Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

SEVMEK SADECE SEVMEK HADİ BİR DENEYİN LÜTFEN?

Katılım
14 Eyl 2006
Mesajlar
336
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
39
[size=medium]En başta yaşamayı sevmek, aşkla, tutkuyla, bir kelebeğin kanat çırptığı kadar ve kollarının yetişebildiğince kucaklayarak dünyayı... Ya da tam kaybolacakken yeniden beliren umudu sevmek, hem de korkunç sevmek.. Bir annenin çığlığını sevmek kan-ter içinde, ansızın çınlayan sesi okşamak, cinsiyetini hiç merak etmeden sımsıkı sarılmak mesela. öylesine sevmek yani hiç nedensiz yere.
Sümüklü bir köylü kızı sevmek, sınırsız haliyle, çocukları indirmek yalnızlığımıza, elleri kir-pas. Uykulu gözlerle sabahın seherinde saçları tarumar, nedametle beraber merhameti sevmek işte o an. İlkbaharmış gibi sevmek çocukları kardeşçesine ve bütün mevsimlerin kardeş olduğunu bilmek kadar.. Yaban otu, karanfil ve şöleni biriktirmek kırlarda, boyuna sevmek onu buğdaya çalan tende...
Kahramanlarımızı sevmek mesela, tam boğulacakken deli sularda, yeniden aldığımız nefes kadar. Sarılmak boynuna “sana bir can borçluyum demeden, çok sevmek, ay gibi, güneş gibi. öylesine sevmek, yani hiç sebepsiz yere...
Mevsimsiz açan çiçekleri sevmek bazen, tıpkı suları aşan gemilere koştuğumuz kadar, rüyanın en hançer yanına, sevgiyi dayatmak kabuslara ve ölürcesine sevmek koşulsuz hem de, kayaları çatlatan bir dal kadar uzanmayı sevmek toprağa...
Sevmek, yani öylesine hiç nedensiz sevmek diyorum, gökyüzünün her halini kusursuz saymak gibi. Sevdiğimiz bir türkünün ritmine bırakarak ruhumuzu , suya konar gibi sevmek bulutları. Ve kaşların gölgesine ezgiler dizerek sevmek mavilikleri, öylesine sevmek yani hiç nedensiz yere...
Camın kırılan yerini sevmek mesela, odamıza sokulan kuş fısıltılarını duymak kadar. Elma çiçeklerini dolu vururken sevmek ıslaklığı ya da uzakları, en uzakları sevmek mor rengi hayallere daldığımız vakitlerde. Saatlerce bakabilmek bir dağın en asi yanına, dağ gibi yanımızı sevmek ne güzel, kanatan zamanlarda...
Elimize iliştirilen bir mektubu sevmek, ansızın hasret yüklü, sonbaharda sarı yapraklara basmadan yürüyerek. Ağaçları sevmek aklımıza her geldiğinde, hem de felaket sevmek göz göze geldiğimizde ağlayarak. Ellerini bulduğumuzda tutup kaçmak uçurumların en dip kuytuluklarına, ya da unutmayı öğrenirken sevmek, uzayıp giden yolda...
Sevmek diyorum her şeyi ama korkusuzca ve sonunu hesaplamadan, tıpkı sıcak bir ekmeği bölüşürken yürekten. Saçaklarda buzlar sarkarken tel tel, sıcak olan her şeye yöneldiğimiz kadar. İskeleyi vuran dalgalar kadar sevmek her şeyi, bir ustayı sevmek gibi emeği işlerken taşa...
Gülmeyi sevmek ama kahkahalarla, kazımak o anı zamana, yıllar geçse hep aynı sıcaklığıyla. Sonra gideni sevmek toprak sıcakken, beklemek onu cemre misali ötelerden ta ötelerden, kangren olmuş yılgınlıkların kucağında gelinciklere su verir gibi beklemeyi sevmek...
Korkuyu sevmek gün ağarırken, uyanmayı sevmek günün ilk ışıklarıyla, gece mahmurluğunda uykuya daldığımız kadar. Hastalığı sevmek bir nefes sıhhati hatırlayarak. Yazmayı sevmek umudumuzu ilmek ilmek kağıda işleyerek...
Karşılaşmalarda merhaba demeyi sevmek bıkmadan, usanmadan. İçtenlikle sormak ahvali, derde boyun bükmek, sevinçte kol kola girerek.Yaşamın coşkulu vaktinde, öleni sevmek diri iken sevdiğimiz kadar ve ağlamayı sevmek tenhalarda, gülüşler yeşerinceye kadar...
Geç kalanı sevmek, ilk geleni sevdiğimiz kadar. Unutulanı sevmek, ya da boş verileni öylesine yani nedensiz sevmek...
Güneşi sevmek ayırımsız, çıkarken de batarken de. Sonuncuyu sevmek, kolları açıp birinciye koştuğumuz zaman. Sevmek gibisi yok demeleri ve kenardan uçtan yaklaşanı sevmek. Parasızı sevmek paradan yana olanı sevdiğimiz kadar...
Çirkini sevmek, felaket sevmek hem de, güzeli hatırlattı diye değil, öylesine sevmek yani hiç sebepsiz yere...
Hüzün acıyla birleşirken sevmek ve nakış nakış işlemek yüreklere, Haziran'da yağan ikindi yağmurlarını beklemek kadar...
Sözcükleri sevmek bazen yan yana dizildikleri zaman ve ayrılığı sevmek bir otobüs durağında, sonunda ölüm yok ya demeyi hissetmek içimizde. özlemlerin en kahırlı yerinde düşleri sevmek, ve büyütmek kollarımızda usulca...
Git gide büyüyen aşkı sevmek bazen, bir pencereyi sevmek gibi konan kuşu görmeden. Bir kitabı sevmek gibi tarif edilemez bir merakın içinde ve karanlığı sevmek yalnız bir odada, içeriye süzülen bir tutam ışığa uyanmak kadar. Çalınan kapıya koşmak, aralanan yerden sımsıcak dostluğu sevmek gibi...
Sıradan olanı sevmek özel olana bel bağladığımız kadar.Sevilebilmeyi sevmek, zenginliğini tüm damarlarımızda hissederek...
Azı sevmek belki çoğa daldığımız kadar, belki de güçsüz olanı sevmek tehlikeyi göze alarak.
Ve lacivertler biriktirmeyi sevmek avuçlarımızda, gece lambalarının büktüğü sokağa dalmak... Karanlıklarda sevgiyi toplamak ev ev, sokak sokak, caddelerden süzerek kent boyu, kır boyu, evren boyu...

Canım Arkadaşım Yoldaşım
İbrahim KAYA (Geniş bir yüreğin sahibi )

Hadi arkadaşlar hepimiz sevmeyi sadece sevmeyi denesek karşılıksız öyle saf öyle karşılıksız bir çocuk saflığında hadi bir deneyin ..
Belki ben bunu hep yapıyorum diyenler hadi sizde ...[/size]
 
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
274
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Hadi arkadaşlar hepimiz sevmeyi sadece sevmeyi denesek karşılıksız öyle saf öyle karşılıksız bir çocuk saflığında hadi bir deneyin ..
Belki ben bunu hep yapıyorum diyenler hadi sizde ...:36_3_12::36_3_12::36_3_12::36_3_12::36_3_12::36_3_12::36_3_12:
 
Katılım
4 Mar 2007
Mesajlar
2,114
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
SEVMEK BASİT GİBİ GÖRÜNEN AMA ASLINDA ZOR OLAN BİR BECERİ.KEŞKE TÜM İNSANLAR SEVMEYİ BİLEBİLSE HERŞEY ÇOK DAHA GÜZEL OLURDU.TEŞEKKÜRLER HOCAM PAYLAŞIMINIZ İÇİN
 
Katılım
15 Ocak 2007
Mesajlar
514
Tepki Skoru
0
Puanları
16
Yaş
39
çok güzel.Yazanın yüreğine sağlık
 
Katılım
13 Eki 2006
Mesajlar
304
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
38
'' karşılıksız bir çocuk saflığında hadi bir deneyin ...''

Çok güzel anlatılmış keşke herşeyi yazılanlar kadar kolay sevebilsek ve de karşılıksız çocuklar gibi...
Ama herşey içimizde bir deneyelim lütfen ne kaybederiz?...
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst