ÇOCUKLARDA BİLİŞSEL GELİŞİM VE PİAGETİN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Bilişsel gelişim, bebeklikten yetişkinliğe kadar, bireyin çevreyi, dünyayı anlama yollarının daha kompleks ve etkili hale gelme sürecidir.
İki etmen kuramı: Zekanın bir genel yetenek ve bu yeteneğe bağlı olarak başka özel yeteneklerden oluştuğunu savunan kuramdır.
1920’li yıllarda Spearman ortaya koymuş.
Kurama göre bireyin her zihinsel etkinliği için, genel yeteneğin yanı sıra özel yeteneğe de ihtiyaç vardır.
Çok etmen kuramları: iki ayrı kuramdan oluşur.
1. 1930’lu yıllarda Thorndike ortaya koymuş.
Thorndike göre zeka genel ve özel iki farklı faktörden değil, bağımsız faktörlerden oluşur.
Bu kuramda zihin güçleri;
Sözcükleri anlama
Sayılarla akıl yürütme
Kavrama
İlişkileri görsel algılama
2. 1960’lı yıllarda Guilford’un ortaya koyduğu KÜP kavramıdır.
Bu kurama göre zekanın zihinsel işlemler, içerik ve ürün olmak üzere üç boyutu vardır.
Zihinsel işlemleri, içeriği biliş, bellek, yaratıcılık, yaşantılara dayalı olarak yapılan tepkiler ve bunların değerlendirilmesi oluşturur.
Zekanın içeriğini, algılanan duyumlar, anlamlaştırılan sözcük, kavram, sayı vb. simgeler, anlatılabilen düşünceler ve yapılan davranışlar meydana getirir.
Zekanın ürünü ise, zekanın işlevi sonucunda yapılan davranışlardır.
Zekada uyum kuramı: bu kurama göre zeka, bireyin çevresine uyum sürecidir.
PİAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Piaget’e göre zeka bireyin çevresine uyum yapabilme yeteneğidir.
Temel Kavramlar
ŞEMA: Örgütlenmiş davranış yada düşünce örüntüsüdür. Çocuğun çevresiyle etkileştikçe geliştirdiği davranış ve düşünce kalıplarıdır.
Şema en temel zihinsel yapıdır.
Örnek: Bebeklerin eline ne verilirse verilsin onu ağızlarına götürdükleri gözlenir.
ÖRGÜTLEME: Karşı karşıya kaldığımız kavram ve olayları birbirleriyle tutarlı bütünler haline getirmek.
UYUM SAĞLAMA (adaptasyon): Bireyin çevresi ile etkileşerek çevresine ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasıdır. Uyum sağlama ömür boyu devam eder. İki alt işlevi vardır.
Özümleme: Bireyin yeni karşılaştığı durum, nesne ve olayları, kendisinde önceden var olan zihinsel yapının içine yerleştirmesidir. Birey yeni bir durumla karşılaştığı zaman onu kafasındaki şemalarla açıklamaya çalışır; ancak zihindeki şemalar bu yeni durumu açıklamaya yetmezse o durumda, yeni duruma uymak için gerekenleri yapar.
Uyma- Uyumsama: Yeni şemalar yada önceden varolan şemaların kapsam ve niteliklerini değiştirerek yeni edinilen durumların gerektirdiklerine uygun davranmaktır.
Örnek: İlk kez zebra gören bir çocuk bunu at olarak tanımlar. Buna özümleme denir. Bir süre sonra zebranın attan farklı olduğunu fark ederse zihninde yeni bir şema oluşturur buna da uyma denir.
DENGELEME: Bireyin özümleme ve öğrenme yoluyla çevresine uyum sağlayarak dinamik bir dengeye ulaşma sürecidir.
Piaget’e göre zihin gelişimi denge-dengesizlik ve yeniden denge kurma sürecidir.
Dengesizlik durumu kişinin zihninde var olan bilgi ile yeni edindiği bilgi arasındaki uyuşmazlıktan doğar.
Bu dengesizlik bireyi yeni bilgiyi kafasındaki şemaya uydurmaya, bunu başaramıyorsa yeni bir şema oluşturmaya zorlar.
Piaget’e göre bu etkinlik bilişsel gelişimi sağlamaktadır.
Bilişsel Yapı: Çocuk yada yetişkinde o anda var olan zihinsel organizasyon yada zihinsel yetilerdir.
Piaget’e göre Zihin Gelişimini Etkileyen Faktörler
Olgunlaşma zihinsel gelişimi ifade eder. Kişinin zihin gelişiminin ilerlemesi için fiziksel büyüme gereklidir.
Yaşantı, bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu bireyde kalan izler anlamına gelir. Zihin gelişimi birey yaşantı geçirdikçe yeni çevresiyle etkileştikçe ilerler.
Kültürel aktarım, içinde yaşanılan toplumun o güne kadar edinmiş olduklarını, birikmiş bilgiyi yeni nesillere aktarmasını ifade eder.
İnsan zihni, bildiklerini birbiriyle tutarlı bütünler haline getirmeye, ilişkilendirmeye ve bütünleştirmeye çalışır. Bu başarıldığında meydana gelen dengesizlik bireyi yeni öğrenmelere yöneltir, bu sayede bireyin zihinsel gelişimi gerçekleşir.
Dengelenmede bireysel farklılıklar vardır.
BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ
1) Duyusal Motor dönem (0-2 yaş)
Bebek bu dönemde dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullanır.
Görme, duyma, tat alma ve bedenin çeşitli bölgeleri
Bu dönemin başında henüz vücudunun farkında değildir, dönem sonuna doğru kendisiyle diğer nesneler arasındaki farkı ayırt edebilir.
Bu dönemin en önemli iki özelliği düşüncenin duyum ve eşgüdümü içermesi ve hareketlerin sembolik bir özellik taşımasıdır.
Fiziksel hareketleri düzenleme ve koordine etme yetisi kazanılır.
Çocuğun belirli türdeki hareketleri tekrarlaması döngüselliktir.
Nesne devamlılığı kazanılmıştır.
Olayların sonuçlarına bakarak karar verirler.
Monolog yapar gibi kendi kendilerine konuşurlar.
Bebekler doğduklarında emme, yakalama gibi reflekssel davranışlara sahiptir.
Bu dönemde deneme yanılma öğrenmesi gerçekleşir. Dönem sonuna doğru deneme yanılma, problem çözme davranışına dönüşür.
2) İşlem Öncesi dönem (2-7 yaş)
Varlıklar ve olayları temsil etmek için semboller kullanılır.
Sınıflama tek bir özellik açısından yapılabilir.
Sembolik oyunlar oynarlar (sopa parçasının at olması gibi)
Korunum ilkesi kazanılmamıştır.
İşlemleri tersine çeviremezler.
Canlı nesnelerle cansız nesneler arasında ayrım yapamazlar.
Ben-merkezci bir düşünce yapısına sahiptirler.
Dil gelişiminde monologlar hakimdir.
3) Somut İşlemler Dönemi (7-12 yaş)
Korunum ilkesi kazanılmıştır.
Bu dönem içinde işlemleri ters çevirme kazanılır. (7*6=42 6*7=42)
Çocuklar sıralama ve çoklu sınıflama yapabilirler.
Sıralama becerisi somut nesnelerle sınırlıdır.
Zihinsel işlem yapma yeteneği henüz gelişmemiştir.
Mantıklı düşünme ancak somut nesneler ve yaşantılar üzerinde gerçekleştirilir.
Ben merkezcilikten uzaklaşır.
Madde-uzunluk korunumu ve nitelik değişmezliği (6-7)
Alan ve sayıların korunumu (7)
Ağırlık korunumu (9-12)
Hacim korunumu (11-12)
4) Soyut İşlemler Dönemi (12 yaş üzeri)
Zihinden soyut işlemler yapılabilir.
Şimdi olduğu kadar geleceğe yönelik de düşünce biçimi oluşur.
Tümevarım, genelleme, akıl yürütme yollarını kullanır.
Göreli (kişiye, mekana göre değişen) kavramlar edinilir.
Ergen ben merkezciliği görülür.
Bilişsel yapıda niteliksel bir gelişme görülmez ama yaşantılarla niceliksel gelişmeler görülmesi mümkündür.
Piaget’e göre eğitimin özellikleri
Eğitim gelişim teorilerine dayalı olmalıdır.
Konuların dışardan çocuğa sunulması, onun biliş yapılarını geliştirmeyecektir.
Okul yaşama hazırlayıcı değil, yaşamın kendisi olmalıdır.
Okullardaki program ve yöntemler, çocukların biliş yapılarına uygun olmalıdır.
Eğitim planlamasında, öğretmen rehberliğinde çocukların katılımı da sağlanabilir.
Eğitimde sınavları zararlı görmektedir.
Bilişsel gelişim, bebeklikten yetişkinliğe kadar, bireyin çevreyi, dünyayı anlama yollarının daha kompleks ve etkili hale gelme sürecidir.
İki etmen kuramı: Zekanın bir genel yetenek ve bu yeteneğe bağlı olarak başka özel yeteneklerden oluştuğunu savunan kuramdır.
1920’li yıllarda Spearman ortaya koymuş.
Kurama göre bireyin her zihinsel etkinliği için, genel yeteneğin yanı sıra özel yeteneğe de ihtiyaç vardır.
Çok etmen kuramları: iki ayrı kuramdan oluşur.
1. 1930’lu yıllarda Thorndike ortaya koymuş.
Thorndike göre zeka genel ve özel iki farklı faktörden değil, bağımsız faktörlerden oluşur.
Bu kuramda zihin güçleri;
Sözcükleri anlama
Sayılarla akıl yürütme
Kavrama
İlişkileri görsel algılama
2. 1960’lı yıllarda Guilford’un ortaya koyduğu KÜP kavramıdır.
Bu kurama göre zekanın zihinsel işlemler, içerik ve ürün olmak üzere üç boyutu vardır.
Zihinsel işlemleri, içeriği biliş, bellek, yaratıcılık, yaşantılara dayalı olarak yapılan tepkiler ve bunların değerlendirilmesi oluşturur.
Zekanın içeriğini, algılanan duyumlar, anlamlaştırılan sözcük, kavram, sayı vb. simgeler, anlatılabilen düşünceler ve yapılan davranışlar meydana getirir.
Zekanın ürünü ise, zekanın işlevi sonucunda yapılan davranışlardır.
Zekada uyum kuramı: bu kurama göre zeka, bireyin çevresine uyum sürecidir.
PİAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Piaget’e göre zeka bireyin çevresine uyum yapabilme yeteneğidir.
Temel Kavramlar
ŞEMA: Örgütlenmiş davranış yada düşünce örüntüsüdür. Çocuğun çevresiyle etkileştikçe geliştirdiği davranış ve düşünce kalıplarıdır.
Şema en temel zihinsel yapıdır.
Örnek: Bebeklerin eline ne verilirse verilsin onu ağızlarına götürdükleri gözlenir.
ÖRGÜTLEME: Karşı karşıya kaldığımız kavram ve olayları birbirleriyle tutarlı bütünler haline getirmek.
UYUM SAĞLAMA (adaptasyon): Bireyin çevresi ile etkileşerek çevresine ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasıdır. Uyum sağlama ömür boyu devam eder. İki alt işlevi vardır.
Özümleme: Bireyin yeni karşılaştığı durum, nesne ve olayları, kendisinde önceden var olan zihinsel yapının içine yerleştirmesidir. Birey yeni bir durumla karşılaştığı zaman onu kafasındaki şemalarla açıklamaya çalışır; ancak zihindeki şemalar bu yeni durumu açıklamaya yetmezse o durumda, yeni duruma uymak için gerekenleri yapar.
Uyma- Uyumsama: Yeni şemalar yada önceden varolan şemaların kapsam ve niteliklerini değiştirerek yeni edinilen durumların gerektirdiklerine uygun davranmaktır.
Örnek: İlk kez zebra gören bir çocuk bunu at olarak tanımlar. Buna özümleme denir. Bir süre sonra zebranın attan farklı olduğunu fark ederse zihninde yeni bir şema oluşturur buna da uyma denir.
DENGELEME: Bireyin özümleme ve öğrenme yoluyla çevresine uyum sağlayarak dinamik bir dengeye ulaşma sürecidir.
Piaget’e göre zihin gelişimi denge-dengesizlik ve yeniden denge kurma sürecidir.
Dengesizlik durumu kişinin zihninde var olan bilgi ile yeni edindiği bilgi arasındaki uyuşmazlıktan doğar.
Bu dengesizlik bireyi yeni bilgiyi kafasındaki şemaya uydurmaya, bunu başaramıyorsa yeni bir şema oluşturmaya zorlar.
Piaget’e göre bu etkinlik bilişsel gelişimi sağlamaktadır.
Bilişsel Yapı: Çocuk yada yetişkinde o anda var olan zihinsel organizasyon yada zihinsel yetilerdir.
Piaget’e göre Zihin Gelişimini Etkileyen Faktörler
Olgunlaşma zihinsel gelişimi ifade eder. Kişinin zihin gelişiminin ilerlemesi için fiziksel büyüme gereklidir.
Yaşantı, bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu bireyde kalan izler anlamına gelir. Zihin gelişimi birey yaşantı geçirdikçe yeni çevresiyle etkileştikçe ilerler.
Kültürel aktarım, içinde yaşanılan toplumun o güne kadar edinmiş olduklarını, birikmiş bilgiyi yeni nesillere aktarmasını ifade eder.
İnsan zihni, bildiklerini birbiriyle tutarlı bütünler haline getirmeye, ilişkilendirmeye ve bütünleştirmeye çalışır. Bu başarıldığında meydana gelen dengesizlik bireyi yeni öğrenmelere yöneltir, bu sayede bireyin zihinsel gelişimi gerçekleşir.
Dengelenmede bireysel farklılıklar vardır.
BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ
1) Duyusal Motor dönem (0-2 yaş)
Bebek bu dönemde dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullanır.
Görme, duyma, tat alma ve bedenin çeşitli bölgeleri
Bu dönemin başında henüz vücudunun farkında değildir, dönem sonuna doğru kendisiyle diğer nesneler arasındaki farkı ayırt edebilir.
Bu dönemin en önemli iki özelliği düşüncenin duyum ve eşgüdümü içermesi ve hareketlerin sembolik bir özellik taşımasıdır.
Fiziksel hareketleri düzenleme ve koordine etme yetisi kazanılır.
Çocuğun belirli türdeki hareketleri tekrarlaması döngüselliktir.
Nesne devamlılığı kazanılmıştır.
Olayların sonuçlarına bakarak karar verirler.
Monolog yapar gibi kendi kendilerine konuşurlar.
Bebekler doğduklarında emme, yakalama gibi reflekssel davranışlara sahiptir.
Bu dönemde deneme yanılma öğrenmesi gerçekleşir. Dönem sonuna doğru deneme yanılma, problem çözme davranışına dönüşür.
2) İşlem Öncesi dönem (2-7 yaş)
Varlıklar ve olayları temsil etmek için semboller kullanılır.
Sınıflama tek bir özellik açısından yapılabilir.
Sembolik oyunlar oynarlar (sopa parçasının at olması gibi)
Korunum ilkesi kazanılmamıştır.
İşlemleri tersine çeviremezler.
Canlı nesnelerle cansız nesneler arasında ayrım yapamazlar.
Ben-merkezci bir düşünce yapısına sahiptirler.
Dil gelişiminde monologlar hakimdir.
3) Somut İşlemler Dönemi (7-12 yaş)
Korunum ilkesi kazanılmıştır.
Bu dönem içinde işlemleri ters çevirme kazanılır. (7*6=42 6*7=42)
Çocuklar sıralama ve çoklu sınıflama yapabilirler.
Sıralama becerisi somut nesnelerle sınırlıdır.
Zihinsel işlem yapma yeteneği henüz gelişmemiştir.
Mantıklı düşünme ancak somut nesneler ve yaşantılar üzerinde gerçekleştirilir.
Ben merkezcilikten uzaklaşır.
Madde-uzunluk korunumu ve nitelik değişmezliği (6-7)
Alan ve sayıların korunumu (7)
Ağırlık korunumu (9-12)
Hacim korunumu (11-12)
4) Soyut İşlemler Dönemi (12 yaş üzeri)
Zihinden soyut işlemler yapılabilir.
Şimdi olduğu kadar geleceğe yönelik de düşünce biçimi oluşur.
Tümevarım, genelleme, akıl yürütme yollarını kullanır.
Göreli (kişiye, mekana göre değişen) kavramlar edinilir.
Ergen ben merkezciliği görülür.
Bilişsel yapıda niteliksel bir gelişme görülmez ama yaşantılarla niceliksel gelişmeler görülmesi mümkündür.
Piaget’e göre eğitimin özellikleri
Eğitim gelişim teorilerine dayalı olmalıdır.
Konuların dışardan çocuğa sunulması, onun biliş yapılarını geliştirmeyecektir.
Okul yaşama hazırlayıcı değil, yaşamın kendisi olmalıdır.
Okullardaki program ve yöntemler, çocukların biliş yapılarına uygun olmalıdır.
Eğitim planlamasında, öğretmen rehberliğinde çocukların katılımı da sağlanabilir.
Eğitimde sınavları zararlı görmektedir.