Güllere adanmış bir ömür bizimkisi,
Siz gonca güllere, adanmış…
Mevsimler gibi tekrarlarım konuşmalarımı,
Bunu da onlardan sayın,
Her mevsim gonca güller yetiştiren bahçıvanım ben:
Yani öğretmen….
Kalemimdeki mürekkep alın terimdir.
Saçlarınıza uzanan ellerim emeğimdir.
Karanlıkları aydınlatan beyinleriniz gururumdur.
Geleceğe umutla bakan gözleriniz ışığımdır.
Biliyorsunuz,Ben ki yüce dağ başında sönmeyen ateş,
Kardelenler yetiştiren bahçıvanım ben:
Yani öğretmen!...
Şiirler, masallar, hikâyeler geçer düşlerimden,
Çorak tarlalara güller dikerim,
Derede, tepede, kırda, her yerde izim var
Bir çığlığım Edirne'den Kars'a yankılanan
Ağrı Dağı'nda tipi, Bolu Dağı'nda gürgen
Kanım kılcal damarlarında gezer gençliğin,
Yaseminler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!...
Toprağa düşen buğday tanesiyim
Bilgiyi nakşeden bembeyaz tebeşirim
Açık denizlerde sonsuzluğa açılan yelkenliyim
Koca dünya kaybolur avuçlarımda,
Menekşeler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!..
Hasret türkülerinde yanık bir ezgi
Ege’de sevdiğinin önünde eğilen sevdalı diz,
Karadeniz’de tepilen horon,
Dede Efendi'de yarım kalmış şehnaz bir şarkı
Tokat'ta genç kızların kırdığı acı tütün…
Ülkem, bütün dünya ömrümü geçirdiğim sınıflardır…
Gelincikler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!...
Anadolu yollarında kağnılar benden geçer.
Bütün dünya haritalarını benim bilgim çizer.
Biliyorsunuz, ben başlarım siz devam edersiniz,
Yarının türküsünü söyler dudaklarım,
Toprak kokar minik elleriniz,
Çünkü o eli ben tutuyorum, ben besliyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini yetiştiren bir elim
Yani öğretmen!...
alıntı
Siz gonca güllere, adanmış…
Mevsimler gibi tekrarlarım konuşmalarımı,
Bunu da onlardan sayın,
Her mevsim gonca güller yetiştiren bahçıvanım ben:
Yani öğretmen….
Kalemimdeki mürekkep alın terimdir.
Saçlarınıza uzanan ellerim emeğimdir.
Karanlıkları aydınlatan beyinleriniz gururumdur.
Geleceğe umutla bakan gözleriniz ışığımdır.
Biliyorsunuz,Ben ki yüce dağ başında sönmeyen ateş,
Kardelenler yetiştiren bahçıvanım ben:
Yani öğretmen!...
Şiirler, masallar, hikâyeler geçer düşlerimden,
Çorak tarlalara güller dikerim,
Derede, tepede, kırda, her yerde izim var
Bir çığlığım Edirne'den Kars'a yankılanan
Ağrı Dağı'nda tipi, Bolu Dağı'nda gürgen
Kanım kılcal damarlarında gezer gençliğin,
Yaseminler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!...
Toprağa düşen buğday tanesiyim
Bilgiyi nakşeden bembeyaz tebeşirim
Açık denizlerde sonsuzluğa açılan yelkenliyim
Koca dünya kaybolur avuçlarımda,
Menekşeler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!..
Hasret türkülerinde yanık bir ezgi
Ege’de sevdiğinin önünde eğilen sevdalı diz,
Karadeniz’de tepilen horon,
Dede Efendi'de yarım kalmış şehnaz bir şarkı
Tokat'ta genç kızların kırdığı acı tütün…
Ülkem, bütün dünya ömrümü geçirdiğim sınıflardır…
Gelincikler yetiştiren bahçıvanım ben.
Yani öğretmen!...
Anadolu yollarında kağnılar benden geçer.
Bütün dünya haritalarını benim bilgim çizer.
Biliyorsunuz, ben başlarım siz devam edersiniz,
Yarının türküsünü söyler dudaklarım,
Toprak kokar minik elleriniz,
Çünkü o eli ben tutuyorum, ben besliyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini yetiştiren bir elim
Yani öğretmen!...
alıntı