Puanları
0
Solutions
0
- Katılım
- 28 Ara 2008
- Mesajlar
- 218
- Tepki Skoru
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 35
- Konum
- bitlis-kayseri
ÖĞRETMEN ALIMI İÇİN YENİ BİR SINAV ÖNERİSİ
ÖSS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yeniden alevlenen “Eğitim sistemimiz çöktü” tartışmasında her şey konuşuldu ama öğretmenler ile ilgili pek bir şey söylenmedi.
Öğretmen adaylarına soracak olursanız, işte ÖSS’yi kazanmışlardır, üniversiteyi bitirmişlerdir, daha sınava ne gerek vardır, bir an önce atanmaları lazımdır.
Oysa nüfusu, özellikle de genç nüfusu fazla olan bir ülkede istihdamın sınavla olmasından daha doğal bir şey olamaz. Bir pozisyona birden fazla aday var ise bu pozisyonu doldurmak için sınav yapılmasından daha doğal ne olabilir
Sanıyorum bu noktada itiraz “Üniversitede okumuş olmak” ile ilgili. Ülkemizde üniversiteye gitme arzusu tavan yapmış vaziyette. Hemen herkes bir şekilde üniversitede okumuş olmak istiyor. Bunda, üniversitede okuduktan sonra daha kolay iş bulunabileceği tahmini ile toplumda daha yüksek bir statüye sahip olmak isteği etkili.
Hâlbuki bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin, herkesin üniversitede okumuş olmasına değil, herkesin bir meslek sahibi olmasına ihtiyacı var. “Ara Eleman” denilen geniş bir kesim olması gerekiyor, gelişmek için. Oysa bizim ülkemizde herkes bilgi toplumuna geçmişiz gibi yüksek statülü masa başı iş peşinde. Böyle olunca da, olan işlere yüz verilmiyor, daha iyisi aranıyor ve dolayısıyla da işsiz kalınıyor.
Öğretmen adaylarının konumu da bundan farksız değil. Öncelikle “Öğretmen Lise”lerinin ölmüş olması çok ciddi bir sorun. Öğretmen olmak isteyen birinin liseden itibaren bu yönde bir eğitim görmüş olması gerek.
Bugünkü sistemde öğretmen adayları üniversiteyi bitirdikten sonra KPSS’ye giriyorlar, KPSS’deki Genel Yetenek ve Genel Kültür testleri ile Eğitim Bilimleri testinin sonuçlarına göre atanıyorlar. Bu kadar. Oysa bu sınavın daha başka kriterlerle zenginleştirilmesi gerek.
Çünkü bugünkü sistemde öğretmen adayının üniversitedeki başarısı, yüksek lisans yapıp yapmadığı, branşında ne derece yetkin olduğu ölçülemiyor.
Öğretmen adayları için KPSS’den ayrı bir sınavın yapılması gerekiyor. Yine KPSS gibi iki günlük bir sınav olarak Öğretmen Seçme Sınavı türü bir sınavın, öğretmenleri kişisel özelliklerine göre ayırt edebilecek bir biçimde dizayn edilmesi gerekiyor.
KPSS Cumartesi oturumu olarak bilinen Genel Yetenek (GY) ve Genel Kültür (GK) testleri ile Eğitim Bilimleri (EB) testi ve öğretmen adaylarında bugün dikkate alınmayan Yabancı Dil (YD) testinin Cumartesi günü yapılması ve ayrıca Pazar günü, sabah Türkçe-Edebiyat ve Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, Felsefe), öğleden sonra da Matematik-Geometri ve Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) testleri yapılmalı.
Cumartesi günkü sınavlara bütün öğretmen adayları girmeli, Pazar günkü sınavlardaki testleri ise branşlarına göre çözmeli.
Mesela müzik öğretmeni adayı için, sadece Cumartesi günkü GK-GY ve EB testleri esas alınarak hesaplanan puan geçerli olmalı.
Mesela Fizik öğretmeni olmak isteyen biri, hem Cumartesi günkü sınavlara, hem de Pazar günkü öğleden sonra oturumuna katılmalı. Böylece bu kişinin hem GY ve GK düzeyleri ile EB bilgisi ölçülmüş hem de “Öğretmen” olacağı branş ve bununla ilgili diğer dersler hakkındaki yetkinliği ölçülmüş olur. Tabii burada ağırlıklı olarak Fizik testi belirleyici olmalı, Kimya ve Matematik testlerinin ağırlığı az olmalı.
Yani, bugün KPSS A Grubu için uygulanan sistem öğretmen adaylarına da uygulanmalı. Bugün mesela Kaymakam adaylığı için adaylar hem GK-GY testlerini hem de Hukuk-İktisat-Maliye-Kamu Yönetimi testlerini çözüyor ve kaymakam adaylığı sınavı için talep edilen puan türünde bu dersler, en ağırlık taşıyanı Kamu Yönetimi testi olmak üzere, esas alınıyor.
Ayrıca, öğretmen adayının diploma notu ve yapmış ise yüksek lisans öğrenimi dikkate alınmalı ve aldığı puana bir şekilde eklenmeli.
Bu yeni sistemde öğretmen adayları sadece GK-GY ve EB testlerine odaklanmaktan kurtulacaklar, üniversitede gördüğü eğitimin de dikkate alınmasıyla birlikte alanında daha yetkin kişiler öğretmen olarak atanacaklar.
YÖK, üniversiteye girişte katsayı uygulamasını kaldırdı ve yeni bir ÖSS sistemi kurdu; şimdi sıra öğretmen adayları için yapılan sınavı ıslah etmekte.
ÖSS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yeniden alevlenen “Eğitim sistemimiz çöktü” tartışmasında her şey konuşuldu ama öğretmenler ile ilgili pek bir şey söylenmedi.
Öğretmen adaylarına soracak olursanız, işte ÖSS’yi kazanmışlardır, üniversiteyi bitirmişlerdir, daha sınava ne gerek vardır, bir an önce atanmaları lazımdır.
Oysa nüfusu, özellikle de genç nüfusu fazla olan bir ülkede istihdamın sınavla olmasından daha doğal bir şey olamaz. Bir pozisyona birden fazla aday var ise bu pozisyonu doldurmak için sınav yapılmasından daha doğal ne olabilir
Sanıyorum bu noktada itiraz “Üniversitede okumuş olmak” ile ilgili. Ülkemizde üniversiteye gitme arzusu tavan yapmış vaziyette. Hemen herkes bir şekilde üniversitede okumuş olmak istiyor. Bunda, üniversitede okuduktan sonra daha kolay iş bulunabileceği tahmini ile toplumda daha yüksek bir statüye sahip olmak isteği etkili.
Hâlbuki bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin, herkesin üniversitede okumuş olmasına değil, herkesin bir meslek sahibi olmasına ihtiyacı var. “Ara Eleman” denilen geniş bir kesim olması gerekiyor, gelişmek için. Oysa bizim ülkemizde herkes bilgi toplumuna geçmişiz gibi yüksek statülü masa başı iş peşinde. Böyle olunca da, olan işlere yüz verilmiyor, daha iyisi aranıyor ve dolayısıyla da işsiz kalınıyor.
Öğretmen adaylarının konumu da bundan farksız değil. Öncelikle “Öğretmen Lise”lerinin ölmüş olması çok ciddi bir sorun. Öğretmen olmak isteyen birinin liseden itibaren bu yönde bir eğitim görmüş olması gerek.
Bugünkü sistemde öğretmen adayları üniversiteyi bitirdikten sonra KPSS’ye giriyorlar, KPSS’deki Genel Yetenek ve Genel Kültür testleri ile Eğitim Bilimleri testinin sonuçlarına göre atanıyorlar. Bu kadar. Oysa bu sınavın daha başka kriterlerle zenginleştirilmesi gerek.
Çünkü bugünkü sistemde öğretmen adayının üniversitedeki başarısı, yüksek lisans yapıp yapmadığı, branşında ne derece yetkin olduğu ölçülemiyor.
Öğretmen adayları için KPSS’den ayrı bir sınavın yapılması gerekiyor. Yine KPSS gibi iki günlük bir sınav olarak Öğretmen Seçme Sınavı türü bir sınavın, öğretmenleri kişisel özelliklerine göre ayırt edebilecek bir biçimde dizayn edilmesi gerekiyor.
KPSS Cumartesi oturumu olarak bilinen Genel Yetenek (GY) ve Genel Kültür (GK) testleri ile Eğitim Bilimleri (EB) testi ve öğretmen adaylarında bugün dikkate alınmayan Yabancı Dil (YD) testinin Cumartesi günü yapılması ve ayrıca Pazar günü, sabah Türkçe-Edebiyat ve Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, Felsefe), öğleden sonra da Matematik-Geometri ve Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) testleri yapılmalı.
Cumartesi günkü sınavlara bütün öğretmen adayları girmeli, Pazar günkü sınavlardaki testleri ise branşlarına göre çözmeli.
Mesela müzik öğretmeni adayı için, sadece Cumartesi günkü GK-GY ve EB testleri esas alınarak hesaplanan puan geçerli olmalı.
Mesela Fizik öğretmeni olmak isteyen biri, hem Cumartesi günkü sınavlara, hem de Pazar günkü öğleden sonra oturumuna katılmalı. Böylece bu kişinin hem GY ve GK düzeyleri ile EB bilgisi ölçülmüş hem de “Öğretmen” olacağı branş ve bununla ilgili diğer dersler hakkındaki yetkinliği ölçülmüş olur. Tabii burada ağırlıklı olarak Fizik testi belirleyici olmalı, Kimya ve Matematik testlerinin ağırlığı az olmalı.
Yani, bugün KPSS A Grubu için uygulanan sistem öğretmen adaylarına da uygulanmalı. Bugün mesela Kaymakam adaylığı için adaylar hem GK-GY testlerini hem de Hukuk-İktisat-Maliye-Kamu Yönetimi testlerini çözüyor ve kaymakam adaylığı sınavı için talep edilen puan türünde bu dersler, en ağırlık taşıyanı Kamu Yönetimi testi olmak üzere, esas alınıyor.
Ayrıca, öğretmen adayının diploma notu ve yapmış ise yüksek lisans öğrenimi dikkate alınmalı ve aldığı puana bir şekilde eklenmeli.
Bu yeni sistemde öğretmen adayları sadece GK-GY ve EB testlerine odaklanmaktan kurtulacaklar, üniversitede gördüğü eğitimin de dikkate alınmasıyla birlikte alanında daha yetkin kişiler öğretmen olarak atanacaklar.
YÖK, üniversiteye girişte katsayı uygulamasını kaldırdı ve yeni bir ÖSS sistemi kurdu; şimdi sıra öğretmen adayları için yapılan sınavı ıslah etmekte.