arkadaşlar..mesleki eğitim fakültelerinin çocuk gelişimi bölümünden mezun olanlar ,mezuniyet alanlarına okulöncesi eklenerek atamaları yapıldı bu yıla kadar..oysa çocuk gelişimi öğretmenliği olarak tercih yaparak üniversite sınavına girdiler..okulöncesi/anaokulu mezunları ise mezun olduklarında atama karanamelerinde okulöncesinin yanısıra çocuk gelişimi eklenerek atandılar.onlarda üniversite tercihlerinde okulöncesi yada anaokulu öğretmenliği yaparak okudular..iki branş birbirinden ayrı..ama her iki branşın atama karanamelerinde okulöncesi/çocuk gelişimi yazınca kaos oldu..atamalarda çocuk gelişimciler liseye atanmaları gerekirken anaokullarına atanarak ,anaokulu mezunu olan arkadaşların kadrolarını aldılar,anaokulu öğretmenleride liseye atanarak çocuk gelişimcilerin kadrolarını aldılar..bu durumdan kimsenin suçu yok..tek suç bakanlığın..ayrımı zamanında yapsaydı bu kargaşa ortamı doğmazdı..
şimdi düzeltmeye çalıştılar.mesleki eğitimden çocuk gelişimi eğitimi bölümünden mezun olanları çocuk gelişimi öğretmenliğine ,okulöncesi ve anaokulu öğretmenliğinden mezun olanlarıda ilköğretim ve anaokullarına atamak ve bu kaos durumunu ortadan kaldırmak için genelge yayınladılar.Şimdi herkes diplomaya göre atandı ve ilsiste esas mezun oldukları branş yazıyor..
okulöncesi olupta çocuk gelişimi olarak branşları gelen arkadaşların atamalarında bir yanlışlık olmalı çünkü personel daire başkanlığından yapılan açıklamaya göre böyle olması imkansız..atamalarda problem çıkar..çocuk gelişimciler için bu uygulama dezavantaj çünkü her lise dolu ve norm fazlası var..şimdi bu uygulamanın sonucunda ,çocuk gelişimciler norm fazlası olunca ilçlerin kml ne atanacaklar..yani kilometre sayacaklar..okulöncesi daha avantajlı çünkü heryerde açık olacak ve istedikleri okullara gidebilecekler..ayrıca ekderslerini her ay eksiksiz alacaklar..ben kml de öğretmenim..şimdiye kadar tam ekders ( 18 saat olarak ) hiç alamadım..üstüne üstlük daha fazla çalıştım..ders saatlerim bölük pörçük..birde üstüne sorunlu gençliık..ha birde norm fazlası..oysa anaokulu daha rahat ve daha zevkli..ışıldayan ,mutlu gözler,sevgileri yalın,çıkarsız..
ben bazı arkadaşlara şu konuda katılmıyorum..bakıcı olarak görülmekten,okulda olan olayları en son duymaktan yakınıyorlar..okuldaki olaylardan uzaklar ,ne güzel kimseye karışmadan kendi sınıflarının hakimi olarak özgürce öğretmenlik yapabiliyorlar..zümre yok ,bir çok evrakla uğraşmak yok..bakıcı değil baştacılar bence,minicik yüreklere sevgilerini verdikleri ve içlerindeki çocuğu ortaya çıkardıkları için..