Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

Okulum

Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
1,076
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
PARMAK OYUNLARI

Okul
Ben büyüdüm, okula gidiyorum. (Baş parmak hareket ettirilir.)
Okulda bir arkadaşım oldu. (İşaret parmağı hareket ettirilir.)
Okulda iki arkadaşım oldu. (Orta parmağı hareket ettirilir.)
Okulda üç arkadaşım oldu. (Yüzük parmağı hareket ettirilir.)
Okulda dört arkadaşım oldu. (Serçe parmağı hareket ettirilir.)
Okulda beş arkadaşım oldu. (Bütün parmaklar hareket ettirilir).

           TEKERLEME
Kalemim yok,
Silgim yok,
Sınıfta kaldım,
Haberim yok.
Çarşıya gittim,
Leblebi aldım.
Burnuma kaçtı,
Hapşuu!
Ha ha ha hapşuu!

ŞARKI
Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda  bir  süslü kadın,
Yürüdü adım adım.
Trallalla, trallalla, trallala. (Süslü kadın taklidi yapılır.)

Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda bir küçük çocuğun
Topu düştü patladı.
Pat pat pat pat pat pat. (Eller birbirine vurulur, patlama hareketi yapılır.)

Bir gün okula giderken
Herşeye dikkat ederken
Yolda bir asker sert sert bakarak
Geçti selâm çakarak
Rap rap rap rap rap. (Asker yürüyüşü, selâm verme, sert bakma hareketi yapılır.)

Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda bir ihtiyarcık,
Yürüdü yavaşçacık,
Hım hım hım hım hım. (Bel tutularak, elinde değnek olan, yaşlı insan yürüyüşü yapılır.)

BİLMECELER

*İki kapaklı,çok yapraklı (KİTAP)
*Yemeden tatlı,sağmadan sütlü,herkes onu sever, eşe dosta över (OKUMAK)


ŞİİR

                              KİTAP
Kitap bana,
Defter sana.
Kalem bana,
Silgi sana.
Okul bana,
Yuva sana,
Hadi gidelim,
Koşarak okula.

OKUL
Sabah sekiz buçukta,
Okuluma giderim.
Orada bilgiler öğrenip,
Akşam eve Giderim.

Biraz ders çalışıp
Yatağıma girerim.
Okuluma gitmek için,
Sabahı zor beklerim.

OKUL
Okulun yolu
Taşlarla dolu,
Biraz da yokuş,
Yap beni bir kuş.
 
Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
1,076
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Benim bir evim var, Bir çok kardeşim var (Okul ve öğrenciler).

Çok oğlu kızı var,Ne de tatlı sözü var (Öğretmen).

Minareden düşer kırılmaz,Suya düşer kırılır (Kâğıt).

ŞİİR
Okul yuvamdır benim,
Öğretmenim bir ana .
Sevgiyle, şefkatle
Bizi basar bağrına.
Her bilgiyi, düzeni
Okulda öğrenirim
Her sabah seve seve
Okuluma giderim.
 
Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
1,076
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Öğretmenim
Güler yüzlü, cana yakın.
Ne iyidir öğretmenim.
Annem kadar sıcak, tatlı,
Sevgilidir öğretmenim.
Sokulurum hep yanına,
Beni korur, sever, okşar.
Yüzüme hep sevgi ile
Tıpkı annem gibi bakar.
 
Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
1,076
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Lütfen
Lütfen beni dinleyin,
Sakın olmaz demeyin.
Size bir tek sözüm var,
Lütfen onu iyi öğrenin.
Yumuşacık söylenir,
Duyanları sevindirir.
Bir şeyler isterken,
Lütfen demeden istemeyin.

ŞARKI
Çalışkan Olmalıyız
Çok çalışkan olmalıyız,
Çok çalışkan olmalıyız.
Bu ulus için ,bu vatan için,
Çok çalışkan olmalıyız.
Tembel tembel durmamalı,
Günler hiç boş kalmamalı,
Bu ulus için, bu vatan için,
Çok çalışkan olmalıyız,


Yaşasın Okulumuz
Daha dün annemizin,
Kollarında yaşarken,
Çiçekli bahçemizin,
Yollarında koşarken,
Şimdi okullu olduk,
Sınıfları doldurduk.
Sevinçliyiz hepimiz.
Yaşasın okulumuz.
 
Katılım
30 Nis 2006
Mesajlar
1,076
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
Okul
İşte benim okulum, (İki el baş üzerinde daire yapılır.)
Bölüm bölüm sınıflar, (Eller bele konularak daire yapılır.)
İçinde öğrenciler var. (Parmaklar oynatılır.)
Öğretmenler anlatır , (İki el ile konuşma hareketi yapılır.)
Bilgi ile bizi donatır. (İki el bedene sarılır.)
Sevgi saygı burada, (İki el önde avuçlar yukarı doğru açılır.)
Mutluyum okulumda. (İki el bedene sarılır.)

BİLMECELER

Başlatır o heceden, çıkarır o yüceden ; çok oğlu kızı vardır, ne tatlı sözü vardır. (Öğretmen)
Oyunlar oynanır, resimler yapılır; çocuklar için eğlence kaynağıdır. (Anaokulu)
Öğretmen bilgi verir, öğrenciler öğrenir. Bizim ikinci ailemiz bilin bakalım neresidir? (Anaokulu)
Çizgi çizer resim yaparım. Onlarla renk renk boyarım. (Boya kalemi)
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
Şimdi Okullu Olduk

Doç. Dr. Belma Tuğrul

Okula başlama, doğal ve zorunlu bir yaşamsal deneyimdir. Okula başlama hangi öğrenim kademesinde olursa olsun, yaşamsal değişimleri içerir ve bu da heyecan vericidir. "Okula başlama" olayının zor ve sorunlu olması yetişkinin davranışlarıyla yakından ilgilidir. Burada "yetişkin" ile kastedilen, anne, baba ve öğretmendir. Tabii ki, Türk kültüründeki aile yapısını düşündüğümüzde bu gruba anneanneleri, babaanneleri ve dedeleri de katmak gerekecektir.

Okula başlama sadece çocuklar için değil aileleri için de önemli bir olaydır. Hatta bazen yetişkinler, çocuklardan daha geç ve zor alışabilirler. Çocuklar, çevrelerini çok iyi gözlemlerler ve çevrelerindeki tepkilerden etkilenirler. Okula başlama çocuğun şimdiye kadar yaşamadığı bir deneyimdir. Anaokuluna gittiyse, ilkokula başlamak için en azından "okul kültürü"ne ait bazı deneyimleri geçirmiştir. Ancak böyle olsa bile "okul" çocuğun yaşamında ilk kez yüz yüze geleceği bir deneyimdir. Bu nedenle, o kendisine bu konuda yapılan her türlü telkinin etkisinde kalabilecektir. Yetişkinler, kendi okul deneyimlerinden, kişiliklerinden, yaşamsal beklentilerinden, aile ilişkilerinden etkilenerek, çocukların okul yaşamını yönlendirir.

Okula başlama anında çocukların gösterdikleri tepkiler, onların o ana kadar geliştirdikleri ilişkilerin bir sonucudur. Tabii ki kişilikleri de bunda etkili olacaktır. Okula başlamadan önce edinilen alışkanlıklar, beceriler ve duygular açısından güçlü bir kişilik sergileyen çocuk, okulun sosyal ve akademik sorumluluklarını rahatlıkla yerine getirir. Örneğin; anaokuluna başlama, çocuğun ailesinden ilk ayrılığıdır ve bu nedenle özel bir öneme sahiptir, ilkokul ise; çocuğun formal öğrenim kademesinin ilk adımı olması nedeniyle önemlidir. Her iki okul kademesinde de çocuğun duygusal olarak baş etmesi gerekenler vardır. Gerek anaokulu gerekse ilkokul çocuk için yeni sosyal çevredir ve doğal olarak çocuğun uyum sağlamasını gerektiren çok sayıda farklı özellikleri ve ilişkileri içerir. Çocuklar dinamik varlıklardır. Yaşamın en hızlı gelişimi ve değişimi erken çocukluk yılları ya da okulöncesi dediğimiz yıllarda yaşanır. Çocukların bu dinamikliğe uyum sağlaması, onun temel yaşamsal becerileriyle yakından ilişkilidir. Sağlam duygusal temeller üzerine kurulan kişiliklerde ki çocuklar, yaşamın bu yeni deneyimiyle baş etmeye hazırlanmış demektir. Kendine ve çevresine güvenen çocuklar, yaşam başarısı yüksek olmaya aday çocuklardır. Aksi durum, yani, bireysel gelişmesi için desteklenmemiş çocuklar "bağımlı" kişilikleriyle, okula başlamanın sorumluluklarıyla baş etmekte zorlanabilirler. Aslında bu şekilde, bağımsızlığını geliştirememiş çocuklar için sadece okula başlama anı değil, yaşama ait her yeni durum kaygı yaratıcı olabilir.

O halde, çocuklarımızın yaşamında olduğu kadar bizim yaşamımızda da önemli bir yer tutan "okula başlama" olayını başarılı bir şekilde göğüslemek için neler yapmalıyız?
İlk olarak, okula hazırlığın okula başlamadan birkaç ay ya da birkaç hafta öncesinden başlayan bir hazırlık olmadığına dikkat çekmek gerekir. Doğduğu andan itibaren, iletişim içerisinde bulunduğu kişiler çocuğun gelişiminin olumlu ya da olumsuz değişiminden sorumludur. Çocukları sadece okula değil hayata hazırlamak gerekir. Okul da zaten hayatın bir parçasıdır. Okula hazırlık, çocuğun okul eşyalarını temin etmekten, onun için iyi bir okul seçmekten çok daha geniş ve derin anlamlar ifade eder. Yaşamla ilişkilerinde başarılı olan çocuklar okul yaşamlarında da uyumlu, başarılı ve mutlu olabilirler. Özetle, okula hazırlık, okula başlama anına bırakılmayacak kadar önemlidir. Okula başlama anında o zamana kadar yaşananların dışa yansımaları gözlenir. Gözlenenlerse aslında birer sonuçtur.

Eğer çocuğunuz;

Ayrılıklara alışıksa, ayrılıklarla baş etmeyi öğrendiyse,
Kendine ve başkalarına güven duyuyorsa, Kendi başına kararlar alabiliyorsa,
Sorumluluk almaya istekli ve yerine getirmede yeterli ve yetenekliyse,
Değişikliklere uyum sağlayabiliyorsa,
Farklı insan ilişkilerini gözlemlemiş ve farklı kişilerle ilişkiye girmişse yani, iletişim zenginliğine sahipse,
Problemlerine iyi ya da kötü, mutlaka bir çözümü olduğunu biliyorsa ve bu çözümlerden birini mutlaka kendisinin bulabileceğine inanıyor ve kendine güveniyorsa,
Bazen grupla beraber olmaya hazır ve hevesli, kooperatif davranabilen, bazen özgür ve özgün "bireysel" davranabilen biri olarak, gerekli sosyal ve duygusal becerilere sahipse,
Farklı zamanlarda farklı deneyimleri yaşama fırsatı olduysa,
Insiyatif kullanabiliyorsa,
Risklere girmekten çekinmiyorsa,
Başladığı işi bitirebiliyorsa,
Kendini tanıma ve kontrol etme konusunda özgüveni ve denetimi gelişmişse,
Kendini idare edecek temel fiziksel gereksinimlerini bağımsız olarak karşılayabiliyorsa,
Sınırları tanıyan ve kabul edense,
Duygu ve düşüncelerini ifade etmenin birçok yolundan bazılarını biliyorsa.
Dinleme becerisi gelişmişse,
Kendine ait şeylere sahip çıkabiliyor, başkalarınınkine de saygı gösterebiliyorsa,
Kendini ve kendine ait şeyleri koruyabiliyorsa, Kuralları anlama, kabul etme ve yerine getirme de sosyal ve zihinsel alanda olgunlaşmışsa,
Paylaşma, yardımlaşma, bekleme gibi olumlu sosyal ilişkileri gelişmişse,
Öğrenmesini engelleyecek herhangi bir kronik sağlık sorunu yoksa,
Algılama, bellek, dikkat ve koordinasyon becerilerinde normal gelişim özelliklerini sergiliyorsa,
"Nitelikli" bir anaokulu yaşantısı geçirdiyse, ilkokul için sağlam temeller atmış olduğunu düşünebilirsiniz.
Yeni doğan bir bebek, özellikle annesinden ayrı kalmaya hazır değildir. Bu, fizyolojik bir gereklilik ve gereksinimdir. Bebek, beslenmesi ve bakımı için anneye ya da onun yerine geçecek birine gereksinim duyar. Ancak, çocuk yaşının ilerlemesiyle, geliştirdiği beceriler sayesinde annesinden uzaklaşmaya başlar. Bu. bağımlılıktan bağımsızlığa doğru atılan ilk adımlardır. Çocuklarımıza bağımlı olmakla bağlı olmak farklı kavramlardır. Bağımlılık, her iki tarafında yaşamsal becerilerinin gelişmesini engeller. Bağlılık, birey olma ve ait olmayla bütünleşen sağlıklı ruh ve beden gelişimi için gerekli psikolojik ve sosyal ilişkiyi ifade eder. Her anne baba çocuğunu sever. Her ailenin sevgisini ifade etme yolu da farklıdır. Ancak bazı anne babalar çocuklarını severken, geliştirdikleri iletişim ortamı içinde, onları kendilerine bağımlı kılarlar Bu da çocuğun yaşamının kritik noktalarında uyumsuzluk davranışlarıyla kendini gösterir. Oysaki tüm anne babalar çocuklarının çevreleriyle uyumlu olmasını, ciddi bir şekilde önemserler. O halde kendi kendimize sormamız gereken bazı sorular vardır. Örneğin; "ben çocuğumun problem çözen, bağımsız, kendine güvenen sorumluluk sahibi, saygılı, dürüst, becerikli, kendini ve diğerlerini seven, bilgili, sosyal, girişken, duyarlı, dikkatli, kültürünü bilen bir birey olmasını istiyorum. Peki bu sonuca ulaşmak için gerçekten gereken şeyleri yaptım mı?"

Bu nedenle, çocuğumuzun uyumlu davranışlar sergilemesini beklemeden önce kendimizi gözden geçirmeliyiz. Belki o zaman bazı şeyleri ümit etmekten vazgeçebiliriz. Yani çocuğunuzun okula uyumu ve başarısı;

Onun kişilik özelliklerine,
Çocuk yetiştirme tutumlarınıza ve iletişim becerilerinize,
Çocuğunuzun sağlık durumuna,
İçinde yaşadığı sosyal çevrenin zenginliğine,
Daha Önceki okul yaşantılarına,
Akademik olarak hazır oluşuna ve öğrenme ilgisine ve kapasitesi-ne bağlıdır.
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
OKULUMLA AİLE KATILIMI

Çocuktan bütün bir gün içinde, anaokulunda neler yapmış olabilecekleri ile ilgili tahminlerde bulunmasını isteyin.




Çocuğa çevresinde gördüğü nesnelerin kaçar tane olduğunu yüksek sesle saymasını söyleyin. Merdivenleri inip-çıkarken birlikte sayın.



Bazen kitabınızı, gazetenizi yüksek sesle okuyun. Okuma eylemine dikkat çekmiş ve özendirmiş olursunuz.



Çocuğunuzla birlikte daire şekillerini kullanarak tırtıl oluşturmasına rehberlik ederek, tırtılları kırmızı renge boyamasını söyleyiniz.



Benimle ilişkilerinizde aceleci olmayın.
Size yetişecek kadar hızlı değilim.
Ve…
Çoğunlukla da hep arkanızda kalıyorum.
Oysa ben geride kalmak ya da
Önden gitmek değil,
Sizinle “BİRLİKTE” yürümek istiyorum.

ÇOCUĞUNUZ
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
ARKADAŞIMI TANIYORUM ADLI KURALLI OYUN

Daire oluşturulur. “Arkadaşımı Tanıyorum” adlı oyunun kuralı öğret¬men tarafından anlatılır. Oyun şöyle oynanır:
Oyun salonunda çocuklar daire şeklinde otururlar. Topu alan çocuk kendi adını ve topu atacağı arkadaşının adını söyler ve topu atar. “Benim adım Ayşe, senin adın Ali” denilerek top atılır. Bu oyun çocukların istekleri doğrultusunda devam eder.
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
KUKLA İLE MASAL ANLATIMI

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçük Ayı Tombik’in okul vakti gelmiş. Annesi onu ormanda bulunan okula yazdırmış. Ama Tombik Ayı okula gitmeyi hiç mi hiç istemiyormuş. O ormanda gezmeyi, oyun oynamayı isti¬yormuş. O sabah annesi onu okula gitmesi için erkenden kaldırmış. Kahvaltısını yaptırmış ve kapıdan uğurlamış. Tombik Ayı okul yerine ormanda gezmeye karar vermiş. Ormandaki arkadaşları sincap ile tavşan da onun hatalı olduğunu söyleseler de Tombik Ayı kimseleri dinlememiş ve gezinmeye başlamış. Çok yorulmuş. “Aaa... şurada bir park var ve banklar konmuş. Biraz oturayım, keyfime bakayım.” demiş. Ama bütün banklarda bir yazı asılıymış. Tombik ayı okula gitmediği için yazıları okuyamıyormuş.
Bankalar da BOYALIDIR SAKIN OTURMAYIN! yazıyormuş. Peki Tombik Ayının başına ne geldi?... diye çocuklara düşünme payı bırakılır. Üstü başı boyanan tombik ayı hatasını geç anlamış. O sırada okuldan öğrenciler dağılıp evlerine dönüyorlarmış. Okul arkadaşları, Tombik Ayıyı boyanmış bir şekilde görünce çok gülmüşler. Tombik ayı çok üzülmüş. Ağlaya ağlaya evinin yolunu tutmuş. Tombik ayının annesi, yavrusunun hâlini görünce: “Bak sevgili yavrucuğum, okula gitseydin bütün bunlar başına gelmezdi. Bana söz ver bakalım. Okula gideceksin değil mi?” demiş. Tombik Ayı pişman olarak annesinden özür dilemiş. Ertesi sabah okula en erken Tombik Ayı gitmiş. Çünkü öğrenmesi gereken daha çok şeyler varmış.
Öğretmen: Evet çocuklar, sevimli kuklamızın anlattığı masalı beğendiniz mi? deyip masal ile ilgili sorular yöneltir. Parmak kaldırarak cevap veren öğrencilere öncelik verilir. Öğretmen, “aferin çocuklar, masalı gerçekten güzel dinlediniz. Ödül olarak bu sevimli kukla yanağınızdan öpecek.” der. Kukla: “Çocuklar, şimdi sizlere bilmeceler soracağım.” der.
Kukla: Bir bilmecen var çocuklar.
Öğretmen: Haydi sor sor sor.
Kat kat kat ekmek,
İçi dolu bal ekmek (Kitap).

Bir kovanda bin arı,
Bini çalışkan arı.
Balları baldan tatlı,
Canları candan tatlı (Okul ve öğrenciler).

Ne tatlı dili var,
Eğitimde özenli
Yeri var (Öğretmen).
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
TEKERLEME

“Vuralım Küçük Elleri”
Vuralım vuralım.
Küçük eleri
Çevirelim çevirelim
Değirmenleri.
Yaşasın yaşasın
Küçük çocuklar.
Her zaman her yerde,
Uslu dururlar hey!
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
ŞİİR

OKULUM
Okul yuvamdır benim, Her bilgiyi, düzeni
Öğretmenim bir ana . Okulda öğrenirim.
Sevgiyle, şefkatle Her sabah seve seve
Bizi basar bağrına. Okuluma giderim.
PARMAK OYUNU

MEMO
- Tık tık tık kim o?
- Benim adım Memo.
- Hoş geldin Memo (2)!
- Ne istiyorsun çay mı, süt mü?
- Süt istiyorum.
- Güle güle Memo (2)!
Eller, avuçlar birbirine dönük, parmaklar birbirinin arasına girmiş şekilde tutulur. İşaret parmakları iç içe geçen parmaklar arasından havaya kaldırılarak sağa-sola oynatılır.

DRAMA

“Dramamızın materyali kendi vücudumuz. Şimdi hepimiz birer fırçayız. Ve bir kâğıda kendi resmimizi boyayacağız.” der.
Fırçalar ayağa kalksın ve kâğıtlarına doğru koşsun. Yavaş yavaş kâğıtlarımıza doğru ilerliyoruz. Şimdi daha hızlı koşuyoruz, Şimdi yavaşlıyoruz, şimdi hızlı.”
Şimdi kâğıda zıplaya zıplaya ulaşalım.
Şimdi kâğıdımızı boyamaya başlayalım.
Şimdi kollarımızla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi ellerimizle kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi parmaklarımızla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi ayaklarımızla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi topuklarımızla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi sırtımızla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi burnumuzla kâğıdımızı boyayalım.
Şimdi saçlarımızla kâğıdımızı boyayalım.
DRAMA

Sabah oldu, güneş doğdu, hadi uyanalım (Gerinerek uyanma hareketi).
Elimizi yüzümüzü yıkayalım, kahvaltımızı yapalım.
Üzerimizi giyinip okulumuza gidelim.
Haydi, şimdi tralla la la dans edelim!
Biraz yorulduk, kitap okuyup dinlenelim.
Karnımız acıktı, yemek yiyelim.
Akşam oluyor, hava kararıyor.
Çok uykumuz geldi (esneyerek uyuma taklidi yapılır).
OYUN

“Kutu Kutu Pense”
Kutu kutu pense,
Elmamı yerse.
Arkadaşım .......
Arkasını dönse.

Şimdi sırt üstü yatalım ve ayaklarımızla gök yüzüne bir güneş çizelim. Artık bacaklarımızı uzatalım ve eserimizi seyredelim. Mükemmel...!
Şimdi herkesin resmine gidiyorum ve bana ne resmi çizdiğinizi söyleyeceksiniz.” der. Öğrenciler katıldıkları drama etkinliğinde yaptıklarını ve düşündüklerini öğretmene söyleyerek duygularını paylaşırlar.
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
DRAMA

DRAMA
Öğretmen, öğrencilerini yanına çağırır ve bir gününüzü nasıl geçirirsiniz sorusunu yöneltir. Verilen cevaplara göre olaylar hareketlendirilerek olayların dramaları uygulanır.

TÜRKÇE DİL

“Yeni Bir Yerdeyim” (Öykü + Sohbet)
Öğretmen çocuklarla halka şeklinde minderlere oturur. Etrafımda neler var? Ben neredeyim? Bu yerin özellikleri nelerdir? sorularıyla yönlendirilen sohbet, öykü anlatımı şeklinde bilgi vererek ve sorulara verilen yanıtları tekrar ederek çocuklarla sohbet edilir. Çocukları, birbirlerini dinlemeye ve söz isteyerek konuşmaya yönlendirilir.
DRAMA

Drama - “Topa Koş”
Sınıfın ortasına bir top konur, bu topa sıra ile her çocuk elini koyup kendini arkadaşlarına tanıtır. Sonra yerine geçer, oturur. Bütün çocuklar kendini tanıtana kadar sürer. Topla tanışma draması tekrar edilerek çocukların birbirleriyle tanışması pekiştirilir.


Türkçe Dil Etkinliği - “Sınıfımda Neler Var?

Öğretmen çocuklarla birlikte üzeride bir sınıfa ait çeşitli materyallerin resimlerinin bulunduğu resmi çocuklara gösterek onlara resimler hakkında sorular sorar, anlatılması istenen resimler yorumlanır (Örnek sorular: Neler görüyorsun bize anlatır mısın? Sense bu materyaller olmasaydı Ne olurdu?) Bizim sınıfımızda hangi materyaller var? Hepbirlikte inceleyelim diyerek sınıftaki materyaller incelenir.

Okuma-Yazmaya Hazırlık Etkinliği - “Mutlu Yüzler Çiz”

Öğretmen çocuklara yuvarlak renkli kartonlar dağıtır. Çocuklar verilen yuvarlak renkli kartonlara mutlu yüzler çizerler. Yüzleri ayrıntılarıyla çizmeye yönlendirilirler. Öğretmen çocuklarla mutlu yüz ifadesi hakkında sohbet eder, yüzleri birbirlerine gösterirler. Benim yüzüm nasıl? Senin yüzün nasıl? Bana anlatır mısın? Senin yüzün neden böyle? sorularıyla etkinlik geliştirilir.

Fen - Doğa Etkinliği - “Sınıfımız”

Öğretmen küçük kartlara sınıftaki nesneleri, oyuncakları çizer. Bu kartları kullanarak sorular sorulur. Perde ne renk? Evcilik köşesindekileri bul. gibi... (Etkinlik, sorularla yönlendirilip geliştirilebilir.) Öğretmen, çocuklardan buldukları kartları panoya asmalarını ister.


Oyun - “Okulum”

Öğretmen çocuklara karton kutuları ya da legoları kullanarak hep beraber okulumuzu yapalım der. Çocuklarla büyük bir okul yaparlar. Okulda neler görüyoruz? Öğretmenimizin resmini çizip ekleyelim mi? Çocuklar okulda nereye oturur? gibi sorularla okulda gördüklerimizi ekler, sohbet edilir..

Okuma-Yazmaya Hazırlık Etkinliği - “Neden Üzgün?”

Öğretmen çocuklara üzgün bir çocuk resmi gösterir. Çocuğun neden üzgün olabileceği üzerine konuşulur. Daha sonra resmi çocukların fikirleri yönünde tamamlamalarını ister. Çocuklar, neden üzgün? Ne olmuş olabilir? İnsan üzülünce neler yapar? Sen üzülüzce ne yaparsın? gibi sorularla yönlendirilirler.

Fen - Doğa Etkinliği - “Okulda Neler Var?” “Okulda Kimler Var?”

Okulun bölümlerinin resimleri kesilip boyanır, pano oluşturacak şekilde bir araya getirilir (Okul gezildikten sonra etkinliğe geçilmesi daha verimli olur.). Öğretmen çocuklardan okulda çalışanları resimlemelerini ister. Hazırlanan okul panosunun son bölümüne yapılan resimler resimler yapıştırılarak pano tamamlanır. Panoda neler görüyorsunuz? sorusu ile çocuklar panoyu anlatmaya yönlendirilirler.

TÜRKÇE DİL

Öğretmen çocuklarla sınıf düzeni ve yararları hakkında konuşur. Öğretmen köşeleri tanıtır; köşelere ait olan oyuncakları çocuklardan bu köşelere götürmelerini isteyerek sınıfın nasıl düzenli tutulacağını gösterir.

Sanat Etkinliği - “Sınıf Panosu”

Öğretmen çocuklara değişik çiçekler hazırlar. Çocukların kendileri için seçtikleri çiçekleri boyamalarını söyler. Boyanan çiçekler sınıf panosu oluşturulacak şekilde, uygun duvara ya da sınıf kapısına düzenlenerek asılır. Çocukların isimleri yazılır (Malzeme olarak; karton, el işi kâğıtları ya da grafon kâğıdı kullanılabilir.).

DRAMA

Drama - “Ağaç Kütüğü”
Öğretmen çocuklara farklı türlerde ağaç ismi verir ve bir çocuğu da oduncu olarak seçer. Oduncu olan çocuk sırayla bütün ağaçları keser. Kesilen ağaçları canlandıran çocuklar yere düşerler ve yuvarlanmaya başlarlar. Drama sonunda öğretmen Hangi tür ağaçların kimler tarafından kesileceğiyle ilgili çocuklarla sohbet eder (Örnek sorular: Kesilince ne hissettin? Ne düşündün? Yaşlı ağaçlar mı genç ağaçlar mı kesilmeli?).

Oyun Etkinliği - Tanışma

Her çocuk sınıfın ortasına gelerek değişik şekillerde selam vererek adını, soyadını ve en sevdiği şeyi söyleyerek kendini arkadaşlarına tanıtır ve sonra yerine geçerek oturur. Oyun bütün çocuklar kendini tanıtana kadar devam eder.

Okuma-Yazmaya Hazırlık Etkinliği –Aramıza Hoşgeldiniz Partisi

Çeşitli maskeler hazırlayıp ya da çocukların yüzü boyanarak partiye hazırlık yapılır. Ardından oyunlar oynanır.Dans edilir.
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
Sanat Etkinliği – Hayalimdeki Okul

Öğretmen çocuklardan hayallerindeki okulu resmetmelerini ve çocuklardan yaptıklarını anlatmaları istenir. Ardından yapılanlar sınıfça sergilenir.

Türkçe Dil Etkinliği- Hayalimizdeki Okulu Yapalım

Çocukların anlattıklarından yola çıkılarak sınıfça sınıfın hayalindeki okul legolar ve artık malzemeler kullanılarak 3 boyutlu olarak yapılır.

Türkçe Dil Etkinliği - Temiz Olalım (Sohbet)

Öğretmen çocuklarla birlikte sabun, havlu, diş fırçası, tuvalet kağıdı...gibi temizlik malzemelerini incelemek için banyoya gider. Temizlikle ilgili malzemeler incelenir ve nasıl kullanılacakları anlatılır. Ardından öğretmen temizlikle ilgili malzemelerin doğru kullanımını uygulamalı olarak gösterir.Daha sonra Bay Mikrop adlı parmak oyunu oynanır.

BAY MİKROP
Bay Mikrop bir gün gezmeye çıkmış;yürümüş, yürümüş (Sağ elin baş parmağı, sol kol üzerinde yürütülür.)
Bir evin açık kağpısından içeri girmiş
Bir de bakmış merdivenler var.(Baş parmak avuç içinde dolaştırılır ve parmaklardan çıkılır.)
Başlamış çıkmaya .
Üst kata çıkınca, kapıyı vurmuş. (Sağ el yumruk yapılarak sol elin avuç içine vurulur.)
Tak...Tak...Tak...
Kim o?
Ben Bay Mikrop. (Sağ elin baş parmağı sallanır.)
Ne istiyorsun?

Gezi-Gözlem Etkinliği

Çocuklarla okulun bölümleri, bahçe ve çevresi gezilerek incelenir.Çocuklar okul personeli ile tanıştırılır ve çocuklara okul personelinin görevleri açıklanır. Gezi sonunda çocuklarla gözlemlenenler hakkında konuşulur.

Seni hasta etmeye geldim.
Yoo...Beni hasta edemezsin. (Sol elin işaret parmağı sallanır.)
Bol bol uyudum, dengeli beslendim
Spor yaptım, yıkandım, aşı da oldum.
Mikrop, ’’Ben gidiyorum’’der. (Sağ elin baş parmağı sallanır.)
O sırada çocuğun annesi sabunlu suyla temizlik yapıyormuş
Mikrobun ayağı kaymış yuvarlanmış (İki el birlikte hareket ettirilerek yuvarlanma hareketi yapılır.)
Kendini kapının dışında bulmuş.

Drama – İsmini Söyle

Çocuklar yere daire biçiminde otururlar ve öğretmen çocuklardan birinin eline top verir ve çocuk kendi adını söyleyerek topu istediği bir arkadaşına yuvarlar.Topu alan çocuk da kendi adını söyleyerek topu başka bir arkadaşına yuvarlar ve dramaya sınıftaki tüm çocukların adları söyleninceye kadar devam edilir.
 
Katılım
29 Nis 2006
Mesajlar
416
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
Öğretmen sandalyeleri sınıfın ortasında servis aracının koltukları şeklinde düzenler. Öğrenciler arasından şoför ve hostes seçilir. Diğer öğrenciler de okula gelen yolcu öğrenciler olurlar. Okula gelirken servis aracında uyulacak kurallar drama ile öğretilmiş olur. Öğretmen drama sonunda öğrencilerle sohbet eder. Etkinliğe sandalyeler bozulmadan devam edilir. Öğretmen “Ayşe Kızın Macerası” adlı hikayeyi okur. Hikayenin konusu ve kahramanları ile ilgili sorular yönelterek cevaplamalarını ister. Daha sonra bilmeceler sorar.
-Gece yanar
Gündüz söner (Lamba)

-Git gelinim gel gelinim
Yol üstünde dur gelinim (Kapı)

-Altında dört teker
Üstünde yük çeker (Araba)

-Arka arkaya ikizler
Biri diğerini çeker (Tekerlek)

Bilmecelerin bilinmesi için küçük ip uçları verilir. Bilmeceleri bilenler alkışlanarak tebrik edilir. “Araba geliyor” adlı tekerleme söylenir.

Araba Geliyor
Araba geliyor, lastik patladı.
Şoför atladı, içindeki çocukların
Ödü patladı. BOM!
Öğretmen daha sonra “Müzik köşesinden herkes eline bir tef alsın ve beni takip etsin.” der. Öğrenciler ellerine aldıkları tefler ile öğretmenin arkasında sıraya geçerler. Öğretmen teybe sevilen çocuk şarkılarının kasetini takar. Çocuklar şarkının sözlerine ve müziğe uygun hareket edip tefleri ile dans ederken şarkıların nakarat bölümlerini de tekrar ederler.
 
Katılım
29 Nis 2006
Mesajlar
416
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
kukla
Öğretmen eline sevimli bir kukla alır. “Merhaba çocuklar, etkinliğimize bugün kukla köşesinde başlayalım. Sanki kukla söylüyormuş gibi sesini değiştirerek çocukların dikkatini çekmeye çalışır.
Öğretmen: “Şimdi sevimli kuklamız bize bir masal anlatsın. Hepimiz dinleyelim.” der.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçük Ayı Tombik’in okul vakti gelmiş. Annesi onu ormanda bulunan okula yazdırmış. Ama Tombik Ayı okula gitmeyi hiç mi hiç istemiyormuş. O ormanda gezmeyi, oyun oynamayı istiyormuş. O sabah annesi onu okula gitmesi için erkenden kaldırmış. Kahvaltısını yaptırmış ve kapıdan uğurlamış. Tombik Ayı okul yerine ormanda gezmeye karar vermiş. Ormandaki arkadaşları sincap ile tavşan da onun hatalı olduğunu söyleseler de Tombik Ayı kimseleri dinlememiş ve gezinmeye başlamış. Çok yorulmuş. “Aaa... şurada bir park var ve banklar konmuş. Biraz oturayım, keyfime bakayım.” demiş. Ama bütün banklarda bir yazı asılıymış. Tombik ayı okula gitmediği için yazıları okuyamıyormuş.
Bankalar da BOYALIDIR SAKIN OTURMAYIN! yazıyormuş. Peki Tombik Ayının başına ne geldi?... diye çocuklara düşünme payı bırakılır. Üstü başı boyanan tombik ayı hatasını geç anlamış. O sırada okuldan öğrenciler dağılıp evlerine dönüyorlarmış. Okul arkadaşları, Tombik Ayıyı boyanmış bir şekilde görünce çok gülmüşler. Tombik ayı çok üzülmüş. Ağlaya ağlaya evinin yolunu tutmuş. Tombik ayının annesi, yavrusunun hâlini görünce: “Bak sevgili yavrucuğum, okula gitseydin bütün bunlar başına gelmezdi. Bana söz ver bakalım. Okula gideceksin değil mi?” demiş. Tombik Ayı pişman olarak annesinden özür dilemiş. Ertesi sabah okula en erken Tombik Ayı gitmiş. Çünkü öğrenmesi gereken daha çok şeyler varmış.
Öğretmen: Evet çocuklar, sevimli kuklamızın anlattığı masalı beğendiniz mi? deyip masal ile ilgili sorular yöneltir. Öğretmen, “aferin çocuklar, masalı gerçekten güzel dinlediniz. Ödül olarak bu sevimli kukla yanağınızdan öpecek.”
 
Katılım
29 Nis 2006
Mesajlar
416
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
Oyunlar

Dramaya devam edilerek oyun salonuna çıkılır. Daire oluşturulur. “Arkadaşımı Tanıyorum” adlı oyunun kuralı öğretmen tarafından anlatılır. Oyun şöyle oynanır:
Oyun salonunda çocuklar daire şeklinde otururlar. Topu alan çocuk kendi adını ve topu atacağı arkadaşının adını söyler ve topu atar. “Benim adım Ayşe, senin adın Ali” denilerek top atılır. Bu oyun çocukların istekleri doğrultusunda devam eder. Daha sonra oyun salonundaki oyuncaklarla öğretmen rehberliğinde serbest oynanır.
 
Katılım
29 Nis 2006
Mesajlar
416
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
ŞİİR
ANAOKULU ÇOCUKLARI
Biz anaokulu çocuklarıyız
Hem çalışır,hem oynarız
Çok severiz biz okulu
Yaşasın Türk çocuğu
Çanta,kalem silgi defter
Öğretmeni candan dinler
Neler öğreniriz nerler..
 
Katılım
29 Nis 2006
Mesajlar
416
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
parmak oyunu

Okul
Ben büyüdüm, okula gidiyorum. (Baş parmak hareket ettirilir.)
Okulda bir arkadaşım oldu. (İşaret parmağı hareket ettirilir.)
Okulda iki arkadaşım oldu. (Orta parmağı hareket ettirilir.)
Okulda üç arkadaşım oldu. (Yüzük parmağı hareket ettirilir.)
Okulda dört arkadaşım oldu. (Serçe parmağı hareket ettirilir.)
Okulda beş arkadaşım oldu. (Bütün parmaklar hareket ettirilir).

Tekerleme
Kalemim yok,
Silgim yok,
Sınıfta kaldım,
Haberim yok.
Çarşıya gittim,
Leblebi aldım.
Burnuma kaçtı,
Hapşuu!
Ha ha ha hapşuu!

Şarkı
Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda bir süslü kadın,
Yürüdü adım adım.
Trallalla, trallalla, trallala. (Süslü kadın taklidi yapılır.)

Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda bir küçük çocuğun
Topu düştü patladı.
Pat pat pat pat pat pat. (Eller birbirine vurulur, patlama hareketi yapılır.)

Bir gün okula giderken
Herşeye dikkat ederken
Yolda bir asker sert sert bakarak
Geçti selâm çakarak
Rap rap rap rap rap. (Asker yürüyüşü, selâm verme, sert bakma hareketi yapılır.)

Bir gün okula giderken,
Herşeye dikkat ederken,
Yolda bir ihtiyarcık,
Yürüdü yavaşçacık,
Hım hım hım hım hım. (Bel tutularak, elinde değnek olan, yaşlı insan yürüyüşü yapılır.)
 
Katılım
3 May 2006
Mesajlar
238
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
53
PARMAK OYUNU
-Okuldan eve geldim(Sol el açık.Sağ elin iki parmağıyla sol el üzerinde yürüme hareketi yapılır.)
-Annem kapıyı açtı(Kapı açma hareketi yapılır.)
-Mis gibi kokular(Koklama hareketi yapılır.)
-Mutfaktan geldi(Mutfağa işaret yapılır.)
-Mutfağa koştum(Koşma takliti yapılır.)
-Çatalı kaptım(İki parmakla çatal hareketi yapılır.)
-Kurabiyeleri ağzıma attım(Ağzına atma hareketi yapılır.)
-Çok nefisti(Nefis hareketi yapılır.)
-Bir daha yedim
-Yedikçe yedim,yedikçe yedim(Elle bir şeyler alıp yeme hareketi yapılır.)
-Birde baktım(Şaşkın bir şekilde karın üzerinde el gezdirilir.)
-Şİştikçe şiştim,şiştikçe şiştim(Karın şişirilir ve kıvranma hareketi yapılır.)
 
Katılım
30 May 2006
Mesajlar
382
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
40
bu bilgiler harika emeğinize sağlık hepinizin arkadaşlar:)
teşekkürler
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst