Öğretmenlerin Öğrencilerden Şikayetleri - Öğrenci Problemleri

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan fazilettt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 1:05
Arkadaşlar sınıfımda bir öğrencim var ki akşam eve gittiğinde annesine rapor verir gibi o gün kim kime ne dedi, ne yaptı,benim telefonla kiminle konuştuğuma, hizmetlilerle konuştuğum konulara kadar ( üstelik telefonda ya bakkalı arayıp ekmekleri eksik gönderdiğini söylüyorum v.b konuşmalar) annesine anlatıyor anneside çok büyük bir marifetmiş gibi benim çocuğum çok dikkatli,çok hassas diyor.Üstelik boyundan büyük, aslında kendisinin bile ne anlamı olduğunu bilmediği cümleler kuruyor.Ben kendimce bir çözüm yolu bulamadım. Ama sorun ailenin yetiştirme tarzında. Sizin de böyle öğrencileriniz var mı? Ne gibi bir çözüm önerirsiniz?
 
malesef bendede öyle bir sorun var:(o gün ne olursa dilara adlı öğrencim annesini ya da babasını görünce başlıyor anlatmaya:(ama velilerimiz bizi daha sonradan arayıpda OKULDA ŞÖYLE Mİ OLDU YA DA DİLARAYA ARKADAŞI VURDU MU diye aramıyolar........
 
Valla benimde böyle bi öğrencim vardı.Okulda ne oluyorsa naklen eve yansıtıyordu.Ama bazı velilerde var ki çocuklarına zorunlu olarak bunu yaptırıyor.Mesela "OKULDA NE OLDU HERŞEYİ İYİ DİNLE ANLAT BANA" diyen anne babalar var.Ben öğrencimin velisiyle bu konuyu konuşmuştum.Bazı okulda yaptırdığım eğitici dramada bu konuyu ele aldım çocuk belli bir zaman sonra bu davranışını bıraktı...:)Başarılar...:)
 
Benim sınıfımda çok büyük bir oyun problemi var.Sene başından beri doğru düzgün oyun oynayamıyoruz.Sınıftaki çocuklarda 4 tanesi kesinlikle yenilmeyi hazmedemiyor.Kazanmalı kaybetmeli oyunlar oynayamıyoruz.Kaybettikleri takdirde ağlıyorlor,sınıfı terketmeye kalkan oluyor.Hatta bir tanesi çok ilginç,çoğu zaman oyunda kazanıp kaybettiğini bile bilmiyor ve bana soruyor.Kaybettiğini öğrenince başlıyor problemler:)Bazen gerçekten çıldırcam şimdi diyorum o anlarda.Öyle bir konumda bırakıyorlar ki beni.Bu öğrencilerim inanılmaz derecede kıskanç,bencil,her zaman kendi istediklerinin olmasını isteyen,başkalarının haklarına saygı göstermeyen çocuklar aynı zamanda.Kaybettikleri oyunu bir daha oynamak istemiyorlar.Oyunların şeklini değiştirmekten oyunlar amacının dışına çıkmaya başladı ve bunu da doğru bulmuyorum.Bir şekilde öğrenmek zorundalar.Mesela sandalye kapmaca oynarken kimse oyundan çıkmıyor hatta bu çocuklar fazladan bir kaç sandalye koyuyor aynı zamanda kendilerinin belledikleri sandalyelere başkası oturursada kıyamet kopuyor:)Şimdi gülüyorum da ahh o anda da böyle olabilsem:)Ve sınıftaki diğer çocuklarla problem yaşıyoruz bu sefer.Onların içinde yarışma bilincine ulaşmış,yenilmeyi kabullenen ve bu tarzda oyunlar isteyenler var.Bu haylazlarımda az değiller,biz yendik diye de sinir ediyorlar arada diğerlerini..:)Her türlü konuşmayı denedim,yol,yönteme başvurdum hemen hemen..Ama sizlerin bir önerisi var mı arkadaşlar,sorunun kaynağı aslında 4,5,6yaşın bir arada olması..Problem yaşadığımız çocuklardan sadece biri 6 yaşında o da sınıftaki 5 yaşında olan kuzeniyle,aralarındaki kıskançlıktan ve devamlı beraber olmalarından dolayı etkileniyor...Fikirleriniz bekliyorum..Şimdiden teşekkürler.
 
Arkadaşım uyguladığın drama hakkında daha detaylı bilgi verir misin?
 
çocukların bir kısmı seyirci oluyor bir anne bir öğretmen ve öğrenciler şeçmiştim.anneyle dialog kuracak kişi laf taşıyan öğrencimdi.önce çocuklar okulda yaşadıklarımızı canlandırıyorlar.sonra laf taşıyan öğrenci oyunda da kendini ele veriyor ve anneye gidip olup biten herşeyi anlatıyor.bunu ben istemiyorum çocuk hep öyle yaptığından oyundaki annesine herşeyi anlattı.anneside ona ne kadar yanlış olduğunu anlatıyor.sonra çocular yer değiştirerek bu görevi üstlendi.laf taşıyan öğrencimde gördü ki hiç bi arkadaşı böyle yapmıyor bu davranışından vazgeçti.bu oyun bende işe yaramıştı umarım sende de yarar...:D çocukları serbest zamanda evcilik oynarken de izleye bilirsin ve farkettirmeden olaya girebilirsin.çünkü bazen çocuklar bunu evcilik oyunlarına da yansıtıyor...:D
BAŞARILAR
 
Teşekkürler mutlaka uygulayacağım,umarım bende de etkili olur..
 
Canan arkadaşım galiba ilk yılların bu tarz olayları yaşaman gayet normal.Öncelikle senin çok uyanık olman gerekiyor.çünkü çocuklar çok meraklıdır ve herşeyde biraz merakla başlar seni gözlemlediği anda ya sen o alandan uzaklaş yada öğrencine sorumluluk vererek dikkatini o an başka yöne çek.Bu arada dramalarında,türkçe dil etkinliğinde,çocuğa birebir değil ama çaktırmadan yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya çalış.Yanlız bu tür davranışların temelinde Aile yatar o yüzden maalesef bizim en büyük sorunlarımızın başında yanlış Anne -Baba tutumları geliyor.Çocuklar çok ama çok uyanıktır bu yüzden bizim de uyanık olmamız lazım halledersin bence arkadaşların düşünceleride etkili çözümler bence....
 
PAYLAŞIMLAR ÇOK FAYDALI OLDU. BRNİM DE BÖYLE BİR ÖĞRENCİM VAR. FAYDALI OLUR İNŞ
 
ARKADAŞLAR, BİZ DİŞ HEKİMLERİYLE GÖRÜŞTÜK VE ŞÖYLE DEDİLER: OKULDA ŞARTLAR ÇOK HİJYENİK OLMUYOR. ÇOCUKLAR OYUN OYNUYORLAR. FAYDADAN ÇOK ZARAR GETİRİR. EVDE İKİ KERE FIRÇALAMALARI YETERLİ.
TAKİP İÇİN, ÇİZELGE HAZIRLAYIP EVLERİNE GÖNDEREBİLİRSİNİZ. FIRÇALADIKLARI GÜNLERE GÜLN YÜZ, FIRÇALAMADIKLARI GÜNLERE ÜZGÜN YÜZ ÇİZERLER. HER PAZARTESİ SİZE GETİRİRLER.
HİZMETLİLER DE ÇOK ENTERESAN. BİZİMKİLER GÜNDE 4-5 KEZ TEMİZLİYORLAR. HEM DE ÇAMAŞIR SUYUYLA..SINIFLAR 2-3 KERE..
 
VAR TABİKİ. ACTİONMAN, SPİDERMAN VS. AMA AİLELER DE DESTEKLİYORLAR, KOSTUMLER FALAN.
 
benim sınıfımda da bazı çocuklar selena ve acemi cadıyı izliyorlar ve bundan çok etkileniyorlar serbest oyun saatinde kimi selena kimi ayşegül oluyor ne yapmalıyım sizce?yardımcı olursanız sevinirim.......
 
EN GÜZEL ÖDÜL TAKDİR VE TEŞVİK TİR. SÜREKLİ MADDİ ÖDÜLLER, ÇOCUKLARI MADDİYATÇI YAPAR.
 
bende ödül kullanıyorum bazen ellerinin üzerine gülen yüz çiziyorum bu onların çok hoşuna gidiyor bazende arkadaşları tarafından alkışlanıyor bence hem ödülün hem de cezanın olması gerekir.....
 
ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR

Üstün zekalı çocuklar, yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluğu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliştirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır. Zeka bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, zeka bölümleri 120-130 arasında olanlar üstün zekalı, zeka bölümleri 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır. Toplumda 130 ve üstündeki zeka bölümüne %2, 140'ın üzerindeki zeka bölümüne ise çıkıldığında % 0.2 oranında rastlanır.

Üstün zekalı çocukların pek çok ayırt edici özellikleri vardır. en önemli yeteneklerinden biri kolaylıkla kavram oluşturabilmeleridir. Çünkü, kavram oluşturma, soyut düşüncenin temelini oluşturur. Bu çocuklar zihinsel açıdan erken gelişirler ve ortalama çocuklardan daha çabuk öğrenirler. Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme ve bilgiye açlık duyarlar. Öğrenirken çözüme mantıksal değil çoğunlukla sezgisel olarak ulaşırlar. Çeşitli alanlarda özel yetenekleri vardır, derin ve geniş ilgi alanlarına sahiptirler. İlgi alanlarına dikkatlerini yoğunlaştırarak yoğun motivasyon gösterebilirler. Düşünceleri akıcıdır; bir alanda öğrendiği konu ile bir başka alanda öğrendiği onu arasında akla yatkın ilişkiler kurabilirler. Karmaşık ve zor problemlerden hoşlanır ve yaşıtlarının çözemediği problemleri çözebilirler. Orijinal, yaratıcı ve girişkendirler. Sorumluluk duyguları gelişmiştir, kendilerine güvenirler ve kolaylıkla sorumluluk alabilirler. Başkalarıyla kolayca işbirliği yaparlar. Yeni ve değişik durumlara kolay ve çabuk uyarlar. Genellikle yetişkinlerle iletişime girmeyi tercih ederler.

Üstün zekalı çocuklarla ilgili olumsuz sayılabilecek bazı durumlar da mevcuttur. Bu çocukların sosyal ve duygusal etkilere çok açık olmasıdır. Bu çocuklarda, ortalama toplumda görülenden daha sık olarak patoloji görülür (%20-25). Akademik açıdan başarılı kızlarda daha fazla depresyon, daha düşük özgüven ve daha fazla psikosomatik belirtilere rastlanır. Üstün yetenekli çocukların bir kısmının ise bazı alanlarda yaşıtlarından çok ileride oldukları halde bazı alanlarda geride kaldıkları görülür. Çok başarılı olan bu çocuklarda düzensiz bir profile de rastlanır. Örneğin, 1000 çocukta yapılan bir çalışmada çocukların %95’inin matematik ve sözel ilgi alanlarında güçlü uyumsuzluk gösterdikleri saptanmıştır. Dil sorunu olan çocukların ise yüksek düzeyde mekansal yetilere sahip oldukları görülür. Özellikle görsel sanatlarda başarılı olan çocukların sözel yetilerle mekansal yetileri arasında belirgin kopukluk vardır. üstün zekalı çocuklar özellikle eğitimle ilgili konularda olmak üzere bazı sıkıntılar yaşayabilirler. Bu çocukların bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri ortalama öğrencilerin çok ilerisinde olduğundan ihtiyaçları kendi düzeyine uygun olarak karşılanmazsa çabuk sıkılır ve sınıfta huzursuz olurlar. Sınıfta konu işlenirken yanılgıyı bulmak, eleştiri, itiraz gibi davranışları öğretmenlerin olumsuz tepkisine neden olabilir. Bu çocukların imgesel etkinliklerinin güçlü olması nedeniyle imgesel yaşantılarını gerçek yaşantıları ile karşılaştırabilirler. Böyle bir durumda çocuklara hem gerçeği hayalden ayırabilmeleri hem de imgelerini öncelikle yaratıcı etkinliklerde kullanabilmeleri için rehberlik yapılmalıdır. Bu çocuklar, kendilerini yaşıtlarıyla aynı seviyede görmediklerinden dışlanmışlık hissi yaşayarak içe kapanıklık geliştirebilirler ve arkadaş sayıları az olabilir. Üstün yetenekli çocuklar, birbirleriyle çok etkili ve verimli bir iletişim kurabilirler ve böylece anlaşılmaz olma problemleriyle başa çıkabilirler.

Üstün zekalı çocukların eğitildiği belli amaçlar taşıyan özel okullardan yararlanabilirler. Eğitim programlarının değişik yetenek düzeylerine ve alanlarına cevap verecek nitelikte, çeşitlilikte ve esneklikte üstün zekalı çocuklar için oluşturulan özel sınıflardan da faydalanabilirler. Eğer üstün zekalı çocuk ortalama yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında birlikte eğitim uygulaması görürse, çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki seviye farkından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşanmaktadır.

Birlikte eğitim uygulamasında uygulanabilecek birtakım yöntemler vardır. Yaşıtlarından önce eğitime alınmasına ve sınıf atlatmasına dayalı bir uygulama hızlandırmadır. Bu yöntemde çocuğa programı normal sürecinden daha önce tamamlama imkanı verilir. Hızlandırmanın uygulandığı çeşitli yollar; sınıf atlama, ileride olduğu derslerde sınıf atlama, birkaç sınıf birleştirme, okula erken başlama, kurslar alma ve seminerlere katılmaktır. Bu yöntem, çocukların sıkılmasına fırsat vermez ve çocuğun programlara istekli bir şekilde katılmasını sağlar. Bu uygulamanın olumsuz etkisi ise, çocuğun yaşıtlarıyla iletişim kurma gereksinimlerine cevap verememesi ve çocuğun sınıfa ve okula uyum sağlamada sosyal ve duygusal yönden bir takım güçlüklerle karşılaşabilmesidir. Üstün zekalı öğrencilerin eğitimlerine yaşıtlarının bulunduğu sınıflarda devam etmeleri ama çalışmalarının ve ders programlarının diğer öğrencilere göre daha zengin hale getirilmesi yöntemi ise zenginleştirmedir. Bu uygulamada, ders programına ek olarak, resim, müzik gibi alanlarda çocukları ilgi ve yeteneklerine göre yetiştirmek amaçlanmaktadır. Aynı zamanda çocuğu daha derinlemesine ve detaylı incelemeler yapabileceği projelere ve araştırmalara yöneltmek hedeflenir. Bir diğer yöntem olan gruplamada ise; normal sınıflardaki üstün yetenekli öğrenciler için küme gruplandırmaları, özel bir sınıf gruplandırma, özel bir okulda gruplandırma, kaynak odada gruplandırma ve kaynak merkezlerinde gruplandırma, özel seminerler, özel yan kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki (müzeler, bilim laboratuarları, üniversiteler gibi) özel çalışmalar şeklinde uygulamalar vardır. Bu tarz uygulamalarla çocukların yeteneklerini geliştirmede belirgin düzeyde başarı sağlandığı, çocukların bu uygulamalarla benlik kavramlarının geliştiği görülmektedir.

Üstün zekalı çocukla parlak zekalı çocuk karıştırılabilir; ancak, aralarında birçok farklılık görülür:



PARLAK ÇOCUK ÜSTÜN ÇOCUK



İlgilidir. Oldukça fazla

meraklıdır.

Sorulara cevap verir. Sorunun ayrıntılarını

tartışır.

Yanıtları bilir. Sorular sorar.

Grubun üst Grubun çok dilimindedir. ötesindedir. Anlamı kavrar. Anlam çıkarır.

Uyanıktır. Keskin gözlem

yapar.

Verilen işi tamamlar. Projeler oluşturur.

İyi fikirleri vardır. Alışılmamış tuhaf

fikirleri vardır.

Okuldan hoşlanır. Öğrenmeden hoşlanır.

Güçlü belleği vardır. İsabetli tahminlerde

bulunur. Öğrenirken mutlu Öğrenirken eleştireldir.

olur.

Verilenleri kolaylıkla Verilenleri alırken

alır. coşkulu ve gergindir.

Kolaylıkla öğrenir. Verilenleri zaten

bilmektedir.

Belli bir sırayla Karmaşık ve giriftlik öğrenmekten hoşlanır.onu coşkulandırır.

Akranlarıyla Büyük yaştakileri

olmaktan hoşlanır. ve yetişkinleri seçer.

Bilgiyi özümser. Bilgiyi değiştirip

uygular.






Üstün zekalı çocukların, gelişim ve kişilik özelliklerinden kaynaklanan bazı tepki ve davranışları karşısında öğretmenler olumlu ve verimli bir tutuma sahip olmalıdır:

Üstün zekalı çocuklar sınıf etkinliklerinin yeterince uyarıcı olmamasından dolayı bu etkinliklere karşı istekli ve ilgili olmayabilirler. Öğretmen, çocuğun ilgi ve yeteneklerini saptayarak, bunları geliştirmesi için uygun ortam sağlamalıdır. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemeli, problem çözme tekniğini gerektiren, araştırma ağırlıklı ödevleri vermelidir. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan bireysel çalışmalarına önem verilmeli, ilgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmalarına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmalarına olanak tanınmalıdır. Liderlik gerektiren veya liderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmelidir. Uygulaması pratik olmayan veya olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da reddetmek çocuğun zihinsel kapasitesini engelleyeceğinden bu noktalara dikkat edilmesi gerekir. Bireysel çalışmaların yanında grup etkinliklerine katılımı teşvik edilerek, yaşıtlarıyla olan sosyalleşme sürecine de katkıda bulunulmalıdır. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmanın zararlı sonuçları vardır; çocuk arkadaşlarını ve çevresindekileri aşağı görebilir ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam edebilir.

Ailelerin, üstün çocuklarının psikososyal gelişimleri ve eğitimleri için dikkat etmeleri gereken önemli hususlar vardır:

İlk olarak aile, üstün zekalı olan çocuğunun diğer çocuklardan farklı olmadığını, onlar gibi sevgi, ilgi, oyun oynamak gibi ihtiyaçları olduğu kabul etmelidir. Çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi için; ilgi, yönelim ve isteklerini belirleyebileceği seçenekli ortamlar hazırlanmalı ve fikirlerine ve hayallerine saygı duyulmalıdır. Çocuğun zekasını geliştirebileceği malzemeler malzemeler, oyuncaklar alınmalı, kültürel etkinliklerde bulunması sağlanmalıdır. Tek yönlü bir kişi olmaması için değişik ilgi alanlarına yönlendirilmelidir. Çocuğun üstün zekalı olduğu anlaşıldığında çocuk bundan haberdar edilmemelidir Bu özelliğinden dolayı kardeşleri veya diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır. Eğer kardeşleri varsa, ailenin üstün zekalı çocuğa kardeşlerine davrandığından farklı bir tutumu olmamalıdır. Üstün çocukların önemli özelliklerinden biri meraktır. Aileler, çocuğun sorduklarına azarlayarak ya da yanlış biçimde yanıtlamaktan kaçınmaları, baştan savma yanıtlar vermemeleri, doğru yanıt vermeleri gerekir. Bazen çocukların sorularının yanıtlanmasında zorluk çekilebilir. Böyle durumlarda çocuğa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocukları araştırma yapabilecekleri kaynakları araştırarak yönlendirmek gerekir.
 
çocuğu hemen etiketlememeli diye düşünüyorum.çünkü bu etikeler çocuğa beklentileri değiştiriyor.diğerlerinden biraz fazla haraketli olması onu hiperaktif yapmaz kinestetik özellikleri olabilir..yada daha farklı sorular sorması üstünzekalı olduğu anlamına gelmez bencede bir uzmana danışılmalı
 
sanırım kimsenin bir fikri yok bu konuda:(
 
benim sınıfımdada selena ve acemi cadıya özenen çocuklar va oyunlarına yansıtıyorlar.ben onlara sihirin gerçek hayatta olmadığını sadece bunun bir film olduğunu filmde olan olayların gerçek hayatta olamayacağını anlattım.ama izlemelerinde ve oynamalarında pek bir sakınca görmüyorum.çünki öğrendiler..sizde konuşup çözüme kavuşturabilirsiniz..
 
benim sınıfımda da var.Özellikle örümcek adamı çok seviyorlar.maskelerini ,kostümünü getiriyorlar
 
yok desem yalan olur.Anasınıfı seviyesindeki çocuklar hayal aleminde yaşıyor, bu bence belli sınırlarda ve veli kontrolünde olursa gelişim açısından yararlı buluyorum.Başta benim oğlan 6 yaşında ve benim sınıfımda, şimdiye kadar bürünmediği süper kahraman kalmadı, bizlerdeo yaşlarda öyle değilmiydik.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst