konu anlatımı

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan atılgan
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 14:08
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
19 Kas 2011
Mesajlar
1,254
Tepki Skoru
4
Puanları
0
Konum
konya
@atılgan
ÇEVRE KİRLİLİĞİ

Çevre; İnsanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam ve içinde yaşadığımız doğal ortamdır. Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını; insan, hayvan, bitki ve diğer organizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.
Çevre Kirliliği; Doğanın temel fiziksel unsurları olan hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen çevre sorunlarına çevre kirliliği adı verilir.
Çevre çeşitli insan etkinlikleri sonucunda oluşan atıklar, duman, zehirli kimyasal maddeler ve öbür zararlı maddelerle sürekli kirlenmektedir. Toprak, su ve havanın yanı sıra gürültü ve radyoaktiflik gibi daha yeni öğeleri de kapsayan çevre kirliliği günümüzde tüm ülkelerin ortak sorunudur. Nüfusun az olduğu dönemlerde çevre sorunu diye bir şey söz konusu olmamış insanlar tarafından kirletilen çevre doğa tarafından zararsız hale getirilmiştir. Kentlerde nüfus artışı ve endüstrileşme ile birlikte çevre sorunları ortaya çıkmıştır. Özellikle büyük kentlerde ve sanayi bölgelerinde insan sağlığını tehdit eden ve ciddi boyutlara ulaşan çevre kirliliği 1970’lerden günümüze kadar gelmiştir. Çevre kirlenmesi canlıların ve bitkilerin ekolojik dengesini bozarak süreğen hastalıklara ve onların yok olmalarına yol açar. İnsanlarda görülen en yaygın sonucu; çeşitli solunum yolları, göz hastalıkları, kanserin artması ve çocukların gelişmesinde yarattığı önemli engellerdir.

Çevre Unsurlarına Göre Çevre Kirliliği 4 Gruba Ayrılır

1-HAVA KİRLİLİĞİ: Canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve maddi zararlar meydana getiren havadaki yabancı maddelerin normalin üzerindeki miktar ve yoğunluğa ulaşmasıdır. Başka deyişle hava kirliliği; havada katı,sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına ,canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar,yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasıdır.
Hava kirliliği ısınma, sanayileşme, ulaşım gibi insan faaliyetleri sonucu meydana geldiği gibi doğal olaylar sonucu volkanik gazlar, çiçek tozları gibi nedenlerle de oluşabilmektedir.
Doğanın kirlenmesi sadece ülke sınırlarında bitmemekte diğer ülkeleri de olumsuz etkilemektedir. Örneğin; S.S.C.B de uzun zaman önce meydana gelmiş olan Çernobil Nükleer Kazası sonucu oluşan kirli hava başka bir ülkenin suyunu, toprağını, havasını ve bitkilerini kirletebilmekte, ekonomisini bozup insanları korku içinde yaşatabilmektedir. Dolayısıyla hava kirliliği hem ulusal hem de uluslar arası boyutta bütün dünyayı ilgilendiren bir olaydır.
Hava kirliliği insanlarda solunum yolu rahatsızlıklarına, astım-bronşite, vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına ve akciğer kanserine neden olur.
Hava kirliliği atmosferde sera etkisi, asit yağmuru, ozon tabakasının incelmesi gibi sorunlara yol açar. Atmosferde bulunan CO2 sera etkisi denilen bir yolla yeryüzünde yansıyan ısıyı tutar. Dolayısıyla yeryüzü ısınır. Sıcaklığın artması nedeniyle iklim ve bitki örtüsü değişir, şiddetli kasırgalar ve kış mevsiminde normalin üzerinde sıcaklıklar görülür. Bununla birlikte tüm dünya ikliminde ve tarımda önemli değişiklikler olur.
Günümüzde asit yağmurları da en büyük sorunlardandır. Asit yağmurlarının etkileri arasında yok olan ormanlar, canlının yaşamadığı göller, zarar gören yapılar ve sağlıklarını kaybeden insanlar vardır.

HAVA KİRLİLİĞİNİN ÖNLENMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?
• Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalıdır. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
• Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir. Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece otomobil egzozlarının neden olduğu kirlilik azaltılabilir.
• Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir.
• Yeşil alanlar arttırılmalı, orman yangınları önlenmelidir.
• Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmamalıdır.

2-TOPRAK KİRLİLİĞİ:
Yeryüzünün en üst tabakasını oluşturan örtüye toprak denir. Toprak tüm canlıların besin ve hayat kaynağıdır. Bitkiler; insan ve hayvanların, toprak da bitkilerin besin kaynağıdır. Çünkü bitkiler ihtiyaç duyduğu inorganik besin ve suyu topraktan alırlar. Toprağın canlılara sağladığı faydalardan biride yeraltı sularının süzülerek canlıların kullanabileceği hale getirilmesidir.
Toprağa bırakılan zararlı ve atık maddelerle toprağın özelliklerinin bozulmasına toprak kirliliği denir. Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır ve bitki hastalıklarını çoğaltır.

TOPRAK KİRLİLİĞİNE NEDEN OLAN ETMENLER
• Ev, işyeri ve hastane atıkları
• Radyoaktif atıklar
• Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları
• Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb kullanılması
• Tarımda gereksiz yere ya da aşırı hormon kullanımı
• Suların kirlenmesi; Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken toprak kirliliği de özellikle yeraltı sularının kirlenmesine neden olur.

TOPRAK KİRLİLİĞİNİN ÖNLENMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?
• Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı,yeşil alanlar arttırılmalıdır.
• Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır.
• Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir.
• Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.

3-SU KİRLİLİĞİ:Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır.Hücrenin büyük bir bölümü sudan meydana gelmiştir.Hücrede meydana gelen biyokimyasal olaylar için su gereklidir.Ayrıca dünyanın ¾ ü suyla kaplıdır.Bu suların ancak %0,003 ü içilecek niteliktedir.İçilecek su kaynakları;yeryüzü suları(baraj,göl,gölet) ve yer altı suları (kaynar,artezyenler)dır.
Göl, nehir, okyanus, deniz ve yeraltı suları gibi su barındıran havzalarda görülen kirliliğe su kirliliği denir.

SU KİRLİLİĞİNE NEDEN OLAN UNSURLAR
• Endüstriyel kuruluşlarca bırakılan artıklar(petrol, boya, deterjan, ağır ****ller, kanalizasyon)
• Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübreler
• Hayvansal ve evsel atıklar
• Sulara bırakılan kurşun ve cıva
• Lağımların sulara karışması
• Nüfus artışı
• Sanayileşme
• Kentleşme
Doğrudan hastalık nedeni olabileceği gibi bazı hastalıkların yayılımını da kolaylaştıran bir kirlilik çeşidi olan su kirliliği başta kanser hastalığı olmak üzere, kalp, solunum yolları hastalıkları ve diğer hastalıklara yol açarken, gelişim ve sinir sistemi bozuklukları ile bağışıklık sistemi rahatsızlıklarına da neden olabilmektedir. Özellikle tarımda kullanılan kimyasal maddelerle kirlenen suda bulunan nitrat çocuklarda ciddi hastalıkların görülmesine sebep olabilmektedir. Lağım suları ile kirlenen sularda bakteri ve virüs artarak tifo, dizanteri, hepatit, kolera ve diğer önemli bulaşıcı hastalıkların bu yolla yayılımına sebep olmaktadır.

SU KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
• Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmelidir
• Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmelidir
• İnsanlar bilinçlendirilmelidir.
• Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli,plan ve programlar yapılmalıdır.
• Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır.

4-SES KİRLİLİĞİ: Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biride ses kirliliğidir.Gürültü de denilen ses kirliliği istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir.

SES KİRLİLİĞİNİ YARATAN ÖNEMLİ ETMENLER
1-Sanayileşme
2-Plansız kentleşme
3-Hızlı nüfus artışı
4-Ekonomik yetersizlikler
5-İnsanlara gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
Ses kirliliği insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır.

SES KİRLİLİĞİNİN ÖNLENMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?
• Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
• Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar(ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
• Eğlence yerleri vb ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
• Gürültü yapan kuruluşlar şehirlerin dışında kurulmalıdır.

RADYOAKTİF KİRLİLİK

Nükleer enerjinin en büyük sakıncası, orta*dan kaldırılması gereken radyoaktif atıkların ortaya çıkmasıdır. Bir başka temel sakınca da, 1986'da SSCB'deki Çernobil'de olduğu gibi kaza sonucu çok tehlikeli radyoaktif sızıntıların olabilmesidir. Rad*yoaktif kirlenme binlerce yıl sürebilir. Günümüzde radyoaktif atık*lar çok sağlam beton koruyucular içinde top*rağa ya da deniz dibine gömülmektedir; ama bunu sonsuza dek sürdürmek de olanaksızdır.

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ
Çevre kirliliği tüm dünyanın karşı karşıya ol*duğu, acil çözüm gerektiren bir sorundur. Çok sayıda insan bu konuyla uğraşmakla bir*likte, birçok hükümetin ve büyük şirketlerin bu konuda yeterli duyarlığı gösterdiği söylenemez. Çünkü kirliliğe karşı önerilen önlem*lerin maliyeti genellikle yüksektir ve şirketle*rin kârlarını azaltır. Birçok kişi de kirliliğe karşı önlem alınmasını ister, ama bunun için yaşam biçimini ve alışkanlıklarını değiştirme*ye yanaşmaz.
Çevre kirliliği geç kalınmadan denetim altı*na alınmalı ve kirliliğin azaltılmasına çalışıl*malıdır. Ama başarılı sonuçlar alabilmek için, sanayicilerin bundan doğacak maliyet artışını göze alması ve insanların yaşam biçimlerini değiştirmesi gerekir. Örneğin, elektrik santrallerinin bacalarına filtre konularak zararlı dumanlar süzülüp asit yağmuru azaltılabilir, ama bu uygulama elektriğin fiyatını yükselte*cektir. Öte yandan insanların özel otomobil kullanma alışkanlıklarından vaz geçmeleri de çevre kirliliğinin önlenmesine önemli katkıda bulunacaktır.
Günümüzde kirliliğe neden olan pek çok madde vardır. Bilim adamları bunları kullan*maktan kaçınmak ya da zararlarını ortadan kaldırmak için yeni yollar bularak, insanın alt*üst ettiği doğal dengeyi yeniden kurmaya ça*lışmaktadırlar. Çevre kirliliğinin önlenmesi için uluslarara*sı alanda çalışmalar yürütülmektedir. 1972'de Stockholm’de toplanan Birleşmiş Milletler İn*san Çevresi Konferansı'na 130'dan çok ülke*den temsilciler katılarak çevre sorunlarını ve bu konuda alınması gerekli önlemleri görüş*tüler. Konuya ilgiyi canlı tutmak için konfe*ransın toplandığı 5 Haziran günü her yıl Dünya Çevre Günü olarak kutlanmaktadır.
Birçok ülkede çevre kirliliğini önlemek amacıyla yasal düzenlemelere gidilmiştir. Türkiye'de bu konu ilk kez 1971 tarihli Su Ürünleri Kanunu'nda açıkça ele alındı. 1982 Anayasası'nın 56. maddesinde ise "çevre kir*lenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir" hükmü yer alıyordu. 1983'te çıkarı*lan Çevre Kanunu ile çevrenin korunmasına ve kirliliğin önlenmesine ilişkin ayrıntılı ön*lem ve düzenlemeler getirildi. Bu alanlardaki çalışmalar 1978'de kurulan Çevre Genel Müdürlüğü'nce yürütülmektedir.



ÇEVREMİZİ KORUMAK İÇİN YAPILABİLECEKLER
Çevreyi korumak için en azından bireysel olarak yapılabilecek bir takım önlemler bulunmaktadır.
Biraz fedakârlık gösterilerek yapılması gereken ve geleceğimizin temini olan
birkaç önlem şunlardır:
• Tüketirken tekrar düşünülmeli, gereksiz tüketimden kaçınılmalıdır.
• Tükettiğimiz ürünleri tercih ederken çevresel etkilerine dikkat edilmeli ve seçimler bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.
• Çöpler çöp poşetinin ağzını sıkıca bağlandıktan sonra çöp kutusuna atılmalıdır.
• Ormanlar korunmalıdır.
• Ağaçlara zarar verilmemelidir.
• Çimlerin üzerinde ateş yakılmamalıdır.
• Hayvanlara zarar vermekten kaçınılmalıdır.
• Denizler kirletilmemelidir.
• Evcil hayvanların atıkları temizlenmelidir.
• Çevremiz sahiplenilmeli, değeri ve önemi çocuklara öğretilmeli, büyüklere anlatılmalıdır.
• Enerji tasarrufu yapılmalıdır.
• Biten piller pil kutusuna atılmalıdır.
• Piknikten sonra ateş söndürülmeli ve asla yerde çöp bırakılmamalıdır.
• Kâğıt, teneke, cam, pil gibi geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.
• Egzozlu taşıtlar fazlalaşmamalıdır.
• Başta su olmak üzere her konuda israftan kaçınılmalıdır.
• Kozmetik ürünleri özellikle de saç spreyleri ve deodorantlar fazla kullanılmamalıdır.
• Kanalizasyon borularındaki patlamalar hemen ilgililere bildirilmelidir.
• Yakıtların tam yakılması sağlanmalıdır. Böylece hem enerji kaybı hem de hava kirliliği önlenmiş olur.
Çevreyi korumak hepimizin görevidir. Soluduğumuz havanın, içtiğimiz ve kullandığımız suların, bulunduğumuz yerin temiz olmasını istiyorsak çevre kirlenmesine engel olalım.

ÇEVRE VE HAVA KİRLİLİĞİ İLE İLGİLİ BİLİNÇLENDİRME ETKİNLİĞİNİN TOPLUMSAL FAYDALARI
Günümüzde doğal çevreye karşı duyarlılığın artması, doğanın korunması ve yeniden kazanılması çabalarının en önemli unsurlarından biri kuşkusuz eğitimdir. Doğal çevreyi korumanın ve yeniden kazanmanın her yaşta insanın eğitilmesi ile yakından ilgili olduğu gerçeği tüm dünyada benimsenmiştir. Böylesi bir eğitimin okulöncesi dönemden başlanarak verilmesi bu yöndeki olumlu tutum, davranış ve alışkanlıkların mümkün olduğunca erken kazanılması açısından önemlidir.

OKULÖNCESİ DÖNEMDE ÇEVRE EĞİTİMİNİN AMAÇLARI
• Doğal çevreyi sevmek: Doğanın parçalarını, hayvanlarını, ağaçlarını sevmek doğada bulunmaktan zevk alma alışkanlığı edinmek.
• Doğal çevreyi tanımak: Doğal çevreyi oluşturan hayvanları, ağaçları, bitkileri özellikleri ve ihtiyaçlarıyla öğrenmek
• Doğal çevreyi korumak: Doğal çevrenin zarar görmemesi için bu yaşlardaki çocukların kazanmaları gereken davranışlarla ilgilidir.(ağaçların dallarını kırmamak, çiçekleri koparmadan yerinde koklamak gibi)
• Doğal çevreyi yeniden kazanmak ve geliştirmek için katkıda bulunmak: Doğal çevreyi yeniden kazanmak, geliştirmek için ağaç ve çiçek dikimi, bakımı yapmak, hayvanların bakımına yardımcı olmak gibi etkinlikler.
Toplum olarak kalıcı çevre temizliği alışkanlıkları ve sorumluluklarını geliştirmek, çevre temizlik bilincinin pekiştirilmesini sağlamak, çevre ve hava kirliliğinin nedenleri ve önlenmesi için yapılması gerekenleri anlatmak amacıyla bu etkinliği seçtim. Aileler olarak, birey olarak, kurumlar olarak neler yapabiliriz? Hangi etkinlikleri uygulayarak çevre bilincini yerleştirebiliriz?

Çevre Kirliliği Etkinliklerinin Amacı:

• Doğal çevreyi sevmek: Doğanın parçalarını, hayvanlarını, ağaçlarını sevmek doğada bulunmaktan zevk alma alışkanlığı edinmek.
• Doğal çevreyi tanımak: Doğal çevreyi oluşturan hayvanları, ağaçları, bitkileri özellikleri ve ihtiyaçlarıyla öğrenmek
• Doğal çevreyi korumak: Doğal çevrenin zarar görmemesi için bu yaşlardaki çocukların kazanmaları gereken davranışlarla ilgilidir.(ağaçların dallarını kırmamak, çiçekleri koparmadan yerinde koklamak gibi)
• Doğal çevreyi yeniden kazanmak ve geliştirmek için katkıda bulunmak: Doğal çevreyi yeniden kazanmak, geliştirmek için ağaç ve çiçek dikimi, bakımı yapmak, hayvanların bakımına yardımcı olmak gibi etkinlikler.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst