Merhabalar Okul Öncesi Forum Resmi Web Sitesi 'Biz BÜYÜK Bir Aileyiz'

Foruma ücretsiz kayıt olarak mesaj gönderebilir, yeni konular oluşturabilir ve diğer üyeler ile etkileşim içine olabilirsiniz.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitesi Olan Öğrencinin Sınıf Kontrolü

Katılım
9 May 2006
Mesajlar
729
Tepki Skoru
0
Puanları
16
Yaş
41
“Sanki aklı hep başka yerlerde, aşırı dalgın. Derste sanki başka yerde. Hayal dünyasına dalıp gidiyor. Kendisine bir şey söylendiğinde sanki dinlemiyormuş gibi görünüyor. Çok sakar. Onun kaybettiği okul eşyalarıyla üç çocuk okurdu. Çok unutkan. Beş dakikalık işi üç saatte yapıyor. Sanki motor takılmış gibi hiç durmuyor, düz duvara tırmanıyor. Sınıfta nereye baksam onu görüyorum.”

DEHB(Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) her toplumda oldukça sık görülen ve daha çok erkek çocuklarda kendini gösteren bir durumdur. İnsan gelişim ve yaşamına, kişiler arası ilişkilere, eğitim sürecine olan çeşitli olumsuz etkileri açısından toplumun ve eğitim hizmetlerinin en önemli sorunlarından birisi olarak ele alınmaktadır.(Turgay, 1997)

DEHB’nin temel özellikleri aşırı hareketlilik (hiperaktivite), dikkat eksikliği ve içtepisel davranış (impulsivite) olarak kendini göstermektedir.(Clarenello, 1993;Hauser, 1993)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Eşlik Eden Sorunlar:

1. Okul sorunları ve öğrenme bozuklukları
2. Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu

• Sık sık hiddetlenme, huysuzlanma
• Sık sık büyüklerle tartışmaya girme
• Büyüklerin isteklerine ya da kurallarına uymaya çoğu zaman etkin biçimde karşı gelme ya da bunları reddetme
• Çoğu zaman isteyerek başkalarını kızdırma
• Kendi yaramazlıkları için çoğu zaman başkalarını suçlama
• Çoğu zaman alıngan davranma, çabuk darılma, başkalarınca kolay kızdırılma
• Çoğu zaman içerleme, kızgın ve gücenmiş olma
• Çoğu zaman kinci ve intikam alma, davranışları görülür.

3. Davranım Bozukluğu

• İnsanlara ve hayvanlara karşı saldırgan davranışlar gösterdikleri görülür (Başkalarına kabadayılık eder, gözdağı verir ya da gözünü korkutucu kavga dövüş başlatır. İnsanlara ve hayvanlara acımasız davranır.)
• Eşyalara zarar verir.
• Kuralları ciddî bir biçimde bozar. (Okuldan kaçma gibi).
• Depresyon ve kaygı (anksiyete) bozuklukları
• Arkadaş ilişkilerinde sorunlar

DEHB belirtileriyle başa çıkıp, bu bozukluğun olumlu yönlerini iyi kullanan ve kendi yapılarına uygun meslekler seçen kişilerin başarılı bir yaşamları olabilmektedir.

- Sıcakkanlı ve cana yakın olma
- Enerjik olma
- Esneklik
- İyi espri yeteneğine sahip olma
- Hoşgörülü olma (bazen gerekenden fazla, zarar verici boyutta)
- Yaratıcılık
- Risk alabilme (bazen zarar verici boyutta)
- İnsanlara kolay güvenebilme (bazen zarar verici boyutta)

gibi özellikler DEHB’ nin olumlu yönleri olarak sıralanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta DEHB’ nin olumlu özelliklerinin azalmadığı, olumsuz özelliklerin ortadan kalkmasıyla daha fazla arttığı veya daha verimli hâle gelebildiğidir. (Ercan ve Aydın,1999)

Okul Yaşamına Dair

Akademik sorunlar yaşayan DEHB’ li çocuklar genel olarak zeki bile olsalar, bu sorunlarla karşılaşabilirler. Bu çocukların yaklaşık olarak;

% 30’ u liseyi bitirene kadar bir-iki kere sınıfta kalır,
% 60’ ı ciddî yazma güçlüğü çekmektedirler
%90’ ı okulda düşük başarılıdır.
%20’ sinin okuma güçlüğü vardır.
%30’ u okulu bırakmaktadır.
%90’ ı okulda yeterince üretken değildir.(Murdence Arcelus, 1999)

Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik gibi nedenlerden dolayı okul yaşamında zorlanan çocukların eğitim ve öğretiminde sergiledikleri sorunların önlenmesi ve çözümü için özel eğitim ve öğretim yöntemlerinin kullanılması zorunludur. Bu öğrencilerin, özellikle disiplinli ve düzenli sınıflarda eğitim ve öğretim görmeye ihtiyaçları vardır. Sınıf ortamlarında kendilerini güvenlikte hissetmeleri, kendilerinden akademik bakımdan neler beklendiğini iyice anlamaları ve nasıl davranacaklarının öğretmenleri tarafından öğretilmesi gerekir. Bu öğrencilerin sınıfta sergileyebilecekleri davranış bozukluklarını önlemede öğretmenler için yararlı olabilecek yöntemler:

• Öğrencilerle ayrı ayrı ilgilenin.
• Uygulamalarınızda adaletli olun; açık ve anlaşılır biçimde davranın.
• Öğrenciden beklenenleri açık bir biçimde anlatın.
• Sınıfta yapılabilecek ve yapılamayacak hareketlerin neler olduğunu anlatın.
• Tutarlı ve önceden hazırlanmış programa göre davranın.
• Öğrenciye, önceden tahmin edebileceği biçimde davranın.
• Öğrenciden beklenen davranışları, uyulması gereken kuralları ve bunlara uyulmasının doğuracağı sonuçları sıkça tekrarlayın ve gözden geçirin.
• Uygulamaları ve sonuçları izleyin
• Anlayışlı, sabırlı ve esnek bir öğretmen olun.
• Sorunları yaşamadan önlemeye çalışın.

Öğretmenlerin sıklıkla karşılaştıkları bazı davranış bozukluklarına karşı neler yapabiliriz

SORUN: Öğrenci düşünmeden davranıyor, sürekli parmağını kaldırmadan konuşuyor.

Kendini kontrol etme yeteneği gelişmemiş ve iç denetimi olmayan bir çocuğa bu alışkanlıkları kazandırmak için fiş sistemini uygulayabilirsiniz. Güne öğrencinize bir kap içinde belli miktarda fiş vererek başlatın. Her uygunsuz davranışında kaptan bir fişi geri alın. Bu öğrencinin parmak kaldırmadan verdiği yanıtı değerlendirmeyin; söylediğini duymazlıktan gelin. Bu fişler bittiğinde ona “ara verme” veya “gruptan uzaklaştırma” gibi bir ceza uygulayın. Günün sonunda fişler bitmemişse uygun bir ödül verin. Böyle bir öğrenciyi, önce nazikçe dokunarak veya “Elini kaldırman gerekiyor.” gibi bir sözle uyarın. Sonra da bir başkasına söz verin.

SORUN: Öğrenci yerinde oturamıyor ve sürekli dolaşıyor.

Öğrenciyle özel olarak konuşup sırasında oturması gerektiğini açıklayın ve neden yerinde oturamadığını sorun. Bazen sıranın büyüklüğü uygun olmayabilir veya sırada rahatsız edici bir durum bulunabilir.

Yerinde duramayan, aşırı hareketli çocukların çoğu hareket etmek için fiziksel bir ihtiyaç duyarlar. Bu tür öğrencilere verdiğiniz yönergelerin çocuğun etkin katılımına ve biraz harekete olanak tanımasına dikkat etmelisiniz. Aşırı hareketli çocuğun, ihtiyaç duyduğunda yerinden kalkıp çevrede dolaşmasına daha çok olanak sağlayacak bir sistem oluşturmayı denemelisiniz. Bazı öğrenciler dolaşmaları için izin verilen bölgenin çizgilerle belli edilmesine ihtiyaç duyarlar.

Sırasında çevresindekilere rahatsızlık vermeden oturamayan öğrenciye uygulanabilecek en mantıklı önlem, geçici olarak oturma hakkını kaybetmesi olabilir. Bu öğrencinin belli bir süre ayakta durmasını sağlayın. Bir de oturarak yapılması gereken bir işi ayakta yapmasını isteyebilirsiniz. Bazı çocuklar hiçbir zaman belli bir zaman sırasında oturamaz. Bu çocuklara anlayış gösterilmeli; davranışının bir kısmını görmezlikten gelmeli ve ihtiyacı olduğunda sırasında ayağa kalkmasına izin verilmelidir.

SORUN: Öğrencim sürekli olarak arkadaşlarını rahatsız ediyor.

Genellikle bu öğrenciler arkadaşları için ne kadar büyük bir huzursuzluk kaynağı olduklarının farkında değildirler. En etkin yöntem arkadaşlarının farkına varmayacağı bir anda çocuğun dikkatini buna çekmektir. Davranışlarının insanlara neler hissettirdiği konusunda onunla konuşun. Bu öğrencinize daha geniş bir oturma alanı ve sıra üstünde daha geniş bir çalışma alanı verme gibi önlemlerin de yararı olabilir. Bu tip öğrenciyi önündeki işle uğraşırken veya uslu uslu otururken gördüğünüzde ödüllendirin: Onu övün; düzgün oturduğunu görmenin ne kadar harika bir şey olduğuna ilişkin yorumlar yapın.

Sınıf Öğretmenine Genel Öneriler

• Bu çocuklara bir şeyleri öğretmeyi istiyorsanız, onlarla konuştuğunuzda fiziksel olarak yakın olun. Uygun olan zamanlarda çocuğa dokunun. En iyi olanı elin omuza konmasıdır.

• DEHB’ li çocuklar sizin söylediklerinizi dinlerken başlarını sallarlar ve gözünüze bakarlar. Ama zihinleri başka yerdedir. Göz temasını sürdürerek söylenileni anlayıp anlamadığını onu gücendirmeden sınayın.

• Sınıfa soru yöneltirken önce soruyu sorun sonra çocuğun ismini söyleyin. Önce çocuğun ismini söylerseniz diğerleri soruyu savuşturduğunu düşünüp dinlemeyecektir. Soru sormadan önce etrafa bakarak ara verin ve şüpheli bir beklenti yaratın. Sorulan soruya muhakkak birinin cevap vermek zorunda olduğunu belirtin. Çocuğun ismini bir soruda ya da anlatılan bir konuda telaffuz edin. Dikkati dağılan bir çocuğa kolay bir soru sorun; konu ile ilgili olması şart değildir. Cevap vermeden önce 10-20 saniye bekleme alışkanlığına sahip olun. Zaman zaman çocuğa soruyu tekrarlayın.

• DEHB’li çocuklar yönlendirilmeye, plânlamaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü, dışsal olayları kendi başlarına yapılandıramazlar. Plânlandırmayı kolaylaştırmak için listeler yapın. DEHB’li çocuklar, yaptıkları işin neresinde kaldıklarını unuttuklarında başvurabilecekleri bir tablolarının ya da listelerinin olmasından çok yararlanırlar. Hatırlatıcı materyallere, talimatlara gereksinim duyarlar. Ancak unutmamanız gereken şey “Aynı anda sadece bir talimat vermeniz” dir.

• Mola tekniğini uygulayın. Mola iki türlü olabilmektedir. Birinci tür molada öğrenci olumsuz davranış yapıldığı ortamda kalmaktadır. Öğrenci başını sıranın üzerine koyarak 2-3 dakika öylece kalır. İkinci türde ise, ortamdan uzaklaştırılır. Mola yeri sınıfın ayrı bir köşesi ya da başka bir oda olabilir.

• DEHB’li çocukların kısa süre için sınıfı terk etmelerine siz izin verin. Eğer bu durum sınıfın kuralları içerisine dahil edilirse, böylelikle çocuk, dersten tamamen kopmaktansa bir an için sınıfı terk edip geri gelebilir ve kendini gözleme ve denetlemenin yollarını öğrenmeye başlar.

• Büyük, uzun ödevleri küçük parçalara ayırın. Bu DEHB’li öğrenciler için çok önemlidir. Ağır ödevler çocuğu ezebilir ve çocuk, “Bunu asla yapamayacağım” şeklinde duygusal bir tepkiyle geri çekilir. Ağır ödevler, her bir bölümü yapılabilecek nitelikte görünen küçük parçalara ayrılarak çocuğun başarısızlık duygusu azaltılabilir. Genelde, bu çocuklar yapabileceklerini düşündüklerinden daha fazlasını yapabilirler.

• Hatırlama, bu çocuklar için genellikle bir problemdir. Onlara doğal olarak varolmayan çağrışımlar oluşturarak kodlamaya yardımcı olan hafıza destekleyicileri, hatırlama stratejileri ve küçük beceriler öğretin. Hatırlama oyunları, kafiye, şifre vb. etkinlikler hafızayı güçlendirmeye epey yardımcı olabilir.

• Sınıfa DEHB ile ilgili bir hikâye okumak DEHB’li çocukları “deli” olarak gören sınıf arkadaşları için yararlı olabilir.

• Bir şey söyleyeceğiniz zaman göstererek söylemeyi tercih edin. Pek çok DEHB’li çocuk, görsel olarak daha iyi öğrendiği için, söylediğiniz şeyleri aynı zamanda da yazarsanız, bu durum çok faydalı olabilir. Bu şekilde bir sunuş düşünceleri somutlaştırır.

• Her derste bir hayal kurma etkinliği yaptırın.

• Bu çocuklarla birlikte ders esnasında kullanabileceğiniz özel işaretler oluşturun.

• Dikkat ve dinleme oyunları oynayın.

• Doğru söylemediklerini kabul ettirerek onları yalanla yüzleştirmeyin.

• “Ben dili”ni kullanın. Örneğin “Sen dır dır ettiğinde ben kendimi kötü hissediyorum, kendimi kötü hissetmeme neden oluyorsun.” Çocuğa da “ben dili”ni kullanmasını öğretin. Örneğin, size şöyle diyebilir : “Öğretmenim, lütfen bir kez daha anlat ya da defterime yaz, yoksa anlayamıyorum.”

• DEHB’li öğrenciler için her ders plânında fiziksel hareketler plânlamalıdır. Kalem açmak için kalkmak, öğretmen masasını düzeltmek, yandaki sınıftan tebeşir almak, müdür yardımcısına not göndermek, kağıtları öğrencilere dağıtmak bu çocuklara sağlanabilecek diğer fiziksel hareket olanaklarıdır.

ÖĞRENCİNİN OKUMA-YAZMA SORUNU VARSA BÜTÜN DUYULARINA HİTAP EDEN UYGULAMALAR YAPILMALI

• Bir sesi çıkarırken kelimeyi havada yazın.

• Bir parça mukavvanın üzerine kelimeyi yapıştırıcıyla ya da nişastayla yazın. Daha sonra üç boyutlu harfler yapın.

• Hazırlayabiliyorsanız bir kum havuzu hazırlayın ve öğrencilere sesleri çıkarırken parmaklarıyla yazdırın.

• Masanın üzerinde sıkılmış diş macunu kullanarak ya da tabağın içindeki bir miktar pudingi kullanarak kelimeleri öğrencilere parmaklarıyla yazdırın.

• Öğrencileri eşleyin. Daha sonra kelimeleri, ögrencilerin birbirinin sırtlarına parmaklarıyla yazmalarını sağlayın.

Sonuç olarak; yapılması gerekenlerin sınıf öğretmenleri, rehberlik servisi, branş öğretmenleri, özel eğitim öğretmenleri, psikolog, psikiatrist ve aile iş birliği ile başarılacağını unutmayalım.

Mine BAŞOL
Özel Eğitim Uzmanı, Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi/ANKARA

KAYNAKLAR

1- Selçuk, Z. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktif Çocuklar, Pegema Yayıncılık, 2000.

2- Yazgan, Y. Hiperaktif Çocuk Okulda, Evrim Yayınları, 2001.

3- Şenel, H.G (1996) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun Öğrenme Yetersizliği ile Karşılaştırılması, Özel Eğitim Dergisi, 2.

4- Kayaoğlu, H. (1999) Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Bakış, Ankara, Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi yayını,1 (1),13-15.
 
Katılım
7 Ocak 2007
Mesajlar
6,268
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
45
çoook teşekkürler, yararlı bilgiler
 
Katılım
11 Eyl 2006
Mesajlar
89
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
41
biz öğretmenler için çok önemli bir konu.bu gerekli bilgileri paylaştığın için teşekkürler.
 

Giriş yap

Okul Öncesi Forum TV

000
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye
Canlı yayına kalan süre.

18 Yıldır Sizlerle

18 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Üst