Düşünceleriniz üniversite hayalinizi engellemesin..

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Neslihan KOÇ
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 2:57
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
27 Ağu 2009
Mesajlar
2,927
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
35
Konum
Ankara
@Neslihan KOÇ
YGS ve LYS'ye hazırlık sürecinde birçok öğrenci bazı "yanlış düşünce kalıplarının" etkisiyle bu sınavlara yeterince hazırlanamamaktadır. "Bulaşıcı" bir özelliği olan bu yanlış düşünce kalıpları, özellikle üniversiteye hazırlık konusunda bilinçsiz olan öğrenciler arasında yaygınlık göstermekte ve bu öğrencilerin gerçek performanslarını ortaya koymasını engellemektedir.
Bu öğrenciler için adeta bir "pranga" olan bu düşünce tarzlarının bertaraf edilmesi için ebeveynlere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Bu yanlış düşünce kalıplarını şöyle sıralayabiliriz:
Sınava girmeme daha çok var, sonra çalışırım: Özellikle 9, 10 ve 11. sınıflarda gözlenen bu düşünce tarzının etkisiyle birçok öğrenci sınava hazırlanmayı sürekli erteler. Günler, haftalar, aylar, hatta yıllar birbirini takip eder. Bu ertelemelerin neticesinde çalışılması gereken konular yığılır ve zamanla altından kalkılamayacak bir hal alır. Bu öğrenciler 12. sınıfa geçtiklerinde yaptıkları hatanın farkına varır, fakat geride bıraktıkları tablo çoğu kez ümitlerinin kırılmasına sebep olur.
Sınava çok az bir zaman kaldı, konuları yetiştirmem mümkün değil: 12. sınıfa kadar "henüz erken" diyerek çalışmayı ihmal eden öğrenciler, YGS ve LYS ile karşılaşınca adeta boşluğa düşerler. Bir taraftan biriken konuları bitirmenin telaşı, diğer taraftan sınavı kazanamama ve çevresine karşı mahcup olma endişesi bu öğrencileri ciddi bir girdaba sürükler. Hâlbuki sistematik ve emin adımlarla çalıştıktan sonra "bir yıl" asla küçümsenecek bir zaman dilimi değildir. Önemli olan, küçük adımlarla da olsa çalışmaya başlamaktır.
Çalışsam da yine kazanamam: Bu düşünce tarzı, özellikle sayısal derslerde başarılı olamayan öğrencilerde gözlenen tipik bir "öğrenilmiş çaresizlik" örneğidir. Bu öğrenciler sayısal derslerdeki başarısızlıklarını bütün derslere genelleyerek "çalışsam da yine kazanamam" düşüncesine kapılır. Oysa bu süreçte "havlu atıp" sınavdan kopmak yerine değişik alternatiflere yönelmek daha mantıklı bir tercih olacaktır. Sözgelimi sayısal derslerin etkisinin daha az olduğu bir alandan sınava hazırlanabilir. Ya da sayısal derslerdeki konuların tümüne çalışmaktansa seçici olmak ve çalışırken "sonuç alabileceği" konulara yüklenmek daha yararlı olacaktır.
Kazanamayan sadece ben değilim ki!:
Bu düşünce daha çok liseden mezun olan ve üniversite sınavını kazanamayan öğrencilerde görülür. Yaşadıkları bu başarısızlık adeta onların iç dünyasında fırtına koparır. Öğrenciler, bazen bu fırtınayı "umursamazlık maskesi" ile dindirmeye çalışırken bazen de "sınavı kazanamayan sadece ben değilim ki; kazanamayan birçok arkadaşım var" diyerek rahatlamaya çalışır. İşte öğrencilerin kazanamamayı doğal karşılayıp değişik mazeretlerin arkasına sığınması, kendilerine olan güvenlerini sarsacağı gibi çalışma iştiyaklarını da yok edebilir. Oysa bu süreçte yapılması gereken ciddi bir özeleştiri ve bir sonraki yıl için üniversite sınavına dört elle sarılmaktır.
Akın YILDIRIM: Özel Balıkesir Fırat Lisesi Rehber Öğretmeni
ZAMAN
 
bidahamı girelim diyosun yani...aman ben almayayım sağol...:36_7_8:
 
:36_11_6:
valla ben de almiim cnm off geçen seneyi düşündükçe karnıma ağrılar girio..:))
ya ama belli olmaz seneye belki tekrar girerim kafama eserse :110103_aphextwinz_p
 
:36_11_6:
valla ben de almiim cnm off geçen seneyi düşündükçe karnıma ağrılar girio..:))
ya ama belli olmaz seneye belki tekrar girerim kafama eserse :110103_aphextwinz_p
niçin girmek istiyorsun?farklı bölümmüüü istiyorsun
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst