Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

( ( ( MUTSUZ OLMAK KOLAY MI? ) ) )

Katılım
25 May 2006
Mesajlar
162
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
[size=medium]Mutsuz olmak neden bu kadar kolay?
Tam tersini, kolay olanın mutlu olmak olduğunu düşünüyorsanız, yazının gerisini okumasanız da olur. Zaten, gerçeği bilmeyi istemeyeceksinizdir. Gerçeği görüp bilmek başlı başına bir mutsuzluk sebebi olabilir. Bir sonraki yazıya sıçrayabilirsiniz. Mutlu mutlu...

1970’lerin başında havalı havalı binilip gezilen Murat 124’leri düşünün. Autoshowlardaki son modelleri taksitle de olsa nasıl alacağını hayal edenler, o Murat 124’leri benzinci reklamlarında komedyen yamağı olarak izlemekteler. Artık, birkaç yıl öncesinin otomobili ile gezmek düşünülemez bir ayıp. O kadar geriye (ya da ileriye) gitmeyelim, on-oniki yıl önce çalıştığım hastanede elimde cep telefonu ile gezdiğim için dudak büken arkadaşlarım telefon modellerinden başka bir şey konuşmaz olmuşlar. Nasıl da böyle tüketim toplumu olduk şikayetlenmesinde, sadece mutsuzluğun eski model bir cep telefonu ya da demode bir otomobil ile kolayca mümkün olmasını anlamaya çalışıyorum.

Parayla saadet olmaz. Bereket versin, konuya benim dışımda kafa yoranlar da var. Soruyu şöyle sorarak: “Başarı mutluluk getirir mi? Mutluluk satın alınabilir mi?” para konusu ile başlayalım. Psikiyatri kliniğine başvurup, depresyonlaşmış üzüntülerinin hafifletilmesi için yardım isteyenlerin, bir yandan akıllarını kemiren iyileşememe olasılığının dayanaklarından birisi, “benim derdim yoksulluk, ona çare bulabilecek misin?”dir (diğer dayanaklar “terk edip gideni geri getirecek misin? Kaybettiğim yılları geri verebilecek misin?” gibi).

Depresyondaki bireyin temel duruşu olan umutsuzluk’a panzehir olarak türetilmiş sayısız popterapinin bir numaralı örneğine geliyoruz: Herkesin yoksul ama mutlu olduğu, küçük teneke ya da karton evinde “mutlu mesut” yaşadığı Hindistan ya da Nepal gibi ülkeler. Hep burun kıvırdığım bu örneklerin bir doğruluk payı taşıdığını söylemeliyim. Nasıl?

Fazla mal, göz çıkarır.. Varlıklı sayılan ülkelerde alım gücünün son 50 yılda 3-4 katına fırladığını düşünürsek, mutluluk oranının da artması beklenir. Mutluluk beyana tabi bir ruh durumu olmakla birlikte (para ile imanın kimde olduğu belli olmazdı, değil mi?), gözlenen de, beyan edilen gibi, mutsuzluğun zenginleşenlerin ensesinden düşmediği yönünde.

Mutsuz ve zengin toplumların, mutsuz olmayan zengin toplumlardan farkı nedir? Gelir uçurumu (Haggerty et al 1998). En zengin ile en yoksul arasındaki gelir farkının “yüzlerce misli” ile ifade edildiği ülkemizin yüksek mutsuzluk endeksini de bir parça açıklayan bu gelir uçurumu bulgusu, fakir olsun, zengin olsun, Hint fakirlerinin imrenilesi mutluluğunu da biraz açıklayabilir.

Yârin yanağı? Herkesin fakirlikte zenginlikte, “yârin yanağından gayrı her şeyde” (mavi gözlü dev) her beraber olduğu bir düzenin, en azından içinde olduğumuz zaman boyutunda, mümkün olmadığı, sosyalist bilinen ülkelerin işi becerememeleri ile, kesinleşince mutsuzluk zirve yaptı. Nasıl mı? İnsanların bir başka eğilimi kendinden üstte gördüğü ile kıyaslamak, onun gibi olmak... Bu eksiklik duygusunun kamçılayıcı, serbest rekabet toplumunu geliştirici bir etkisi olabilse de, tamamlanmamışlık (“...çok şey yarım hâlâ...” Behçet Necatigil) ve hayatı geleceğe öteleme (“bir gün mutlaka” Vedat Türkali) hissinin hüzünü kaçınılmazdır (Alıntılardaki şair/ yazarların bu hislerde bir sorumluluğu yok, buldukları kelimeleri sevdiğim için koydum buraya).

Kendimizi kendimizden yukarıdakilerle kıyaslamayı nasıl yaparız?



Prof. Dr. Yankı Yazgan'a teşekkürlerimizle
[/size]
:36_3_12::36_3_12::36_3_12:
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst