ALINTIDIR....
PSİKOLOG ŞEBNEM KARTAL
ÇOCUKTA CİNSELLİĞE İLGİ
Çocukların cinsel konulara ilgi duymaya başlaması genellikle üç yaş civarında olur. Bu dönemde, ilk aşama çocuğun kendi cinsiyetinin bilincine varmasıdır. Çocuklar kendi cinsiyetlerini keşfetmelerine paralel olarak karşı cinsi keşfetmeye çalışır ve karşı cinsle kendi cinsleri arasındaki farklılıkları inceler. Bu dönemdeki ikinci aşamada çocuklar cinsel kimliklerine sahip çıkmaya başlar. Kız çocuklarının sürekli elbise ve etek giyme konusundaki ısrarları, erkek çocuklarının külotlu çorap giymeye karşı dirençleri cinsel kimlik davranışlarının belirgin örnekleridir.
Çocuğun gelişimiyle ilgili her konuda olduğu gibi, cinsiyetin keşfedilmesi ve cinselliğe ilgi konusunda da çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır. Kimi çocuk iki yaşında bu konulara ilgi duymaya başlarken, kimisi dört yaşına doğru ilgi duymaya başlar. Çocuğunuzun cinsiyetini keşfetmeye başladığı dönemde olduğunu hem davranışlarından, hem de sorduğu sorulardan anlayabilirsiniz. Eğer çocuğunuz, aşağıdaki maddelere uygun davranıyorsa, kendi cinsiyetini ve karşı cinsi tanımaya çalıştığı bir dönemdedir;
çıplak dolaşmaktan hoşlanıyorsa,
aynanın karşısında soyunup, kendini seyrediyorsa,
cinsel organıyla oynuyorsa,
kendi kendini uyarıyorsa (mastürbasyon),
karşı cinsten çocuk ve yetişkinlerin bedenlerine ilgi duyuyor ve onları ellemeye çalışıyorsa,
karşı cinsten kişileri çıplak görmeye çalışıyorsa,
kendi cinsinden veya karşı cinsten kişilerle dudaktan öpüşmek istiyorsa,
televizyonda, dergi ve gazetelerde yer alan, cinselliğin ön plana çıktığı resim ve sahnelere diğerlerinden daha fazla ilgi duyuyorsa,
cinsiyet farklılığının ortaya çıktığı oyunlara ilgi duyuyorsa ve
karşı cinsi tanımak, karşı cinsle kendi cinsi arasındaki farklılıkları ve insanların nasıl ürediğini öğrenmek amacıyla aşağıdaki örneklere benzer sorular soruyorsa;
ben dünyaya nasıl geldim?
kızların neden pipisi yok veya erkeklerin neden pipisi var?
kızlar neden toka takar?
erkekler neden etek giymez?
annelerin neden bıyıkları yoktur?
babalar neden ruj sürmez?
kızlar neden ayakte çiş yapamaz?
ANNE-BABALARIN CİNSELLİKLE İLGİLİ TUTUMLARI
Anne-babaların çoğu cinsel kimliğini bulmaya çalışan bu yaş dönemi çocuğun davranışları ve sorduğu sorular karşısında bocalar. Her anne-baba kendi eğitimine, sosyo-kültürel düzeyine, aile yapısına, ahlaki değerlerine ve inançlarına uygun olarak çocuğun sorularını yanıtlar ve davranışlarına tepki gösterir. Anne-babaların bu konuyla ilgili tutumlarını aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz;
Baskılayıcı - yasaklayıcı tutumlar
Cezalandırıcı tutumlar
Hoşgörülü - bilgilendirici tutumlar
Pekiştirici tutumlar
Baskılayıcı - yasaklayıcı tutumlar:
Bazı anne-babalar, çocuğun cinsellikle ilgili konuşmasının, bu konuyla ilgili soru sormasının yanlış olduğunu düşünürler. Bu düşünce, toplumumuzda halen cinselliğin bir tabu olarak algılanmasından kaynaklandığı gibi, cinsellikle ilgili konuların üzerinde fazla durulmasının ve cinsellikle ilgili davranışların çocuğa zarar verdiği inancından da kaynaklanır. Bu düşünceye sahip anne-babalar, çocuğun cinsellikle ilgili sorduğu sorulara bazen çocuğu azarlayarak yüzeysel cevaplar verirler, bazen de çocukların bu tip sorular sormaması gerektiğini ve cinsellikle ilgili konuşmanın ayıp olduğunu ifade ederler. Bu tutumu benimseyen anne-babaların birçoğu çocuğun cinsel kimliğini kazanma sürecinde sergilediği davranışları baskılar. Örneğin, kız çocuğunun etek giymesine izin vermez veya etek giydiğinde bacaklarını açmaması konusunda onu uyarır; erkek çocuğun çıplak dolaşmasına ve cinsel organına bakmasına izin vermez. Bu tutumu sergileyen anne-babaların kız çocuklarına, erkek çocuklarına oranla daha fazla yasaklama getirdikleri gözlenir. Cinselliğe ilişkin baskılayıcı tutumu olan anne-babaların çocuğun kendi kendini uyarma (mastürbasyon) karşı gösterdiği tepki de sert olur. Anne-baba, çocuğun cinsel organına bakmasını ve ellemesini, kendi kendini uyarma davranışını sert tepkilerle engeller, yasaklar. Bu yasağın sebebi genellikle, anne-babanın cinsellikle ilgili tabularından ve çocuğun ileride cinselliğe aşırı düşkün biri olmasından korkmasından kaynaklanır.
Cezalandırıcı tutumlar:
Cezalandırıcı tutumu olan anne-babalar çocuğun cinselliğini keşfetmesini baskılamakla yetinmez, cinsellikle ilgili davranışlarını cezalandırırlar. Örneğin; karşı cinsten kişilerin bedenlerini ellemeye çalışan çocuğa odasından çıkmama cezası verirler. Bu tutumu benimseyen anne-baba çocuğun kendi kendini uyarmasına (mastürbasyon) çok ağır cezalar verebilir; cinsel organıyla oynayan çocuğun cinsel organının kibritle yakılması veya çocuğun dövülmesi gibi cezalar maalesef halen uygulanmaktadır. Bu tip cezalar ailenin, çocuğun psikolojisine ve eğitimine yaklaşımının ne derece sağlıksız olduğunu göstermekle kalmayıp, kendilerinin de cinselliği ne kadar sağlıksız algıladıklarını göstermektedir. Bu tablonun en trajik yanı ise, bu tip ağır cezaların sadece kırsal kesimde değil, büyük kentlerde ve eğitimli anne-babalar tarafından da uygulanıyor olmasıdır. Baskılayıcı-yasaklayıcı ve cezalandırıcı tutumlar bazen çocuğun cinsel konulara olan ilgisinin azalmasına neden olabilir. Cinsellikle ilgili davranışlara verilen cezalar çocuğun ergenlik ve yetişkinlik döneminde önemli psikolojik sorunlar yaşamasına neden olabilir. Cinselliğini keşfetmeye çalıştığı dönemde baskılanan veya cezalandırılan çocuk, ileri yaşlarında karşı cinsle ilişkiye girmekten korkabilir, cinsel sorunlar yaşayabilir, cinselliğini yaşamaktan zevk almayabilir veya cinselliğini yaşamaktan suçluluk duyabilir. Yetişkin kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunların altında, çocuklukta cinselliğe ilişkin geliştirilen duygu ve düşüncelerin ve edinilen tutumların çok büyük etkisinin olduğu görülmektedir.
Hoşgörülü - bilgilendirici tutum:
Bu tutumu benimseyen anne-babalar çocuğun sorduğu sorulara, çocuğun içinde bulunduğu yaş dönemine uygun yeterli bilgi verirler. Çocuğun cinsel konulara olan ilgisini hoşgörüyle karşılar, bu konuda çocuğa yasaklama getirmez ve çocuğun davranışlarını cezalandırmazlar. Çocuğun cinsellikle ilgili davranışlarının aşırıya kaçtığını düşündükleri zamanlarda dikkatini başka bir yöne çekmeye çalışırlar. Diğer zamanlarda ise çocuğun bu tip davranışlarını görmezden gelerek pekiştirmemeye çalışırlar. Çocuğun cinselliğine ilişkin en sağlıklı tutum hoşgörülü-bilgilendirici tutumdur.
.
PSİKOLOG ŞEBNEM KARTAL
ÇOCUKTA CİNSELLİĞE İLGİ
Çocukların cinsel konulara ilgi duymaya başlaması genellikle üç yaş civarında olur. Bu dönemde, ilk aşama çocuğun kendi cinsiyetinin bilincine varmasıdır. Çocuklar kendi cinsiyetlerini keşfetmelerine paralel olarak karşı cinsi keşfetmeye çalışır ve karşı cinsle kendi cinsleri arasındaki farklılıkları inceler. Bu dönemdeki ikinci aşamada çocuklar cinsel kimliklerine sahip çıkmaya başlar. Kız çocuklarının sürekli elbise ve etek giyme konusundaki ısrarları, erkek çocuklarının külotlu çorap giymeye karşı dirençleri cinsel kimlik davranışlarının belirgin örnekleridir.
Çocuğun gelişimiyle ilgili her konuda olduğu gibi, cinsiyetin keşfedilmesi ve cinselliğe ilgi konusunda da çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır. Kimi çocuk iki yaşında bu konulara ilgi duymaya başlarken, kimisi dört yaşına doğru ilgi duymaya başlar. Çocuğunuzun cinsiyetini keşfetmeye başladığı dönemde olduğunu hem davranışlarından, hem de sorduğu sorulardan anlayabilirsiniz. Eğer çocuğunuz, aşağıdaki maddelere uygun davranıyorsa, kendi cinsiyetini ve karşı cinsi tanımaya çalıştığı bir dönemdedir;
çıplak dolaşmaktan hoşlanıyorsa,
aynanın karşısında soyunup, kendini seyrediyorsa,
cinsel organıyla oynuyorsa,
kendi kendini uyarıyorsa (mastürbasyon),
karşı cinsten çocuk ve yetişkinlerin bedenlerine ilgi duyuyor ve onları ellemeye çalışıyorsa,
karşı cinsten kişileri çıplak görmeye çalışıyorsa,
kendi cinsinden veya karşı cinsten kişilerle dudaktan öpüşmek istiyorsa,
televizyonda, dergi ve gazetelerde yer alan, cinselliğin ön plana çıktığı resim ve sahnelere diğerlerinden daha fazla ilgi duyuyorsa,
cinsiyet farklılığının ortaya çıktığı oyunlara ilgi duyuyorsa ve
karşı cinsi tanımak, karşı cinsle kendi cinsi arasındaki farklılıkları ve insanların nasıl ürediğini öğrenmek amacıyla aşağıdaki örneklere benzer sorular soruyorsa;
ben dünyaya nasıl geldim?
kızların neden pipisi yok veya erkeklerin neden pipisi var?
kızlar neden toka takar?
erkekler neden etek giymez?
annelerin neden bıyıkları yoktur?
babalar neden ruj sürmez?
kızlar neden ayakte çiş yapamaz?
ANNE-BABALARIN CİNSELLİKLE İLGİLİ TUTUMLARI
Anne-babaların çoğu cinsel kimliğini bulmaya çalışan bu yaş dönemi çocuğun davranışları ve sorduğu sorular karşısında bocalar. Her anne-baba kendi eğitimine, sosyo-kültürel düzeyine, aile yapısına, ahlaki değerlerine ve inançlarına uygun olarak çocuğun sorularını yanıtlar ve davranışlarına tepki gösterir. Anne-babaların bu konuyla ilgili tutumlarını aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz;
Baskılayıcı - yasaklayıcı tutumlar
Cezalandırıcı tutumlar
Hoşgörülü - bilgilendirici tutumlar
Pekiştirici tutumlar
Baskılayıcı - yasaklayıcı tutumlar:
Bazı anne-babalar, çocuğun cinsellikle ilgili konuşmasının, bu konuyla ilgili soru sormasının yanlış olduğunu düşünürler. Bu düşünce, toplumumuzda halen cinselliğin bir tabu olarak algılanmasından kaynaklandığı gibi, cinsellikle ilgili konuların üzerinde fazla durulmasının ve cinsellikle ilgili davranışların çocuğa zarar verdiği inancından da kaynaklanır. Bu düşünceye sahip anne-babalar, çocuğun cinsellikle ilgili sorduğu sorulara bazen çocuğu azarlayarak yüzeysel cevaplar verirler, bazen de çocukların bu tip sorular sormaması gerektiğini ve cinsellikle ilgili konuşmanın ayıp olduğunu ifade ederler. Bu tutumu benimseyen anne-babaların birçoğu çocuğun cinsel kimliğini kazanma sürecinde sergilediği davranışları baskılar. Örneğin, kız çocuğunun etek giymesine izin vermez veya etek giydiğinde bacaklarını açmaması konusunda onu uyarır; erkek çocuğun çıplak dolaşmasına ve cinsel organına bakmasına izin vermez. Bu tutumu sergileyen anne-babaların kız çocuklarına, erkek çocuklarına oranla daha fazla yasaklama getirdikleri gözlenir. Cinselliğe ilişkin baskılayıcı tutumu olan anne-babaların çocuğun kendi kendini uyarma (mastürbasyon) karşı gösterdiği tepki de sert olur. Anne-baba, çocuğun cinsel organına bakmasını ve ellemesini, kendi kendini uyarma davranışını sert tepkilerle engeller, yasaklar. Bu yasağın sebebi genellikle, anne-babanın cinsellikle ilgili tabularından ve çocuğun ileride cinselliğe aşırı düşkün biri olmasından korkmasından kaynaklanır.
Cezalandırıcı tutumlar:
Cezalandırıcı tutumu olan anne-babalar çocuğun cinselliğini keşfetmesini baskılamakla yetinmez, cinsellikle ilgili davranışlarını cezalandırırlar. Örneğin; karşı cinsten kişilerin bedenlerini ellemeye çalışan çocuğa odasından çıkmama cezası verirler. Bu tutumu benimseyen anne-baba çocuğun kendi kendini uyarmasına (mastürbasyon) çok ağır cezalar verebilir; cinsel organıyla oynayan çocuğun cinsel organının kibritle yakılması veya çocuğun dövülmesi gibi cezalar maalesef halen uygulanmaktadır. Bu tip cezalar ailenin, çocuğun psikolojisine ve eğitimine yaklaşımının ne derece sağlıksız olduğunu göstermekle kalmayıp, kendilerinin de cinselliği ne kadar sağlıksız algıladıklarını göstermektedir. Bu tablonun en trajik yanı ise, bu tip ağır cezaların sadece kırsal kesimde değil, büyük kentlerde ve eğitimli anne-babalar tarafından da uygulanıyor olmasıdır. Baskılayıcı-yasaklayıcı ve cezalandırıcı tutumlar bazen çocuğun cinsel konulara olan ilgisinin azalmasına neden olabilir. Cinsellikle ilgili davranışlara verilen cezalar çocuğun ergenlik ve yetişkinlik döneminde önemli psikolojik sorunlar yaşamasına neden olabilir. Cinselliğini keşfetmeye çalıştığı dönemde baskılanan veya cezalandırılan çocuk, ileri yaşlarında karşı cinsle ilişkiye girmekten korkabilir, cinsel sorunlar yaşayabilir, cinselliğini yaşamaktan zevk almayabilir veya cinselliğini yaşamaktan suçluluk duyabilir. Yetişkin kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunların altında, çocuklukta cinselliğe ilişkin geliştirilen duygu ve düşüncelerin ve edinilen tutumların çok büyük etkisinin olduğu görülmektedir.
Hoşgörülü - bilgilendirici tutum:
Bu tutumu benimseyen anne-babalar çocuğun sorduğu sorulara, çocuğun içinde bulunduğu yaş dönemine uygun yeterli bilgi verirler. Çocuğun cinsel konulara olan ilgisini hoşgörüyle karşılar, bu konuda çocuğa yasaklama getirmez ve çocuğun davranışlarını cezalandırmazlar. Çocuğun cinsellikle ilgili davranışlarının aşırıya kaçtığını düşündükleri zamanlarda dikkatini başka bir yöne çekmeye çalışırlar. Diğer zamanlarda ise çocuğun bu tip davranışlarını görmezden gelerek pekiştirmemeye çalışırlar. Çocuğun cinselliğine ilişkin en sağlıklı tutum hoşgörülü-bilgilendirici tutumdur.
.