sınıfa girecekleri ilk gün masalara geçen dönemden kalan güzel boyaları koyup paketliyorum.sınıfa geldiklerinde paketleri açmalrını istiyorum.sizce ne yapabiliriz bunlarla diyor ve kağıt çıkarıp ellerine veriyorum.bir kısmı kendini kaptırıyor boya yapmaya ama bir kaç taneside anneden ayrılmanın acısını yaşıyor.bu çocuklarıda başka bir masaya oturtup onlara komik resimler yapıyor diğer çocuklara gösteriyorum.şimdiye kadar hep başarılı oldu bu yöntemim.deneyebilirsiniz.
Bu tür konularda kimse bana yalan söyletemez,böyle bir konuda da sonuna kadar da tartışırım.benim de sınıfım 27,müfettişte sorsa 27 derim,veli de sorsa...Ama emin olun kimse problem etmiyor,derdini kimseye anlatamıyorsun.müfettiş 40 da olabilir diyor,müdür;velilere "sınıf mevcudu 27-30 bu sınıfta kaliteli eğitim olmaz"diyor.velide:"olsun ben yazdırmak istiyorum" diye inatlaşıyor..Bizim müdürümüz bu kadar sınıf mevcudunu çok buluyor ama ilçeden kim gelirse alacaksınız diyorlar..O da bu durumu sağlıklı bulmasa da okulun çarkını aidatlarla daha rahat döndürebilmek için onlara uyuyor.Bizler de okulu daha iyi bir hale getirmek,eksikleri tamamlayabilmek için sesimizi çıkarmıyoruz..Karşılıklı çıkar alış verişi gibi...Bir de sesimizi çıkarsak da kimi kime şikayet edeceksin ki zaten,ilçesinden,müfettişine kadar kimse yönetmelikleri takmıyor...
asena plansız kesinlikle okula gitme bu sene boyunca böyle olsun.Fakat okulun ilk günlerinde uyumsuz bir sınıfsa ve problem varsa zaten o planı uygulayamazsın.Bizim planlarımız zaten esnek rahat ol yani.İlk günden plan yapmadım hiç ama tabi kafamda oluşturup notlar aldım sıkışırsam şunu oynatırım bunu yaparım diye.
3 yıldır bu meslegi yapıyorum ve en güzel anılarım 3 yas çocuklarıyladır. öğretmenden çok anne gibi oluyorsun zaten 3 yas genelde uyumlu ve sakindir bedensel hareketleri 6 yas kadar hızlı ve sert olmadığı için genelde birbirlerine zarar vermezler dikkat süreleri inanılmaz kısadır o yüzden hikaye seçimi çok önemli kısa cümlelerden oluşan hikayeler idealdır.jeren şunu yazdı:Arkadaşlar 3 yaş çocukları hakkında düşüncelerinizi öğrenebilirmiyim.Pazartesi işe başlicam ve hiç deneyimim yok.
yemek konusu biraz sorun olabilir bu yas çocuklarının bir çoğu beslenme alışkanlığını değiştirmekte zorlanabiliyor.
oterite kurmaya calışmak, ceza vermek ,sesini yükseltmek kesinlikle ters teper ama herseyi bir oyuna çevirerek yaptırabilirsiniz çabuk kanarlar ve kendilerine yapılanı çabuk unuturlar
bilişsel etkinlikler oldukça yavas ve sindirilerek öğretilmelidir bir bayram tatili bile öğrendikleri son sayıyı unutmalarına yeter. en çok sevdikleri etkinlik sanat etkinlikleridir özellikle oyun hamuruna bayılırlar.
temizlik alkışkanlıkları genelde zayıftır neyin pis neyin temiz olduğunu ne kadar anlatsanız da pek kavrayamazlar özbakımın çoğunu kendileri yapsalar da bir yardımcı öğretmen (abla) bence şart.
tabi bunlar benim kendi çocuklarım üzerindeki gözlemlerim herkes bir olmaz bir profosör edasıyla yazdım ama yanlış anlaşılmasın lütfen benim düşüncelerim
9 yılık öğretmenim sizlere nacizane önerim onlara güvende olduklarını hissetirin .Nasıl mı? güleryüz, ufak şekerleme; ilk gün 1 saati aşırmıyorum . Okulun tadı damaklarında kalsın.
2.gün 2 saat gene şekerleme ve harika bir oyun( ormanda ayı yakalama canlandırması )bayılıyorlar asla veliyi içeri almam ağlayanda şükür olmadı .ilk kez bu yıl bir öğrencim evden okula kaçtı.
Annesiz bir çocuk yapmamız gereken sadece güler yüz.....
2.gün 2 saat gene şekerleme ve harika bir oyun( ormanda ayı yakalama canlandırması )bayılıyorlar asla veliyi içeri almam ağlayanda şükür olmadı .ilk kez bu yıl bir öğrencim evden okula kaçtı.
Annesiz bir çocuk yapmamız gereken sadece güler yüz.....
ben de 2 yıl önce görev aldığımda,ilk gün çocuklarla birlikte oyunlar oynadık.isimlerimizi öğrenmek için isim oyunlarıyla başladık.sınıfımızı ve okulumuzu tanıdık. tabi sürekli güler yüzle onların arasında olmak da önemli.
ben güler yüzlü olmayı biraz abartmış olmalıyım ki (tabi bilinçli yapılmış birşey değil bu) birkaç gün sonra bir öğrencim;"öğretmenim sen neden bu kadar çok gülüyorsun?"diye sormuştu 🙂))
ben güler yüzlü olmayı biraz abartmış olmalıyım ki (tabi bilinçli yapılmış birşey değil bu) birkaç gün sonra bir öğrencim;"öğretmenim sen neden bu kadar çok gülüyorsun?"diye sormuştu 🙂))