Senin kendi şiirinden sonra yazdıklarından alıntılar. Konuyu kimin başlattığını belki açıklar.
"belki bencillik ama ben hiçbir organımı bağışlamam"
"ya canım şimdi isteseler veririm tabiki güzel bi olay hayat vermek ayrıcalık gözünle görmek hoş desenki ALLAH korusun annen baban ilik istio böbrek istio gözümü bile kırpmam yada hiç tanımadığım biri acil böbrek istio benimkide uyuyo tabiki veririm benim demek istediğim öldükten sonraydı. otopsi izledim de öldükten sona öle parçalanmak istemiom açıkcası tamam aynısı olmayabilir ama ne billiim"
"belki bencillik ama ben hiçbir organımı bağışlamam"
"ya canım şimdi isteseler veririm tabiki güzel bi olay hayat vermek ayrıcalık gözünle görmek hoş desenki ALLAH korusun annen baban ilik istio böbrek istio gözümü bile kırpmam yada hiç tanımadığım biri acil böbrek istio benimkide uyuyo tabiki veririm benim demek istediğim öldükten sonraydı. otopsi izledim de öldükten sona öle parçalanmak istemiom açıkcası tamam aynısı olmayabilir ama ne billiim"
gökbencim öncelikle ben sana başlattın olayı tabirinde hiçbirsey kullanmadım. bunu şiir bölümündede belirttim.olayın başınada bakarsan ben TUBU arkadasımızın sorusu üzerine yazdım bütün onları organ olayına direk girişi ben sağlamadım anlıyacağınız. burdan sakın yanlış anlaşılmasın TUBU arkadasımızada başlattın demiyorum ama ben herkes bunu yazdığı için böle bi sayfa açma gereği duydum
saygılar
saygılar
Bayram Balaban örnek olsun
BURSA’da banyoda düşerek yaşamını kaybeden 3 çocuk babası 36 yaşındaki Bayram Balaban’ın bağışlanan organları sayesinde dört kişi yeniden sağlıklı bir yaşama başlama şansına sahip oldu.
Balaban, organlarını ölümünden on gün önce bağışlamıştı.
Türkiye, organ nakli merkezi sayısı ve bu işi layıkıyla yerine getirecek bilim adamı sayısı bakımından dünyanın birçok ülkesinden çok daha ileride.
Ancak iş "organ bağışına" gelince durumumuz hiç de iç açıcı değil.
Birçok ülkede organ bağışçısı sayısı yüz binlerle ifade edilirken Türkiye’de 2002-2005 tarihleri arasında organ bağışında bulunanların sayısı sadece 13 bin.
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de ölümünden sonra organları bir başkasına nakledilebilenlerin sayısı ise sadece 168.
Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın ve Diyanet İşleri’nin kapsamlı bir kampanya yürütmeleri gerekiyor.
Öldükten sonra hiçbir işimize yaramayacak organlarla, birçok insanı yaşama döndürebileceğimizi ve günün birinde aynı ihtiyacı en yakınlarımızın bile duyabileceklerini unutmamalıyız.
Umarım ki rahmetli Bayram Bey’in kurtardığı dört can hepimize örnek olur.
mehmet y. yılmaz'ın yazısından alıntıdır.
BURSA’da banyoda düşerek yaşamını kaybeden 3 çocuk babası 36 yaşındaki Bayram Balaban’ın bağışlanan organları sayesinde dört kişi yeniden sağlıklı bir yaşama başlama şansına sahip oldu.
Balaban, organlarını ölümünden on gün önce bağışlamıştı.
Türkiye, organ nakli merkezi sayısı ve bu işi layıkıyla yerine getirecek bilim adamı sayısı bakımından dünyanın birçok ülkesinden çok daha ileride.
Ancak iş "organ bağışına" gelince durumumuz hiç de iç açıcı değil.
Birçok ülkede organ bağışçısı sayısı yüz binlerle ifade edilirken Türkiye’de 2002-2005 tarihleri arasında organ bağışında bulunanların sayısı sadece 13 bin.
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de ölümünden sonra organları bir başkasına nakledilebilenlerin sayısı ise sadece 168.
Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın ve Diyanet İşleri’nin kapsamlı bir kampanya yürütmeleri gerekiyor.
Öldükten sonra hiçbir işimize yaramayacak organlarla, birçok insanı yaşama döndürebileceğimizi ve günün birinde aynı ihtiyacı en yakınlarımızın bile duyabileceklerini unutmamalıyız.
Umarım ki rahmetli Bayram Bey’in kurtardığı dört can hepimize örnek olur.
mehmet y. yılmaz'ın yazısından alıntıdır.
ben evet derim. toprak olacağına birilerine can vermesi. tercihimdir. her yıl onlarca hatta yüzlerce insan yetersiz organ bağışı nedeniyle ölmektedir. bir çok kesim sırf yanlıs bilgilendirme nedeniyle organ bağısına karşı çıkmaktadır. geçen gün gazetede yazan bir haberde bir çok ilimizde 1 tek organ bağısı bile olmadığı belirtiliyor. Bir sevdiğiniz olsa yeri gelince canınızı bile verebileceğinizi söylersiniz. ama öldükten sonra organınızın birilerine hayat vermesine karşı çıkıyorsunuz. diyeceksinizki ama ben tanımıyorum. tanımadığım birine neden vereyim. sevdiğim kişi için verebilirim. ya o tanımadığınız insanın sevdikleri sevenleri. bir kerecik olsunkendinizi onların yerine koyun. ben kesinlikle EVET derdim.. hayat kurtarmak kadar kutsal bir görev yoktur..
bende organ bagisina cok istekliydim ve bunu yapmayi da dusundum ama doktor arkadasim bunu simdi yapsam da bi anlami oladini benim organlarimin nakil yapilmasi icin oldukten sonra ailemin ya da esimden izin almalari gerekiyomus onlar hayir istemiyoruz dedigi taktirde ben organlarimi bagislamis olsam bile onlar izin vermedigi taktirde hic bisi yapilamiyor