Dil Gelişimi
Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındakikarşılıklı alışverişin en önemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğuölçüde gelişir. Geliştiği ölçüde düşünebilme ortaya çıkar
Söz anlamak ve söz söylemek insanın diğer canlılardan belki de en önemlifarkıdır. Çünkü dil becerisi, düşünebilmenin önkoşuludur. Düşünebildiğimizölçüde insanlaşırız. Konuşabilmek, düşünceleri ve duyguları başkalarınailetmenin ana yoludur. Anneler ve babalar ile bebekler arasında söz henüzortada olmasa bile göz vardır; bebek söylediklerimize karşılık verirkengözüyle, yüzüyle neredeyse “konuşur.” Fazla söze pek gerek de yoktur.
Dil gelişiminin ilk ve belki söylemekten daha önemli aşaması anlamaktır. İşitmekve dinlemek, anlamanın ön koşuludur. İşitmeyi engelleyen durumlar çocuklardakonuşmayı geciktiren önemli nedenlerin başında gelir. İşitmenin yeni doğanbebeklerde değerlendirilmesi, bu engelleri baştan belirleme ve giderme şansınıvermektedir.
Dinlemek ise, neyi işiteceğini tercih etmektir. Bebeklerin tercihleribildik ve yakın olana yöneliktir: Annenin ve babanın sesine ve sözlerine kulakverir bebekler. Bebek ilgi gösterdiğini dinler. İlgi gösteremiyorsa eğer,dinleme arzusu da hissetmeyebilir. Bu arzunun eksikliğini annesine yeterincebakmamasından, kendisine yönelik flört girişimlerine pek yüz vermemesindençıkartabiliriz.
Konuşmak anlamadan sonra gelir. Dinleme ve anlama yok ise, sözcükler yerinibulamaz. Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındaki karşılıklı alışverişin enönemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğu ölçüde gelişir. Geliştiğiölçüde düşünebilme ortaya çıkar. Düşünce ile eylem arasındaki dengenin gelişimisöz becerilerinin ortaya çıkmasına bağlıdır. Çocuk konuşabildikçe hareketleriüzerindeki kontrolü gelişir.
Dil gelişimi insan beyninin kaçınılmaz ürünlerinden birisidir. Beyinin dışetkilere açık bölümlerinin bir ürünü olan dil, çevreden gelen eksikliklerden(konuşulmayan ortamlar, TV, video gibi seyredilen şeyler) kolayca etkilenebilir.Karşılıklı etkileşim, ister sözlü, ister sözsüz, dil gelişimini körükler,hızlandırır. Bebek dile geldiğinde, artık söyleyecek çok şeyi vardır.
Adım adım konuşma serüveni:
Anne karnında:
Anne karnında sıvı dolu bir kese içinde yaşar bebek. Bu sıvı ve onuçevreleyen dokular bebekle dışarıdan gelen sesler arasında bir katmanoluşturur. Bebeğin içinde bulunduğu ortam ses, titreşim ve ritmik hareketlerdenoluşmaktadır. Anne karnındaki bebek ilk olarak cildi ve kemik yapısı yardımıile 16ncı haftadan itibaren duyduklarına tepki vermeye başlıyor. Çevreden gelensesler anne karnındaki bebeğe ulaşırken annenin kalp atışları geri planda,ritmik ve monotondur. Doğal olarak bebeğe en güçlü ulaşan ses annesininsesidir. Duyduğu seslere hareket ve kalp atışlarında değişme ile cevap veriranne karnındaki bebek. Kulağın yapısal olarak gelişmesi tamamlanmadan ( 28.hafta) olur bu durum üstelik de. Bebekler anne karnında 26 haftalık ikenannelerinin sesinin ritmini, iniş çıkışlarını ayırt edebilirler. Hamileliğinson 3 ayında bebek müzik ya da gürültü duyduğunda tekme atar. Annesi sakin birsesle yavaşça ve basit cümleler kurduğunda bebeğin kalp atışları yavaşlar. Annekarnında sesle ilgili yaşanan deneyimler doğum sonrasında da kendini bellieder.
0-2 ay: Bebek doğduğunda işitme duyusu gelişmiştir. Yüksek ses alçak ses ayrımınıyapabilir, tiz seslerle, sık tekrarlı, ritmik basit konuşmaları tercih eder.Bazı seslerin doğum sonrası bebeği rahatlattığını biliyoruz. Örneğin anne kalpatışına benzeyen seslerin bebek üzerinde müthiş rahatlatıcı bir etkisi var.
Yeni doğmuş bebekler konuşma seslerini ayırt etmede erişkinlerden dahaustalar. Bebekler farklı dillerdeki ses ve ton farklılıklarını birbirlerindenayırt edebiliyorlar. Bebeğinizle konuştukça bebeğiniz sizin ana dilinize aitözellikleri benimsemeye başlarken yabancı dilleri ayırt etme yetisini yavaşyavaş yitirir. Yeni doğmuş olan bir bebek yüksek-alçak ses ayırımını yapabilir,ses duyduğunda emmesi değişebilir, ya da susup dinleyebilir. Bebekler tizsesleri tercih ederler, bu nedenle bizler onlarla “bebekçe” konuşuruz.
Çocukların dil öğrenme becerileri doğuştan var, düzensiz sözcüklerden bilebir düzen çıkarmaya çalışırlar. Biraz daha büyüdüklerinde bu düzen içinde hangihecelerin vurgulandığını göz önünde bulundurarak sözcüğün nerede başlayıpnerede bittiğini öğreniyorlar. Sonra sözcüklerin anlamlarını buluyor, arkasındakonuşmada bu sözcükleri kullanmaya başlıyorlar. Daha sonra basit dil bilgisikuralları giriyor işin içine. Bu sıra olmazsa olmuyor. Önceki edinilen dilbecerilerinin üzerine kuruluyor; sözcükler başlamadan dilbilgisi kurallarınauygun dil gelişimi olmuyor. Dil, beynimizin gelişimine en uygun olacak şekildeşekilleniyor.
2-6 ay: Bebek 2-3 aylık olduğunda sesin geldiği yere doğru dönebilir. İki aylık birbebek artık karşısındakine gülümsemeye başlamıştır. Bu gelişme çoğu zamanberaberinde agulamayı, keyifli sesler çıkarmayı da getirir. Başlangıçta sesliharflerin ağırlıklı olduğu bu seslere zamanla sessiz harfler de eklenir. Altıaydan itibaren hecelemeye başlar bebek (mamama- bababa- nenene gibi).Tükürükleriyle baloncuklar yapmaya bayılır. Bu arada konuşması için gerekliolacak organlarını (ağız, dudaklar, dil ve gırtlak) çalıştırmaktadır. Duyduğusesleri taklit etmeye uğraşmaktadır. Tabi ki vücudunun ve beyninin elverdiğiölçüde. Anne babası da ona cevap olarak tükürükle baloncuk yaptığında hoşunagidecektir. Ayrıca ileride iletişim için bolca kullanacağı bir kuralı; sözsırasını beklemeyi öğrenmeye başlayacaktır. Ses tonunda inişler çıkışlarvardır, tıpkı büyüklerin konuşmalarında olduğu gibi.
Konuşmanın bu dönemden sonra gelişmesini sürdürebilmesi için bebeğinçevresinde konuşulanları duyuyor olması gereklidir.
6-12 ay: Altı aydan küçük bir bebeğe sık duyduğu sözcükler tanıdık gelebilir amaanlamlandırması çok zordur. Sözlerin anlamlarını altıncı aydan itibaren yavaşyavaş öğrenmeye başlayacaktır. Bebekler kendileri ile konuşulmasına her zamanbayılırlar. Bebeğinizle konuşurken onun da size karşılık verebilmesi içinfırsat tanıyın. Onunla konuştuğunuzda birbiri ardına tekrarlanan hecelerle sizeyanıt verecek. Bebeğiniz 8-10 aylık olduğunda kendisine söylenen basitcümleleri anlayacak, hatta onlara uygun hareket edecek. “Alkış” dediğinizde alkışlayacak,“gel babası” dediğinizde eliyle çağırma işareti yapacak. Biraz daha büyüyüp 1yaşına yaklaştığında “topu bana getir” dediğinizde gidip topu getirecek.Söylenenleri anlayabiliyor olmak dil gelişiminde çok önemli ve konuşmanınbaşlaması için muhakkak geçilmesi gereken bir aşama.
12-18 ay: Bebekler ilk 12 aylarını dilin mantığını çözmeye uğraşarak geçirirler. Anadillerinde sık kullanılan ses yapılarını anladıktan sonra konuşulanlarıanlamaya başlarlar. Anlama ilerledikten sonra ilk sözcükler ortaya çıkar. Bugenellikle 12 ay civarında olur ancak kimi bebek 8 ayda kimi ise 15 ayda söylerilk sözcüğünü. Ancak konuşmanın başlayabilmesi için öncelikle konuşulanlarıanlamanın gelişmesi gerekli. Sözsüz iletişim kurma çabası, işaret etmesikonuşma açısından önemli belirtiler. Ayrıca bebek günlük hayatında sıkçaduyduğu ve önem verdiği sözcükleri daha kolay öğrenecektir.
İlk sözcükler bebeğin günlük yaşamında önemli yeri olan sözcüklerdirgenellikle. Bebeğinizle oynadığınız oyunlar, ona okuduğunuz kitaplar da ilkolarak hangi sözcükleri söyleyeceğini etkileyecektir. “Anne”, “baba”, “mama”,“bitti” favori ilk sözcüklerden. Ancak ilk söylediği söz “ahtapot” olançocuklar da var!
Çocuğunuzun sözcük hazinesini 50 sözcüğe çıkarması genellikle 18-20 ayakadar sürebilir. Bu dönemden sonra ise konuşmanın gelişimi müthişhızlanacaktır.
Gün içinde bebeğinizle konuşmanızın sonsuz yararı var. Araştırmalarbebeklerin hayatlarının ilk 2 yılında anne babalarından duydukları sözcüksayısının sözel zekaları üzerine etkisi olduğunu göstermekte.
18-24 ay: Bir buçuk yaşından büyük çocuklar 2-50 sözcük bilirler. Çocuğunuzun ilk 50sözcüğe ulaşması aylar alacaktır. Her yaş döneminde olduğu gibi bu dönemde deçocuğunuzun anlaması konuşmasından çok daha fazladır. Çocuğunuz 50 sözcüksöylemeye başladıktan sonra konuşmanın gelişmesinde müthiş bir patlama olur.Her geçen gün konuşmasına yeni sözcükler eklenir. Sözcük dağarcığının artmasıile birlikte çocuğunuz, 2 sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler kurmayabaşlayacaktır. Bu iki sözcüklü ilk cümleler dil kurallarına çok ta uygunolmayabilir. Endişelenmeyin, çocuğunuz zamanla daha düzgün konuşmayıöğrenecektir. Konuşması geliştikçe duygularını ve isteklerini ifade etmesikolaylaşacağından bu dönemlerde sıkça karşılaşılan hırçınlık hali de daha azolacaktır.
Bu dönemde kimi çocuk akıcı bir şekilde konuşabilirken kimi de ancak birkaçsözcük söyleyebilir. Dil gelişimindeki bu farklılıkların pek çok nedeni var.Kız çocuklar genellikle erkeklerden daha erken konuşmaya başlıyor. Dışa dönükçocuklar utangaç çocuklara göre daha kolay konuşuyor. Ailedeki fert sayısı bilekonuşma gelişmesinde etken. Anne babaların doğumdan itibaren bebekle konuşmasıda konuşma gelişimini olumlu etkiliyor.
Eğer çocuğunuzun anlaması ve konuşması tutarlı bir şekilde ileri doğrugidiyorsa endişelenmenize gerek yok.
24-36 ay: Çoğu çocuk bu yaşta basit cümleler kurarak derdini anlatabilir. Ne, nereyegibi sorulara cevap verebilir, 5-10 dakika süresince hikaye dinleyebilir. Dilbilgisi kurallarına uyar, çoğul eklerini ve fiilleri kullanır. Üç yaşına doğrusözcük sayısı 300-500’e ulaşabilir. Ben, sen, benim, senin gibi zamirlerinikullanmaya başlayabilir, kim, neden sorularına cevap verebilir. Üç yaşına doğrubüyük, küçük, içinde, altında, üstünde kavramlarını anlamaya başlayacaktır.
Dil gelişiminin basamakları Ortalama yaş
Ana dilin fonolojik özelliklerini algılayabilme Doğumdan itibaren
Sese dönme, iletişimde sırasını bekleme, karşılık olarak agulama Doğumdankısa süre sonra
Heceleme 4-9 ay
Tek tek kelimelerin anlamlarını öğrenmeye başlama 6-10 ay
İstek belirtmek amacıyla işaret etme 10-16 ay
Anlamlı tek tek sözcükler çıkarmaya başlama 10-16 ay
Sorulduğunda vücut kısımlarını gösterme 10-16 ay
Çok sayıda sözcüğün anlamını bilme 15-18 ay
Söylediği sözcük sayısında ani artış 16-24 ay
Basit cümleleri anlama 20-30 ay
İki sözcüklü cümle kurma 18-24 ay
Dil kurallarını kavramaya başlama, basit cümleler kurma 24-36 ay
Söylediklerinin anlaşılırlığının artması 3 yaş
Olayları ya da masalları anlatmaya başlama, konu ile ilgili sorulara yanıtverebilme 30-42 ay
Gramer kurallarına uygun ve düzgün konuşma 4 yaş
Tüm seslerin doğru çıkarılması 5-7 yaş
Karmaşık cümleler kurulması 5-7 yaş
Konuşmayıdesteklemek için neler yapabilirsiniz?
Konuşmanın gerçek anlamda gecikmesinin birkaç ana nedeni vardır. En sıkrastlanan nedenler işitme sorunları ve iletişim kurma konusunda isteksizliktir.
Doğuştan gelen bir sorun nedeniyle ya da sık geçirilen ortakulak iltihabısonucunda işitme zorluğu olduğunda çocukların çevrelerinde konuşulanlarıanlamaları konuşmaları etkilenecektir. Çocuğunuzun iyi işitmediğini düşünüyorsanızbu kaygınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın. İşitme ile ilgili sorunların erkendönemde tesbiti konuşmanın mümkün olduğunca normal gelişebilmesi için çokönemli. Günümüzde doğumdan hemen sonra yapılan basit bir test ile bebeğinherhangi bir işitme sorunu olup olmadığını tesbit etmek mümkün.
Bazı gelişimsel bozukluklar sosyal hayat için çok gerekli olan iletişimgereksinimini ortadan kaldırmaktadır. İletişim gereksinimi olmadığındakonuşmanın gelişmesine de gerek kalmamakta. Otizm ve benzeri rahatsızlıklarınilk belirtileri içe dönüklük ve konuşma gecikmesidir. Konuşma gecikmesi olançocukların gelişimsel açıdan değerlendirilmesi iyi olur.
Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındakikarşılıklı alışverişin en önemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğuölçüde gelişir. Geliştiği ölçüde düşünebilme ortaya çıkar
Söz anlamak ve söz söylemek insanın diğer canlılardan belki de en önemlifarkıdır. Çünkü dil becerisi, düşünebilmenin önkoşuludur. Düşünebildiğimizölçüde insanlaşırız. Konuşabilmek, düşünceleri ve duyguları başkalarınailetmenin ana yoludur. Anneler ve babalar ile bebekler arasında söz henüzortada olmasa bile göz vardır; bebek söylediklerimize karşılık verirkengözüyle, yüzüyle neredeyse “konuşur.” Fazla söze pek gerek de yoktur.
Dil gelişiminin ilk ve belki söylemekten daha önemli aşaması anlamaktır. İşitmekve dinlemek, anlamanın ön koşuludur. İşitmeyi engelleyen durumlar çocuklardakonuşmayı geciktiren önemli nedenlerin başında gelir. İşitmenin yeni doğanbebeklerde değerlendirilmesi, bu engelleri baştan belirleme ve giderme şansınıvermektedir.
Dinlemek ise, neyi işiteceğini tercih etmektir. Bebeklerin tercihleribildik ve yakın olana yöneliktir: Annenin ve babanın sesine ve sözlerine kulakverir bebekler. Bebek ilgi gösterdiğini dinler. İlgi gösteremiyorsa eğer,dinleme arzusu da hissetmeyebilir. Bu arzunun eksikliğini annesine yeterincebakmamasından, kendisine yönelik flört girişimlerine pek yüz vermemesindençıkartabiliriz.
Konuşmak anlamadan sonra gelir. Dinleme ve anlama yok ise, sözcükler yerinibulamaz. Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındaki karşılıklı alışverişin enönemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğu ölçüde gelişir. Geliştiğiölçüde düşünebilme ortaya çıkar. Düşünce ile eylem arasındaki dengenin gelişimisöz becerilerinin ortaya çıkmasına bağlıdır. Çocuk konuşabildikçe hareketleriüzerindeki kontrolü gelişir.
Dil gelişimi insan beyninin kaçınılmaz ürünlerinden birisidir. Beyinin dışetkilere açık bölümlerinin bir ürünü olan dil, çevreden gelen eksikliklerden(konuşulmayan ortamlar, TV, video gibi seyredilen şeyler) kolayca etkilenebilir.Karşılıklı etkileşim, ister sözlü, ister sözsüz, dil gelişimini körükler,hızlandırır. Bebek dile geldiğinde, artık söyleyecek çok şeyi vardır.
Adım adım konuşma serüveni:
Anne karnında:
Anne karnında sıvı dolu bir kese içinde yaşar bebek. Bu sıvı ve onuçevreleyen dokular bebekle dışarıdan gelen sesler arasında bir katmanoluşturur. Bebeğin içinde bulunduğu ortam ses, titreşim ve ritmik hareketlerdenoluşmaktadır. Anne karnındaki bebek ilk olarak cildi ve kemik yapısı yardımıile 16ncı haftadan itibaren duyduklarına tepki vermeye başlıyor. Çevreden gelensesler anne karnındaki bebeğe ulaşırken annenin kalp atışları geri planda,ritmik ve monotondur. Doğal olarak bebeğe en güçlü ulaşan ses annesininsesidir. Duyduğu seslere hareket ve kalp atışlarında değişme ile cevap veriranne karnındaki bebek. Kulağın yapısal olarak gelişmesi tamamlanmadan ( 28.hafta) olur bu durum üstelik de. Bebekler anne karnında 26 haftalık ikenannelerinin sesinin ritmini, iniş çıkışlarını ayırt edebilirler. Hamileliğinson 3 ayında bebek müzik ya da gürültü duyduğunda tekme atar. Annesi sakin birsesle yavaşça ve basit cümleler kurduğunda bebeğin kalp atışları yavaşlar. Annekarnında sesle ilgili yaşanan deneyimler doğum sonrasında da kendini bellieder.
0-2 ay: Bebek doğduğunda işitme duyusu gelişmiştir. Yüksek ses alçak ses ayrımınıyapabilir, tiz seslerle, sık tekrarlı, ritmik basit konuşmaları tercih eder.Bazı seslerin doğum sonrası bebeği rahatlattığını biliyoruz. Örneğin anne kalpatışına benzeyen seslerin bebek üzerinde müthiş rahatlatıcı bir etkisi var.
Yeni doğmuş bebekler konuşma seslerini ayırt etmede erişkinlerden dahaustalar. Bebekler farklı dillerdeki ses ve ton farklılıklarını birbirlerindenayırt edebiliyorlar. Bebeğinizle konuştukça bebeğiniz sizin ana dilinize aitözellikleri benimsemeye başlarken yabancı dilleri ayırt etme yetisini yavaşyavaş yitirir. Yeni doğmuş olan bir bebek yüksek-alçak ses ayırımını yapabilir,ses duyduğunda emmesi değişebilir, ya da susup dinleyebilir. Bebekler tizsesleri tercih ederler, bu nedenle bizler onlarla “bebekçe” konuşuruz.
Çocukların dil öğrenme becerileri doğuştan var, düzensiz sözcüklerden bilebir düzen çıkarmaya çalışırlar. Biraz daha büyüdüklerinde bu düzen içinde hangihecelerin vurgulandığını göz önünde bulundurarak sözcüğün nerede başlayıpnerede bittiğini öğreniyorlar. Sonra sözcüklerin anlamlarını buluyor, arkasındakonuşmada bu sözcükleri kullanmaya başlıyorlar. Daha sonra basit dil bilgisikuralları giriyor işin içine. Bu sıra olmazsa olmuyor. Önceki edinilen dilbecerilerinin üzerine kuruluyor; sözcükler başlamadan dilbilgisi kurallarınauygun dil gelişimi olmuyor. Dil, beynimizin gelişimine en uygun olacak şekildeşekilleniyor.
2-6 ay: Bebek 2-3 aylık olduğunda sesin geldiği yere doğru dönebilir. İki aylık birbebek artık karşısındakine gülümsemeye başlamıştır. Bu gelişme çoğu zamanberaberinde agulamayı, keyifli sesler çıkarmayı da getirir. Başlangıçta sesliharflerin ağırlıklı olduğu bu seslere zamanla sessiz harfler de eklenir. Altıaydan itibaren hecelemeye başlar bebek (mamama- bababa- nenene gibi).Tükürükleriyle baloncuklar yapmaya bayılır. Bu arada konuşması için gerekliolacak organlarını (ağız, dudaklar, dil ve gırtlak) çalıştırmaktadır. Duyduğusesleri taklit etmeye uğraşmaktadır. Tabi ki vücudunun ve beyninin elverdiğiölçüde. Anne babası da ona cevap olarak tükürükle baloncuk yaptığında hoşunagidecektir. Ayrıca ileride iletişim için bolca kullanacağı bir kuralı; sözsırasını beklemeyi öğrenmeye başlayacaktır. Ses tonunda inişler çıkışlarvardır, tıpkı büyüklerin konuşmalarında olduğu gibi.
Konuşmanın bu dönemden sonra gelişmesini sürdürebilmesi için bebeğinçevresinde konuşulanları duyuyor olması gereklidir.
6-12 ay: Altı aydan küçük bir bebeğe sık duyduğu sözcükler tanıdık gelebilir amaanlamlandırması çok zordur. Sözlerin anlamlarını altıncı aydan itibaren yavaşyavaş öğrenmeye başlayacaktır. Bebekler kendileri ile konuşulmasına her zamanbayılırlar. Bebeğinizle konuşurken onun da size karşılık verebilmesi içinfırsat tanıyın. Onunla konuştuğunuzda birbiri ardına tekrarlanan hecelerle sizeyanıt verecek. Bebeğiniz 8-10 aylık olduğunda kendisine söylenen basitcümleleri anlayacak, hatta onlara uygun hareket edecek. “Alkış” dediğinizde alkışlayacak,“gel babası” dediğinizde eliyle çağırma işareti yapacak. Biraz daha büyüyüp 1yaşına yaklaştığında “topu bana getir” dediğinizde gidip topu getirecek.Söylenenleri anlayabiliyor olmak dil gelişiminde çok önemli ve konuşmanınbaşlaması için muhakkak geçilmesi gereken bir aşama.
12-18 ay: Bebekler ilk 12 aylarını dilin mantığını çözmeye uğraşarak geçirirler. Anadillerinde sık kullanılan ses yapılarını anladıktan sonra konuşulanlarıanlamaya başlarlar. Anlama ilerledikten sonra ilk sözcükler ortaya çıkar. Bugenellikle 12 ay civarında olur ancak kimi bebek 8 ayda kimi ise 15 ayda söylerilk sözcüğünü. Ancak konuşmanın başlayabilmesi için öncelikle konuşulanlarıanlamanın gelişmesi gerekli. Sözsüz iletişim kurma çabası, işaret etmesikonuşma açısından önemli belirtiler. Ayrıca bebek günlük hayatında sıkçaduyduğu ve önem verdiği sözcükleri daha kolay öğrenecektir.
İlk sözcükler bebeğin günlük yaşamında önemli yeri olan sözcüklerdirgenellikle. Bebeğinizle oynadığınız oyunlar, ona okuduğunuz kitaplar da ilkolarak hangi sözcükleri söyleyeceğini etkileyecektir. “Anne”, “baba”, “mama”,“bitti” favori ilk sözcüklerden. Ancak ilk söylediği söz “ahtapot” olançocuklar da var!
Çocuğunuzun sözcük hazinesini 50 sözcüğe çıkarması genellikle 18-20 ayakadar sürebilir. Bu dönemden sonra ise konuşmanın gelişimi müthişhızlanacaktır.
Gün içinde bebeğinizle konuşmanızın sonsuz yararı var. Araştırmalarbebeklerin hayatlarının ilk 2 yılında anne babalarından duydukları sözcüksayısının sözel zekaları üzerine etkisi olduğunu göstermekte.
18-24 ay: Bir buçuk yaşından büyük çocuklar 2-50 sözcük bilirler. Çocuğunuzun ilk 50sözcüğe ulaşması aylar alacaktır. Her yaş döneminde olduğu gibi bu dönemde deçocuğunuzun anlaması konuşmasından çok daha fazladır. Çocuğunuz 50 sözcüksöylemeye başladıktan sonra konuşmanın gelişmesinde müthiş bir patlama olur.Her geçen gün konuşmasına yeni sözcükler eklenir. Sözcük dağarcığının artmasıile birlikte çocuğunuz, 2 sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler kurmayabaşlayacaktır. Bu iki sözcüklü ilk cümleler dil kurallarına çok ta uygunolmayabilir. Endişelenmeyin, çocuğunuz zamanla daha düzgün konuşmayıöğrenecektir. Konuşması geliştikçe duygularını ve isteklerini ifade etmesikolaylaşacağından bu dönemlerde sıkça karşılaşılan hırçınlık hali de daha azolacaktır.
Bu dönemde kimi çocuk akıcı bir şekilde konuşabilirken kimi de ancak birkaçsözcük söyleyebilir. Dil gelişimindeki bu farklılıkların pek çok nedeni var.Kız çocuklar genellikle erkeklerden daha erken konuşmaya başlıyor. Dışa dönükçocuklar utangaç çocuklara göre daha kolay konuşuyor. Ailedeki fert sayısı bilekonuşma gelişmesinde etken. Anne babaların doğumdan itibaren bebekle konuşmasıda konuşma gelişimini olumlu etkiliyor.
Eğer çocuğunuzun anlaması ve konuşması tutarlı bir şekilde ileri doğrugidiyorsa endişelenmenize gerek yok.
24-36 ay: Çoğu çocuk bu yaşta basit cümleler kurarak derdini anlatabilir. Ne, nereyegibi sorulara cevap verebilir, 5-10 dakika süresince hikaye dinleyebilir. Dilbilgisi kurallarına uyar, çoğul eklerini ve fiilleri kullanır. Üç yaşına doğrusözcük sayısı 300-500’e ulaşabilir. Ben, sen, benim, senin gibi zamirlerinikullanmaya başlayabilir, kim, neden sorularına cevap verebilir. Üç yaşına doğrubüyük, küçük, içinde, altında, üstünde kavramlarını anlamaya başlayacaktır.
Dil gelişiminin basamakları Ortalama yaş
Ana dilin fonolojik özelliklerini algılayabilme Doğumdan itibaren
Sese dönme, iletişimde sırasını bekleme, karşılık olarak agulama Doğumdankısa süre sonra
Heceleme 4-9 ay
Tek tek kelimelerin anlamlarını öğrenmeye başlama 6-10 ay
İstek belirtmek amacıyla işaret etme 10-16 ay
Anlamlı tek tek sözcükler çıkarmaya başlama 10-16 ay
Sorulduğunda vücut kısımlarını gösterme 10-16 ay
Çok sayıda sözcüğün anlamını bilme 15-18 ay
Söylediği sözcük sayısında ani artış 16-24 ay
Basit cümleleri anlama 20-30 ay
İki sözcüklü cümle kurma 18-24 ay
Dil kurallarını kavramaya başlama, basit cümleler kurma 24-36 ay
Söylediklerinin anlaşılırlığının artması 3 yaş
Olayları ya da masalları anlatmaya başlama, konu ile ilgili sorulara yanıtverebilme 30-42 ay
Gramer kurallarına uygun ve düzgün konuşma 4 yaş
Tüm seslerin doğru çıkarılması 5-7 yaş
Karmaşık cümleler kurulması 5-7 yaş
Konuşmayıdesteklemek için neler yapabilirsiniz?
- Çocuğunuzun konuşmasının gelişmesi için yapabileceğiniz en iyi şey beraberken onunla bolca konuşmak.
- Bebeğinizin göz seviyesine gelin, gözüne bakarak konuşun.
- İşaret ettiği şeylerin adını söyleyin, gün içinde iş yaparken neler yaptığınızı anlatmayı alışkanlık haline getirin. Gün içinde beraberken yaptıklarınızı ona anlatın.
- Çocuklar tekrardan çok hoşlanırlar. Tekrar, onlara güven verir,yaptıkları işte ustalaşmalarını sağlar, öğrenmekte oldukları şeyleri pekiştirmelerine yardım eder. Aynı kitapları tekrar tekrar okutmak isterse okuyun. Arka arkaya aynı oyunu oynamak isterse oynayın.
- Konuşurken yalın, kısa ifadeler ve mutlu bir ses tonu kullanmaya çalışın, uzun cümleler onun dikkatini dağıtarak anlamasını zorlaştıracaktır.
- Söylemeye çalıştıklarını tam olarak anlamasanız da konuşmayı sürdürebilmek için elinizden geleni yapın.
- Bazı sözcükleri söylerken o sözcüğü anlatan el işaretleri de kullanabilirsiniz. İşaret dilinin kullanımı konuşmanın gelişmesini hızlandıracaktır.
- Sizinle iletişime çabalarını gözden kaçırmayın. Size bir şeyler anlatmaya çalışıyorsa onu anlamaya çaba gösterin, bu çabanızı ona belli edin.
- Bol bol kitap okuyun ya da masal anlatın. Çocuğunuz isterse aynı kitabı tekrar tekrar okumaktan çekinmeyin.
- Tekerlemeler, şarkılar dil gelişimine yardımcı olacaktır.
- Çocuğunuz konuştuğunda onu dinleyin, ne dediğini anlamaya çalıştığınızı belli edin. Bu arada sabırsız olmamaya çalışın.
- Çocuğunuzla konuşurken onun söylediklerini yeniden yapılandırarak tekrar edin. Onu anladığınızı belli edin.
- Bir gün içinde televizyon seyrettiği süre 30 dakikayı geçmemelidir.Yaşına uygun program izlemesine özen gösterin. Birlikte izleyerek ona izlediği program ile ilgili bilgiler ve hatırlatmalar yapabilir öğrendiklerini pekiştirebilirsiniz. Böylece hem beraber keyifli vakit geçirirsiniz hem de televizyonu çocuğunuzla iletişim kurmada bir araç olarak kullanabilirsiniz.
Konuşmanın gerçek anlamda gecikmesinin birkaç ana nedeni vardır. En sıkrastlanan nedenler işitme sorunları ve iletişim kurma konusunda isteksizliktir.
Doğuştan gelen bir sorun nedeniyle ya da sık geçirilen ortakulak iltihabısonucunda işitme zorluğu olduğunda çocukların çevrelerinde konuşulanlarıanlamaları konuşmaları etkilenecektir. Çocuğunuzun iyi işitmediğini düşünüyorsanızbu kaygınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın. İşitme ile ilgili sorunların erkendönemde tesbiti konuşmanın mümkün olduğunca normal gelişebilmesi için çokönemli. Günümüzde doğumdan hemen sonra yapılan basit bir test ile bebeğinherhangi bir işitme sorunu olup olmadığını tesbit etmek mümkün.
Bazı gelişimsel bozukluklar sosyal hayat için çok gerekli olan iletişimgereksinimini ortadan kaldırmaktadır. İletişim gereksinimi olmadığındakonuşmanın gelişmesine de gerek kalmamakta. Otizm ve benzeri rahatsızlıklarınilk belirtileri içe dönüklük ve konuşma gecikmesidir. Konuşma gecikmesi olançocukların gelişimsel açıdan değerlendirilmesi iyi olur.