1. DUYUSAL – MOTOR DÖNEMİ (0-2 YAŞ)
Bebek
bu aşamada dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullandığından bu döneme duyusal- motor adı verilmektedir. Bütün bebekler doğuştan refklesif davranışlara sahiptir. Yeni doğan bebeğin dudaklarınıza dokunduğunda emmeye başlar; elinizi avucuna koyduğunuzda yakalar. Bu refleksler
çocuğun ilk biliş şemalarını oluşturur.
Başlangıçta kendisini diğer nesnelerden ayıramayan bebek
bu ilk şemaları
(emme
tutma
yakalama vb.) yoluyla kendi vücudunu keşfetmeye çalışır.
Duyusal-motor dönemde diğer bir önemli gelişme de deneme – yanılma öğrenmesinin oluşumudur. Örneğin; çocuğun istediği bir topu çocuktan uzağa bir battaniyenin üstüne koyduğumuzu düşünelim. Çocuk battaniye ulaşabilmekte fakat topa ulaşamamaktadır. Bu durumda
küçük bebekler topa birkaç kez ulaşmaya çalışır fakat daha sonra vazgeçer. Daha büyük bebekler
doğrudan topa ulaşamadıklarını gördüklerinde
başka bir yolu denerler.
En sonunda
muhtemelen
battaniyeyi çekerek topa ulaşabileceklerini keşfederler.
Çocuklar
duyusal-motor döneminin sonlarına doğru başlangıçtaki deneme- yanılma yoluyla problem çözme davranışlarından
daha planlı bir yaklaşımla zihinsel olarak sembolleştirir
resmederler. İşte bu duruma düşünmenin başlangıcı adı verilir.
Nesne ve olayların içsel temsilcilerinin oluşturulması kavram ve dil gelişiminin başlangıcını oluşturur. Çocuk gözünün önünde olmayan nesne ve olayları zihninde temsil edebilir. Düşünmenin başlangıcı olarak nesnelerin zihinde sembolleştirilmesi bilişsel gelişim önemli bir adımdır. Örneğin; oyun parkında oynayan bir çocuk dışarıya kaçan topunu almak için çevresini gözler; topa ulaşmasını sağlayacak bir nesneyi (çubuğu vb.) bulur ve kullanır. Burada çocuk problemi deneme–yanılma yoluyla çözmemiştir. Problemi düşünüp
anlayarak
çözümü tasarlamış ve zihinsel olarak sonuca ulaşmıştır.
2. İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM (2-7 YAŞ)
İşlem öncesi dönem ikiye ayrılmaktadır.
Bunlar;
a) Sembolik dönem yada kavram öncesi dönem (2-4 yaş)
b) Sezgisel dönem (4-7 yaş) dır.
a) Sembolik dönem ya da kavram öncesi dönem:
İki dört yaşlarını kapsamaktadır. Bu dönemde çocukların dili
çok hızla gelişir ancak geliştirdikleri kavramlar ve kullandıkları sembollerin anlamları
kendilerine özgüdür; çoğu zaman gerçek değildir. Çocuklar
bu dönemde kompleks kavramları ve ilişkileri anlayamazlar. Örneğin; çocuğa
“ su çok fazla
dökeceksin” dediğinizde
çocuk “ çok fazla” gibi kavramları anlayamadığından suyu dökecektir.
2-4 yaşlarına çocuk
gözünün önünde bulunmayan ya da hiç mevcut olmayan nesne
olay
kişi
varlığı temsil eden semboller geliştirmeye başlar.
· Bu dönemdeki çocuklar ben merkezlidir. Kendilerini başkalarının yerine koyamazlar. Dünyayı başkalarının açısından göremezler.
· Objeleri sadece tek bir özellikleri açısından sınıflandırılabilirler. Örneğin; renklerine göre sınıflandırma yada biçimlerine göre sınıflandırma gibi.
· Bir özellik bakımından farklı olan nesnelerin farkını göremezler. (Örneğin; yeşil üçgenlerle yeşil kareleri bir arada gruplayabilir.)
· Mantık yürütmede tümevarım yada tümdengelim yollarını kullanamazlar. Mantıkları değişken ve yüzeyseldir. Tek yönlü düşünürler. Örneğin
kedi dört bacaklı ve tüylü
küçük bir hayvandır. Buda dört bacaklı
küçük ve tüylü bir hayvan
o halde buda kedidir diyebilir.
b) Sezgisel Dönem
4-7 yaş arasını kapsar. Çocuklar bu dönemde
mantık kurallarına uygun düşünme yerine
sezgilerine dayalı olarak akıl yürütürler ve problemleri sezgileriyle çözmeye çalışırlar. Dil
hızla gelişmekte
yaşantılar yoluyla kazanılan davranışların sembolleştirilmesine yardım etmektedir.
Bu dönemde çocuklar
henüz üst düzeyde sınıflama yapamazlar. Örneğin; nesneleri biçimlerine ya da renklerine göre sınıflayabilirler. Fakat ilişkilerini tam olarak farkında değildirler. Ayrıca bütün ve parça arasındaki ilişkileri kuramazlar. Örneğin; sınıftaki erkekler mi çok
kızlar mı
sorusuna eğer erkek sayısı çok ise erkekler diyebilirler. Daha sonra
sınıftaki bütün öğrenciler mi çok
erkekler mi? Diye sorulduğunda da erkekler çok cevabını verebilirler.
Korunum henüz gelişmemiştir. Korunum herhangi bir nesne ya da nesne grubunun fiziksel biçimi ya da mekandaki konumu değiştiğinde
nesnelerin miktar
sayı
alan
hacim vb. özelliklerini değişmeyeceği ilkesidir.
Bebek
bu aşamada dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullandığından bu döneme duyusal- motor adı verilmektedir. Bütün bebekler doğuştan refklesif davranışlara sahiptir. Yeni doğan bebeğin dudaklarınıza dokunduğunda emmeye başlar; elinizi avucuna koyduğunuzda yakalar. Bu refleksler
çocuğun ilk biliş şemalarını oluşturur.Başlangıçta kendisini diğer nesnelerden ayıramayan bebek
bu ilk şemaları
(emme
tutma
yakalama vb.) yoluyla kendi vücudunu keşfetmeye çalışır.Duyusal-motor dönemde diğer bir önemli gelişme de deneme – yanılma öğrenmesinin oluşumudur. Örneğin; çocuğun istediği bir topu çocuktan uzağa bir battaniyenin üstüne koyduğumuzu düşünelim. Çocuk battaniye ulaşabilmekte fakat topa ulaşamamaktadır. Bu durumda
küçük bebekler topa birkaç kez ulaşmaya çalışır fakat daha sonra vazgeçer. Daha büyük bebekler
doğrudan topa ulaşamadıklarını gördüklerinde
başka bir yolu denerler.En sonunda
muhtemelen
battaniyeyi çekerek topa ulaşabileceklerini keşfederler.Çocuklar
duyusal-motor döneminin sonlarına doğru başlangıçtaki deneme- yanılma yoluyla problem çözme davranışlarından
daha planlı bir yaklaşımla zihinsel olarak sembolleştirir
resmederler. İşte bu duruma düşünmenin başlangıcı adı verilir.Nesne ve olayların içsel temsilcilerinin oluşturulması kavram ve dil gelişiminin başlangıcını oluşturur. Çocuk gözünün önünde olmayan nesne ve olayları zihninde temsil edebilir. Düşünmenin başlangıcı olarak nesnelerin zihinde sembolleştirilmesi bilişsel gelişim önemli bir adımdır. Örneğin; oyun parkında oynayan bir çocuk dışarıya kaçan topunu almak için çevresini gözler; topa ulaşmasını sağlayacak bir nesneyi (çubuğu vb.) bulur ve kullanır. Burada çocuk problemi deneme–yanılma yoluyla çözmemiştir. Problemi düşünüp
anlayarak
çözümü tasarlamış ve zihinsel olarak sonuca ulaşmıştır.2. İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM (2-7 YAŞ)
İşlem öncesi dönem ikiye ayrılmaktadır.
Bunlar;
a) Sembolik dönem yada kavram öncesi dönem (2-4 yaş)
b) Sezgisel dönem (4-7 yaş) dır.
a) Sembolik dönem ya da kavram öncesi dönem:
İki dört yaşlarını kapsamaktadır. Bu dönemde çocukların dili
çok hızla gelişir ancak geliştirdikleri kavramlar ve kullandıkları sembollerin anlamları
kendilerine özgüdür; çoğu zaman gerçek değildir. Çocuklar
bu dönemde kompleks kavramları ve ilişkileri anlayamazlar. Örneğin; çocuğa
“ su çok fazla
dökeceksin” dediğinizde
çocuk “ çok fazla” gibi kavramları anlayamadığından suyu dökecektir.2-4 yaşlarına çocuk
gözünün önünde bulunmayan ya da hiç mevcut olmayan nesne
olay
kişi
varlığı temsil eden semboller geliştirmeye başlar.· Bu dönemdeki çocuklar ben merkezlidir. Kendilerini başkalarının yerine koyamazlar. Dünyayı başkalarının açısından göremezler.
· Objeleri sadece tek bir özellikleri açısından sınıflandırılabilirler. Örneğin; renklerine göre sınıflandırma yada biçimlerine göre sınıflandırma gibi.
· Bir özellik bakımından farklı olan nesnelerin farkını göremezler. (Örneğin; yeşil üçgenlerle yeşil kareleri bir arada gruplayabilir.)
· Mantık yürütmede tümevarım yada tümdengelim yollarını kullanamazlar. Mantıkları değişken ve yüzeyseldir. Tek yönlü düşünürler. Örneğin
kedi dört bacaklı ve tüylü
küçük bir hayvandır. Buda dört bacaklı
küçük ve tüylü bir hayvan
o halde buda kedidir diyebilir.b) Sezgisel Dönem
4-7 yaş arasını kapsar. Çocuklar bu dönemde
mantık kurallarına uygun düşünme yerine
sezgilerine dayalı olarak akıl yürütürler ve problemleri sezgileriyle çözmeye çalışırlar. Dil
hızla gelişmekte
yaşantılar yoluyla kazanılan davranışların sembolleştirilmesine yardım etmektedir.Bu dönemde çocuklar
henüz üst düzeyde sınıflama yapamazlar. Örneğin; nesneleri biçimlerine ya da renklerine göre sınıflayabilirler. Fakat ilişkilerini tam olarak farkında değildirler. Ayrıca bütün ve parça arasındaki ilişkileri kuramazlar. Örneğin; sınıftaki erkekler mi çok
kızlar mı
sorusuna eğer erkek sayısı çok ise erkekler diyebilirler. Daha sonra
sınıftaki bütün öğrenciler mi çok
erkekler mi? Diye sorulduğunda da erkekler çok cevabını verebilirler.Korunum henüz gelişmemiştir. Korunum herhangi bir nesne ya da nesne grubunun fiziksel biçimi ya da mekandaki konumu değiştiğinde
nesnelerin miktar
sayı
alan
hacim vb. özelliklerini değişmeyeceği ilkesidir.