anlaşıldı bu konudan biraz daha açık bahsetmek gerekecek,
eşimin atama olaylarında bu işleri baya öğrenmiştim, sağolsun meb benide tüzük, yönetmelik, kanun canavarı yapmıştı o dönemde
eş durumu insan hakları kanununa kadar giden bi olay; ailenin bütünlüğü ilkesinin bozulmamasını öngören eş durumu atamaları; atamalar içindeki özür gruplarının başında yer alır, ve ençok kullanılan atama biçimidir (özellikle çoğunluğunu bayanların oluşturduğu bir meslek dalı olduğu için)
fakat meb (milli eğitim bakanlığı) bu konudan oldukça muzdarip bir durumdadır, özellikle büyük şehirlerde okulların çok olmasına rağmen bu sıkıntı her geçen gün artarak sürmekte her yeni bir yıl atamalarda oldukça sıkıntılı dönemlere girmektedir. küçük şehirlerde ve ilçelerde bu sebepten dolayı bi sorun yaşamayacağınızı söyleyebilirim,
meb'de önceleri stajerlik şartı olmadan öğretmenler kendi eşlerinin yanına atanabiliyorlardı fakat şu an nedense stajerliğin bitirilmesi ve memuriyetin hakedilmesi şartını ortaya koşmaktadırlar. bunun yanında stajerliğini bitirmiş bir kimse dahi eğer eşinin olduğu çevre yakınında boş kadro bulunmazsa o il'e bağlı birçok ilçeye görevlendirilerek bir az olsun yardımcı olmaya çalışıyor, hatta bu konuda sizin bizzat okul okul gezerek boş kadro aramanızı dahi isteyebiliyorlar (örn: ben) sonunda oluyor ama bir çok meşakkatli yollardan geçtikten sonra ve defalarca okul değiştirdikten sonra belki eşinizin veya evinizin yakınında (tabi birazda şanslı iseniz, yani o okulda bir öğretmen ölür veya emekli olur veya ataması yapılırsa) bir okulda göreve başlayabilirsiniz.
eğer eşiniz Asker, Polis veya bir adalet bakanlığı çalışanı ise (hakim, savcı) durum biraz daha kolaydır çünkü bu kurumların meb'le beraber imzaladıkları ve her yıl yenilenen bir protokol'u bulunmaktadır, eşinizin olduğu yerde boş kadro dahi olmasa bile %5 lik ek bir kontenjanla istediğiniz okula öğretmen olarak atanmanız mümkün ama bundada yine stajerliğin bitmiş olması şartı vardır,
valla işiniz çok zor, çoooooooookk