Puanları
0
Solutions
0
- Katılım
- 16 Eki 2009
- Mesajlar
- 2,165
- Tepki Skoru
- 1
- Puanları
- 0
- Yaş
- 34
"11. sınıf sonunda YGS 12. sınıf sonunda LYS yaparak sınav yoğunluğunu azaltabiliriz."
ÖSYM geçenlerde açıkladığı bu yılın sınav takviminde 27 Mart 2010'u YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) için ayırdı.
Eski yıllarda yapılan uygulamalara göre bu sınav bir hafta öne alınmış oldu. Bu tarihten yaklaşık 80 gün sonra yani 18-26 Haziran 2010 tarihleri arasında da ikinci aşama yani LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) yapılacak. LYS tek oturumda yapılamayan ve 5 ayrı testten oluşan, adayların bunlar içinde istediklerini seçebildikleri bir sınav bütünü. Üniversite adaylarının tercihlerini yaparken kullanacakları puanlar ise bu iki ana sınavdan (YGS ve LYS) alacakları puanların karışımından oluşuyor.
Sınavların içeriklerine baktığımızda ise YGS ağırlıklı olarak 6, 7, 8 ve 9. sınıf müfredatlarına dayalı kurgulanıyor. LYS ise 10, 11 ve 12. sınıf müfredatları ağırlıklı olan ve teorik bilgiyi daha çok öne çıkaran bir sınav. Adaylar daha çok bu ikinciden yani LYS'den çekiniyor. Çünkü hem eskiye göre daha çok soru soruluyor, hem de soruların zorluk derecesi daha yüksek oluyor. Adayların her iki sınavda da olabildiğince başarılı olmaları gerekiyor. Çünkü birinden alınacak düşük puan yerleştirme puanını etkiliyor.
Görülüyor ki adaylar yaklaşık üç ay içinde iki önemli sınava giriyor. 12. sınıfta okuyan adaylara biri 160 sorudan oluşan diğeri ise niyetlendikleri meslek ve bölümle alakalı 2 veya 3 tane testten oluşan, soru sayısı yine toplamda 100'ün üzerinde olan iki güçlü sınav uygulanıyor. Kısa bir süre sonra da tercih dönemi başlatılıyor ve sınavlardan bile zor geçen o süreçte adayların yaşamları için çok önemli kararlar almaları isteniyor. Bu noktada benim bir önerim var; acaba bu sınavlardan ilki yani YGS, 11. sınıfın sonuna alınamaz mı? Zaten sınav içerik olarak 9. sınıfın sonuna kadar olan müfredat konularını kapsıyor, bu sınavı 12. sınıf sonunda yapmanın gerekmediğini düşünüyorum. Bu uygulama bu yıldan sonra başlatılabilir. Çünkü bu yılın sınav takvimi belirlendi ve uygulamaya konuldu. Ama 2012 deki YGS, 11. sınıf sonunda, okullar kapandıktan sonra yapılabilir. Mart ayında yapılan bu sınavla öğretim yılı da bölünmemiş olur. Adaylar böylelikle sonraki sınav olan LYS için daha rahat hazırlanma olanağı bulur. Şu an uygulanan modelde iki sınav arasının sadece üç ay olması, o sınava yeterince hazırlanmayı engelliyor. Ayrıca YGS daha önce yani 11. sınıf sonunda yapılırsa ve puanlar adaylara hemen gönderilirse her aday kendi durumunu daha sağlıklı değerlendirecek ve önlemini alacaktır diye düşünüyorum. Kendini toparlaması için 12 aylık bir süresi olacak ve bu süre, sınav sonuçlarına olumlu yansıyacaktır umudundayım.
Sadece 2012 yılında hem 12 hem de 11'leri sınava alarak o yılı geçiş yılı yapabilir, daha sonraki yıllarda 11. sınıf sonunda YGS ve 12. sınıf sonunda LYS yaparak sınav yoğunluğunu azaltabiliriz. Bu uygulamanın üniversite adayları arasında büyük bir memnuniyetle karşılanacağından eminim. İki önemli sınavı üç ay ara ile yapınca daha çok önemsenen ilk sınav oluyor. Ve ikinciye yeterince önem verilemiyor. Aradaki süre ise LYS gibi bir sınav için hiç yeterli olmuyor. Geçmiş sınavlardaki testlerin ortalamaları bunun açık bir kanıtı. Ayrıca adayların büyük bölümünün zaten 12. sınıf öğrencisi olmaları ve okuldaki dersler ve sınavlarla boğuşuyor olmaları da cabası.
Amacımız sadece sınav yapmak olmamalı. Amacımız çalışan ve emek veren adayların öğrendiklerinin ölçülmesi olmalıdır. Bu ölçmeyi en sağlıklı ve doğru yapabilmek için çözümler aramalıyız. Öğrencilerimizin emeklerine de saygı duyarak onlara daha çok çalışma ve sınavlara hazırlanma zamanı sağlayarak bunu yapmalıyız. Sıkıştırılmış zamanlarda ve arka arkaya sınav yapmanın bu konuda sıkıntılı bir yol olduğu kanısındayım.
Cihat Şener / Star Gazetesi
ÖSYM geçenlerde açıkladığı bu yılın sınav takviminde 27 Mart 2010'u YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) için ayırdı.
Eski yıllarda yapılan uygulamalara göre bu sınav bir hafta öne alınmış oldu. Bu tarihten yaklaşık 80 gün sonra yani 18-26 Haziran 2010 tarihleri arasında da ikinci aşama yani LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) yapılacak. LYS tek oturumda yapılamayan ve 5 ayrı testten oluşan, adayların bunlar içinde istediklerini seçebildikleri bir sınav bütünü. Üniversite adaylarının tercihlerini yaparken kullanacakları puanlar ise bu iki ana sınavdan (YGS ve LYS) alacakları puanların karışımından oluşuyor.
Sınavların içeriklerine baktığımızda ise YGS ağırlıklı olarak 6, 7, 8 ve 9. sınıf müfredatlarına dayalı kurgulanıyor. LYS ise 10, 11 ve 12. sınıf müfredatları ağırlıklı olan ve teorik bilgiyi daha çok öne çıkaran bir sınav. Adaylar daha çok bu ikinciden yani LYS'den çekiniyor. Çünkü hem eskiye göre daha çok soru soruluyor, hem de soruların zorluk derecesi daha yüksek oluyor. Adayların her iki sınavda da olabildiğince başarılı olmaları gerekiyor. Çünkü birinden alınacak düşük puan yerleştirme puanını etkiliyor.
Görülüyor ki adaylar yaklaşık üç ay içinde iki önemli sınava giriyor. 12. sınıfta okuyan adaylara biri 160 sorudan oluşan diğeri ise niyetlendikleri meslek ve bölümle alakalı 2 veya 3 tane testten oluşan, soru sayısı yine toplamda 100'ün üzerinde olan iki güçlü sınav uygulanıyor. Kısa bir süre sonra da tercih dönemi başlatılıyor ve sınavlardan bile zor geçen o süreçte adayların yaşamları için çok önemli kararlar almaları isteniyor. Bu noktada benim bir önerim var; acaba bu sınavlardan ilki yani YGS, 11. sınıfın sonuna alınamaz mı? Zaten sınav içerik olarak 9. sınıfın sonuna kadar olan müfredat konularını kapsıyor, bu sınavı 12. sınıf sonunda yapmanın gerekmediğini düşünüyorum. Bu uygulama bu yıldan sonra başlatılabilir. Çünkü bu yılın sınav takvimi belirlendi ve uygulamaya konuldu. Ama 2012 deki YGS, 11. sınıf sonunda, okullar kapandıktan sonra yapılabilir. Mart ayında yapılan bu sınavla öğretim yılı da bölünmemiş olur. Adaylar böylelikle sonraki sınav olan LYS için daha rahat hazırlanma olanağı bulur. Şu an uygulanan modelde iki sınav arasının sadece üç ay olması, o sınava yeterince hazırlanmayı engelliyor. Ayrıca YGS daha önce yani 11. sınıf sonunda yapılırsa ve puanlar adaylara hemen gönderilirse her aday kendi durumunu daha sağlıklı değerlendirecek ve önlemini alacaktır diye düşünüyorum. Kendini toparlaması için 12 aylık bir süresi olacak ve bu süre, sınav sonuçlarına olumlu yansıyacaktır umudundayım.
Sadece 2012 yılında hem 12 hem de 11'leri sınava alarak o yılı geçiş yılı yapabilir, daha sonraki yıllarda 11. sınıf sonunda YGS ve 12. sınıf sonunda LYS yaparak sınav yoğunluğunu azaltabiliriz. Bu uygulamanın üniversite adayları arasında büyük bir memnuniyetle karşılanacağından eminim. İki önemli sınavı üç ay ara ile yapınca daha çok önemsenen ilk sınav oluyor. Ve ikinciye yeterince önem verilemiyor. Aradaki süre ise LYS gibi bir sınav için hiç yeterli olmuyor. Geçmiş sınavlardaki testlerin ortalamaları bunun açık bir kanıtı. Ayrıca adayların büyük bölümünün zaten 12. sınıf öğrencisi olmaları ve okuldaki dersler ve sınavlarla boğuşuyor olmaları da cabası.
Amacımız sadece sınav yapmak olmamalı. Amacımız çalışan ve emek veren adayların öğrendiklerinin ölçülmesi olmalıdır. Bu ölçmeyi en sağlıklı ve doğru yapabilmek için çözümler aramalıyız. Öğrencilerimizin emeklerine de saygı duyarak onlara daha çok çalışma ve sınavlara hazırlanma zamanı sağlayarak bunu yapmalıyız. Sıkıştırılmış zamanlarda ve arka arkaya sınav yapmanın bu konuda sıkıntılı bir yol olduğu kanısındayım.
Cihat Şener / Star Gazetesi