Özel çocukların özellikleri

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Zehra1905
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 8:15
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
27 Eyl 2013
Mesajlar
157
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Konum
istanbul
@Zehra1905
Çocuğunuz çeşitli nedenlerden dolayı, yaşıtlarından geri olabilir. Durumu ne olursa olsun çocuğunuzun yaşıtları gibi duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları ve sorunları olduğunu, onlardan temelde farklı olmadığını, onlar kadar sevgiye ve şefkate muhtaç olduğunu, güçsüz olduğu yönler kadar güçlü olabileceği yönlerinin, yapamayacağı beceriler kadar yapabileceği becerilerinin de bulunduğunu unutmayınız. Şimdi çocuklarımızın genel tanılarını ve özelliklerini inceleyeceğiz.GEÇİCİ ÖZEL ÇOCUKLAR
Gerçekte normal yada normalin üstünde bir yeteneğe sahip oldukları halde geçici bazı nedenlerle zihin gelişimi ve fonksiyonlarında geçici bir yavaşlama olan bunun sonucu olarak etkili uyumsal davranışlarda yetersizlik gösteren, kısa süreli bir durumdur. Adından ve tanımından da anlaşılacağı gibi durum geçidir. Bu durumu oluşturan nedenler ortadan kaldırıldığında çocuğunuzun tanısı da ortadan kalkacaktır. Bu durumun nedenleri şunlar olabilir:
-Gecikmiş motor (kas) gelişimi
- Gecikmiş konuşma gelişimi
-Görme ve işitme yetersizliği
-Uygun olmayan sosyal çevre
-Düzeltilebilecek düzeyde duygusal sorunlar
-Okuma, heceleme, konuşma yetersizlikleri
-Epilepsi nedeniyle görülebilecek davranışlar
-Hatalı ölçme sonucu yanlış tanı konulması
KLİNİK TİP ÖZEL ÇOCUKLAR
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB)
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite; dikkat sorunları aşırı hareketlilik ve isteklerini erteleyememe, düşünmeden hareket etme ile kendini gösteren bir bozukluktur. Bir çocukta DEHB var denebilmesi için belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, belirtilerin en az 6 ay sürmesi gerekmektedir. Ayrıca sorunun en az iki ortamda devam etmesi gerekir. DEHB’nin 3 temel belirtisi vardır:
1. Dikkat Eksikliği;
Dikkat eksikliği, çocuğun dikkat süresinin yaşından beklenenden az olması ve kişinin dikkatini bir şey konu üzerinde yoğunlaştıramaması ile kendini gösterir. Çocuk aynı anda bir çok uyarana dikkat verebilir. (Bu da bir işle uğraşırken başka bir yere dikkatinin kaymasına neden olur. Yani aynı anda öğretmeni dinlerken arka sırada oturan arkadaşının söylediklerini de duyabilir. Bu da yaptığı işi tam ve eksiksiz yapmalarına engel olur). Belirtileri:
• Ayrıntılara dikkat etmeme, çokça dikkatsizlik hatası yapma.
• Direkt konuşulduğunda duymaz, dinlemez gözükür.
• Günlük işlerde sıkça unutkanlık yapar.
• Zihinsel çaba isteyen işlerden kaçınır.
• Dış uyaranlara dikkati kolayca dağılır.
• Sürekli okul eşyalarını kaybeder.
• Dağınıktır.
• Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı oyunlarda dikkati dağılır.
2. Hiperaktivite
Çocuğun kendi yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketliliğidir. Örneğin; uzun süre yerinde oturamaz, sürekli hareket halindedir, çok konuşur, otururken eli ayağı kıpırdar. Belirtileri;
• Elleri ayakları kıpır kıpırdır, oturduğu yerde rahat duramaz.
• Sık sık yerinden kalkma ihtiyacı duyar.
• Sessizlik gerektiren oyunlarda zorlanır
• Çok konuşur.
• Sırasını beklemekte zorlanır.
• Başkalarının sözünü keser.
• Uygun olmayan ortamlarda koşar, tırmanır.
• Devamlı hareket halindedir.
3. Dürtüsellik
Çocuğun kendisini kontrol etmekte sorun yaşaması ile kendini gösterir. Acelecidirler, soru bitmeden cevabı vermek isterler, içlerinden geldiği gibi davranırlar ve isteklerini erteleyemezler. Belirtileri:
• Kolayca sinirlenmek, inatlaşmak
• Yetişkinlerle tartışmaya girmek
• Sürekli karşı gelmek, istenileni yapmamak
• Kendi hatalarından başkalarını sorumlu tutmak.
• Öfkeli ve hırçın olmak
• Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptığı işin arasına girer.
Mental Retardasyon
Mental retardasyon çocuğun çevresine uyum ve davranışlarındaki bozulma ile birlikte olan, genel zihinsel fonksiyonların anlamlı derecede altında olması şeklinde tanımlanabilir. Zihinsel yetenekler bir toplumda en yüksekten en düşüğüne kadar devamlılık gösterdiğinden bu grubu normal gruptan ayırt etmek oldukça güçtür. Yine de belli alanları kapsayan testlerle, sayısal verilerle anlaşılmaya çalışılmaktadır.
Öğrenme sosyal ilişkilerde gecikme ile seyreden bir durumdur. Mental retardasyon entelektüel fonksiyon, çevreye uyum, öğrenme ve problem çözme gibi fonksiyonlar açısından normalin altında olma halidir. Son zamanlarda mental retardasyon diğer özel çocuk tanımlarını da içine alan genel bir tanı olarak değerlendirilmektedir.
Down Sendromu
En basit tanımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma (21. kromozom), yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.
Çocuğunuzun fiziksel görünümü diğer çocuklardan biraz farklı olabilir, bir takım sağlık sorunları bulunabilir. Fakat unutmayın ki, bazı çocukların sarı saçlı, bazılarının mavi gözlü olması gibi sizin çocuğunuzun da Down Sendromlu olması bir genetik farklılıktır.
Down sendromu doğumdan önce saptanabilen genetik bozukluklardan biridir. Fetüsü çevreleyen sıvıdan bir miktar alınarak metabolik veya kromozomlarla ilgili bir anormallik olup olmadığını test etmek mümkündür. Hamileliğin 16. haftası amniosentez denilen bu yöntem için en iyi dönem olduğu düşünülmektedir. Yinede en iyi kararı bi kadın doğum uzmanı verebilir.
Otizm
Otizmde zihinsel bir gerilik mi yoksa içine aşırı derecede kapanık bir kişiliğe sahip psikolojik rahatsızlığı olan kişiler mi olduğu konusunda hala bir açıklık getirilememiştir. Bazıları hiç konuşmazken bazıları ilişkiye girebilecek düzeyde sözel beceriye sahiptir.
Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir genel gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle 2 yaşından itibaren ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme ve algılama bozukluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir bölümünde farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de zeka seviyeleri normal olan otostik çocuklarda vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta bir zorluk çekerler. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görünmektedir.
Otistikleri, etkilenme dereceleri değişse de aşağıda ortak belirtiler görülür: Sosyal ilişkilerde güçlük. Konuşma güçlüğü. Sözsüz iletişimde zorlanma. Oyun oynama ve hayal kurmada güçlük çekme. Değişiklere karşı tepki ve direnç gösterme.
Otistik bir çocuk; başkalarına ilgisizdir. Göz temasından kaçınır. Başkaları ile kendiliğinde temas kurumaz. İsteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtir. Diğer çocuklarla oynamaz. Sürekli bir konu üzerinde konuşur. Tekrarlar fazladır. Sebepsiz şekilde ağlar, güler, ve sebepsiz davranışlarda bulunur. Anlamsız sözleri üst üste tekrarlar. Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanır. Değişikliklerden hoşlanmaz.. Bazıları yaratıcılık gerektirmeyen bir takım işleri oldukça hızlı ve iyi yaparlar.
Özel Öğrenme Güçlüğü
Özel Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun zekası normal yada normalin üstünde olmasına rağmen, dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma- yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir. Okuma Bozukluğu, Yazılı Anlatım Bozukluğu, Matematik Bozukluğu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Öğrenme Bozukluğu alt gruplarını içerir.
Öğrenme güçlüğü gelişimsel bir sorundur. Öğrenme ve algılama sorunu çocuğun doğumu ile başlar. Eğitim süreci içinde edinilmez. Dil gelişimi ve kullanımı, konuşma, okuma, yazma, matematik becerilerini etkileyen bir sorun olduğu için, bireyin eğitimini, mesleğini, sosyal ilişkilerini, günlük aktivitelerini, benlik saygısını etkiler.Çocuk sözü edilen becerilerde yaşına ve zekasına oranla düşük performans göstermektedir. Çocuğun zihinsel yeteneği olmasına rağmen, akademik açıdan gerilik göstermesi, öğrenme güçlüğünün en çarpıcı özelliğidir. Bir çok çocuk için öğrenme güçlükleri, okula başladıklarında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduklarında göze çarpar. Çocuğun akademik problemlerinin belirgin hale geldiği yaş, onun entelektüel yeteneği, öğrenme güçlüğünün tipi ve akademik beklentilerine bağlı olarak değişmektedir.Cerebral Palse (Serebral Pals)
Yaşamın ilk dönemlerinde doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrasındaki faktörler nedeniyle beynin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan tedavisi olmayan bir rahatsızlıktır. Kalıtsal değildir. Spastik kişiler olarak da isimlendirilen bu gruptaki kişiler spastik terimi kasların istem dışı hareket etmesini ve esnemeye karşı kasların aşırı direnç göstermesini tanımlamaktadır. Spastik olmalarına karşın bazılarının normal zekaya sahip olmaları mümkündür. Sadece davranışları kas yapıları nedeniyle zor olmaktadır. Tam bir tedavi mümkün değilse de özellikle kasların daha rahat kullanabilmesi açısından yoğun bir fizyoterapi çalışmasının kişiye çok büyük bir yararı olacaktır.
Osman Zorbaz, Psikolojik Danışman
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst