Arkadaş Edinme
Bebek 5.-6. aylarda başka çocuklara tepki göstermeye
başlar.Başka bir çocuğu gördüğünde ona doğru atılır ya da çekinir,gülümser ve
sesler çıkarır.Bebekliğinin sonuna doğru başka çocuklarla
oynaması,oyuncaklarını paylaşması ve arkadaşlarıyla kavga etmesi oldukça sık
görülen davranışlardır.2-3 yaşlarında oyun arkadaşlarını çabucak değiştirebilir
ve başka bir arkadaşını sevdiğini söyleyebilir.Erken çocukluğun sonlarına doğru
çocuğun ana-babasına bağlılığı çözülmekte ve dışarıdaki arkadaşlarıyla
ilgilendiği görülmektedir.Çocuğun artık uzunca bir süre beraber olduğu bir ya
da iki arkadaşı vardır.
Gruba Katılma
Çocuklar 2 yaşına kadar yalnız oynar. Diğerleriyle olan
ilişkileri; taklit, birbirini seyretme ve birbirinin oyuncağını alma davranışı
şeklinde görülür. Grup halinde oynamaya 3- 4 yaşında başlar. Oynarken
birbirleriyle konuşur ve grup içinden oynamak istediklerini seçerler.
Gösterdikleri ortak davranış birbirlerini seyretme ve konuşmadır.
Okul çağı, öğrencinin gruplaşma çağıdır. Bir öğrencinin akran veya oyun gruplarından
birine katılması hem çocuk için bir ihtiyaçtır, hem de onun sosyalleşmesi için bir
zorunluluktur.
Çocuk Kavga ve Tartışmaları
Erken çocukluk çağında çocuklar,
karşılaştıkları hayal kırıklığının sonucunu kavgaya bağlarlar. Özellikle ilgi
merkezi olma, duygularının başka yollarla doyurulmaması halinde, kavgacılıkla
bu duygularını doyurmaya çalışırlar.
Oyun gruplarında sık sık kavga ederler; ama kavganın sonundaki küskünlükleri uzun
sürmez, barışırlar.
Ailenin çocuk üzerindeki tutumu çocuğun diğer çocuklarla arkadaşlığının olumlu ya
da olumsuz yönlere eğilim göstermesine neden olur. Sevgi dolu bir ailede büyüyen çocuklar
çevrelerindeki insanlarla kavga etmeden iletişim kuracaklardır. Şiddetin görüldüğü ailede
yetişen çocuklar kavgacı olacaklardır. Sevgi gören çocuk sevmeyi,şiddet gören çocuk
kavgayı öğrenir.
İşbirliği
Yaşantısının ilk yıllarında kendini evrenin merkezi zanneden
çocuklar, benmerkezcidir. Oyunları kısa sürelidir. Bütün dünyanın onun
etrafında döndüğünü zanneder.
3. yaştan itibaren çevresinde diğer varlıkların bulunduğunu kabul eder. Sahip olduğu
şeyleri diğer insanlarla paylaşmaya başlar. Çevresiyle iletişim kurması, kendisinin dışında
bir dünyanın varlığını kabul etmesi demektir. Çevresiyle ilişkileri arttıkça sosyalleşme
gelişir.
Çocuğa içinde yaşadığı toplumun kurallarını ve paylaşmayı öğretmek, eğitimin
görevidir. İnsanların birbirleriyle yardımlaşması, dostça yaşaması, işbirliğini gerektirir.
Erken çocuklukta, oynadığı oyunun kurallarına uyan, arkadaşlarının hakkına saygı
duyan çocuk, büyüdüğünde toplum kurallarına uyan sosyal bir insan olacaktır.
Rekabet
İnsanların yapısında doğal yarışçılık duygusu vardır. Yarışçılık
duygusu insanı başarıya götürür. Bu duygu kıskançlık boyutuna ulaşırsa kişinin
kendisine ve çevresine zarar verir.
Ailenin yaşadığı ortam rekabet konusunda çocuk için temel etkendir. Ailede sevgi ve
hoşgörüye dayalı bir ortam varsa, çocuk paylaşmayı, çocuklar arası ayrım ve şiddet varsa
kıskançlığı öğrenecektir
Aynı cinsten kardeşler arasında, yaş farkı fazla değilse, az veya çok rekabet görülür.
Anne-baba, kardeşlerden birine daha fazla ilgi gösteriyorsa, rekabet kıskançlıkla birlikte
daha da belirginleşir.
Yetişkinin görevi çocuğa rekabet gerektirmeyen bir ortam sağlamaktır.
Kız-Erkek Çocuk İlişkileri
Çocukların arkadaşlarıyla etkileşimi iki yaşından
sonra başlar ve cinsiyetle ilgili tavırlar belirir. Kendi cinsinin ve karşı cinsin
özelliklerini öğrenir. Kızlar annelerini, erkekler babalarını model alırlar.
Kızlar ve erkekler dört yaşına kadar birlikte oynarlar. Oyunlarında kız- erkek ayrımı
yapmazlar. Kızlar oyunlarında erkek arkadaşlarına rol verebileceği gibi erkeklerde
oyunlarında kız arkadaşlarına rol verebilirler.
Dört yaşından sonra çocukların kız-erkek ayrımı yaparak, kızların ve erkeklerin kendi
cinsleri arasında oyun grupları kurduğu görülür. Böyle bir ayrım yapmada büyüklerin tavrı
ve çocukların ilgileri önemlidir.
9-11 yaşları arasında kız-erkek arkadaşlığı yeni bir boyut kazanır. Bu dönemde kızlar
kendi cinsleriyle erkeklerde kendi cinsleriyle arkadaşlık kurarlar. Kesinlikle karşı cinsi
oyunlarına almazlar. Kızlar erkekleri acımasız ve kaba görürler. Kızlar ve erkekler birbirini
asla çekemez ve aşağılar. Bu durum ergenlik çağına kadar devam eder.
Feride Cankit
Bebek 5.-6. aylarda başka çocuklara tepki göstermeye
başlar.Başka bir çocuğu gördüğünde ona doğru atılır ya da çekinir,gülümser ve
sesler çıkarır.Bebekliğinin sonuna doğru başka çocuklarla
oynaması,oyuncaklarını paylaşması ve arkadaşlarıyla kavga etmesi oldukça sık
görülen davranışlardır.2-3 yaşlarında oyun arkadaşlarını çabucak değiştirebilir
ve başka bir arkadaşını sevdiğini söyleyebilir.Erken çocukluğun sonlarına doğru
çocuğun ana-babasına bağlılığı çözülmekte ve dışarıdaki arkadaşlarıyla
ilgilendiği görülmektedir.Çocuğun artık uzunca bir süre beraber olduğu bir ya
da iki arkadaşı vardır.
Gruba Katılma
Çocuklar 2 yaşına kadar yalnız oynar. Diğerleriyle olan
ilişkileri; taklit, birbirini seyretme ve birbirinin oyuncağını alma davranışı
şeklinde görülür. Grup halinde oynamaya 3- 4 yaşında başlar. Oynarken
birbirleriyle konuşur ve grup içinden oynamak istediklerini seçerler.
Gösterdikleri ortak davranış birbirlerini seyretme ve konuşmadır.
Okul çağı, öğrencinin gruplaşma çağıdır. Bir öğrencinin akran veya oyun gruplarından
birine katılması hem çocuk için bir ihtiyaçtır, hem de onun sosyalleşmesi için bir
zorunluluktur.
Çocuk Kavga ve Tartışmaları
Erken çocukluk çağında çocuklar,
karşılaştıkları hayal kırıklığının sonucunu kavgaya bağlarlar. Özellikle ilgi
merkezi olma, duygularının başka yollarla doyurulmaması halinde, kavgacılıkla
bu duygularını doyurmaya çalışırlar.
Oyun gruplarında sık sık kavga ederler; ama kavganın sonundaki küskünlükleri uzun
sürmez, barışırlar.
Ailenin çocuk üzerindeki tutumu çocuğun diğer çocuklarla arkadaşlığının olumlu ya
da olumsuz yönlere eğilim göstermesine neden olur. Sevgi dolu bir ailede büyüyen çocuklar
çevrelerindeki insanlarla kavga etmeden iletişim kuracaklardır. Şiddetin görüldüğü ailede
yetişen çocuklar kavgacı olacaklardır. Sevgi gören çocuk sevmeyi,şiddet gören çocuk
kavgayı öğrenir.
İşbirliği
Yaşantısının ilk yıllarında kendini evrenin merkezi zanneden
çocuklar, benmerkezcidir. Oyunları kısa sürelidir. Bütün dünyanın onun
etrafında döndüğünü zanneder.
3. yaştan itibaren çevresinde diğer varlıkların bulunduğunu kabul eder. Sahip olduğu
şeyleri diğer insanlarla paylaşmaya başlar. Çevresiyle iletişim kurması, kendisinin dışında
bir dünyanın varlığını kabul etmesi demektir. Çevresiyle ilişkileri arttıkça sosyalleşme
gelişir.
Çocuğa içinde yaşadığı toplumun kurallarını ve paylaşmayı öğretmek, eğitimin
görevidir. İnsanların birbirleriyle yardımlaşması, dostça yaşaması, işbirliğini gerektirir.
Erken çocuklukta, oynadığı oyunun kurallarına uyan, arkadaşlarının hakkına saygı
duyan çocuk, büyüdüğünde toplum kurallarına uyan sosyal bir insan olacaktır.
Rekabet
İnsanların yapısında doğal yarışçılık duygusu vardır. Yarışçılık
duygusu insanı başarıya götürür. Bu duygu kıskançlık boyutuna ulaşırsa kişinin
kendisine ve çevresine zarar verir.
Ailenin yaşadığı ortam rekabet konusunda çocuk için temel etkendir. Ailede sevgi ve
hoşgörüye dayalı bir ortam varsa, çocuk paylaşmayı, çocuklar arası ayrım ve şiddet varsa
kıskançlığı öğrenecektir
Aynı cinsten kardeşler arasında, yaş farkı fazla değilse, az veya çok rekabet görülür.
Anne-baba, kardeşlerden birine daha fazla ilgi gösteriyorsa, rekabet kıskançlıkla birlikte
daha da belirginleşir.
Yetişkinin görevi çocuğa rekabet gerektirmeyen bir ortam sağlamaktır.
Kız-Erkek Çocuk İlişkileri
Çocukların arkadaşlarıyla etkileşimi iki yaşından
sonra başlar ve cinsiyetle ilgili tavırlar belirir. Kendi cinsinin ve karşı cinsin
özelliklerini öğrenir. Kızlar annelerini, erkekler babalarını model alırlar.
Kızlar ve erkekler dört yaşına kadar birlikte oynarlar. Oyunlarında kız- erkek ayrımı
yapmazlar. Kızlar oyunlarında erkek arkadaşlarına rol verebileceği gibi erkeklerde
oyunlarında kız arkadaşlarına rol verebilirler.
Dört yaşından sonra çocukların kız-erkek ayrımı yaparak, kızların ve erkeklerin kendi
cinsleri arasında oyun grupları kurduğu görülür. Böyle bir ayrım yapmada büyüklerin tavrı
ve çocukların ilgileri önemlidir.
9-11 yaşları arasında kız-erkek arkadaşlığı yeni bir boyut kazanır. Bu dönemde kızlar
kendi cinsleriyle erkeklerde kendi cinsleriyle arkadaşlık kurarlar. Kesinlikle karşı cinsi
oyunlarına almazlar. Kızlar erkekleri acımasız ve kaba görürler. Kızlar ve erkekler birbirini
asla çekemez ve aşağılar. Bu durum ergenlik çağına kadar devam eder.
Feride Cankit