Anaokulundan ne beklemeliyiz ?

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Zehra1905
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 7:06
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
27 Eyl 2013
Mesajlar
157
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Konum
istanbul
@Zehra1905
ANAOKULUNDAN NE BEKLEMELİYİZ ?
Eğitim, doğumla başlayıp hayat boyu devam eden bir süreçtir. Hayat boyu sürecek öğrenmenin temelleri ise ilk altı yaşta, yani erken çocukluk döneminde atılır. Bu dönemde çocuklara kaliteli bir eğitim verilmesi ve olumlu çevre şartları sunulması çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini desteklemede çok önemli rol oynar.
Erken çocukluk eğitimi ilk olarak aile de başlar. Aileden sonra, okul öncesi eğitim kurumları çocuğu toplumsal yaşama hazırlamada aileyi desteklemektedir. Okul öncesi eğitim kurumları, çalışan anne babaya destek olup, çocuk bakıcılığı görevinin üstlendiği bir yer değildir. Çocukların fiziksel, sosyal, duygusal ve bilimsel gelişimlerini en sağlıklı şekilde geçirmesini, onları gelecek eğitim basamaklarına hazırlamayı, kendini ifade eden, yaratıcı yönlerini ve becerilerini ortaya koyan sosyal bir birey olarak yetişmesini ve aileyi okul öncesi eğitimi konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan eğitim kurumlarıdır.
UNICEF, okul öncesi eğitim kurumlarını “yaşama en iyi başlangıç” yeri olarak görüyor ve çocuklar için yaşamsal önemde olan bu dönemeçte, onlara eşit haklar verilmesi gerektiğini savunuyor.
Peki, yaşama en iyi başlangıç yerinde okul öncesi eğitim nasıl olmalıdır? Öncelikle anaokulu çocuğu bilgiyle yükleme yeri değil, çocuğun ilköğretime başlandığında bilgiyi öğrenmesi için gerekli becerilerin kazandırıldığı ve çocukların gelişimlerinin desteklendiği yerdir. Okul öncesi eğitimi dendiğinde, “eğitim” akademik bilgi gibi anlaşılıyor. Okul öncesinde “eğitim”, çocukların duygusal, sosyal, fiziksel, zihinsel gelişimlerini desteklemek için fırsatlar yaratmak anlamına gelir. Anaokulu, çocuklara bir şeyler öğretme endişesiyle yoğun dergi çalışmalarının verildiği, çeşitli branş dersleriyle çocukların sıkıldığı bir yer değil; çocukların potansiyelinin ortaya çıkarıldığı ve yaş gurubuna uygun oyunlarla çocukların gelişimlerinin desteklendiği ve mutlu edildiği bir kurumdur.
İyi bir anaokulu programı nasıl olmalı?
İyi bir anaokulu programı hazırlarken, okula hazır olmanın temel ölçütleri olan fiziksel, sosyal, duygusal, zihinsel gelişim evrelerinin aslında birbirinden bağımsız düşünülemeyeceği gerçeği hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalı.
Bu bağlamda da programın temel hedefi; her çocuk özel ve farklıdır gerçeğinden hareketle, çocuğu tanımak olmalıdır. Çocuğu, gelişim özelliklerini dikkate alarak yönlendiren, öğrenme konusunda merak ve istek uyandıran, ana dili eğitimine öncelik veren, oyunun eğitimin bir parçası olduğuna inanan, programında sosyal becerilerin gelişimine yer veren bir okul öncesi eğitim programı çocuğun gelecekteki eğitimi için de doğru bir başlangıç olacaktır.
“Oyun eğitimin bir parçasıdır.” ama ben, pek çok ana babanın “O okulda hep oyun oynatıyorlardı.” diyerek şikayet ettiklerini biliyorum. Bence de oyun eğitimin hatta yaşamın bir parçası, hele çocuğun olmazsa olmazı.
Okul öncesi eğitim ve oyun ilişkisi
-“Oyun”, sosyal ve duygusal gelişim sürecinin olmazsa olmazlarından birisidir ve en önemlisidir. Oyunla kazanılan beceriler sırasında çocuk da öğretmen de hiçbir zorlanma yaşamaz ve süreç kendiliğinden gelişir. Oyun oynarken çocuk, kazanmayı, kaybetmeyi, sıra beklemeyi, sıra takip etmeyi, diğerlerini izlemeyi böylece izledikleriyle ve/ya da aldığı olumlu - olumsuz tepkilerle, bu konularda kendi tutumunu geliştirme, değiştirme ya da güncellemeyi kendiliğinden öğrenir. Bununla beraber oynanan her oyun çocuk için zihinsel bir uyarandır. Her oyun çocuğun zihninde bir şeyleri uyaracak ve dolayısıyla adım adım güçlendirecektir. Evcilik, doktorculuk gibi dramatik oyunlar hayal gücünü sonsuz destekleyecek etkinliklerdir. - Biliyorum ki oyun örneklerini ve çocuğa yararlarını çoğaltabilirsiniz ama kısaca şöyle diyebiliriz. Oyun olmadan okul öncesi eğitim olmaz. Oyun ve oyuncak, doğru seçilmek ve doğru kullanılmak şartıyla en önemli eğitim aracımızdır. Hatta sadece okul öncesi değil tüm yaşam boyu, bu gün büyük şirketlerin ciddi eğitim programlarında oyunlar kullanılmaktadır. - Hemen burada bilgisayar oyunlarına değinmek istiyorum. Oyunlar bağlamında bilgisayar oyunlarının yeri ne olmalıdır. - Çok kısaca söylersem özellikle küçük yaşlarda geleneksel oyunların yerini hiç bir şey tutamaz. Bilgisayar oyunlarının şiddete yönlendirme, denetlenememe, müptelalık yaratma gibi olumsuzluklarının yanında çeşitli fiziksel zararları da vardır ama bence en önemlisi sosyal etkileşim üzerine olan zararıdır. Çocuk bunlarla ne kadar geç ve ne kadar kontrollü tanışırsa o kadar iyi olur.
İyi bir ana okulu öğretmeninin özellikleri neler olmalıdır?
- İyi bir öğretmen öncelikle aşırı koruyucu tutumlardan kaçınır, çocuğun fiziksel bağımsızlığını kazanmasına, beceri ve yeterliliğini ortaya koymasına izin verir. Öğretmen, çocuğun yapamadığı şeyleri onun yerine yapan kişi olmamalı, yardım istediğinde destek vermek için yakınında olan yetişkin rolünü üstlenmelidir. Ancak böyle bir tutum sergilendiğinde çocuk, “yanımda her zaman güvenebileceğim birisi var.” mesajını alarak, cesurca yeni girişimlerde bulunabilir.
- Şu anda ana babalar arasında aşırı korumanın fazilet, saçını süpürge etmenin iyilik olduğunu düşünme ve bunları yüceltme modası var. Bir yandan bu akımlar öğretmenlere sirayet ediyor bir yandan da bu akıma uygun olmayan okul ve öğretmen tutumu eleştiriliyor, beğenilmiyor.Birçok anne baba son derece doğal olarak çocuklarını koruma konusunda oldukça hassas davranmaktalar. Ancak zaman zaman bu hassasiyet aşırıya kaçar. Çocuk kaşığını eline alıp yemek yiyebilecekken nedense anne babalar bunu desteklemek yerine kaşığı elinden alıp yedirmeyi tercih ederler. Bu bazen çocuğun yavaş yiyeceği, bazen etrafa dökeceği, bazen az yiyeceği bazen de beceremeyeceği düşüncesiyle gerçekleşen bir müdahaledir. Aynı şekilde giyinmeye çalışan çocuğun etrafında birçok büyük seferber olup giyinmesine yardım etmeyi, merdiven çıkar ya da inerken peşinden koşup eline yapışmayı, tuvalete girdiğinde kapıda bekleyip poposunu silmeyi vazife edinmiştir. Yapılan bu müdahaleler çoğunlukla yetersizlik duygusu ve yapamıyorum-yapamam düşüncesini oluşturur. Bu durum, çocuk anaokulu dönemine gelinceye dek hatta bazen sonraki yaşlarda da sürebilir. Anne babaların pek çoğu bu koruyucu tutumun öğretmen ve okul yönetimi tarafından da desteklenmesini bekler ya da talep eder. Gerçekte ana okullarının pek çoğunda da yönetici ve öğretmenler bunu bir görev addederek talepleri yerine getirmeyi taahhüt ederler. Anaokuluna başlayan çocuk hakkındaki ilk raporu verirken öğretmene çocuğun o gün kaç köfte yediği sorulur. Burada amacımız öğretmenin ya da anne babanın iyi niyetle yaptıkları bu müdahalelerin yapıldığında yarattığı sonucu irdelemek.
Burada , öğretmeninin dışında, kurumun genel olarak çocuğa bakışının, değer yargılarının, hedeflerinin, çocuğa ve eğitime verdiği önemin de, iyi bir anaokulu programı oluşturmada önemli etmenler olarak ele alınması gerektiğini eklemek istiyorum. Hatta kurum bakışı daha da önemli diyebiliriz çünkü öğretmeni de, programı da dolayısıyla eğitimin kalitesini belirleyecek olan bu bakış olacaktır.
- Eğitim kalitesi deyince;
Günümüzde birçok okulun gururla ortaya koyduğu erken öğrenme programları çoğu kez çocuklarda tüm eğitim sürecini etkileyecek olumsuz izler bırakmaktadır. Burada Dr. Jane M.Healey’in yaklaşımı aslında fazla söze gerek duymadan gerçeği açıklamaya yarar niteliktedir. “…yoğun bir eğitimle belli becerilerin gelişimini zorlamak mümkündür, ne var ki çocuk bu alanda olgunlaşmamış ve uygun olmayan nöron şebekelerini kullanabilir ve doğal gelişim bozulmuş olur. Tamamlanmamış nöron sistemleri üzerinden öğrenmeyi hızlandırmaya çalışmak, bir limuzini ormandaki bir patikada son hızla sürmeye çalışmak gibidir. Bunu yapabilirsiniz, ama sonuçta ne araba ne de yoldan geriye iyi bir şey kalır.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst