilerin oyuncağı haline gelmemesi ve öğrencilerin kobay olmaması için eğitimde yapılacak olan her değişikliği derin araştırmalar sonucunda yapmaya gayret ederdim.Öğretmenlerin teftişini de alanlarında uzman kişiler tarafından yapılmasına gayret ederdim
sınıf mevcutlarını azaltır,anaokullarında çalışan öğretmenlerin çalışma saatlerini düzenler,açlık sınırında olan öğretmenine ekonomik iyileştirme yapar,sosyal statüsünü yitirmiş öğretmenlik mesleğine değer kazandırmak için her yere eğtm fak.açmaz herkesi öğretmen yapmaz,milli eğitimi millileştirirdim.sevgiler
ben okulöncesini zorunlu yapardım , 3 yaş grubundan başlatırdım , öğretmenlerin sürekli kendlerini geliştirmeleri için düzenli ücretsiz seminerler verirdim.Her yaş grubuyla ve 15 sınıf mevcudu ile çalışmalarına olanak sağlardım.Her sınıfta bilgisayar olmasını isterdim.öğretmenlerin materyal sıkıntısı çekmesine izin vermezdim.Anaokullarını yarım gün yapardım.yeni okullar yaptırabilme şansım olsa çocukların bütün gelişim özelliklerini dikkate alarak yaptırırdım.şimdilik aklıma gelen bu kadar...............
Okul öncesini yaygınlaştırıyoruz diyerek hiçbirşey yapılmamasının önüne geçer,yapılacakları sıralı bir şekilde yapmaya çalışırdım.Gelen cevaplar çok mükemmel .Keşke okul öncesinden anlayan birileri başımızda olsaydı.Her ilçede okul öncesine özel şube müdürlerininde olması şart.Derdimizi müdürlerimize söylüyoruz.Onlar da bize MİLLİ EĞİTİME bir soralım diyorlar.Tabiki sadece derdimizi söylediğimizle kalıyoruz.NEDEN Mİ?okul öncesinin ne olduğu hala daha öğrenilemediği için.:36_11_12:
Öncelikle şuan kurulu olan sistemde işleyişi açısından MEB durumu içler acısıdır ki bunu belirtmeden edemicem ...
Keza son günlerde yapılan eylem bunun en basit örneğidir eğitimde kadrolaşma girişimi eğitime vurulan en büyük darbedir ... Böylesi bir siyasi kadrolaşma olayının MEB gibi bir mercide olması ve sonra gelecekten birşeyler beklemek çok yersiz ki söz konusu olan çocuklar ve eğitim ...
Eğer "ben bakan olsaydım" gibi bir cümleyi sarfedip forum kirliliği yapmak istemiyorum ama bizim en büyük hatamız olamak istediğimiz yerde olamayıp ve hiç bişey yapmadan düşler kurmaktan ibarettir... Şimdi bence bu olsaydımların yerine olanların eleştirisini yaparsak daha yapıcı oluruz kanaatindeyim...
Saygıyla ...
Keza son günlerde yapılan eylem bunun en basit örneğidir eğitimde kadrolaşma girişimi eğitime vurulan en büyük darbedir ... Böylesi bir siyasi kadrolaşma olayının MEB gibi bir mercide olması ve sonra gelecekten birşeyler beklemek çok yersiz ki söz konusu olan çocuklar ve eğitim ...
Eğer "ben bakan olsaydım" gibi bir cümleyi sarfedip forum kirliliği yapmak istemiyorum ama bizim en büyük hatamız olamak istediğimiz yerde olamayıp ve hiç bişey yapmadan düşler kurmaktan ibarettir... Şimdi bence bu olsaydımların yerine olanların eleştirisini yaparsak daha yapıcı oluruz kanaatindeyim...
Saygıyla ...
ÖNCELİKLE OKULÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN EMEKLİLİK YAŞINI DÜŞÜRÜRDÜM.YIPRANMA PAYI EKLERDİM.ÇÜNKÜ BELLİ Bİ YAŞTAN SONRA ANASINIFI ÖĞR.NİN VERİMİ AZALIR.OKUL ÖNCESİNİN AMACINI VELİLERİN KAVRAMASINI SAĞLARDIM.ÖZELLİKLE KIRSAL KESİMİN.BİRDE BÜTÜN ANASINIFLARINDA 1 YARDIMCININ OLMASINI SAĞLARDIM ÇÜNKÜ ÖĞRETMEN COCUKLARIN KİŞİSEL İHTİYAÇLARI İLE UĞAŞIRKEN EĞİTİM AKSAYABİLİYOR.<TUVALET VB.<
ben meb bakanı olsam sınıf sayılarını ilköğretimlerde 20,anasınıflarında 15 olarak sınırlardım..
denetleyecek müfettişleri 15 -20 dakiaklığına değil öğretmenimi bi kaç gün farklı etkinliklerle gözlemlemek için gönderirdim.öğretmenimin başarısını form doldurması veya plan yapması ile ölçmezdim.
tüm okullarda anasınıflarından sorumlu iş yapacak bir idareci seçtirirdim.
aidatları kesinlikle anasınıfı için harcanacak aksi takdirde ceza getirecek bir uygulama koyardım.
her okulun bütçesi el verdiğince kesinlikle sadece anasınıfı ile ilgilenecek bir yardımcı bulması konusunda yönlendirirdim.
ansınıflarından gelen öğrencilerin 1. sınıfa başlarken aynı sınıfa alınmalarını sağlayacak bir uygulama getirirdim.
denetleyecek müfettişleri 15 -20 dakiaklığına değil öğretmenimi bi kaç gün farklı etkinliklerle gözlemlemek için gönderirdim.öğretmenimin başarısını form doldurması veya plan yapması ile ölçmezdim.
tüm okullarda anasınıflarından sorumlu iş yapacak bir idareci seçtirirdim.
aidatları kesinlikle anasınıfı için harcanacak aksi takdirde ceza getirecek bir uygulama koyardım.
her okulun bütçesi el verdiğince kesinlikle sadece anasınıfı ile ilgilenecek bir yardımcı bulması konusunda yönlendirirdim.
ansınıflarından gelen öğrencilerin 1. sınıfa başlarken aynı sınıfa alınmalarını sağlayacak bir uygulama getirirdim.
BEN BAKAN OLSAYDIM ÖNCE İKİLİLİĞİ ORTADAN KALDIRIRDIM.ADALETLİ EĞİTİM ANLAYIŞI İLE EŞİTLİĞİ SAĞLARDIM.BEN MUŞLUYUM VE BURADA OTURUYORUM DOĞUYA GELEN ÖĞRETMENLERİN BİÇOĞUNUN GELDİKLERİ GÜNDE BURADAN NASIL GİDERİM PLANLARI İLE DERSE GİRDİKLERİNE ÇOĞU KEZ ŞAHİT OLDUM.BURADAKİ ÇOCUKLARA DA YAZIK.BU ŞEKİLDE DERS VEREN ÖĞRETMEN NASIL VERİMLİ OLUR SİZLERE SORUYORUM.BENCE ÖĞRETMENLER TÜRK BAYRAĞININ DALGALANDIĞI HER YERDE GÖREVLERİNİ GURURLA YAPMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM HAKSIZMIYIM?
denisseye katılıyorum.. insanlar arasında ayırım yapmak sadece öğretmenlere değil hiç kimseye yakışmıyo
eğer bakan olsaydım; meslek liseleri ile düz liseleri aynı kefeye koyup değerlendirmezdim
böyle bir fırsat elime geçecek olsa çocukları üç saatlik bir sınavla değerlendirmeye çalışmazdım
çünkü etkilenecek olan bir insan hayatı, haksız mıyım???????
eğer bakan olsaydım; meslek liseleri ile düz liseleri aynı kefeye koyup değerlendirmezdim
böyle bir fırsat elime geçecek olsa çocukları üç saatlik bir sınavla değerlendirmeye çalışmazdım
çünkü etkilenecek olan bir insan hayatı, haksız mıyım???????