Puanları
0
Solutions
0
- Katılım
- 27 Ocak 2007
- Mesajlar
- 3,007
- Tepki Skoru
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 46
- Konum
- 35.5 K.yaka:))
Öfke, çocuklarda çok sık yaşanan bir heyecan türüdür. Çocuklar öfke aracılığı ile kendilerini çevrelerindeki kişilere kabul ettirmeye çalışırlar. Arzularını, isteklerini ve hareketlerini engelleyenlere öfke ile karşılık verirler. Öfke, korku gibi tehdit eden bir durum ile ilgilidir. Ancak korkuda çocuk kendini tehdit eden durumdan kaçtığı halde, öfkede o durumun üzerine gider.
NEDENLER
Öfkenin primer nedeni engellemedir. Öfke yaşla birlikte artar ve nedenleri değişir. Süt çocuğunda isteklerinin ya da hareketlerinin engellenmesi sonucunda ortaya çıkar. 1,5–3 yaş arasında tuvalete oturmaya zorlamak, oynadığı oyuncağı elinden almak, odada yalnız kalmak, giysilerini çıkarmak, giydirmek, burnunu silmek, başarı ile sonuçlanmayan bir iş ile uğraşmak ve yetişkinlerin ilgisini kaybetmek öfkeye yol açar. 3 yaşından itibaren öfke nedenleri; bir arkadaş ile tartışmak, anne-baba ya da diğer yetişkinler ile denetim çatışması, bağımsızlık isteği gibi sosyal olaylardır.
İlk çocukluk çağında en sık görülen öfke belirtisi ağlamadır. Bazı çocuklar öfkelerini belirtirken nefeslerini tutma, kusma, tepinme, başını sert bir yere vurma gibi hareketler de yapabilirler. Ağlama yaş ile birlikte azalmaya başlar. 4–6 yaşlarda, toplumsal kuralların öğrenilmeye başlanmasının da etkisiyle öfke tepkilerinde azalmalar görülür. Bağırma, tepinme gibi öfke belirtileri yerlerini küsme, mırıldanma, yakınma gibi daha ılımlı olan davranışlara bırakır. Çocuklar öfke belirtilerini içinde bulundukları ortama göre farklı biçimde gösterirler.
Çocuklar huzursuz geçirdikleri bir geceden sonra, hastalıktan sonraki ilk iyileşme dönemleri ile yorgun ve aç oldukları zaman daha çabuk öfkelenirler. Öfke kalabalık aile ortamında yaşayan çocuklar ile anne-babaları tarafında eleştirilen çocuklarda daha çok görülür. Ayrıca erkek çocuklar, kızlara kıyasla öfkelerini daha çok ortaya koyarlar.
İlk çocukluk yıllarında öfke tepkileri oldukça kısa sürer. Genellikle çocuklar, öfkelenmelerinin hemen arkasından sakinleşerek eski neşelerine kavuşurlar. Ancak anne-babanın cezacı ve baskıcı tutumu öfkeyi artırır.
Bazı çocuklar öfkelerini dışa yönelterek açıkça ortaya koyarlar. Bazıları ise öfkeleri baskı altına alırlar. Çocuklar baskı altına aldıkları öfkelerini dışa vuramazlar. Ancak kendilerine yöneltebilirler. Bu durum çocuğun kendi kendini cezalandırmasına neden olur. Kendi kendini cezalandırma; kendini ısırma, saçını yolma, başını sert bir yere vurma vb. davranışlar şeklinde olabileceği gibi sözel de olabilir. Sözel cezalandırmalarını ise “Kendimden nefret ediyorum”, “Kendimi öldürmek istiyorum” vb. sözlerle ifade ederler.
Çocuğun öfke tepkileri her zaman bastırılması gereken bir davranış olarak görülmemelidir. Belli sınırlar içinde öfke karşılaşılan engeli aşma, istenmeyen durumdan kurtulma imkânı verir. Çocuğun kendi varlığını koruması ve çevreye kabul ettirmesi için gereklidir. Çocukların da insan olduğu ve öfkelenmeye hakları olduğu unutulmamalıdır. Ancak başkaları ile iyi geçinmek için öfkelerini denetlemeyi de öğrenmelidirler.
ÖNERİLER
• Öfkeyi önlemek için anne-baba, çocuğun hangi durumlar karşısında öfkelendiğini araştırarak, nedenleri tespit etmeli ve bu nedenleri ortadan kaldırmaya çalışmalıdır.
• Çocuk öfkeyi dikkat çekme aracı olarak kullanabileceğinden, ona yeterli ilgi ve sevgi gösterilmelidir.
• Çocuğun öfkelenmesinin bir problem olmadığı, doğal bir tepki olduğu unutulmamalıdır.
• Tepkisini en aza indirmek için gerekli önlemler alınmalı, örneğin aşırı yorgunluk ve yoğun yaşanan duygusal ortamlardan korumaya çalışılmalıdır.
• Anne babalar, çocuklarına karşı her zaman ortak bir tutum sergilemeli, aralarındaki çelişkileri çocuğa yansıtmamalıdır.
• Baskı ve cezalar ile öfkeyi önleme yoluna gidilmemelidir.
• Öfkeyi ödüllendirmemeli, her öfke nöbeti sonrasında istediğini elde etmesini sağlamaktan kaçınmalıdır.
• Ona iyi bir model olunmalıdır.
• Çocuğa anlayışlı davranıp gerçekleştirilmesi mümkün olan istekleri değerlendirmeli, mantık dışı isteklerin neden yapılamayacağı açıklanmalı, zaman gerektiren isteklerini ertelemesi gerektiği uygun bir dille anlatılmalıdır.
• Çocuğun öfkesine yine öfke ile karşılık vermek, doğal olan bu duygunun, saldırganlığa yani davranış problemine dönüşmesine neden olabileceğinden bu konuya çok önem verilmelidir.
• Çocuklar yaşlarına ve ilgilerine uygun spor etkinliklerine yönlendirilmelidir
NEDENLER
Öfkenin primer nedeni engellemedir. Öfke yaşla birlikte artar ve nedenleri değişir. Süt çocuğunda isteklerinin ya da hareketlerinin engellenmesi sonucunda ortaya çıkar. 1,5–3 yaş arasında tuvalete oturmaya zorlamak, oynadığı oyuncağı elinden almak, odada yalnız kalmak, giysilerini çıkarmak, giydirmek, burnunu silmek, başarı ile sonuçlanmayan bir iş ile uğraşmak ve yetişkinlerin ilgisini kaybetmek öfkeye yol açar. 3 yaşından itibaren öfke nedenleri; bir arkadaş ile tartışmak, anne-baba ya da diğer yetişkinler ile denetim çatışması, bağımsızlık isteği gibi sosyal olaylardır.
İlk çocukluk çağında en sık görülen öfke belirtisi ağlamadır. Bazı çocuklar öfkelerini belirtirken nefeslerini tutma, kusma, tepinme, başını sert bir yere vurma gibi hareketler de yapabilirler. Ağlama yaş ile birlikte azalmaya başlar. 4–6 yaşlarda, toplumsal kuralların öğrenilmeye başlanmasının da etkisiyle öfke tepkilerinde azalmalar görülür. Bağırma, tepinme gibi öfke belirtileri yerlerini küsme, mırıldanma, yakınma gibi daha ılımlı olan davranışlara bırakır. Çocuklar öfke belirtilerini içinde bulundukları ortama göre farklı biçimde gösterirler.
Çocuklar huzursuz geçirdikleri bir geceden sonra, hastalıktan sonraki ilk iyileşme dönemleri ile yorgun ve aç oldukları zaman daha çabuk öfkelenirler. Öfke kalabalık aile ortamında yaşayan çocuklar ile anne-babaları tarafında eleştirilen çocuklarda daha çok görülür. Ayrıca erkek çocuklar, kızlara kıyasla öfkelerini daha çok ortaya koyarlar.
İlk çocukluk yıllarında öfke tepkileri oldukça kısa sürer. Genellikle çocuklar, öfkelenmelerinin hemen arkasından sakinleşerek eski neşelerine kavuşurlar. Ancak anne-babanın cezacı ve baskıcı tutumu öfkeyi artırır.
Bazı çocuklar öfkelerini dışa yönelterek açıkça ortaya koyarlar. Bazıları ise öfkeleri baskı altına alırlar. Çocuklar baskı altına aldıkları öfkelerini dışa vuramazlar. Ancak kendilerine yöneltebilirler. Bu durum çocuğun kendi kendini cezalandırmasına neden olur. Kendi kendini cezalandırma; kendini ısırma, saçını yolma, başını sert bir yere vurma vb. davranışlar şeklinde olabileceği gibi sözel de olabilir. Sözel cezalandırmalarını ise “Kendimden nefret ediyorum”, “Kendimi öldürmek istiyorum” vb. sözlerle ifade ederler.
Çocuğun öfke tepkileri her zaman bastırılması gereken bir davranış olarak görülmemelidir. Belli sınırlar içinde öfke karşılaşılan engeli aşma, istenmeyen durumdan kurtulma imkânı verir. Çocuğun kendi varlığını koruması ve çevreye kabul ettirmesi için gereklidir. Çocukların da insan olduğu ve öfkelenmeye hakları olduğu unutulmamalıdır. Ancak başkaları ile iyi geçinmek için öfkelerini denetlemeyi de öğrenmelidirler.
ÖNERİLER
• Öfkeyi önlemek için anne-baba, çocuğun hangi durumlar karşısında öfkelendiğini araştırarak, nedenleri tespit etmeli ve bu nedenleri ortadan kaldırmaya çalışmalıdır.
• Çocuk öfkeyi dikkat çekme aracı olarak kullanabileceğinden, ona yeterli ilgi ve sevgi gösterilmelidir.
• Çocuğun öfkelenmesinin bir problem olmadığı, doğal bir tepki olduğu unutulmamalıdır.
• Tepkisini en aza indirmek için gerekli önlemler alınmalı, örneğin aşırı yorgunluk ve yoğun yaşanan duygusal ortamlardan korumaya çalışılmalıdır.
• Anne babalar, çocuklarına karşı her zaman ortak bir tutum sergilemeli, aralarındaki çelişkileri çocuğa yansıtmamalıdır.
• Baskı ve cezalar ile öfkeyi önleme yoluna gidilmemelidir.
• Öfkeyi ödüllendirmemeli, her öfke nöbeti sonrasında istediğini elde etmesini sağlamaktan kaçınmalıdır.
• Ona iyi bir model olunmalıdır.
• Çocuğa anlayışlı davranıp gerçekleştirilmesi mümkün olan istekleri değerlendirmeli, mantık dışı isteklerin neden yapılamayacağı açıklanmalı, zaman gerektiren isteklerini ertelemesi gerektiği uygun bir dille anlatılmalıdır.
• Çocuğun öfkesine yine öfke ile karşılık vermek, doğal olan bu duygunun, saldırganlığa yani davranış problemine dönüşmesine neden olabileceğinden bu konuya çok önem verilmelidir.
• Çocuklar yaşlarına ve ilgilerine uygun spor etkinliklerine yönlendirilmelidir