Çalışma saatlerimiz

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan zeyneperol
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 0:17
anaokullarının çalışma saatleri illerde valilikler ilçelerde kaymakamlıkllarca belirlenir yani bunu millie ğitimle dahi bir ilgisi yok sadece çalışma saatlerinin belirlenmesinde mülki amirlere öneri yazısı yazılır ve vali yada kaymakamlığın onyaıyla bu sürdürülür yapan müüdürününüz ne yapmaya çalışıyorsa yanlış yapıyor maalesef.....
 
ŞAŞKIN ÖRDEK...hocam bir sakıncası yoksa hangi ilde görev yaptığınızı belirtebilirmisiniz... biz hala 8:00-17:00çalışıyoruz. teşekkürler ve başarılar...
 
yönetmeliğimizde anaokullarında öğle yemeği için 60-90 dakika öğretmen çocukların düzenli yemek yemelrini sağlar ama bunun için hiçbir ücret ödenmez ibaresi varbu konudayürütmeyi duurdurma kararı verilmiş biz şimdi ne yapacağız bilen varmı acaba.[/color][/size][/font]
 
ben tam gün çalışıyorum.Bilgi verirsen çok sevinirim.Çünkü 33 öğrenci ile çalışmak oldukça yorucu.Şimdiden teşekkürler.
 
Bilmeyenler için olay şuydu :
MADDE 3 — Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Temel Çalışma Kuralları

Madde 8 — Okul öncesi eğitim kurumlarında eğitim yılı süresinin 180 iş günü olması esastır. Ancak, kurumların eğitim-öğretim yılı içinde eğitime açılması ve zorunlu olarak eğitime ara verilmesi durumlarında bu süre aranmaz.

Bir gruptaki çocuk sayısının 10 dan az, 25 den fazla olmaması esastır. Çocuk sayısı fazla olduğu takdirde ikinci grup oluşturulur. Ancak, her bir grubun azamî çocuk sayısı dolmadan yeni grup oluşturulamaz.

Okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız olması esastır. Bir çalışma saati süresi 50 dakikadır. Tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verilir. Bu sürede öğretmenler çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte yemeğe katılırlar. Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

----------------------
Sonra dava açıldı :
Davacı : TÜRK EĞİTİM SEN
(Türkiye Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu
Kamu Çalışanları Sendikası)

Vekili : Av. Nihat Kılıç
Necatibey Cad. 27/12 Kızılay/Ankara (231 35 20/21)

Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı

Konu : Davalı idare tarafından hazırlanarak 20/2/2006 tarihli 26086 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına Dair yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. Fıkrasının, “Tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verilir. Bu sürede öğretmenler çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte yemeğe katılırlar. Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” Cümlesinin İptali, ve bu fıkra hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebidir.


OLAYLAR VE AÇIKLAMALAR


1- Davalı idare tarafından 20/2/2006 tarihinde “Okul Öncesi Eğitim KurumlarYönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik” yayınlanmıştır. Ek-2
2- Yönetmelik kapsamında 8. Madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

"Temel Çalışma Kuralları

Madde 8 — Okul öncesi eğitim kurumlarında eğitim yılı süresinin 180 iş günü olması esastır. Ancak, kurumların eğitim-öğretim yılı içinde eğitime açılması ve zorunlu olarak eğitime ara verilmesi durumlarında bu süre aranmaz.

Bir gruptaki çocuk sayısının 10 dan az, 25 den fazla olmaması esastır. Çocuk sayısı fazla olduğu takdirde ikinci grup oluşturulur. Ancak, her bir grubun azamî çocuk sayısı dolmadan yeni grup oluşturulamaz.

Okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız olması esastır. Bir çalışma saati süresi 50 dakikadır. Tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verilir. Bu sürede öğretmenler çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte yemeğe katılırlar. Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.”

3- Söz konusu bu maddede yer alan, “Tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verilir. Bu sürede öğretmenler çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte yemeğe katılırlar. Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” Paragrafı hukuka aykırı olup iptal edilmesi gerekmektedir.
4- Çünkü eğitim hizmeti sürekli bir hizmet olup, sarf edilen mesainin tamamı, çalışma süresinin hesaplanmasında dikkate alınmalıdır. Bunun harici kararlar hak kaybına ve mağduriyete neden olacaktır. Bu işlemin devamı halinde bir çok öğretmen mağdur olacaktır. Çünkü yemek sürecinde öğrencilerin başında beklemek öğretmenlerin asli görevlerinden olup bu sürenin de ek ders etkinliğinden sayılması gerekmektedir.
5- Bu gibi idari işlemlerde idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, anayasa, kanun, kamu yararı, amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu itibarla takdire dayalı idari işlemlerin yargısal denetiminde Anayasa, yasa, kamu yararı, amacı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiklerinin tespit edilmesi halinde bu işlemlerin idari yargı yerlerince iptal edilecekleri kuşkusuzdur.
6- Anayasanın 2. Maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmakta, 138. Maddesinin son fıkrasında ise, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare hiçbir surette mahkeme kararlarını değiştiremez" yolunda çok açık ve kesin bir buyurucu kurala yer verilmektedir. Davalı idarenin eylemi bu kapsamda değerlendirilmeli ve buna göre işlem yapılmalı ve iptal edilmelidir.


Hukuki Dayanak : Anayasa, İYUK ve ilgili her türlü yasa

Hukuki Delil : Yönetmelikler, yargı kararları


Sonuç : Yukarıda kısaca arz ve izah edilen ve sayın heyetinizce resen görülecek nedenlerle, Davalı idare tarafından hazırlanarak 20/2/2006 tarihli 26086 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına Dair yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. Fıkrasının, “Tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verilir. Bu sürede öğretmenler çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte yemeğe katılırlar. Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.”cümlesinin İptaline karar verilmesini, ve bu fıkra hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmesini, yargılama vekalet ve sair tüm giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.


Davacı vekili
Av. Nihat Kılıç
----------------
Sonra eğitimsenden bir açıklama yapıldı :
Bilindiği üzere; Resmi Gazete’nin 8.6.2004 günlü 25486. sayısında yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin kimi kuralları, 20.2.2006 günlü, 26086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle değiştirilmişti. Değiştirilen bu kurallar arasında, anılan yönetmeliğin 8. maddesi de bulunuyordu. Bu maddenin 3. fıkrasında; okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız olmasının esas (bir çalışma saati süresinin 50 dakika) olduğu, tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verileceği, bu sürede öğretmenlerin çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için onlarla birlikte yemeğe katılacakları belirtildikten sonra “...Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” biçiminde bir tümceye yer verilmişti. Böylece, okulöncesi eğitim kurumları öğretmenlerinin yönetmelik ile yapmaları zorunlu kılınan bir görev için harcadıkları zaman, çalışma saatleri dışında tutulmuş olmaktaydı.


Sendikamız, 13.3.2006 günlü dilekçe ile Danıştay’a başvurarak, okulöncesi eğitim kurumu öğretmenlerine yapılması zorunlu bir görev verilmesini, ancak bu görev için harcanan zamanın çalışma süresinden sayılmamasını sağlayan düzenlemenin iptalini, öncelikle yürütülmesinin durdurulmasını istemişti. Danıştay Sekizinci Dairesi istemimizi haklı bulmuş ve 16.06.2006 günlü, 2006/1124 esas numaralı kararla, okulöncesi eğitim kurumları yönetmeliğinin değişik 8. maddesinin 3. fıkrasındaki “...Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” tümcesinin yürütmesini durdurmuştur.


Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay kararını, en geç 30 (otuz) gün içinde uygulamak zorundadır. Bu zamana değin sendikamız, bakanlığın konuya ilişkin yargı kararını yerine getirdiğini gösteren herhangi bir bilgi, belge ya da kanıta ulaşamamıştır.


Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin kimi kurallarını değiştiren yönetmeliğin Resmi Gazete’de Resmi Gazete’de yayımlandığı 20.02.2006 gününden bu yana görevli oldukları kurumlarda 60-90 dakika fazla çalıştırılan okulöncesi eğitim kurumu öğretmenleri, aşağıda sıralanan yol ve yöntemlerden de yararlanarak yürütmesi durdurulan düzenlemeden kaynaklanan hak yitimlerinin önlenmesi için çalışabilirler:


1. Yürütülmesi durdurulan yönetmelik kuralına göre işlem gören öğretmenler, görevli bulundukları eğitim kurumu müdürlüklerine Danıştay kararından yararlandırılmalarını sağlamak amacıyla başvurabilirler. Başvuru dilekçesinde şu istemler yer alabilir.


a) Düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte bulundukları 60-90 dakikanın çalışma sürelerinden sayılması,


b) Çocuklarla birlikte bulunmak zorunda bırakıldıkları 60-90 dakikalık sürenin çalışma sürelerinden sayılması olanaksızsa, kendilerine bu fazla çalışma süresi için ek ders ücreti tutarında tazminat ödenmesi,


c) 20.2.2006 gününden bu yana günde 60-90 dakika fazla çalışmaktan kaynaklanan zararlarının (ek ders ücretine eşit olacak biçimde ve anılan günden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte) tazminat olarak verilmesi.


2. Yönetimin alışılmış uygulaması, bu başvurudan olumlu bir sonuç beklemenin zor olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin başvurusu karşısında yönetimin sessiz kalması ya da başvuruyu reddetmesi daha gerçekçi bir beklenti olarak görünmektedir. Başvuru reddedilir ya da altmış gün içinde yanıtlanmazsa, yapılabilecek çok sayıda hukuksal girişim vardır. Bunlardan birkaçı şöyle sıralanabilir:


a) Başvurulara altmış gün içinde olumsuz yanıt alınması ya da hiç yanıt alınamaması durumunda, olumsuz yanıtın duyurulduğu (hiç yanıt alınamamışsa başvuru gününden sonra geçecek altmış günlük sürenin bittiği) günde, görevli ve yetkili idare mahkemelerinde tam yargı davası açılarak Danıştay kararının uygulanmamasından kaynaklanan zararların giderilmesi istenebilir.


b) Danıştay kararını uygulamayan ya da sonuçsuz bırakan kamu görevlileri hakkında genel mahkemelerde (zararın tutarına göre sulh ya da asliye hukuk mahkemelerinde) kişisel sorumluluk kurallarına dayanılarak tazminat davaları da açabilir; öğretmenler uğradıkları zararların yargı kararını uygulamamakta direnen kamu görevlilerince karşılanmasına karar verilmesinin sağlanmasına çalışılabilir.


c) Danıştay kararını uygulamayan kamu görevlileri hakkında yargı kararını uygulamadıkları, uygulamış görüntüsü yaratarak sonuçsuz bıraktıkları ya da etkisizleştirdikleri gerekçesi ile ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına ya da soruşturma izni vermeye yetkili merciye şikâyette bulunulabilir.


d) Suç duyurusu üzerine ilgili cumhuriyet başsavcılığı; yargı kararını uygulamayan, savsaklayan, sonuçsuz ya da etkisiz bırakmayı amaçlayan kamu görevlileri hakkında soruşturma açabilmek için 4483 sayılı yasa uyarınca yetkili merciden soruşturma izni isteyebilecektir. Yaşadığımız deneyimler, çoğu kez bu iznin verilmediğini göstermektedir. Böyle bir durumla karşılaşan öğretmenlerin yargı kararına karşı suç işleyen kamu görevlileri için soruşturma izni verilmemesi doğrultusundaki karara itiraz etme hakları vardır. Bu hak, soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararın öğretmenlere duyurulmasını izleyen on gün içinde kullanılabilir. Soruşturma izni verilmemesi kararlarından sadece Cumhurbaşkanınca verilmiş olanına itiraz edilemez. İtiraz, 4483 sayılı yasanın 3. maddesinin (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay Birinci Dairesi’ne, ötekiler için soruşturma izni vermeye yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır.


Aşağıda, öğretmenlerin görevli oldukları kurum müdürlüklerine başvururken yararlanabilecekleri bir dilekçe örneği vardır. Okulöncesi eğitim kurumlarında görevli öğretmenlerin haklarını yönetsel (idari) başvuru olanaklarından yararlanarak almaları sağlanamazsa, yargı yoluna başvurmaları gerekecektir. O aşamada öğretmenler, bağlı bulundukları şubelerle ilişki kurarak hukuksal yardım ve destek alabilirler.




















......................................................... OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE,


.......................




Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) tarafından açılan bir dava dolayısıyla Danıştay Sekizinci Dairesi’nin verdiği (fotokopisi ekte sunulan) 16.06.2006 gün ve 2006/1124 esas sayılı kararla, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin 20.2.2006 günlü, 26086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle değiştirilen 8. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “...Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” biçimindeki tümcenin yürütmesi durdurulmuştur.


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138/4. maddesinde “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi de aynı içeriktedir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasına göre, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak,haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.” Yargı kararlarının uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceği, 2577 sayılı yasanın 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan kuraldan anlaşılmaktadır. Bu kural, “Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” biçimindedir. Bu yasal ve anayasal kurallar, yargı kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu, uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceğini gösterebilecek açıklıktadır.


Fotokopisi ekli kararın verdiği haklardan yararlanmak istiyorum.


Bu bağlamda;


1. Düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için öğrencilerimle birlikte bulunduğum ........ dakikalık sürenin günlük çalışma süremden sayılmasını, çalışma saatlerimin buna göre yeniden düzenlenmesi,


2. Öğrencilerimle birlikte bulunmak zorunda bırakıldığım ......... dakikalık sürenin çalışma sürelerinden sayılması, çalışma saatlerimin buna göre düzenlenmesi olanağı yoksa, bana bu fazla çalışma karşılığında ek ders ücreti ya da ona eşit tutarda tazminat ödenmesi,


3. Öğle yemeklerinde öğrencilerimle birlikte bulunmakla görevlendirildiğim 20.2.2006 gününden bu yana günde ........... dakika fazla çalışmaktan kaynaklanan zararlarımın (ek ders ücretine eşit olacak biçimde ve anılan günden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte) tazminat olarak verilmesi,


İçin gerekli iş, işlem ve uygulamaların yapılmasına izninizi dilerim. ....../......./200....




.........................................


............................. Öğretmeni







EKİ: Danıştay İkinci Dairesi’nin 16.06.2006 gün ve


2006/1124 esas sayılı kararının fotokopisi
 
ilginiz için çok teşekkür ederim arkadaşlar .
 
Biz teşekkür ederiz.
 
ŞİMDİ NE YAPMAMIZ GEREKİYOR ACABA.90 DAKİKA SINIFTAN ÇIKMAMIZ MÜMKÜN OLACAK MI .ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER
 
Daha önce başvuran var mı bilmiyorum ama yukarıda yazdıgım gibi bununla başvurabilirsiniz.:

......................................................... OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE,


.......................




Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) tarafından açılan bir dava dolayısıyla Danıştay Sekizinci Dairesi’nin verdiği (fotokopisi ekte sunulan) 16.06.2006 gün ve 2006/1124 esas sayılı kararla, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin 20.2.2006 günlü, 26086 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle değiştirilen 8. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “...Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” biçimindeki tümcenin yürütmesi durdurulmuştur.


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138/4. maddesinde “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi de aynı içeriktedir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasına göre, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak,haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.” Yargı kararlarının uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceği, 2577 sayılı yasanın 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan kuraldan anlaşılmaktadır. Bu kural, “Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” biçimindedir. Bu yasal ve anayasal kurallar, yargı kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu, uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceğini gösterebilecek açıklıktadır.


Fotokopisi ekli kararın verdiği haklardan yararlanmak istiyorum.


Bu bağlamda;


1. Düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için öğrencilerimle birlikte bulunduğum ........ dakikalık sürenin günlük çalışma süremden sayılmasını, çalışma saatlerimin buna göre yeniden düzenlenmesi,


2. Öğrencilerimle birlikte bulunmak zorunda bırakıldığım ......... dakikalık sürenin çalışma sürelerinden sayılması, çalışma saatlerimin buna göre düzenlenmesi olanağı yoksa, bana bu fazla çalışma karşılığında ek ders ücreti ya da ona eşit tutarda tazminat ödenmesi,


3. Öğle yemeklerinde öğrencilerimle birlikte bulunmakla görevlendirildiğim 20.2.2006 gününden bu yana günde ........... dakika fazla çalışmaktan kaynaklanan zararlarımın (ek ders ücretine eşit olacak biçimde ve anılan günden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte) tazminat olarak verilmesi,


İçin gerekli iş, işlem ve uygulamaların yapılmasına izninizi dilerim. ....../......./200....




.........................................


............................. Öğretmeni
 
ACABA DİĞER BAĞIMSIZ ANAOKULLARINDA BU UYGULAMA NASIL YAPILIYOR.aRKADAŞLAR BU UYGULAMA İLE HAFTADA 7.5 SAAT FAZLA ÇALIŞIYORUZ.AYDA 30 SAAT ÇALIŞIYOR VE ÜCRET ALAMIYORUZ.TABİKİ BU DURUM TAM GÜN ÇALIŞANLAR İÇİN.AMA LÜTFEN BU DURUMDA OLAN VARSA CEVAP VERSİN.HAKKIMIZI ARAMALIYIZ.YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI GELDİĞİNE GÖRE UYGULAMA NASIL OLACAK.ARAKADAŞLAR BİRDE NÖBETLERİNİZ KAÇ TA BAŞLIYOR,KAÇTA BİTİYOR.BİZDE 07.20 DE BAŞLIYOR.EN SON VELİYİ SAAT 18 E KADAR BEKLİYORUZ.BU NASIL İŞ BİLEN VAR MI.İMDAAAT
 
verdiğiniz bu değerli bilgiler için teşekkürler, Selçuk Bey....
 
Rica ederim.Aynı sorunla karşılaşan ve girişimde bulunan arkadaşlar var mı?Yazarlarsa sevinirimç
 
hatca' Alıntı:
.ARAKADAŞLAR BİRDE NÖBETLERİNİZ KAÇ TA BAŞLIYOR,KAÇTA BİTİYOR.BİZDE 07.20 DE BAŞLIYOR.EN SON VELİYİ SAAT  18 E KADAR  BEKLİYORUZ.BU NASIL İŞ BİLEN VAR MI.İMDAAAT

nöbetçi olduğun günler okula diğer günlere göre yarım saat önce gelinip,yarım saat sonra çıkılır.
önr:8:00-17:00 arasında eğitim veren bir okulda çalışıyorsan nöbetçi olduğun günler7:30 -17:30 okulda bulunmak zorundasın
 
TEŞEKKÜR EDERİM ARKADAŞLAR CEVAPLARINIZ İÇİN
 
Merhaba arkadaşlar şimdi ben bağımsız anaokulunda sabah 8 den akşam 5 e kadar çalışıyorum yani 9 saat ve 8 saat üzerinden ek ders alıyorum ve yarım gün çalışan arkadaşlar 8 den 12 ye kadar 4 saat çalışıp 6 saat üzerinden ek ders alıyolar. Bu adilce bi uygulama mı?
Bizim tüm günümüz orda giderken yarım günlerle aramızdaki ücret farkı sadece 150-170 ytl bu normal bi durum mu ya?

(Yarım gün çalışan arkadaşlar bana kızıp-gücenmesin lütfen...)
 
BENCE DE HAKSIZLIK ARKADAŞIM BENDE GEÇEN SENE TAM GÜN EĞİTİM VERDİM BİR ARKADAŞIM DA YARIM GÜN VERDİ ONUNLA AYNI PARAYI ALDIK DÜŞÜNEBİLİYORMUSUN HAKSIZLIĞI SORDUM BU DURUMU ONLARIN EKSİK OLAN DERS SAATLERİNİ SİZİNKİ KADAR GÖSTERİYORUZ DEDİLER ŞOK OLDUM KENDİ KENDİ NE ÜLKE NE KURALLAR YA DEMEKTEN ALAMADIM AÇIKÇASI BİZİM ÜLKEMİZDE OLANLAR BAŞKA YERLERDE DE OLUYOR MUHAKKAK AMA BUNLAR HEP HAK İŞTE NE OLACAK BU İNSANLARIN HAVADA KALAN HAKLARI:(
 
20/02/2006 Tarih ve 26086 Sayılı Yönetmeliğin 3. maddesi ile yapılan değişiklikte yer alan "Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz" ibaresi ile ilgili olarak, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin kararı Buyrun indirin : http://www.okuloncesiforum.org/uploads/af04ddd34b.pdf
 
çok teşekkür ediyoruz ilginiz için Selçuk Bey.
 
arkadaşım bende bağımsız anaokulunda çalışıyorum .Şu an bizim okuldada yarım gün eğitim veriliyor.Ama onlar 07:30-12:30 arası yani 5 saat ama 6 ders saati çalışıyorlar.50X6 =300dk .
Bu doğru bir uygulama .Yanlış olan bizim ki.Biz Pazartesi ve cuma günleri 9 saat ,salı -çarşamba-perşembe günleri 8 saat çalışıp ders ücreti ve maaş karşılığımızı tamamlıyoruz.Ama maalıisef 2006 yönetmeliğinde öğle arası 60-90 dakika çocukların düzenli yemek yemelerini sağlar diye bir madde var ya asıl problem bundan çıkıyor.Biz günde 90 dk ,haftada 7,5 saat,ayda 30 saat fazla çalışıyoruz.Bunun karşılığını alamıyoruz.Danıştay bu yürütmeyi durdurma kararı aldı ancak okul müdürümüz ne yapılacağına dair yazı gelmediği için uygulamada bir değişiiklik yapmadı yine aynı şekilde çalışıyoruz.Bakanlıktan hiçbir açıklama da gelmedi maalisef .Ne olacak bizim bu halıimiz.Bağımsız anaokullarının kaderimi bu bilmiyorum.
 
Arkadaşım geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili bir yazı geldi okulumuza.Bu yürütmenin artık durdurulacağına dair.Okul müdürünle istersen görüş.Ek dersinizi artık buna göre planlamaları gerekiyor.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst