Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

Konuşma ve yazma dersi sunumu

Katılım
14 Kas 2006
Mesajlar
1,278
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
Çocuk Eğitimi ve Ruhsal Yönü

Çocuk Eğitimi
Her çocuk ayrı bir dünyadır. Çocuk yetiştirmek ise en kutsal, en büyük, en zor ve hayat boyu devam ettirilmesi gereken en önemli sanattır. Gelecek açısından düşünüldüğünde bu konunun önemi her geçen gün çok daha iyi anlaşılmaktadır.

Daha doğacak çocuk anne karnında iken anne babaların kafasında bir çok soru işareti oluşur. Kız mı erkek mi olacak? Sağlıklı doğup büyüyecek mi? Ailemizde ve günlük hayatımızda nasıl bir değişiklik olacak? İleride nasıl bir insan olacak? Okul başarısı iyi olacak mı? Nasıl bir meslek sahibi olacak? Hayatta başarılı olacak mı? Ve buna benzer yüzlerce soru ile çocuğu beklemeye koyulurlar.

Bütün bu soruların ve bazı bilinmeyenlerin yanı sıra çocukların psiko-sosyal gelişimini ve kişilik gelişimini doğru yönlendirmek anne babaların en önemli görevlerinden biridir. Bu görevin tam ve eksiksiz olarak yapılması ise her açıdan çok önemli ve bir çok yönden zordur. Her ne kadar doğuştan ve genetik olarak alınan özellikler olmasına karşın, her çocuğun ayrı bir fiziksel yapısı, kişilik özelliği, davranış paterni, psikososyal özellikleri, anlayışı, duygusal yapısı, zeka kapasitesi ve ruhsal gelişimi bulunmaktadır. Bütün bu özellikler, aile ortamı ve devamlı değişen çevre şartları ile etkileşince ortaya bir çok yönü ile anne babadan farklı bir biyopsikososyal yapı ortaya çıkmaktadır.


Çocukları Anlamak
Çocukların genel davranış özelliklerini tam olarak anlamak ve onların ruh dünyalarına inmek onların psikososyal gelişimini yönlendirmek açısından çok önemli bir noktadır.

Anne babaların çocukların ruh dünyalarına inmeden yönlendirme ve eğitim gayretleri çoğu zaman hedefine ulaşmaz. Anne babalar her gün birlikte oldukları, günlük aktiviteleri birlikte yaptıları çocuklarını bazen tam olarak tanıyamamakta ve onların psikososyal gelişimini iyi yönde yönlendirememektedir. Bazı anne babalar, çocuklarının sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemlerini gözetip onların olaylar karşısındaki düşüncelerini, tepkilerini, yorumlarını, üzüntülerini, sevinçlerini, ruhsal yönlerini gerektiği kadar hesaba katmazlar.

Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz acil müdahalelerde bulunan bir sağlık mensubu şu yakınmaları dile getirerek endişelerini belirtiyordu:


"Acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardan çocukların etkilendiğini ve bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum. Anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onların bana cevabı "onlar çocuk ne olacak ki" şeklinde oluyor. Ben buna dayanamıyorum ve çok üzülüyorum, çocukların da ruh dünyası var".
Gerçekten de bazı zamalar günlük olaylar ve gelişmelerin arasında çocukların olaylar karşındaki ruhsal tepkisi en son akla gelektedir.


Çocuğa Ayrılan Vakit
Her anne baba çocuklarının gelişimi ve onların ruhsal yönleri ile çok  ilgilendiklerini söyler ama kendi kendilerine oturup "çocuğuma bu gün ne kadar vakit ayırdım?" diye sorduklarında, kendilerini tatmin eden cevabı çok azı alır.

Bir profesörden verdiği bilgiye göre A.B.D. de yapılan istatistiklerde bir babanın çocuğunu günlük görme süresi 7 dakika olarak bulunmuş. Yani aynı çatı altında yaşayan birbirinden apayrı, ayrı dünyalarda insanlar. Peki bu durum hangi sonuçları getirir? Yani anne babaların çocuklarının ruhsal yönü ve psikososyal gelişimi ile ilgili eksiklikleri hangi sonuçları doğurur? Bunun cevabını düşündüğümüzde her biri ayrı bir "gelecek" olan çocuklar ile ilgili çok karamsar düşünceler akla gelmektedir.

2000'li yıllarda bırakın ruhsal gelişimi yönlendirme ve mevcut ruhsal sorunları, dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan, basit sağlık sorunlarından, kazalardan, salgın hastalıklardan, anne baba ihmaline bağlı nedenler ile hayatını kaybediyor.


Çocuk Eğitimi ve Ruhsal Yönü (2)

Ruhsal Gelişime Etkiler
Herbir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip, onların ruh dünyasına inebilmek, ancak eğitim, anne baba bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi ile olacaktır. Ayrıca aile yapısının güçlendirilmesi, aileye sunulan imkanların artırılması, ailenin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonımik açıdan desteklenmesi, çocukların yaşadıkları ortamların, çevre imkanlarının, devletin sağlayacağı imkanların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkili olabilmektedir.

Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun topluma  hazırlanması, büyük ölçüde anne babanın hayatın ilk gününden itibaren çocuk ile ilgilenmesi, onun ile karşılıklı etkileşimi, ona değer vermeleri, kişilik yapısına saygı duymaları, ona yeterince vakit ayırmaları, onun bakım, beslenme ve korumasını sağlamaları, sevgi ihtiyacına karşılık vermeleri, ideal bir aile ortamı hazırlamaları, ona karşı ideal tavırları, tepkileri, tutumları etkili olmaktadır.

Burada etki tepki prensibini hatırlatmak yerinde olur. Anne babanın direk çocuğa yönelik veya gün içerisinde ki herhangi bir davranışı, sözü, tavrı, tepkisi ve yorumunun çocuk üzerinde bir mutlak bir etkisi olacaktır. Ve bu etkinin çocukta yansımaları iyi veya kötü yönde görülecektir.

Aynı şekilde çocuğun her konuşması, davranışı ve yorumuna anne babanın tepkisi de çocuğun kişilik gelişiminin şekillenmesine neden olmaktadır. Yani çocuğu yanlış bir şey yaptığında ve bunu tekrarladığında sessiz kalan bir ebeveyn dolaylı olarak "ben bu davranışı destekliyorum" mesajı verir. Diğer taraftan çocuğun olumlu davranışını onaylamayan bir ebeveyn çocuğa yine dolaylı olarak "bu davranışın benim için önemli değil, olsa da olur olmasa da" mesajını verir. Bununla birlikte görmezlikten gelinen tekrarlayan hatalar giderek büyür, olumlu davranışlar ise giderek azalır.

Çocukları her an kontrol etmek her yaptıkları konusunda haberdar olmaya çalışmak çocuğu ruhsal gerilime itebileceği gibi, diğer yandan çocuğu kontrolsüz ve kendi halinde bırakmakta çocuğun önü alınamayan davranış problemleri geliştirmesine zemin hazırlayacaktır. Bu iki kutbun ortasında hareket alanı ideal olanıdır.

Burada hemen şunu belirtmek gerekir ki günümüz iletişim ve etkileşim toplumunda çocuğun gelişimi konusunda anne babalar üstlerine düşen her türlü görevi yapsa bile akraba çevresi, okul ortamı, arkadaş ve sosyal çevresi, dişarıdan gördükleri, duydukları da gelişim ve ruh sağlığı açısından çok önemli olmaktadır. Anne babalar bazen kendileri haricinde oluşan etkiler konusunda oldukça çaresiz kalabilmektedir. Yani hem ev içerisinde çocuğa gereken yönlendirme, hem de onun ev dışında psikososyal gelişimine kötü yönde etkide bulunacak etkenlerden koruma, ikisini de sağlamak ideal gelişim açısından gerek ve yeter şart olmaktadır.


Ne Yapmalı?
Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde psikososyal gelişimini sağlamak ve uygun eğitimi vermek için yapmaları gereken şeyleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Dengeli eğitim ve yönlendirme,
Anne babanın kendi aralarındaki söz ve davranış birliği,
Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırı disiplin uygulamalarından kaçınmaları, olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde çocuğa yansıyan davranışlar olarak tutarlı olmaları ve zaman aşımından doyayı farklı farklı tepki vermemeleri,
Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılı olmaması,
Güzel ve faydalı şeylerde çocuğun davranışlarının onaylanması,
Hatalı durumlarda uygun bir şekilde cezalandırılmaları,
Yapılan yanlışları sonucunda sadece kızmak değil nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları ve ona doğru olan hedefi vermeleri,
Onlara her yönüyle değer vermeleri,
Kişilik yapılarına saygılı olmaları,
Onlara söz hakkı tanımaları,
Sevildiklerini hissettirmeleri,
Onlara güven duygusunu aşılamaları,
Sosyal ve psikolojik gelişimini yakından takip etmeleri,
Gösterilen davranış problemlerine karşı duyarlı olmaları, zamanında ve erken müdahaleyi sağlamaları,
Kendi psikolojik sıkıntılarını çocuklara yansıtmamaları, onlardan gelişim ve kapasitelerinin üzerinde beklentiye girmemeleri,
Onlara yeterince zaman ayırmaları,
Onların sosyal çevrelerinin farkında olmaları şeklinde özetlenebilir.



[color=purple]canım işine yarar mı bilmiorum ama bi bak bakalım.kapsamlı bi konu gerçekten[/color]
 
Katılım
14 Kas 2006
Mesajlar
1,278
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
Nasıl Büyütelim?


Pozitif bakış açısını yakalayan çocukların kendinden emin, optimist ve başarılı olduklarının kanıtlandığını ifade eden uzmanlar, çocuğun hayatı boyunca ruhunu besleyeceği 12 basit yolu şöyle sıraladı:

1 - Derslere, kurslara ara verip çocuğunuzla bire bir vakit geçirin. Onunla beraber yerde oturup yap boz yapın, mutfakta beraber omlet yapın, banyo yapmadan önce beraber yüzünüzü boyayın, parkta beraber kaydıraktan kayın.

2 - Değer yargılarını geliştirin. Ona sorumlulukları olan değerli bir vatandaş olduğunu aşılayın. Etrafındaki insanların hayatında fark oluşturacak kapasitede olduğunu gösterin. Mesela kullanmadığı oyuncakları beraber biriktirip, bir derneğe bağışlayın. Eski gazeteleri biriktirmeyi, geri dönüşümü ona onun dilinde anlatın.

3 - Aktivitelerde ona katılın, beraber bisiklete binin, beraber yüzmeye gidin, hem onu teşvik edersiniz hem de bol bol spor yapmış olursunuz.

4 - Espri yapın, fıkralar anlatın, arada birbirbirinize takılın, bol bol gülün, gülmek daha fazla oksijen solumanızı sağlar.

5 - Çocuğunuzu iyi bir iş yaptığında tebrik edin, ona hangi konularda başarılı olduğunu açıkça anlatın. Mesela ödevini bitirdiğinde "resminde kullandığın renkleri çok beğendim" gibi detay verin. Yaptığı proje hakkında konuşun. Çocuğunuzu hediye ile değil övgülerle ödüllendirin.

6 - Çocuğunuzun iyi yemek yemesine özen gösterin. Yemek aralarında yoğurt, meyve ve bol su verin. Yemek yemez diye öğün araları çocuğunuzu aç bırakmayın, hem psikolojisini etkiler hem de kilo kaybına sebep olur.

7 - Çocuğunuza hayal gücünü kullanabileceği oyunlar bulun. Resim yapmak hem hayal gücünü geliştirecektir hem de yaptığı resimden dolayı tatmin hissi doğacaktır.

8 - Günde 4 defa çocuğunuzu kucaklayın, 8 kere öpün, 16 kere ona gülümseyin. Bütün bunlar size kat kat geri dönecek.

9 - Çocuğunuzu dinlemesini öğrenin, lafını yarıda kesmeyin, başka bir işle ilgileniyorsaniz, bırakın ve ona konsantre olun. Söylediği şeylerin önemli olduğunu onu dinleyerek gösterebilirsiniz. Bırakın aynı şeyleri tekrar etsin, siz hep aynı dikkatle dinleyin.

10 - Mükemmeliyetçiliği bırakın. Çocuğunuzun yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye veya düzeltmeye çalışmanız onun kendine güvenini sarsar. Masayı silerken atladığı köşeyi tekrar silmeniz veya beraber diktiğiniz saksıyı düzeltmeniz ona yaptığı işin iyi olmadığı hissini verecektir. Bir daha çocuğunuzun yaptığı işi düzeltmek için elinizi uzattığınızda düşünün. Eğer yaptığı iş tehlike meydana getirmiyorsa, sağlığa zararlı değilse elinizi geri çekin.

11 - Karşılaştığı güçlükleri kendi başına aşmasını öğretin. Ayakkabı bağlarını yavaş da olsa bekleyin kendi bağlasın, çamaşırları asmanızda yardım etmek istiyorsa, beraber asın. Merdivenlerden kendi inmek istiyorsa, önünde yürümek şartıyla bırakın insin. Üstünden gelemeyeceği bir problemle karşılaştığında size problemi anlatmasını söyleyin ve çözümüne beraber karar verin.

12 - Sevdiği seyleri yapmasına izin verin, gereksiz kısıtlama enerjisini ve heyecanını dışa atmasını engeller, bu da ona sıkıntı verir. Unutmayın; oyuncaklarını toplamayı öğrenmesi için önce dağıtabilmesi lazım.
 
Katılım
14 Kas 2006
Mesajlar
1,278
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
faydası olur cnm inşallah.
ama power point sunumu yaparsan daha ii olur.
ya da front page programından web tasarımı.
tabi hocanız nasıl istio bilmiorm da. bence sadece kuru bilgi wermektense sunum daha ii olur cnm
 
Katılım
6 Eyl 2006
Mesajlar
27
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
34
selam arkadaslar lavınya gıbı bende 'imdaaat' dıyorum ustelık benım sunum konum bıraz da bızım alanımız dısında :(
konum 'turızmın gelışmesınde okul önemlıdır' oncelıkle 2.sınıfta olup bu konuyu anlatacak arkadasınız varsa onla da calısabılırız..ben konuyu daraltıp 'kalıtelı personel egıtımı ve bunda onemlı olan turızm okullarından bahsetmeyı dusunuyorum.tabı bunun ıcın ulkemızdekı turızm okullarının basarı oranı ve turızme etkısı katkısı konularını anlatsam ıyı olacak...bana da yardımcı olabılırsenız, yol gosterırsenız cok memnun olurum...
 
Katılım
14 Kas 2006
Mesajlar
1,278
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
canım istersen bu konuyu farklı bi başlık altında aç.çünkü bu başlık altında olunca herkes dikkat edemeyebilir
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst