Usta öğretici atamaları

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Kübra17
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 0:13
Maliye teklifi kabul eder umarım. Çok güzel bir haber olurdu sınav öncesi...
 
arkadaşlar kayseri mem de usta öğretici semineri açılmış hani 2. bir emre kadar hiçbir işlem yapılmayacaktı
 
arkadaşlar duyduğuma göre, tabi bir değişiklik yapılmazsa, ön lisan mezunları,aöf 3 ve 4. sınıflar ve fakülte mezunları bu sene alınacakmış
 
easygoing ,nerden duydunuz?
 
bundan sonra herkes hakettiği kadarına katlanacak..bitti artık lisans mezunu olmayanların öğretmenliği..kutluyorum davayı açanları..öğretmenlik formasyon derslerini başarıyla verenlerin hakkı..bilmek ayrı şey öğretmek çok ayrı..çocuk gelişimi önlisans mezunları çocugun gelişimi konusunda bişeyler bilebilirsiniz ama eğitimi konusunda çok zayıf kalırsınız...hakedenler hakettiklerinin karşılığını alacaklar artık..
 
dava açanlar öğretmenlik dersi almayanlara tek başlarına sınıf teslim edilemez diye açıldı..ve dava sonuçlandı.yani öğretmenlik dersi almayanlar lisans mezunu olmayanlar..davada kazanıldığına göre önlisans ve lise mezunları 2009.2010 öğretim yılından itibaren usta öğreticilik yapamıyacaklar..yalnızca öğretmeni bulunan anasınıfında yardımcı olarak görev alabilecekler..
 
sayın okangülçin;bilmekle öğretmek ayrı şeyler diye yazmışsınız ama yazış uslubunuz hiç hoş değil.
 
lise mevzunlarına görev vermeme konusu doğru olabilir,lise mevzunu olarak kalabilirdik ama biz ne yaptık yetinmedik 2 yılda üstüne okuduk bunu yaparkende kolay yolla okumadık.ama önlisans mevzunlarının aynı durumda olması çok üzücü.5 yıldır emek veriyorum ve çalıştığım okuldaki veliilerim beni kodrolu sanıyorlar onuda geçtim .önlisans mevzunu olarak verdiğim mücadelenin hattı hesabı yok.baştan verilen hakklar neden sonra çekiliyor onuda anlmış değilim.o zaman kimseyi önceden alınmıcak sadece 4 yıllık mevzunlar alıncaktı.ve önlisans mevzunları olmıcaktı.neden okuduk neden işimizi yapamıyoruz???işte bunların hepsi soru işareti.mesleğim bana verdiği en güzel hoşgörülü olmak ve kırıcı konuşmamak.
 
lise mevzunlarına görev vermeme konusu doğru olabilir,lise mevzunu olarak kalabilirdik ama biz ne yaptık yetinmedik 2 yılda üstüne okuduk bunu yaparkende kolay yolla okumadık.ama önlisans mevzunlarının aynı durumda olması çok üzücü.5 yıldır emek veriyorum ve çalıştığım okuldaki veliilerim beni kodrolu sanıyorlar onuda geçtim .önlisans mevzunu olarak verdiğim mücadelenin hattı hesabı yok.baştan verilen hakklar neden sonra çekiliyor onuda anlmış değilim.o zaman kimseyi önceden alınmıcak sadece 4 yıllık mevzunlar alıncaktı.ve önlisans mevzunları olmıcaktı.neden okuduk neden işimizi yapamıyoruz???işte bunların hepsi soru işareti.mesleğim bana verdiği en güzel hoşgörülü olmak ve kırıcı konuşmamak.

Yaşadığınız yerde 5 yıldan beri usta öğretcilik yapabilmiş olmanız mezun durumda yeterli sayıda lisans mezunu bulunmamasından kaynaklanıyor. Benim yaşadığım yerde yaklaşık 3 yıldır mevcut lisans mezunlarının beşte biri usta öğreticilik yapıyordu. Çünkü ihtiyaç yok. Yani tamamen şans sonucu 5 yıldır usta öğreticilik yapmış olmak sizin için bir hak mı doğuruyor? Ayrıca kadrolu öğretmenin aldığı maaştan çok daha farklı bir maaş alarak (ikinci sınıf gibi) çalışmak çok mu gurur vericiydi? Bu işlerde yanlış giden birşeyler vardı ve artık değişiyor. Eğer bu işe gerçekten gönül verdiyseniz eğitiminizi tamamlayarak öğretmen olmaktan başka bir yol kalmadı artık. Size başarılar diliyorum.
 
bende size başarılar diliyorum.
 
ya madem öyle o zaman lise mezunlarını ya da 2 yıl bitirenleri ,usta öğreticileri felan da Kpss sınavına tabi tutsalar..
 
istanbul için başvuru tarihi belirlendi 15-31 temmuz arasında usta öğeticilik alımı başlamıştır bilginize
 
Alım değil başvurular başlayacak. Umarım geçen sefer olduğu gibi tekrar başvuruyu geri çekerler. Yoksa herkes sonuna kadar hakkını kullanır. Sonuçta bu konuda danıştayın bir kararı var.
 
arkadaşlar bugün yarın suç duyurusunda bulunacağız..burdan dilekçeyi paylaşırım herkes bulunduğu yerden suç duyurusunda bulunsun danıştay kararına aykırı bir uygulama bu..ist mem le görüştük bir uygulayıcıyız bakanlık söylüyor yapıyoruz diyor..bakanlık henüz dava açtıkları itiraz davası bile sonuçlanmadan neden böyle birşey başlatsın ki..kamuoyu yaratarak nabız yokluyorlar kontenjanlarımızı belirleyecekler ya bakalım kaç lisans mezunu başvuruyor diyorlar
 
arkadaşlar meb bu sene lise mezunlarına ve açıköğretim fakültesi 1.ve 2.sınıfta okuyanlara usta öğreticilik verilmeyeceğini açıklamış.açıklamada lisans mezunlarına,önlisans mezunlarınave açıköğretim fakültesi okul öncesi öğretmenliği 3.ve4.sınıfta okuyanların usta öğreticilik yapabileceği yazılmış.okul öncesi eğitim genel müdürlüğü sitesinde ayrıntılı olarak ifade ediliyor.kpss de yine bizden çok alım yapılmayacak yine
 
nesnay neden karamsarsın..geçen yıl görevlendirilen lise mezunu sayısı 6 bin civarındaydı..onlar bu yıl görev alamıyor..zorunlu eğitime de geçiliyor..artış muhakkak olacak kontenjanlarda..
 
bence önemli olan lisans mezunu arkadaşların başvuru yapmaması..usta öğretici olmak için okumadık herhalde..en azından diğer branşlardaki gibi öğretmenlik yaparız ücretli,sözleşmeli,kadrolu:) ..ben suç duyurusunda bulunuyorum..bulunduğu yerden destekleyeck arkadaşlar arıyorum..
 
Lisans Mezunu arkadaşlar lütfen dava konusundaki duyarsızlığa bir son verip aşağıdaki dilekçeyi okuyun..çorbada sizin de tuzunuz bulunsun..''Önlisans mezunlarının bağımsız sınıflarda görevlendirilmesinin önüne geçecek ve Kpss sonucu açılan kontenjanlarla puanların aşağılara inmesine sebep olacak, ayrıca biz mezunlara Kadrosuz Usta Öğretici DEĞİL..ÖĞRETMEN denmesini sağlayacak suç duyurusu dilekçesi..''


T.C.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA GÖNDERİLMEK ÜZERE
............... CUMHURİYET SAVCILIĞI


SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN (ŞİKAYETÇİ) : .............................
T.C. Kimlik No:.................
Adres:

ŞİKÂYET OLUNANLAR :OkulÖncesi Eğitim Genel Müdürü, Remzi İNANLI

SUÇ :Mahkeme kararını uygulamayarak, görevi kötüye
kullanma.

SUÇ TARİHİ : 02/07/2009

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün
Sayı :B.08.0.OÖG.0.07.02.02-020/ 1925 Tarih :02/07/2009
Kadrosuz Usta Öğretici Görevlendirilmesi Konulu yazısı

OLAYLAR :
1. 17.7.2008 gün ve 1983 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğünün genel yazısının ve bu yazının dayanağı olan Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin “Usta Öğretici” başlıklı 25/2 maddesindeki “öğretmen görev ve sorumluğu içinde” ibaresinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle dava açılmış ve bu dava da Danıştay 2.Dairesi 16.2.2009 gün ve E: 2009/377 sayılı kararıyla anılan yazının 7.maddesinde yer alan “öğretmen görev, yetki ve sorumluluğu çerçevesinde bağımsız sınıf verilecek şekilde planlama yapılması” ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin 25.maddesinin 2.fıkrasındaki “öğretmen görev ve sorumluğu içinde” ibaresinin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Bu karardan sonra artık okul öncesi eğitim kurumlarında usta öğreticilere bağımsız sınıf verilemeyecek, usta öğreticiler ancak öğretmenle birlikte görev yapabilecektir. Oysa anılan yargı kararından sonra da usta öğreticiler öğretmen gibi bağımsız sınıfa girmeye devam etmiş, karar uygulamada hiçbir etki yaratmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı kararı uygulamak için hiçbir şey yapmamış, tam tersine kararı uygula-ma-manın, etkisiz kılmanın yollarını aramıştır ve tüm valiliklere ilgili yazıyı göndermiştir.
2. Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürü Remzi İNANLI,
Hukuk devletinin gereği olarak, Danıştay 2.Dairesi 16.2.2009 gün ve E: 2009/377 sayılı kararına rağmen kadrosuz usta öğreticilere görev verilemeyeceği anılan kararı, hiç zaman geçirmeden(en geç 30 gün içerisinde) uygulamak zorunda olduğunu bilebilecek durumdadırlar. Bu karara rağmen Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 02 /07/2009 tarih 020/1925 sayılı yazısıyla söz konusu mahkeme kararını uygulamamaktadır.

3. Mahkeme kararlarına uyulması Anayasal bir kuraldır. Anayasanın 138 inci maddesinin son fıkrası; “…. Yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmünü içermektedir.
2577 sayılı yasa ise bu kurala koşut olarak Kararların Sonuçları başlıklı 28/1 inci maddesinde “ Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez” hükmünü içermektedir.

4. Yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlilerinin ceza sorumluluğu vardır. Yargıtay ve Danıştay’ın bu sorumluluğa ilişkin kararları mevcuttur;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.09.1978 gün ve esas 1978/4–230, karar 1978/303 sayılı kararında;
“…. Yürütme organı ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda bulunmasına ilişkin, Anayasa buyruğunun anılan organlara takdir hakkı tanımadan uyulması zorunlu bir görev yüklediği, bu görevin yerine getirilmesinde ihmal gösterilmesi veya ısrarla bundan kaçınılması halinde, derecesine göre görevi savsaklamak ve kötüye kullanmak suçlarının oluşacağı, bakılan bu davada yürütmenin durdurulması kararının 6 aydan fazla bir zaman geçtiği halde uygulanmamasının görevi ihmal suçunu oluşturduğu …” yönünde karar vermiştir.

Danıştay 2. Daire; 06.02.2003 gün, esas 2002/1161, karar 2003 /226 sayılı kararında; “…. İdari yargı kararının uygulanmaması nedeniyle bir kez mahkûmiyet kararı verilmesi ya da davanın ertelenmesi kararının ilelebed uygulanmaması sonucunu doğurmaz. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 03.10.1994 gün ve E:1994/4-190, K:1994/209 sayılı kararı da bu yöndedir” biçimindedir.

5- Tüm bu düzenlemeler karşısında; yargı kararlarının uygulanıp uygulanmaması konusunda yönetimin herhangi bir takdir hakkının bulunmadığı açıktır. Yönetime yargı kararlarının doğruluğunu tartışma ve buna göre de uygulama yetkisi tanınmamıştır. Çünkü yargı kararları doğru olduğu için değil; yargı kararları oldukları için uygulanmalıdır (Yargıtay 4.HD., 22.01.1998, E.1997/10,K.1998/1). Yargı kararlarının uygulanması konusunda yönetim bağlı yetki içindedir ve bu kararları uygulamayı hiçbir koşula bağlayamaz.


6- Bir mahkeme kararının aksi ortaya çıkıncaya dek uygulanması zorunludur. Bu kararın temyiz edilmiş olması uygulanmamasını gerektirmez. Danıştay 6. Dairesi; 09.10.1996 tarih, esas 1995/7076, karar 1996/4029 sayılı kararında; “….. Yasanın belirtilen maddesi hükmü ile kararların derhal uygulanması ilkesi konulmuş, her durumda bu sürenin 30 günü aşamayacağı belirtilmiş, kararların uygulanması için idarenin gereksinim duyduğu sürenin nihayet otuz günle sınırlı bulunduğu öngörülmüştür. Yürütmenin durdurulması kararı da Anayasada ve İdari Yargılama Usulü Yasasında belirtilen nitelikte bir yargı kararı olduğuna göre, bu yolda karar verilmiş bir davada idarenin; esas kararın verilmesini, bu karar temyiz edilmiş veya kararın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş ise verilecek kararı beklemesi, bu yolla verilen yürütmenin durdurulması kararını sürüncemede bırakması, savsaklaması ve etkisiz kılması gibi bir seçeneği bulunmamaktadır” biçimindedir.

7- Danıştay 2. Dairesinin 27/08/2007 tarih, Esas 2007/2076 sayılı kararında; “ Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak üzere sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şeklinde ortadan kaldırır. Dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemlerde ortadan kalkar. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu yönetsel tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle, iptal kararları; iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk âleminde hiç doğmamış hale getirmektedir. Bununla birlikte, iptal kararları herkes bakımından geçerlidir. Aynı idari işlemin iptali amacıyla başkalarının da iptal davası açmasına gerek bulunmamaktadır. İptal kararı, davacının yanı sıra iptal olunan idari işlemin etkide olduğu diğer kimseler hakkında da hüküm ifade etmektedir.
Konuya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar açısından yaklaşıldığında, bu tür kararlar ile iptal kararları arasında temelde fark bulunmamaktadır. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar ile iptal kararlarının her ikisi de dava konusu işlemden önceki hukuki durumu geri getirmekle birlikte, yürütmenin durdurulması kararları; idari işlemin yürürlüğünü askıya alan ve geçici nitelikte olan ( davanın esası hakkında karar verilmesiyle kendiliğinden son bulan) kararlardır. Ancak, şu hususun hemen belirtilmesi gerekir ki; idari işlemin yürürlüğünü askıya alma durumu, idari işlemin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlamak suretiyle olmaktadır” hükmedilmiştir.
Görüldüğü gibi esas olan hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile belirtilmiş düzenlemeye göre yapılmış işlemin başka hiçbir kıstasa ihtiyaç olmadan iptali gerekmektedir.

Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde; Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürü Remzi İNANLI/anılan idari mahkeme kararını uygulamakla yükümlü kamu görevlisidir. Bu kararı yasal süre içerisinde uygulamayarak görevi kötüye kullanma suçunu işlemişlerdir.



SONUÇ VE İSTEM :Açıklanan ve savcılığınızca resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, 4483 sayılı yasa uyarınca şikâyet olunan hakkında soruşturma izni istenmesini; alınacak izinden sonra kamu davası açılmasını dilerim. Saygılarımla.

…/…/2009
ŞİKÂYETÇİ
İmza



EKLER:
1-Danıştay 2.Dairesi 16.2.2009 gün ve E: 2009/377 sayılı kararı
2-Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 02 /07/2009 tarih, 020/1925 sayılı yazısı(suç teşkil eden yazı)


ekler konusunda mail yoluyla paylaşımda bulunabiliriz.
 
arkadaşlar meb okul öncesi eğitim genel müdürlüğünün sitesinde usta öğretici görevlendirmeleri ile ilgili dünkü haberi okuyun lütfen.bu senede görevlendirmeler olucak.görevlendirme yüksek lisans,lisans mezunları,aöf 3,4'te okuyanlar ve önlisans mezunlarına yönelik.linkte burda

http://ooegm.meb.gov.tr/personel/2009-2010_KUO_ESASLAR.pdf
 
kyflii hocam yukarıda paylaştığım dilekçe bu yüzdendi..lütfen zaman ayırıp okuyun.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst