Duygusal gelişimi

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan hacer.arm
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 8:09
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
8 Eki 2012
Mesajlar
10
Tepki Skoru
0
Puanları
0
@hacer.arm
DUYGUSAL GELİŞİM
İyi bir insan yetiştirmek uzun süreli büyük emek isteyen yorucu birsanattır.
Aileler için büyük sabır gerektirdiği gibi aynı zamanda anne-baba bebeğininözelliklerini öğrenerek, kapasitelerini iyi değerlendirmelidir. Bu nedenleanne-babanın bebeğin gelişim dönemlerini iyi bilmesi, bu dönemlerdeki gelişimsüreçlerinde nelerin normal nelerin anormal olduğunu değerlendirmesindeyardımcı olacaktır.

Aileler, kimi zaman 2-5 yaşındaki bir çocuğun isteklerini hırçınlıkla dilegetirmesini bir problem olarak algılayabilir. Fakat bunun çocuk gelişimindenormal bir davranış olduğunu bilmelisiniz. Bu gelişim dönemi tamamlandığındabebeğin beyin gelişimi ile beraber bu sıkıntının da biteceğini bilmeli ve bukonuda sıkıntı yaşamamalısınız.
Özellikle bebeğin bakıma en çok ihtiyaç duyduğu ve psikolojik gelişimi içinkritik bir dönem olan 12-24 ay aralığı duygusal gelişim için çok önemlidir.
Duygu,bebekte doğduğu andan itibaren görülmeye başlar.
Bebeğin genel davranışlarına bakarak keyfi yerinde mi, yoksa sıkıntı içinde miolduğu anlaşılabilir. Bebek büyüdükçe, hem duygusal davranışlarının türü hem denedenleri belli olmaya başlar. Böylece, genel olarak görülen keyif ve sıkıntıyönündeki duygular, ileri yaşlara doğru özelleşmeye başlar.

Bebeğin,duygusal anlamdaki ilk tepkisi ağlamaktır.
Bebek, doğumundan sonra ilk tepkisini ağlayarak gösterir. Birkaç ay sonrayüksek seslere de ağlayarak tepki verir. Korkuya benzeyen bu tepki, aslındakorku değildir; sıkıntı veren bir etkiye karşı yapılan tepkidir.

Bebek, altııslandığında, üşüdüğünde, sancılandığında ve acıktığında sıkıntısını ağlayarakbelli etmeye çalışır. Görünen bu tür duygusal davranışların belirtileri dahaçok öfkeye benzer. Bu yüzden ikinci yaşın sonuna doğru, bebeğin sıkıntı verendurumlara karşı öfkelenmesi belirginleşir. Bir-iki yaşındaki bebek, elindenoyuncağı alındığında ya da istediğini yapması engellendiğinde de ağlar,tepinir. Bu davranış, kızgınlık duygusunu ne kadar sıklıkla ortaya koyupkoymayacağını öğrenmesi açısından oldukça önemlidir.
Ebeveyn,bebeğin ağlama davranışını sonlandırmak için her istediğini yapacak olursaeğer, bebek bundan sonra isteklerini ağlayarak ifade etmeye devam edecektir.Ebeveyn bunun yerine, bebeğe ağlaması bittikten sonra isteğini yerine getirmeyitaahhüt ederse, bebek bu davranışının pekiştirilmediğini görecek, istekleriniifade etmek için mutluluk duygusunu ve ifadesini geliştirmeyi öğrenecektir.
Çocuğunduygularını ve duygusal gelişimini tanımadan, onu eğitmek olası değildir.
İnsanın duygusal sistemi, çevresinden uyaranları alır: Bu uyarılanlarıduygulanma sürecinde işleyerek duygulara dönüştürür. Bu dönüşüm sürecindedeğişik türde duygular üretir, duygularının niteliğine bakar, bunlardan dönüşbilgiler alır ve duygularını geliştirir. Bu gelişimin ilk aşaması bebeklikdönemine denk gelir.

Duygusalgelişimde annenin rolü çok büyük.
Duygusal gelişimde bireysel ayrılıklar ne kadar önemli olsa da annenin budönemdeki katkısı büyüktür. Anne, bebekte güvenlik görevi gören, güç ve enerjiveren bir kaynak olarak görülür. Anne ile bebek arasındaki ilişkinin niteliğidaha sonra ki gelişme aşamasının yani duygusal gelişimin niteliğini belirler.Duygular bu dönemde çocuğun dil sistemini de oluşturur. Çocuk, acı-sevinçduygularının dışa vurulması ile hoşnutluğu ya da hoşnutsuzluğu yanında,gereksinim ve isteklerini de iletme olanağı bulur.

Duygularıngelişmesinde çevre de önemli rol oynuyor.
Doğumundan sonra çevresiyle daha çok ilgilenen bebek, çevreden aldığıuyarıları; sevgiyi, ilgiyi değerlendirerek psikolojik aygıtını geliştirecektir.Bu dönemde içindeki sevgi duygusunun gelişmesi için çevresinden sevgi görmesi,şefkat duygusunun gelişmesi için de şefkat görmesi gerekir. Çocuk çevresindenöfke, nefret duyguları hissederse pozitif duyguların yerine tam aksi olanolumsuz duygular ön plana çıkacaktır. Bu duyguların çevre ve özellikleebeveynler tarafından pekiştirildiğinde kalıcı olması da kaçınılmaz hale gelir.

Örneğin, öfkehisseden bir çocuğun annesinden bir şey talep ettiğinde, annenin çocuğununöfkesini dindirmek için yapacağı isteği, çocuğun bundan sonraki isteklerini deöfke ve kızgınlıkla ifade etmesine neden olur. Böylece çocuk öfkeli davranışlarınınödüllendirildiğini öğrenir. Aynı şekilde, isteklerini sakin ve mutlu şekildeifade ettiğinde isteklerinin yerine getirildiğini gören çocuk da,ödüllendirilen davranışının öfke yerine sevinç ve mutluluk ifadesi olduğunuöğrenecektir.
Korku,bebekte bir yaşından sonra görülmeye başlar.
İki yaşına doğru bebek genel olarak gürültüden, tanımadığı canlılardanyükseklere kaldırılmaktan, yabancı varlıklardan korkar. Bebekte korku yaratanetkinin iki özelliği vardır: 1. si beklenmedik anda bir etkinin birdenbireyapılması, 2. ise yabancılık ve değişik görünüşlü lük.

Korkuduygusunun altında güvensizlik duygusu vardır. İki yaşına kadar bebek,korktuğunda, ya annesine sarılarak ya da yürümeye başladıktan sonra bir eşyanınarkasına saklanarak kendini güven altına almaya çalışır. Çocuklarda masa altıya da dar yerlere saklanıp oynama yaygındır.
2-3 yaş, sorusorma dönemidir.
Çocuğunsorma çağı, iki-üç yaş arasında başlar, altı yaşına doğru en yüksek düzeyeulaşır. Sorularına doyurucu yanıt alamadığı ya da soruları yanıtsız kaldığındaçocuğun hem öğrenme merakı köreltilmiş hem de olumsuz duyguları körüklenmişolur, agresifleşirler. Üstelik bu sorularla ana babayı ve sorduğu kimseleribıktırdığında terslenmesi, susturulmaya çalışılması, onu sevilmediği korkusunaiter.

3-6 yaşdöneminde olumsuz duygular ön plandadır.
3-6 yaş arasındaki ilk çocukluk dönemleri, bebeklik evresine oranla daha azmutlu olduğu evredir. Çünkü kendini mutsuzluğa götüren hemen bütün duygularıpekişir: çocuğun çevresinde öfkeleneceği, kıskanacağı, nefret edeceği kimselervardır. Çocuğun korkuları artmıştır. Çocuk sık sık üzüldüğü, sıkıldığı, bıktığıetkilerle karşılaşır. Çocuğun artan devinme gereksinmelerine karşılık özgürlüksınırı yetmemektedir.

Çocuklar anababalarının kendilerine ayrıcalıklı sevgi ve sevecenlik gösterdiklerinisezerler. Bu yüzden kardeşler arasında fazla sevgi gösterilene karşıöbürlerinin düşmanlık ve öfke duyguları gelişebilir. Annenin oğluna, babanınkızına karşı daha çok sevgi göstermesi doğaldır. Öbür yandan kız, oğlanabakarak, büyüklerden daha çok ilgi toplayabilir. Fakat bu sevgi gösterilerininoldukça açık ortaya konması çocukta hem daha fazla sevgi ve şefkat ihtiyacınaneden olacaktır hem de ileride geliştireceği özgüven duygusunda zedelenmelereyol açacaktır.
Çocukta bütünduygu türlerinin ortaya çıktığı dönem, okul öncesidir.
Duygusal gelişim ile bilgi gelişimi birbirini etkiler. İyi bir duygusal ortamdayetişen çocuk, bilgi gelişimini daha çabuk tamamlar. Duygusal gelişim yönündenen önemli basamak 0-6 yaş aralığındaki okul öncesi dönemdir. Bu dönem çocuğunöğrenmesinin en yoğun olduğu; temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerininen hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir.

Bu dönemdeçocukta öfke, kıskançlık, yabancı ve bazı kişilere karşı nefret gibi savunucu,kaçırıcı davranışlara yönelten tüm duyguları ve coşkuları doğar ve yerleşmeyebaşlar. Yine bu basamakta çocuk tüm sevindiren duyguların tadını tadar. Aileçevresinin bu tür duyguları oluşturmasında ve yerleşmesinde büyük etkisivardır. Bu yüzden çocuklar arasında oldukça bireysel ayrılıklar görülür.
Çocuk, öfkegösterisiyle istediklerini elde etmeyi öğrenince, öfke çocukta yerleşmeyebaşlar. Çocuk öfkelenince istenilmeyen bir davranışı yapmasına izin verilirise, gelecek kez öfke yoluyla bu davranışını yeniler. İstenilmeyen davranışınıyinelemesine izin verilirse çocuk, öfkelenme yoluyla istediklerini elde etmeyekoşullanır ve bunu pekiştirir. Öfkeye koşullanan çocuk, bunu genelleştirerek,isteklerini öfkelenme yoluyla sağlamaya çalışır. İstekleri yerinegetirilmediğinde de öfke, saldırıya dönüşebilir.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst