[TABLE="width: 758"]
[TR]
[TD="bgcolor: #f0f6f4, colspan: 3"][TABLE="width: 100%"]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"]Sosyal Gelişim[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"]İnsan, biyo-kültürel ve sosyal bir varlıktır. Kültürel koşullar içinde sosyal ilişkiler, hem toplumun, hem kültürün hem de bireyin yapısını etkiler. Bireyin tüm yaşamı çevresine uyum sağlama çabası içinde geçer. Bu uyum çabası doğumdan başlayarak ölüme kadar süren bir gelişim göstermektedir.
Toplumsal beklentilere uygunluk gösteren, kazanılmış davranış yeteneği olarak tanımlanabilen sosyal gelişme, geniş anlamda bireyin doğumuyla başlayan bir evreyi, dar anlamda ise günlük davranış gelişimini kapsar.
Daha yaygın bir tanımla, sosyal gelişme (toplumsal gelişim), kişinin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorunluklarına karşı duyarlık geliştirmesi, grubun ya da kültüründe başkalarıyla geçinebilmesi, onlar gibi davranabilmesi, onaylanabilir davranış kalıpları geliştirebilmesidir.
Sosyalleşme, dünyaya gelen birey-insanın; ailesinin, akraba ve komşuluk çevresinin, kent ve köyünün ve nihayet ulusunun bir parçası olduğunu öğrenmesi ve böylece toplumun bir üyesi haline gelmesidir (Kağıtçıbaşı, 1999). Sosyal terimi, birbirine tepki veren, böylece birbirinin davranışını etkileyen iki veya daha fazla insan arasındaki ilişkiyi ya da etkileşimi anlatır (Gander ve Gardiner, 1998). Sosyal gelişim, “bireyin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorunluluklarına karşı duyarlık geliştirmesi, grubunda ya da kültüründe başkalarıyla geçinmesi, onlar gibi davranması” olarak tanımlanmaktadır (Başaran, 1974).
İnsanın sosyalleşmesi çok karmaşık bir süreçtir. İnsan, etrafında bulunanların, her gün karşılaştığı sayısız olayların ve kişilerin, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik ve kültürel koşulların, gelenek, töre ve yasaların, fiziksel çevrenin, kalıtım yoluyla geçen birçok özelliğin ve daha pek çok etkenin etkisindedir (Kağıtçıbaşı, 1999). Hollingshead, bireyin sosyalleşmesini üç ilkeye dayandırmaktadır (Başaran, 1974):
1. Birey sosyal davranışı, toplumun bireyleriyle etkileşim halinde öğrenir.
2. Bireyin ne öğreneceğini, içinde yaşadığı toplumun kültürü belirler.
3. Bireyin öğrenmesi, bir sosyal organizasyona ancak etkin bir biçimde katılması ile tamamlanır.
Mc Neil, sosyalleşme sürecini bir çizelge ile göstermiştir (Başaran, 1974):
Sosyal Gelişime İlişkin Normlar Çizelgesi
Yaş Sosyal Yetenek
1. ay Kucağa alındığında, dokunulduğunda veya doyurulduğunda sakinleşir.
2. ay Konuşulduğunda gülümser.
Görsel olarak, nesnelerden ziyade insanları tercih eder.
3. ay Konuşulduğunda, bazı sesler çıkarmaya çalışır.
5. ay Yabancılara karşı kaygılı tepki göstermeye başlar.
Kucağa alınma isteğini sezer ve belirtir.
Eğlenceli oyundan hoşlanır.
6. ay Yabancılara karşı korku tepkisi gösterebilir.
Rastlantısal bir oyunu sürdürmeye isteklidir.
8. ay Ayrılma kaygısı; ana-babadan ayrıldığında korku tepkisi gösterebilir.
Dikkati çekmek için bağırır.
Ce-ee oyununa katılır.
Hoşça kal (bay bay) işaretini taklit eder.
9-12. ay “el çırpma” ve “ne kadar büyük” oyunlarına katılır.
Gülündüğünde bir sesi veya hareketi tekrarlar.
Yetişkine oyuncağı uzatır ama vermez.
Hafif vuruşlarla ve sarılmalarla sevgisini gösterir.
Basit buyruklara uyar.
Yeni sesleri ve eylemleri taklit etmeye çalışır.
12-18. ay Kovalama, saklanma ve diğer grup oyunlarından hoşlanır.
Oyuncakları istendiğinde ve bazen de kendiliğinden verir.
Başka bir çocuğun yanında oynar ama ona çok az gerçek tepki verir (paralel oyun, monolog oyun)
18-24. ay Ana-babayı güvenlik üssü olarak kullanır, onları sık sık sınar.
Meraklı ve etkin bir biçimde çevreyi keşfeder; gözetime gereksinmesi vardır.
Aynada kendini tanır.
Süpürme gibi basit ev işlerini taklit eder.
Kolayca ilgisi başka yöne çekilir ve eğlendirilir.
Tanıdık yetişkinlere sarılmakla onları itmek arasında gider gelir.
İmgeleme ortaya çıkmaya başlar.
Mülkiyeti anlar; “babanın ayakkabısı”, “Fatma’nın köpeği” gibi
24-36. ay Bağımsızlık tepkileri gösterir, kendi başına oynamaya başlayabilir.
Yetişkinin yardımıyla bir oyuncağı paylaşabilir.
3-10 dakikalık öyküleri dinler.
Bazı basit grup oyunlarından hoşlanır.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[TR]
[TD="bgcolor: #f0f6f4, colspan: 3"][TABLE="width: 100%"]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"]Sosyal Gelişim[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="width: 100%, colspan: 2, align: left"]İnsan, biyo-kültürel ve sosyal bir varlıktır. Kültürel koşullar içinde sosyal ilişkiler, hem toplumun, hem kültürün hem de bireyin yapısını etkiler. Bireyin tüm yaşamı çevresine uyum sağlama çabası içinde geçer. Bu uyum çabası doğumdan başlayarak ölüme kadar süren bir gelişim göstermektedir.
Toplumsal beklentilere uygunluk gösteren, kazanılmış davranış yeteneği olarak tanımlanabilen sosyal gelişme, geniş anlamda bireyin doğumuyla başlayan bir evreyi, dar anlamda ise günlük davranış gelişimini kapsar.
Daha yaygın bir tanımla, sosyal gelişme (toplumsal gelişim), kişinin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorunluklarına karşı duyarlık geliştirmesi, grubun ya da kültüründe başkalarıyla geçinebilmesi, onlar gibi davranabilmesi, onaylanabilir davranış kalıpları geliştirebilmesidir.
Sosyalleşme, dünyaya gelen birey-insanın; ailesinin, akraba ve komşuluk çevresinin, kent ve köyünün ve nihayet ulusunun bir parçası olduğunu öğrenmesi ve böylece toplumun bir üyesi haline gelmesidir (Kağıtçıbaşı, 1999). Sosyal terimi, birbirine tepki veren, böylece birbirinin davranışını etkileyen iki veya daha fazla insan arasındaki ilişkiyi ya da etkileşimi anlatır (Gander ve Gardiner, 1998). Sosyal gelişim, “bireyin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorunluluklarına karşı duyarlık geliştirmesi, grubunda ya da kültüründe başkalarıyla geçinmesi, onlar gibi davranması” olarak tanımlanmaktadır (Başaran, 1974).
İnsanın sosyalleşmesi çok karmaşık bir süreçtir. İnsan, etrafında bulunanların, her gün karşılaştığı sayısız olayların ve kişilerin, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik ve kültürel koşulların, gelenek, töre ve yasaların, fiziksel çevrenin, kalıtım yoluyla geçen birçok özelliğin ve daha pek çok etkenin etkisindedir (Kağıtçıbaşı, 1999). Hollingshead, bireyin sosyalleşmesini üç ilkeye dayandırmaktadır (Başaran, 1974):
1. Birey sosyal davranışı, toplumun bireyleriyle etkileşim halinde öğrenir.
2. Bireyin ne öğreneceğini, içinde yaşadığı toplumun kültürü belirler.
3. Bireyin öğrenmesi, bir sosyal organizasyona ancak etkin bir biçimde katılması ile tamamlanır.
Mc Neil, sosyalleşme sürecini bir çizelge ile göstermiştir (Başaran, 1974):
Sosyal Gelişime İlişkin Normlar Çizelgesi
Yaş Sosyal Yetenek
1. ay Kucağa alındığında, dokunulduğunda veya doyurulduğunda sakinleşir.
2. ay Konuşulduğunda gülümser.
Görsel olarak, nesnelerden ziyade insanları tercih eder.
3. ay Konuşulduğunda, bazı sesler çıkarmaya çalışır.
5. ay Yabancılara karşı kaygılı tepki göstermeye başlar.
Kucağa alınma isteğini sezer ve belirtir.
Eğlenceli oyundan hoşlanır.
6. ay Yabancılara karşı korku tepkisi gösterebilir.
Rastlantısal bir oyunu sürdürmeye isteklidir.
8. ay Ayrılma kaygısı; ana-babadan ayrıldığında korku tepkisi gösterebilir.
Dikkati çekmek için bağırır.
Ce-ee oyununa katılır.
Hoşça kal (bay bay) işaretini taklit eder.
9-12. ay “el çırpma” ve “ne kadar büyük” oyunlarına katılır.
Gülündüğünde bir sesi veya hareketi tekrarlar.
Yetişkine oyuncağı uzatır ama vermez.
Hafif vuruşlarla ve sarılmalarla sevgisini gösterir.
Basit buyruklara uyar.
Yeni sesleri ve eylemleri taklit etmeye çalışır.
12-18. ay Kovalama, saklanma ve diğer grup oyunlarından hoşlanır.
Oyuncakları istendiğinde ve bazen de kendiliğinden verir.
Başka bir çocuğun yanında oynar ama ona çok az gerçek tepki verir (paralel oyun, monolog oyun)
18-24. ay Ana-babayı güvenlik üssü olarak kullanır, onları sık sık sınar.
Meraklı ve etkin bir biçimde çevreyi keşfeder; gözetime gereksinmesi vardır.
Aynada kendini tanır.
Süpürme gibi basit ev işlerini taklit eder.
Kolayca ilgisi başka yöne çekilir ve eğlendirilir.
Tanıdık yetişkinlere sarılmakla onları itmek arasında gider gelir.
İmgeleme ortaya çıkmaya başlar.
Mülkiyeti anlar; “babanın ayakkabısı”, “Fatma’nın köpeği” gibi
24-36. ay Bağımsızlık tepkileri gösterir, kendi başına oynamaya başlayabilir.
Yetişkinin yardımıyla bir oyuncağı paylaşabilir.
3-10 dakikalık öyküleri dinler.
Bazı basit grup oyunlarından hoşlanır.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]