Puanları
0
Solutions
0
- Katılım
- 15 Eyl 2009
- Mesajlar
- 727
- Tepki Skoru
- 1
- Puanları
- 0
- Yaş
- 39
Bir başka erkek anaokulu öğretmeni de Gölbaşı TOKİ Anaokulu'ndan 30 yaşındaki Fuat Bilgin. Bursa Uludağ Üniversitesi Okulöncesi Öğretmenliği bölümünden 2004'te mezun olan Bilgin'in bu mesleği seçmesinde 3 ablasının rolü olmuş. "Komşu ve akraba çocuklarıyla diyaloğum da bu mesleğe yönelmemde etkiliydi." diyen Bilgin, üniversite sınavlarına girdiği senelerde bölümün gelecek vaat edenler arasında olmasının, tercihinde etkili olduğunu söylüyor. Yakın çevresinin "Çocuk bakıcısı mı olacaksın?" şeklindeki alaylı sözleriyle karşılaştığını belirten Bilgin, "Ben, çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Çocuklarla uğraşmak çok güzel bir duygu. İlköğretim 1. sınıf öğretmeni erkek oluyor da 12 ay küçük çocuğun eğitiminden sorumlu olan kişi niye erkek olmasın?" sözleriyle karşılık veriyor.
Üniversite zamanlarında sınıftaki tek erkek olma özelliği görev yaptığı bütün anaokullarında da devam eden Bilgin, diğer hemcinsleri gibi güç gerektiren işlerde, okulun eksikliklerinin olduğu işlerde görev adamı olmanın yükümlülüklerini yerine getiriyor.
Bilgin'in yaşadığı en ilginç anısı ilk görev yeri olan Gümüşhane'de geçer. Erkek anaokulu öğretmeninin göreve başladığını duyan mahalle sakinlerinden sadece 3'ü kızlarını Fuat Bilgin'in 16 kişilik sınıfına kaydettirmiş. Kız öğrencilerden birinin velisi ise yıl sonunda Bilgin'e bir itirafta bulunmuş: "Gerekli eğitimi çocuğuma veremeyeceğiniz konusunda endişelerim vardı, ama yanılmışım."
Bilgin, bu yıl Gölbaşı'ndaki yeni görev yerinde idareci olarak görev yapıyor. Buraya yeni atandığında mesai arkadaşları onun ismini duyunca 'erkek ismi verilmiş bir kadın' olduğunu düşünmüşler.
"Çevremize anaokulu öğretmenliği yaptığımızı söylemiyorduk"
30 yaşındaki Bilal Güngör 7 yıldır okulöncesi öğretmeni. Sakarya Üniversitesi'nden mezun olan Güngör mesleğe başlamasını tesadüf olarak değerlendiriyor. Üniversiteye hazırlanırken hayat şartları gereği öğretmen olmak istemiş. Diğer branşlara puanı yetmeyince bu bölüme girmiş. Bilinçsiz bir tercih yaptığını söyleyen Güngör, "Şansım, çocukları sevmek. Çocuklarla yakından ilgilendiğim, onlarla oyunlar oynamak hoşuma gittiği için bu bölümü yadırgamadım." diyor.
Güngör ilk görev yaptığı Yozgat'ın Çandır ilçesindeki anısını unutamıyor: "İlçedeki tek anasınıfına tayinim çıktı. İlçede 20'ye yakın bekar erkek öğretmen var. Okulun açılacağı gün ilçeye anasınıfı öğretmeni geleceğini duyan arkadaşlar, o gün itinayla kendilerine çekidüzen vermiş olarak okula gelmişler. Beni karşılarında görünce bütün hayalleri yıkıldı."
Bilal öğretmen daha sonra Yerköy, Ankara Polatlı ve şimdi de Çankaya Atatürk Anaokulu'nda görev yapıyor. Polatlı'da görev yaparken anaokulunda nöbetçi öğretmeni olarak görev yaptığı zamanlarda velilerin kendisini güvenlik görevlisi zannettiğini dile getiriyor. Güngör, bir süre askerlik zamanı da dahil çevresine anaokulu öğretmeni olduğunu söyleyememiş. Bilal Hoca, bir sınıf arkadaşının uzun yıllar babasına okulöncesi yerine sınıf öğretmenliği okuduğunu söylemek zorunda kaldığını da anlatıyor.
Eğitimde profesyonelliğe vurgu yapan Güngör, aynı durumun ileride çocuk sahibi olduğunda değişebileceğini belirtiyor. Babalara da tavsiyelerde bulunan Güngör, "Babalar çocuklarıyla kaliteli vakit geçirsin. Otoriter ve disiplinli olsunlar, ancak bu hiçbir zaman ceza yaptırımı olmasın. Eğer otorite boşluğu olursa, çocuk yaramaz ve kural tanımaz birey olarak yetişiyor. Zaman içinde baba ve anneler çocuklarından korkar hale geliyor. Maalesef ebeveynler ile çocuk arasında görev değişimi oluyor." uyarısında bulunuyor. Bilal Güngör, toplumda 'kadın öğretmen iyidir' algısının da değişmesi gerektiğinin altını çizdi. Güngör'ün rahatsız olduğu konulardan biri de anaokulu ve sınıfı isminin artık tabeladan indirilmesi gerektiği...
***
Üniversite zamanlarında sınıftaki tek erkek olma özelliği görev yaptığı bütün anaokullarında da devam eden Bilgin, diğer hemcinsleri gibi güç gerektiren işlerde, okulun eksikliklerinin olduğu işlerde görev adamı olmanın yükümlülüklerini yerine getiriyor.
Bilgin'in yaşadığı en ilginç anısı ilk görev yeri olan Gümüşhane'de geçer. Erkek anaokulu öğretmeninin göreve başladığını duyan mahalle sakinlerinden sadece 3'ü kızlarını Fuat Bilgin'in 16 kişilik sınıfına kaydettirmiş. Kız öğrencilerden birinin velisi ise yıl sonunda Bilgin'e bir itirafta bulunmuş: "Gerekli eğitimi çocuğuma veremeyeceğiniz konusunda endişelerim vardı, ama yanılmışım."
Bilgin, bu yıl Gölbaşı'ndaki yeni görev yerinde idareci olarak görev yapıyor. Buraya yeni atandığında mesai arkadaşları onun ismini duyunca 'erkek ismi verilmiş bir kadın' olduğunu düşünmüşler.
"Çevremize anaokulu öğretmenliği yaptığımızı söylemiyorduk"
30 yaşındaki Bilal Güngör 7 yıldır okulöncesi öğretmeni. Sakarya Üniversitesi'nden mezun olan Güngör mesleğe başlamasını tesadüf olarak değerlendiriyor. Üniversiteye hazırlanırken hayat şartları gereği öğretmen olmak istemiş. Diğer branşlara puanı yetmeyince bu bölüme girmiş. Bilinçsiz bir tercih yaptığını söyleyen Güngör, "Şansım, çocukları sevmek. Çocuklarla yakından ilgilendiğim, onlarla oyunlar oynamak hoşuma gittiği için bu bölümü yadırgamadım." diyor.
Güngör ilk görev yaptığı Yozgat'ın Çandır ilçesindeki anısını unutamıyor: "İlçedeki tek anasınıfına tayinim çıktı. İlçede 20'ye yakın bekar erkek öğretmen var. Okulun açılacağı gün ilçeye anasınıfı öğretmeni geleceğini duyan arkadaşlar, o gün itinayla kendilerine çekidüzen vermiş olarak okula gelmişler. Beni karşılarında görünce bütün hayalleri yıkıldı."
Bilal öğretmen daha sonra Yerköy, Ankara Polatlı ve şimdi de Çankaya Atatürk Anaokulu'nda görev yapıyor. Polatlı'da görev yaparken anaokulunda nöbetçi öğretmeni olarak görev yaptığı zamanlarda velilerin kendisini güvenlik görevlisi zannettiğini dile getiriyor. Güngör, bir süre askerlik zamanı da dahil çevresine anaokulu öğretmeni olduğunu söyleyememiş. Bilal Hoca, bir sınıf arkadaşının uzun yıllar babasına okulöncesi yerine sınıf öğretmenliği okuduğunu söylemek zorunda kaldığını da anlatıyor.
Eğitimde profesyonelliğe vurgu yapan Güngör, aynı durumun ileride çocuk sahibi olduğunda değişebileceğini belirtiyor. Babalara da tavsiyelerde bulunan Güngör, "Babalar çocuklarıyla kaliteli vakit geçirsin. Otoriter ve disiplinli olsunlar, ancak bu hiçbir zaman ceza yaptırımı olmasın. Eğer otorite boşluğu olursa, çocuk yaramaz ve kural tanımaz birey olarak yetişiyor. Zaman içinde baba ve anneler çocuklarından korkar hale geliyor. Maalesef ebeveynler ile çocuk arasında görev değişimi oluyor." uyarısında bulunuyor. Bilal Güngör, toplumda 'kadın öğretmen iyidir' algısının da değişmesi gerektiğinin altını çizdi. Güngör'ün rahatsız olduğu konulardan biri de anaokulu ve sınıfı isminin artık tabeladan indirilmesi gerektiği...
***