Soru-cevap Metodu

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan nevriyec
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 4:17
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
4 May 2007
Mesajlar
5,261
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
@nevriyec
ALINTIDIR......

SORU-CEVAP METODU
Soru sormak her türlü öğrenmenin başıdır. Kafasında herhangi bir konu hakkında soru oluşturan kişi, artık meselenin farkına varmış, onun çözüm yolunu aramaya başlamış demektir. Ona, rasyonel ve bilimsel yolla soruya cevap arama yolu öğretilirse, o problemi güzel bir metotla çözebilecek demektir.
Soru, her zaman öğretimdeki temel iletişim araçlarından biri olmuştur.Sorusuz bir iletişim yok gibidir. Soru-cevap metodu, başka metotların içinde ara sıra kullanılan soru-cevap tekniğinden ayrı; dersi baştan sona soru-cevap tarzında işleme demektir.
Genellikle sorusuz öğretim düşünülemez.Öğretmen de nasıl soru soracağını,eğitim ortamında soruyu nasıl kullanacağını bilmek zorundadır;çünkü öğrenme-öğretme ortamı iletişime dayanır ve yerinde,doğru soru sorulmazsa,iletişimin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılmaz.
Bu metodun tarihte esas kullanıcısı, Antik Yunan filozofu Sokrates'tir. Onun idealist felsefesine göre, tüm bilgiler insanın kafasında vardır, ama berrak ve uyanık halde değil, üstü örtülü ve uyur haldedir. Eğitimin görevi, her insanın kafasında var olan bu bilgilerin üstünü açmak ve uyandırmaktır. Yoksa, insana daha önce kafasında olmayan bir şey öğretilemez. Öğretme, sadece soru sorarak yapılmalıdır. Burada öğrencinin bağımsız düşüncesi pek söz konusu olmamaktadır. Verilen cevaplara göre yeniden sorular sorarak, insana, hiç bilmediğini farz ettiği bilgiler "öğretilir". Sokrates de, hiç bir şey bilmeyen bir köleye, sadece sorular sorarak karmaşık bir geometri problemini çözdürmüştür.
Soru-cevap yöntemi ile doğrudan öğretim yapıldığı gibi, bu metodu kullanarak yazılan eserler de vardır. Yusuf Has Hacip'in "Kutadgu Bilik" adlı eseri Sokratvari soru-cevap yöntemi kullanılarak ve dört kişinin soru-cevap tarzında konuşturulması şeklinde yazılmıştır.
Eğitim ortamında soru çok değişik amaçlar için kullanılabilir.Bunlar şu başlıklar altında incelenebilir;
• Anlamlı bir soru öğrencinin dikkatini kazandırılacak davranışın üzerine çekmede yardımcı olabilir.
• Uygun biçimde planlanmış ve sorulmuş sorular,öğrencinin etkili biçimde düşünmesini sağlayabilir.Davranış değişikliğini oluşturmak için,öğrencinin etkinliğe katılması gereklidir;çünkü organizmanın tepkide bulunabilmesi için bildiklerini mantık süzgecinden geçirmek zorundadır.bunu sağlamasının bir yolu da kişiye soru sormaktır.
• Sorular öğretimin etkililiğini ve verimliliği konusunda bilgi verebilir;iletişimde amaç,anlamın paylaşılmasıdır.bu amacın gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için öğretmen eğitim ortamında soru sormak zorunda kalabilir.Eğer iletişim sağlanmamışsa,öğretmen gerekli düzeltmeleri yapabilir;başka erkinliklere girebilir.
• Sorular öğrenciler arasında hoşgörülü olmayı da sağlayabilir;öğrencilerin birbirlerine soru sormaları,yanıtları dinlemeleri;demokratik davranışların gelişmesini sağlayabilir.Ayrıca çekingen öğrenciler de böyle ortamlarda derse isteyerek katılabilir.Çok yönlü düşünme,karşı savlara saygılı olma,dinleme,konuşma,soru sorma gibi davranışların gelişmesine katkıda bulunabilir.
• Soru,hedef davranışların kazandırılmasına yardımcı olabilir;öğretmen hangi strateji,yöntem ve tekniği kullanırsa kullansın,sorudan kaçınamaz.Sorular öğrencinin istendik davranışı kazanmasına yardımcı olmalıdır.sözgelişi;eğer hedef bilgi düzeyindeyse,”Atatürk Samsun’a ne zaman çıktı,su nelerden oluşmuştur?yerçekimi kanununu söyleyiniz” gibi sorular sorulmalıdır.Oysa davranış kavrama düzeyinde olunca,bu kez “Atatürk Samsun’a neden çıkmıştır?,suyun özelliklerini açıklayınız?yerçekimi kanunu uçakların yapımında neden göz önüne alınmalıdır?”gibi sorulara yer verilmelidir.
SORU İLE STRATEJİ,YÖNTEM VE TEKNİKLER
Sorunun niteliğiyle,öğrenme-öğretme stratejisi,yöntem ve tekniği arasında ilişki vardır.Strateji,yöntem ve teknikler değişince sorular da değişmektedir.Örneğin;dikkati çekme basamağında “Trafik kazalarının neden bu kadar çok olduğunu düşündünüz mü?”,Sınıf başkanı Hüseyin sınıfı daha etkili yönetmek için başka neler yapabilirdi?”,”Günde bir paket sigara içen kişi bir yılda ne kadar para harcayabilir?” gibi sorular kullanılabilir;çünkü bu tür sorular öğrenciyi düşündürebilir.
Ara özetlerde “Şimdiye dek ne öğrendik?,Buraya dek öğrendiklerimizi kim özetleyebilir?gibi sorular işe koşulabilir.son özetler,”Bugün sınıf başkanının sorumluluğu konusunda neler öğrendik?, “Atatürk ilkelerini kim sayacak?”,”İnsanın duyu organları nelerdir?” gibi sorularla başlayabilir.Tekrar güdüleme basamağında ise,”Karar verme mekanizmasını kullanmak bize ne yarar sağlayabilir?Bilimsel yöntemi kullanmanın yararları nelerdir?” gibi sorular kullanılabilir.
Sorunun birçok çeşitleri vardır. Bunları şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:
 
1-Hedefin Düzeyine Göre Soru
Bilgi düzeyindeki hedefler sorunca söyleme,yazma,seçip işaretleme,doldurma,görünce tanıma Bu hedefler öğrenciye kazandırılırken hatırlama sorularına baş vurulabilir.Hatırlama soruları öğrencilerin kavrama ve daha üst düzeydeki hedef davranışa doğru yükseltmelerinde onlara yol gösterebilir.Bilgi düzeyinde kazandırılacak davranışlarla ilgili sorular “kim,ne,ne zaman,nere,hangisi” sözcüklerinden oluşmalıdır.Örneğin;”Telefonu kim buldu?,”Kurtuluş Savaşı ne zaman başladı?” gibi sorular bilgi düzeyi için kullanılabilir.
Hedef davranışlar kavrama ve daha yukarı düzeylerde ise,sorulacak soruların niceliği ve niteliğine dikkat edilmelidir;çünkü kavrama ve daha üst düzeylerde,öğrencilerden örnek vermeleri,neden sonuç belirlemeleri,benzer ve farklılıkları bulmaları,ilişkileri açıklamaları,özetlemeleri,geçmiş ve gelecekteki olası özelliklerini kestirmeleri gibi davranışları istenir.İşte bu tür davranışları kazandırılırken ve kazanıp kazanmadıklarını yoklarken açık uçlu sorular sorulmalıdır.Örneğin “nasıl” sözcüğünün bulunduğu tümceler,öğrencilere karşılaştırma yapma ve olgu,olay ve nesnelerin nedenlerini bulmada yardımcı olabilir.

2-Açık ve Kapalı Uçlu Sorular
a-Kapalı Uçlu Sorular:sorunun yanıtı tek bir sözcükten oluşur.
b-Açık Uçlu Sorular:soru açıklama gerektirir.

3-Yöntemlere Göre Soru
a-Önderlik Edici Soru(açış soru):tartışmayı başlatan sorudur.
b-Takip Eden Soru(tamamlayıcı soru,yan soru):dersin geliştirme bölümünde;yardımcı düşünceleri ortaya çıkarmada kullanılan sorudur.
c-Plansız Soru:tartışma amaçtan uzaklaşınca,öğrencileri tekrar hedef davranışa döndürmek için sorulan sorudur.
ç-Yanıt Beklemeyen Soru:giriş,gelişme,sonuç bölümünde kullanılan ve öğrencilerce yanıtlanması beklenmeyen sorulardır.
4-Yöneltilme Biçimlerine Göre Soru Türleri
a-Tüm Gruba Soru(genel soru)
b-Kişiye Yöneltilen Soru:ders işlenirken de belli zamanlarda sorular sorulabilir.Öğretmen bu tür soruları kendisi yanıtlamamalı,”karşı soruyla ”soruyu sınıfa yöneltmeli;yanıtı onlarda bulmalıdır.Yanıt gelmiyorsa,ipucu,düzeltme ve dönüt kullanmalı;öğrencilere sorunun yanıtını buldurmalıdır.

Soru-cevap yönteminin faydaları:
-Öğrencinin başkalarını dinlemesini; bunlara karşı kendi fikirlerini üretme ve bunu nazik, mantıklı, etkili bir tarzda söylemesini sağlar.
-Kişinin ifade etme gücünü geliştirir; öğrenci düşüncelerini belli bir tertip ve düzene göre hür olarak ifade etmeyi öğrenir.
-Öğrencinin derse aktif olarak katılmasını sağlar. Bütün eğitim tarihi boyunca sorunun zihni uyarıcı, tohumlayıcı, mayalayıcı, doğurtucu gücünden yararlanılmıştır.
- Sorular hem öğrencileri düşünmeye sevk etmiş hem de öğretimi disipline etmiştir.
-Öğrenciyi güdüler, sosyalleştirir; ona öğrendiklerini uygulama ve yorumlama imkânı verir. Dikkati artırır;ilgileri uyanık tutar.
-Sınıf içinde hem öğretmenle hem tartışma arkadaşlarıyla sağlıklı iletişim kurmayı sağlar.
-Soru, herkesin zihnindeki değişik cevapların, fikir ve görüşlerin ortaya çıkmasını, bunların demokratik bir biçimde ifade edilmesini; buradan da kişilerin tahammül, hoşgörü ve çoksesliliğe alışmalarını sağlar.
-Kişinin kendi kendini değerlendirmesini sağlar.
-Ezberi ortadan kaldırarak gerçek öğrenmeyi sağlar.
-Öğrencinin hatırlama, yargılama, değerlendirme, karar verme ve yaratıcı düşünmesini sağlar.
-Öğrenci, kendisine de her an soru sorulabileceği veya söz düşeceği ihtimali ile dersi veya tartışmayı dikkatle izleme disiplinine alışır..
-Öğretmene, sınıf içindeki kişilerin bilgilerini, bir konuyu kavrama, analiz, sentez, değerlendirme ve uygulama güçlerini ölçme imkânı verir.
- Öğretmen, öğretmeye çalıştıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını veya ne kadar öğrenildiğini ancak soru-cevap yöntemi ile öğrenebilir. Bu şekilde dersin öğrenci seviyesine uygun hale getirilmesinde de bu metotdan faydalanılır.
-Anlatılan konuların tekrar ve pekiştirmelerle daha iyi öğrenilmesi sağlanmış olur. -Konunun ana çizgilerinin belirtilmesinde ve önemli yerlerinin vurgulanmasında önemli rol oynar.
-Soru-cevap yöntemi, her dersin öğretiminde kullanılabilir. Ayrıca, diğer metotlarla yapılan her öğretim metodunun mükemmel bir tamamlayıcısı olabilir.
Soru-cevap yönteminin sınırlılıkları:
-Soru, bir konuyu bilen ve anlamış kişiler için bile, sıkıcı bir şeydir. Dolayısıyla, hele sınav soruları tarzında yapılan bir ders, öğrencilerin çoğunluğu için sıkıcı olur. Eğer öğrenci "bilmiyorum" a alışırsa, sınıfın geneli cevap vermezse veya cevaplamaya (tartışmaya) katılım azalırsa, dersin kalitesi düşer. Sınıftaki öğretim atmosferi bozulur.
-Sorulara cevap veremeyen öğrencinin kendine güveni azalır. Zamanla öğrenci bildiği konularda bile konuşmamaya başlar. Dolayısıyla sınıfta derse aktif katılanların sayısı düşer; ders de öğretmenin bazı öğrencilerle oynadığı bir tiyatro, sınıfın geneli de seyirci haline gelir.
-Eğer sınıftan sürekli yanlış cevaplar gelir veya hiç cevap gelmezse, öğretmenin de kendine güveni azalır.
-Sorular iyi ifade edilemez ise, anlaşılmaz, kasıtlı ve yönlendirici olursa öğrencinin serbest düşünmesi engellenmiş olur.
-Soru-cevap yönteminin en büyük sakıncalarından biri de, konunun çok fazla dağıtılması, dersin "kaynatılması" ve dolayısıyla programın yetiştirilememesidir.
-Anlatım yöntemine göre daha fazla süre gerektirir.
Soru-cevap yönteminin iyi kullanımı için neler yapılmalıdır?
-Soru, dilbilgisi kurallarına uygun olarak sorulmalıdır. "Niçin", "neden", "nasıl", "kim", "ne zaman" gibi soru ekleri ile başlamalı veya soru ekleri ile bitmelidir. "Evet-hayır" sorularından kaçınmalıdır.
- Öğretmen soru hazırlama ve sınıfta öğrencilerin önünde soru sorma tekniklerini iyi bilmelidir.
-Soru; kısa, açık, anlam bakımından doğru ve uyarıcı olmalıdır.
-Her sorun veya fikir için ayrı ayrı soru sorulmalı, birkaç konuyu kapsayan genel sorulardan kaçınmalıdır.
-Belirsiz ve karışık cevaplar düşündüren bir soru, sınıfta problem çıkartabilir.
-Sorular dağınık olmamalı; dersin hedefine uygun, tutarlı, konu ile uyumlu olmalıdır. -"Merak soruları"ndan kaçınmalıdır.
-Soru; akla, mantığa, gerçeğe ve bilimsel esaslara uygun olmalıdır.
-Soru; emir veya telkin mahiyetinde olmamalıdır.
-Soru, gerektiğinde öğrencilerin dikkatini dersin önemli yerlerine çekmek, dersi dinleyenlerin derse yönelmelerini sağlamak, dikkatsiz öğrencileri uyarmak ve disiplin sağlamak amacıyla da kullanılabilir.
-Öğretmen soru sorarken esnek olmalı, öğrencileri rahatlatmalı; soru veya cevap anlaşılmadığı zaman, aynı söyleyiş kalıbıyla değil yeni ifadelerle, soru veya cevap açılmaya çalışılmalıdır.
-Sorunun cevabı içinde olmamalı; yani soru cevabı belli etmemeli, telkin etmemeli; öğrencileri düşünmeye, bilgi ve tecrübelerini yoklamaya sevk etmelidir.
-Soru; sorunun içeriği, kolaylığı ve zorluğu bakımından, öğrencilerin zihinsel ve ruhsal gelişim seviyelerine uygun olmalıdır. Öğrencinin seviyesinin altında veya üstünde sorular sormamaya özen göstermelidir.
-Soru-cevap yöntemi dersi mekanikleştirmemeli, öğrencileri ezbere sürüklememelidir. -Öte yandan soru-cevap yöntemi zaman israfına yol açmamalı; dersi "kaynatacak", öğrencileri kutuplaştıracak uygulamalardan kaçınmalıdır.
-Soru, bir öğrenciye veya belli bir öğrenci grubuna değil, sınıfın bütününe yöneltilmeli ve sınıfın tamamından cevap beklenmelidir. Cevap verme safhasına mümkün olduğu
 
kadar çok öğrencinin katılması sağlanmalı, sınıftaki öğrencilerden mümkün olduğu kadar çok sayıda cevap almak hedeflenmelidir.
-Cevaplar aceleye getirilmemeli,;öğrencilerin düşünüp cevap hazırlaması için yeterli bir zaman bırakılmalıdır.
-Öğrenciler cevaba zorlanmamalı, sıkıştırılmamalı, "manevî işkence" yapılmamalıdır. -Aynı zamanda "evet" veya "hayır" gibi kısa cevaplar isteyen savcı sorgulamasından da kaçınmalıdır.
-Soru veya cevaplar çok tekrarlanmamalıdır. Bu, öğrencilerin ilgisini dağıtır.
-Öğrenciler de soru sormaya isteklendirilmelidir. Soru formüle etmenin, dersin anlaşılmasını kolaylaştırdığı, derse olan ilgiyi arttırdığı unutulmamalıdır.
-Cevabın tek öğrenci tarafından verilmesi sağlanmalı, koro halinde veya "her kafadan bir ses çıkarak" cevaplândırmalara imkân verilmemelidir.
-Eğer isim söylenerek öğrenciden cevap istenecekse, öğrenci numarasına göre baştan veya sondan başlayıp sırayla gitme yerine, rasgele seçim yapılmalıdır.
-Bu metot kullanılırken öğrencileri sınıf huzurunda utandırıcı, mahcup edici, onur kırıcı durumlara düşürmekten kaçınmalı; bilakis "iyi", "güzel" gibi sözler veya notlarla öğrenci ödüllendirilmeli; bu şekilde daha sonraki soru veya cevaplara katılmaları teşvik edilmelidir.Eksikler tamamlanmalıdır.
Soru Sorarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Etki yaratmayan sorulardan kaçınılmalıdır.Sorular ne çok kolay ne de çok zor olmalıdır.Hem hedef davranışlarla ilgili;hem de öğrencinin üstesinden gelebileceği nitelikte olmalıdır.Peş peşe ve iç içe sorulan zincirleme sorular da etki yaratmayan sorular kapsamına girebilir.Etki yaratmayan sorulardan biri de,yanıtı içinde olandır.
• Tartışmayı boğmaktan kaçınılmalıdır.Öğretmen tartışma ortamında çok otoriter;ya da merkeziyetçi bir tutum takınmamalıdır.Soru sorulduktan sonra,öğrencilere yanıtlama süresi verilmelidir.Her yanıtın üzerinde öğrencileri tartıştırmalıdır.Herkesten düşünce istemelidir.”Evet,hayır” gibi yanıtlar gelince “niçin açıklar mısınız?” gibi soruları sormalıdır.Bu bir tutum,hem saldırgan davranışları önleyebilir;hem de çekingen öğrencilerin derse katılmalarını,hem de tümünün dikkatlerini ders üzerine toplamalarını sağlayabilir.Öğretmen acele etmemeli;öğrencileri yüreklendirmeli;tüm sınıfın katılımını sağlayası etkinliklere girmelidir.Hep aynı öğrencilerin soruları yanıtlamalarına imkan vermemelidir.
• Kişisel farkları göz önüne almalıdır.Hiç bir öğrenci diğerinin özdeşi değildir.Öğrenciler arasında her zaman kişisel farklılıklar vardır.Öğretmen bu kişisel farkları göz önüne alarak soru sormalıdır.Sözgelişi;öğrencilerden biri dikkatini konu üzerine toplayamıyorsa,öğretmen ismini belirterek ona soru sorabilir;fakat bu soru hem konu ile ilgili olmalı,hem de öğrencinin üstesinden gelebileceği nitelikte olmalıdır.Öğrenciyi cezalandırmak,onu zor duruma düşürmek için soru sorulmaz.
• Öğrenci yüreklendirilmelidir.Öğretmen öğrenme-öğretmen ortamında sevecen ve hoşgörülü olmalıdır.Öğrencileri azarlamamalı;küçük düşürücü davranışlarda bulunmamalıdır.Bu iş için göz iletişimini,pekiştireçleri,düzeltme ve dönütü etkili bir şekilde kullanmalıdır.Öğrencinin sözü kesilmemelidir.Soruya yanlış yanıt verse bile,konuşmasını sürdürmesine olanak tanınmalıdır.
 
tşklerrrrrrrrrrr...........
 
teşekkürler emeğine sağlık
 
işinize yaradıysa ne mutlu bana )::):)
 
harikasın hiç işe yaramaz olurmu bizimle paylaştığın için çok teşkkkkkkk:):):):):)
 
beyenmiş olmanıza çok sevindim arkadaşlar...
 
teşekkürler
 
bişi değil :)::))
 
ya bide şuraya örnek koysaydınız :((
 
bir o eksik zaten hocam :):):)
 
Çok Çok teŞekkÜrler, Ödevİm İÇİn kolaylik oldu.....
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

24 Yıldır Sizlerle

24 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst