Fiziksel ve Psikomotor Gelişimi

Puanları 0
Solutions 0
Katılım
20 Kas 2012
Mesajlar
2
Tepki Skoru
0
Puanları
0
@imported_Derya Ozkan
Fiziksel ve Psikomotor Gelişimi

Gelişim çok boyutlu bir kavram olduğundan, gelişimin tüm yönleriyle gözlemlenebilmesi için alanlara ayrılarak incelenmesi gerekir. Gelişim genel olarak üç ana alana ayrılmıştır:
Fiziksel, bilişsel ve psikososyal gelişim. Bu gelişim alanlarından bedensel gelişim, tüm diğer ge*lişim alanları için büyük bir önem taşımaktadır. Beden*sel olarak gereği gibi gelişebilen birey rahatlıkla hareket eder, hareket etmede başarılı olunursa daha fazla nes*ne, olay ve kişi ile birinci elden somut yaşantılar sağla*nabilir.

Bu durum bilişsel gelişimin hızlanması sonucunu doğurur. Bilişsel gelişim açısından iyi bir konuma ula*şan bireyin dil gelişimi de hızlanır. Dil gelişiminde önemli mesafeler alan birey, diğer bireylerle daha iyi iletişim ku*rabilir. Bu sosyalleşmesine katkı sağlar, kişilik gelişimini etkiler. Yine diğer bireylerle rahatlıkla iletişim kuran bir birey, söz konusu diğer bireylerden ahlak kurallarını da daha kolay ve çabuk öğrenir. Bu durum gelişim bir bü*tündür ilkesine de örnek olur. Hareketlerdeki gelişmeyi ifade eden psikomotor ge*lişimle bedensel gelişim iç içedir. Bedensel gelişim psikomotor gelişim için ön koşul niteliğindedir. Bireyin psikomotor gelişimi, öncelikle ilgili beden kısımlarının gelişmesine bağlıdır. Bedensel ve psikomotor gelişim alanı özellikleri en iyi gözlenebilen ve ölçülebilen gelişim alanlarıdır. Yani bedensel gelişim, gelişimin dışarıdan rahatlıkla gözlenebilen ve objektif kriterlerle ölçülebilen niceliksel yanıdır.
Bedensel Gelişim: Bedensel gelişim alanı boy, ağır*lık ve hacimsel artışla birlikte vücudun sistemlerinin kendilerinden beklenen fonksiyonları da kapsayan de*ğişimlerini ifade eden gelişim alanıdır.
Psikomotor Gelişim: Bireyin zihin ve kas koordinas*yonuna dayalı davranışlarının gelişmesidir. Psikomo*tor gelişimde duyu organları, kas ve sinir sistemlerinin koordineli olarak çalışması için yaşanan değişimler yer alır. Bedensel gelişimin diğer gelişim alanlarının temelini oluşturması nedeniyle onların üzerinde önemli bir etkisi vardır. Çünkü sağlıklı bir gelişim için sağlıklı bir beden gereklidir. Bireyin her gelişim dönemindeki gelişim gö*revlerini yerine getirirken bedenini kullanma zorunluluğu vardır.

Örneğin; çocuğun yürüme davranışını zamanın*da ve uygun bir biçimde yerine getirmesi yaşına uygun kas, iskelet ve sinir sistemlerinin büyüme ve gelişimine bağlıdır. İlköğretime başlayan bir çocuğun ise, kalem tutup yazı yazmayı başarabilmesi; kas, iskelet ve sinir sistemlerinin olgunlaşmış olmasına bağlıdır. Bedensel gelişim, dönemsel bir gelişim süreci olarak ele alınmak*tadır. Bunun nedeni ise bedensel gelişiminin düzenli bir hızla devam etmemesi, belli dönemlerde hızlanırken belli dönemlerde yavaşlamasıdır. Kalıtımın en etkili ol*duğu gelişim alanı bedensel gelişimdir. Bedensel geli*şim döllenme ile başlayan ve tüm yaşamı içine alan bir süreci kapsar.
Bedensel Gelişim Dönemleri:
Doğum Öncesi Dönem: Doğum öncesi dönem döl*lenme anından itibaren do*kuz ay ve on günlük süreci kapsayan dönemdir. Döl*lenmiş yumurta hücresi zi*got olarak adlandırılır. Bire*yin kalıtsal yapısı döllenme anında belirlenir. Zigot, top*lam genetik yapısının yarı*sını anneden yarısını ise babadan alır. Doğum öncesi dönem bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Doğum öncesi dönem kendi içinde döllenmeden ikinci haftanın sonuna kadar geçen ovum; ikinci haftanın so*nundan sekizinci haftanın sonuna kadar geçen embriyo ve sekizinci haftanın sonundan doğuma kadar geçen fetüs dönemini kapsar. Doğum öncesinde ilk üç ay an*nenin dışsal etkilere daha açık olması nedeni ile kritik dönemdir. Bu nedenle, ilk üç ayda düşük riski daha faz*ladır.
Bebeklik Döneminde Fiziksel Gelişim (0-2 yaş) Normal koşullarda ve ortalama olarak, çocuğun doğ*duğu andaki boyu 50-52 cm'dir. Ağırlığı ise 3000-3600 gramdır. Doğumda, baş yaklaşık olarak bedenin 1/4'ü; bacaklar ise, 1/8'i kadardır. Bu oranlar yetişkinlikte ise sırasıyla 1/8 ve 1/2 biçiminde değişir. Bu durum gelişim baştan ayağa doğrudur ilkesine örnektir. Doğumdan sonraki ilk yılda büyüme hızlıdır. İkinci yıl*da da hızlı olmakla birlikte birinci yıla göre daha yavaş*tır. Çocuk ilk altı ayda ağırlığının iki katına, birinci yaş sonunda üç katına ulaşır. Birinci yaşta boy artışı % 50 oranındadır. Bebeklik dönemi, doğum öncesi dönemden sonra fi*ziksel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Bebeğin kalp atışı yetişkinin yaklaşık iki katı kadardır. Çocuk yaklaşık 12-30 aylar arasında altını ıslatmamayı öğrenir. Süt diş*leri 5-8 aylarda çıkmaya başlar ve yaklaşık olarak 2,5 yaş dolaylarında tamamlanır. Kız bebekler boy ve ağır*lık olarak erkeklere göre daha yavaş gelişirler. Hareket gelişimi açısından bakıldığında görülmektedir ki, başlangıçtaki hareketlerin çoğu istemsiz, refleksif ha*reketlerdir.
Bebeklik dönemindeki refleksif hareketlere örnek olarak aşağıdaki örnekler verilebilir:
* Babinski refleksi; ayak tabanına dokunulunca par*maklarını ilk önce açıp, sonra büzmesi
* Yakalama refleksi; avucuna dokunulunca elini yum*ruk yapması
* Emme refleksi; ağzının kenarına parmak ucuyla dokunulduğunda emme hareketinin başlaması

Refleksler zaman içinde yerlerini istemli hareketlere bırakırlar. Yeni doğan bebekler kuvvetli ışık ve sesten etkilenirler. Doğduklarında işitme, görme, dokunma, tat alma duyuları mevcuttur; ancak duyuları algılayıp anlamlandırmaya başlamaları zaman alır. İskelet siste*minin gelişimi bebek doğduğunda tamamlanmıştır, do*ğumdan sonra kemiklerdeki gelişme boyutlarının büyü*mesi biçiminde olur. Sinir sistemi de bebek doğduğunda tamamlanmıştır; ancak zamanla sinir hücreleri büyür ve sinir liflerinin bazıları (miyelin kılıflar)filizlenerek çoğalır. Psikomotor gelişim açısından bebek, doğduğunda vü*cudunu kontrol edecek güçte değildir. Bebekte bu dö*nemde refleksif ve denetimsiz vücut hareketleri göz*lenir. Ayrıca yeni doğan bebeklerin işitme duyusu oldukça gelişmiştir. Bebek, tanıdık ve yabancı sesleri ayırt edebilir. Özellikle annesinin sesini iyi tanır. Altı aya kadar renkleri ve şekilleri ayırt edebilir. Bebeklerin koklama ve tat alma duyuları da çok gelişmiştir. Farklı tat ve kokuları ayırt edebilirler. Dokunma duyusu en gelişmiş duyudur. Bu duyuyu çevresini tanımada da kullanır.
Okul Öncesi Dönemde Fiziksel Gelişim (2-6 yaş) Bu dönemde bedensel gelişme hızı bebeklik dönemine oranla daha yavaştır. Çocuğun ağırlığı ortalama yılda 2 kg, boyda 6-8 cm artar. Yaş ilerledikçe beden orantı*ları bir yetişkininkini andırmaya başlar. Psikomotor açıdan ise, kaslardaki gelişme dikkati çe*ker. Okul öncesi dönemde kaba motor hareketleri sağla*yan kaslardaki gelişme, ince motor hareketleri sağlayan kaslara oranla daha fazladır. Çocuklar kaba motor kas hareketlerinde ustalaşırlar. Buna bağlı olarak da rahat*lıkla koşup zıplarlar; fakat el-göz koordinasyonu gerek*tiren hareketleri yapmakta güçlük çekerler. Örneğin; ra*hatlıkla ve hızlıca boncuk dizmeleri beklenemez. Bu dönemde erkek çocukları kızlardan daha uzun ve ağır olmalarına karşın kız çocuklarının ince motor kas*larının gelişimi erkek çocukların gelişiminden biraz daha ileridir. Bu durum göz önüne alınarak aynı yaşlarda, farklı cinsiyetlerdeki çocukların ince motor beceri ge*rektiren (düğme iliklemek, makas kullanmak, ayakkabı bağlamak, kalem tutmak) işlerdeki başarılarını karşılaş*tırmamak gerekir. Ayrıca bu yaşlarda, çocuğun görme duyusu büyük pun*tolu kitapları incelemeye daha uygundur. Çünkü göz, karmaşık ve spesifik bir yapıya sahip olduğu için gelişi*mini diğer duyulara göre daha geç tamamlar.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst