Psikomotor gelişim hakkinda

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Fatma Kaçar
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 9:35
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
4 Ocak 2013
Mesajlar
7
Tepki Skoru
0
Puanları
0
@Fatma Kaçar
PSİKOMOTOR GELİŞİM


Tanımı ve Önemi
Çocuk organizmasının en önemli özelliklerinden birisi de sürekli büyüme, gelişim
süreci içinde olmasıdır. Bu süreç içerisinde çocuğun gelişimi görünen ve görünmeyen
büyüme ile gelişmeyi de kapsar.
Motor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Dünyaya gelen her birey, daha
anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim
hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan bu hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür
boyu devam ederken, bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile motor
becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpıştırmak ömür boyu bireyin istemi
dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya da
kâğıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve ‘psikomotor
gelişim’ içinde değerlendirilirler.
Psikomotor gelişim, yaşam boyu devam eden ‘motor’ becerilerde ortaya çıkan
davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları,
zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Bir anlamda bu davranışların kontrol
altına alınmasını sağlayan süreç, ‘psikomotor gelişim’i ifade eder.
Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel
olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır.
Motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden
bir süreçtir. Motor gelişim, düzenli bir sıra izler.
Ve iki genel alanda incelemek mümkündür:


Ø Büyük kas motor becerileri (Bedeni kullanma)
Ø Küçük kas motor becerileri (El ve ayağı kullanma)


Büyük kas motor becerileri, aynı zamanda ‘kaba motor beceriler’ veya ‘geniş
kasların kullanılması’ diye de anılmaktadır. Emekleme, ayakta durma, yürüme, koşma,
salınım, dönme, yuvarlanma, zıplama, denge gibi hareketler üzerideki kontrolü anlatmak için
kullanılmaktadır.
Küçük kas motor gelişimi ise; aynı zamanda ‘ince devinimsel beceriler’ olarak da
adlandırılabilmektedir. Eli ve ayağı kullanma becerileri ile nesne becerilerini kapsar. Tutma,
kavrama, yazma, yırtma, çizme, yapıştırma, kesme gibi beceriler örnek olarak gösterilebilir.

İnsanın gelişimi, sürekli olmakla birlikte bu sürekliliğin hızı her yaşta aynı değildir.
Örneğin döllenmeden doğuma kadar olan evrede çok hızlı bir büyüme süreci yaşanır. Her
gelişim evresi, diğer evrelerden farklı bir hızda gelişir ve insanın değişik yaşlarını kapsar.
Çocuk için yaptığı her motor hareket, sözsüz iletişim anlamındadır. Motor davranışlar
yolu ile dış dünya ile iletişim kurar. Kazandığı her yeni beceri ile de kendi dünyasının
genişlemesine ve yeni deneyler yapmasına yardımcı olur.
Fiziksel gelişim, psikomotor gelişim ile paralel gitmektedir ve birbirinden ayrı
düşünülemez. Bir çocuğun çevresini tanıması ve çevresini yönetme becerisine kavuşma
sürecinde ‘motor gelişimi’ son derece önemlidir. Bu süreçte, çocuğun bağımsızlığını
tanımasında ve yönetmesindeki rolü de göz ardı edilmemelidir. Bunun yanı sıra çevresine
uyum sağlaması ve sosyal faaliyetlerde varlık göstermesi için de ‘psikomotor’ gelişim iyi
anlaşılmalıdır. Psikomotor gelişimin sağlıklı olması, fiziksel gelişiminin yanı sıra zihinsel,
duygusal ve sosyal gelişimlerine de önemli katkı sağlar.

Psikomotor Yetenekler


Psikomotor davranışların geliştirilmesi, tüm yaşam boyu sürer. Bu nedenle yüksek
öğretime devam eden öğrenciler, devam etmeyen akranlarına göre daha çok yeni beceri
kazanma ve daha önce kazandıkları becerileri geliştirme olanaklarına sahiptirler. Psikomotor
beceriler, bir işin yapılması sırasında kullanılan bilinçli zihinsel etkinliğin yönlendirdiği
koordineli kas etkinlikleridir. Örneğin el yazısı yazma, daktilo yazma, piyano çalma birer
psikomotor beceridir. Motor yetenek, vücudun bir ya da birden fazla organının katıldığı kas
hareketi ya da işlemidir. Psikomotor öğrenme, çocuğun doğumundan sonra psikomotor
yeteneklerin gelişmesine bağlı kalarak ve yaşı ilerledikçe hızlanarak devam eder. Çocuk
doğduğu anda hareket edebilecek ve bazı psikomotor davranışları yapabilecek durumdadır.
Hatta ana rahmindeyken bile bazı hareketler yaptığı, dış etkilere karşı bazı yalın tepkiler
gösterdiği bilinmektedir. Buna bakarak eğitimciler, eğitim-öğretimin doğumdan önce
başladığını söylerler. Doğumdan sonra psikomotor yetenekler hızla gelişir. Psikomotor
öğrenme, bu yeteneklerin gelişmesine bağlıdır.
Bu psikomotor yetenekler şunlardır: Dikkat, kuvvet, denge, tepki hızı, eş güdüm ve
esneklik.
Dikkat
Dikkat, kelime anlamı ile ‘duygularla düşünceyi, bir olay ve bir nesne üzerinde
toplama’ olarak tanımlanır.
Çocuk; çoğunlukla ilk yıllardan itibaren çevresini tanıma, keşfetme duygusu içindedir.
Çevresinde gördüğü, dokunduğu hissettiği her şeyi algılar. Bebek, önceleri tanıdık kişi ya da
eşyayı gözü ile takip eder; sese tepki verir. Annesini tanır, dikkatle izler. Annesi yanından
ayrılınca ağlar. Sonraları objeyi eli ile tutar, duyu organları ile tanır, algılar ve tanımlar. 9.
aydan itibaren ise nesneye dikkatini yoğunlaştırabilir. Hızla çevreyi keşfetme isteği dikkatini
kısaltsa da bu dikkat eksikliği, farklı ilgi alanlarına yönelmesi ile toparlanacak dikkat
yoğunluğunu sağlayacaktır. 2-3 yaşlarında, duran topa tekme atabilir. 3-4 yaşlarda 3
tekerlekli bisiklete binebilir, makasla kesebilir. 4-5 yaşlarda düz çizgi üzerinde yürüyebilir, 6
yaşına geldiğinde ise topa sopa ile vurabilecek ve tek ayak üzerinde 10 saniye durabilecek
dikkat olgunluğuna erişecektir. Ayrıca erken çocukluk döneminde,“okuma yazmaya hazırlık
çalışmaları” gibi etkinlikler küçük kas motor gelişiminde kullanacağı birçok psikomotor
öğrenme, bir olayın veya işin devamlı ve yoğun bir şekilde dikkatli olarak izlenmesini
gerektirir.
Kuvvet
Bütün psikomotor davranışların öğrenilmesi bir kuvvet
gerektirir. Koşma, atlama, tırmanma, yürüme hatta bir parmağın
kıpırdatılması bile kuvvet ister. Bütün vücudun genel bir
kuvvetinin olması gerektiği gibi; gövdenin kol ve bacakların
elin ve parmakların öğrenilecek psikomotor davranışları
yapabilecek kuvvete sahip olması gerekir. Kuvvet; bir direnci
yenebilme, karşı koyabilme becerisi olarak da tanımlanabilir.
Motor davranışlarda kas ve sinir sisteminin gelişmesi önemli bir
yer tutar. Kemiklerde ve iç organlardaki büyüme doğrultusunda
kaslar, merkezi sinir sisteminin direktifleri ile istenilen
davranışı yapar. Çocuklarda kas kuvvetinin yoğunlaşması yaşa,
cinsiyete, olgunlaşma düzeyine, daha önceki fiziksel etkinlik
aşamalarına ve bedensel ölçülere bağlıdır.
Denge
Denge, belli bir yerde bir hareketi veya pozisyonu sürdürme durumunu devam ettirme
olarak tanımlanabilir. İlk önemli denge biçimleri, oturma ve ayakta durabilmedir.
Çocuklarda motor becerilerde denge, daima önemli bir güdü olacaktır. Vücut kısımlarını,
vücudun ağırlık merkezine göre etkili olarak kullanmayı öğrenecektir. Denge; yürüme,
koşma ve atlama becerilerinin kazanılmasında da çok önemli bir faktördür.
Çocuk ileriki yıllarda dengesinin gelişimi ile iki tekerlekli araçların, tekerlekli patenin
kullanılması gibi pek çok aktiviteye katılabilecektir. Yapılan araştırmalara göre çocuk iki
yaşından önce denge becerisi kazanamamaktadır. Üç yaş civarında tek ayağının üzerinde
3-4 saniye durabilmekte, dört yaşından sonra ise dairesel bir çizginin üzerinde yürüme
becerisi kazanabilmektedir.
Denge yeteneğinin geliştirilebilmesi için psikomotor etkinliklerde denge ile ilgili
çalışmalara ağırlık verilmelidir.‘Harekete hazır olma’ şeklinde ifade edilebilecek olan tepki hızı için vücudun,
dışarıdan aldığı uyarıcılara karşı tepki göstermeye hazır olması gereklidir; Yani vücudun
etkilere karşı tepki göstermeye hazır olması gereklidir, bir etki-tepki sürecidir. Etki ile bu
etkiye yapılan tepkinin arasında geçen zaman, reaksiyon zamanıdır. Reaksiyon zamanı ne
kadar kısa olursa psikomotor öğrenme de o kadar hızlı olur. Psikomotor öğrenmede genel
olarak bütün vücudun tepkiye hazır olması gereklidir. Özellikle kolların, bacakların ve elin
tepki yapabilecek olgunluğa ulaşması gerekir.
Psikomotor davranışların, kendine özgü bir yapılış hızı vardır. Bir davranışın
gerektiğinden az hızda veya çok hızda yapılması hâlinde organizma tehlikeye girebilir.
Örneğin bir makinenin çalışmasını öğrenecek bir öğrencinin gereken hızda hareket
edememesi onun kolunun veya hayatının tehlikeye girmesine sebep olabilir. Psikomotor
öğrenmede özellikle kolun ve parmakların gereken hızı kazanması çok önemlidir.
Eş güdüm (Koordinasyon)
Eş güdüm (koordinasyon), belli bir amaca ulaşmak için; bilinçli motor hareketlerin
devamlılığı, ahenkli ve uyumlu çalışması olarak tanımlanabilir.
Psikomotor öğrenmenin pek çoğu birden fazla organların çalışmasını gerektirir. En
yalın bir davranışta bile göz, el, kol veya ayak, gövde ile ayağın veya iki elin bir düzen
içinde çalışması oldukça zordur. Öğrenilecek davranışları yapacak organları arasında yeterli
koordinasyonu kuramıyorsa çocuk, o davranışı öğrenemez. Bu nedenle
organlar arasındaki yeterli koordinasyonun gelişimi, bedensel olgunluğa
ve alıştırmalara bağlıdır. Organlar arasıdaki eş güdümün artması,
bedensel olgunluk arttıkça ve etkinlikle ilgili alıştırmalar çoğaldıkça
sağlanacaktır. Örneğin 5-6 yaşlarında yapılan ve basit bir etkinlik gibi
gözlenen sanatsal etkinliklerde gözün, parmakların, elin, bileğin ve
gövdenin eş güdüm içerisinde çalışması organlar arasındaki
koordinasyonun arttığını gösterir.





Esneklik
Vücudun gerektiği zaman öne, yana, geriye ve istenen yönlere eğilmesi; yani esnek
olması gereklidir. Gövdenin, bacakların yeterli esnekliğe sahip olmadığı zamanlarda
psikomotor davranışları öğrenmek mümkün değildir.
Özellikle ilk çocukluk döneminde kemikler
kıkırdaksı yapıda olduklarından vücut daha da
esnektir. Kemikler geliştikçe vücut esnekliği azalır.
Esneklik 5-8 yaşlarda sabit kalır. Özellikle 12-13
yaşlarda doruk noktaya ulaşır. Cinsiyet esneklikte
önemlidir. Kız çocuklar, erkek çocuklara oranla daha
esnektir.

0-12 Yaş Çocuklarında Psikomotor Gelişim Aşamaları


Psikomotor gelişim sürecinde içten ve dıştan gelen süreçlerin etkileşiminin sonucu
olarak basit reflekslerle başlayan baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü aşamalar şeklinde
gelişir. Benzer şekilde motor becerilerin temeli olan oturma, emekleme, yürüme, koşma,
atlama, tırmanma gibi büyük kas motor etkinlikleri ve uzanma, tutma, bırakma, fırlatma gibi
elin yönetimi ile ilgili küçük kas motor etkinlikleri de aşamalar hâlinde gelişir
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst