Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

Asperger Sendromu ve Otizim

Katılım
9 May 2006
Mesajlar
729
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Asperger Sendromu
Asperger Sendromu (AS)1944'de Avusturyalı hekim Hans Asperger tarafından "otistik piskopati" olarak tanımlanmıştır. AS, otizmin uç bir bozukluğu olarak düşünülmektedir. Sendromun ana belirtileri aşırı içe kapanıklık, tekrarlayıcı davranışlar, tekdüze bir konuşma, belli bir konuya abartılı ilgidir. Çocuğunuz iletişim kurmuyorsa, çevresine duyarsızsa, mimik ve jestlerinizi anlamıyorsa asperger olup olmadığı yönünden değerlendirilmelidir.

Asperger çocuklar bebeklik yıllarında sağlıklı gelişirler, otistik çocuklar ise çok daha erken belirti verirler, çevreleriyle iletişimleri yoktur, konuşma gecikmesi vardır.

Asperger çocuklarda konuşma gecikmesi yoktur. Etyolojisi bilinmemekte, genetik geçişli bir sorun olduğuna ilişkin veriler olup, otistik bozuklukta olan sebepler sorgulanmaktadır. Hastalık, 3-4 yaşlarından sonra anlaşılmaya başlar, genellikle erkek çocuklarında daha sık görülür, her dokuz erkek çocuğuna karşılık bir kız çocuğunda ortaya çıkar.

AS?li tüm çocuklar aynı değildir. Her birinin kendine özgü kişiliği vardır. Tipik semptomlar kişiye özgü şekillerde tezahür eder. Sonuç olarak diğer normal çocukların tümüne birden uygulanabilecek bir eğitim yöntemi olmadığı gibi, AS?li çocukların tümü için de bir sınıf reçetesi olamaz.

AS teşhisi konmuş çocuklar arkadaşlarınca eksantrik ve acayip olarak değerlendirilir. Sosyal yeteneklerindeki beceriksizlik nedeniyle günah keçisi haline getirilirler. Sakarlıkları ve anlaşılması güç konulara takıntı derecesindeki ilgileri ?acayip? olarak tanımlanmalarını artırıcı rol oynar. AS?li çocuklar insan ilişkilerini ve sosyal olayların (gelenek görenek gibi) kurallarını anlamamaları nedeniyle saf olarak değerlendirilirler.

Esnek olmamaları ve değişikliklerle başa çıkamamaları onları duygusal olarak kırılgan ve strese kolay maruz kalan bir hale sokar. AS?li çocuklar ortalama ve daha üstü zeka seviyesindedir ve hafızaları çok güçlüdür. Tek bir konuya eğilip onun peşinden koşmaları da ileriki yaşamlarında büyük başarılara neden olabilir.

Asperger Sendromunu belirleyen tanımlayıcı özellikleri nelerdir?
Asperger sendromu olan insan sosyal olabilmek için çabalar ama başaramazlar.

Yüz ifadeleri gibi sözel olmayan sinyalleri anlamakta güçlük çekerler.

Tek düze, hızlı, duygudan yoksun konuşurlar.

Sözcüklerin mecazi anlamlarını anlamakta güçlük çekerler.

Hayal gücü eksikliği vardır. Soyut düşünmede zorlanırlar.

Sakarlık belirgin bir özellik olarak dikkat çeker.

Bisiklet sürmek gibi koordinasyon gerektiren becerilerde zorluk yaşarlar.

Bu kişiler çoğunlukla bir şeye karşı takıntılı bir ilgi geliştirirler.

Trenlerin zaman çizelgeleri, at yarışlarını kazananlar ya da köprü uzunlukları, uzay, otomobil gibi özel konularda bilgileri ezberlerler.

Rutinlere karşı özel ilgi duyarlar.

Aşağıda AS?yi belirleyen tanımlayıcı özellikler ve bunu takiben öneriler ve sınıf içi stratejiler vardır. Bu öneriler çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir.
 
Katılım
22 Nis 2007
Mesajlar
4
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
52
Asperger sendromu ve yüksek fonksiyonlu otizm ve hatta atipik otizm benzer özellikler içeriyor.
eğitimcilere düşen görev ise bu çocukları kaynaştırmak.
özellikle sosyal becerilerde zorluk yaşarlar.İletişime nasıl başlayacağı konusunda becerileri yetersizdir.Yönlendirilmeleri ve rencide edilmemeleri gerekir.
Oyuna katılmak ,arkadaşından bir şey istemek,sırasını beklemek,vb prososyal becerilerde desteklenmeleri gerekir.yalan söyleyemezler.Naiftirler.duyusal sorunları olabilir.
Motor koordinasyon,denge,dokunsal hassasiyet, bazı seslere hassasiyetleri olabilir.
zekidirler.görsel hafızaları güçlü olabilir.Müziğe karşı özel bir yetenekleri olabilir.
dersde veya aktiviteler sırasında sıkılabilir dolaşma isteği olabilir.Belli kuralları bilirler ve uyralar.Ancak arasıra ödüllendirmek iyi olabilir.dikkat süreleri ilgi duymadıkları konuda çok kısa,ama özel ilgi alanıysa oldukça uzundur.
Öğretmen çocuğun özelliklerini bilirse dikkatini arttırmak için ,onun ilgi alanından bahsedebilir ya da konunun içine katabilir.
nurşin
 
Katılım
20 Haz 2008
Mesajlar
4
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
Merhaba ben Burcu Çobankaya. Beden eğitimi öğretmeniyim ve şu anda özel çocuklarla birlikte Antalya'da yunus terapide çalışıyorum. Çocuklarla birlikte yunuslarla yüzüyoruz. Yunusların yaydığı süper sonic sesler sayesinde çocuklar olumlu yönde gelişiyor. Çalışmalarım boyunca bir çok çocukta çok güzel gelişmeler gördüm. Göz taması kuramayanlar, göz teması kurmaya başladı. Konuşamayan çocuklar, şarkı söylemeye başladırlar. İletişim zorluğu çeken çocuklar, etrafındaki diğer çocukları oyuna çağırıp, kendi oyun kurallarını koymaya başladı. Bunun gibi bir çok değişiklik. Onlarda bu değişiklikleri görmek beni inanılmaz mutlu ediyor.

Yunus terapi çalışması on gün sürmektedir. Çocuk her gün yarım saat yunusla yakın temas halinde yüzdürülmekte, daha sonra da yunus gösterisini izlemektedir. Resim yapan, şarkı söyleyen, top oynayan, çember çeviren, takla atan, hızlı yüzen bu güçlü ve kocaman varlıkla yüzebiliyorsam kim bilir daha neler yapabilirim duygusu çocuğu yeni beceriler geliştirmeye, yeni şeyler öğrenmeye teşvik etmektedir. Yunustan çocuğa akan biyo enerji-yaşam enerjisi-çocuğun dikkatini, farkındalığını, şefkat duygusunu, dış dünyaya ilgisini arttırmakta ve öğrenme süreçlerini iki ila on kat hızlandırmaktadır. On günlük çalışmanın ortaya çıkardığı bu olumlu etkilerden çocuk yaklaşık bir yıl yararlanmaktadır. Bu dönemde çocuklar aldıkları özel eğitim ve terapilerden çok daha fazla şey öğrenebilmektedir. Çocukla yunus arasında takdir ve hayranlık duygularının yoğun yaşandığı, tüm yargılardan arınmış bir ilişki oluşur. Bu ilişki çocuğa huzur ve mutluluk verir. Yapılan kontrollü çalışmalar yunuslarla yüzmenin depresyon giderici bir etki gösterdiğini kanıtlamıştır. Mutluluk maddesi denilen endorfinin arttığı, beyinde alfa dalgaları ile ilgili olumlu gelişmeler, T hücreleri denilen bağışıklık hücrelerinde ve immünglobulinlerde artış olduğu laboratuar çalışmaları ile anlaşılmıştır. Bazı araştırıcılar yunusların yaydığı ses ötesi dalgaların yara iyileştirici etkisi olduğunu göstermişlerdir. Davranışçı psikoterapi ekolleri yunusla yüzmenin çocuk için büyük bir ödül olduğunu, çocuğa öğretilen bazı becerilerin pekişmesi için yunusla yüzmenin kullanılabileceğini vurgulamaktadır.

Antalya Ruhbilim Okulu
Yunusla Terapi
Yunus Terapisti



Resmi büyütmek ve oy vermek için üstüne tıklayın
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst