Çocukluk çağında ateşli hastalıklar ve beslenme=>

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan tatlicadi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 16:01
Puanları 0
Solutions 0
Katılım
16 Kas 2006
Mesajlar
5,719
Tepki Skoru
0
Puanları
0
Yaş
36
Konum
^^İzMiR^^
@tatlicadi
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA ATEŞLİ HASTALIKLAR ve BESLENME
Çağımızda gelişmekte olan ülkelerde ateşli hastalıklar çocukluk çağı için başta gelen ölüm nedenleridir. Bu sonucun temelini oluşturan başlıca faktörler şunlardır.
- Kötü çevre koşulları
- Yetersiz ve dengesiz beslenme
- Temel hijyen bilgisindeki eksiklik
- Besin hazırlama ve saklama yöntemlerindeki eksiklik ve yanlışlıklardır.
ATEŞLİ HASTALIKLAR
Ateşli hastalıklar hastalığın türüne ve vücutta yerleştiği yere göre isim alırlar .Bunlar;
- Menenjit
- Üst ve alt solum yolları ve akciğerlerin ateşli hastalıkları,
- Deri, böbrek ve kaslarda görülen hastalıklar
- Kızıl, Kızamık, difteri, boğmaca, su çiçeği, ishaller, kolera gibi oldukça önemli sağlık sorunlarını yaratan bir gruptur.
ATEŞLİ HASTALIKLARDAN NASIL KORUNURUZ?

Kişiyi ateşli hastalıklardan korumak için beslenme durumunun düzeltilmesi gerekir.
İlk 4-6 aylık dönemde bebeğin anne sütü ile yeterli bir şekilde beslenmesi ve bunun 6-12 ay arasında ek besinlerle devam etmesi, yaşamın ilk yılında oluşabilecek enfeksiyonların, yani ateşli hastalıkların önlenmesinde etkili bir yoldur.



Ayrıca şu kurallar yaşam biçimi haline getirilmelidir.
- Temiz su kullanılması yada suyun kaynatılarak içilmesi
- Bireysel temizlik kurallarına uyma
- Besin hazırlamada temizlik
- Sağlıklı beslenme

ATEŞLİ HASTALIKLARIN BESLENME DURUMUNA ETKİSİ
Ateşli hastalıklar 3 ayrı şekilde beslenme durumuna olumsuz etkide bulunur. Bunlar
- İştahsızlık, bulantı ve kusma hastanın besin alımını güçleştirir.
• İlaç tedavisi ve barsak enfeksiyonları besinlerin sindirim ve emilimini güçleştirir.
- Vücut organlarının çalışması hızlanır, vücut dokularının yıkımı ve besin öğelerinin vücuttan atımı artar. Örneğin ishalde A ve C vitamini, demir ile çinkonun vücuttaki miktarı bu şekilde azalır.
Böylece yeterli protein alınamaması zayıflığa ve güçsüzlüğe neden olabilir

ATEŞLİ HASTALIKLARDA NASIL BESLENME YAPILMALIDIR?
Beslenme planı, hastanın ağızdan gıda alabilme durumuna, sindirim sisteminin çalışma durumuna, ishal, kusma ve bulantı durumuna, idrarla atılan üre, kan elektrolitler ve sıvı durumuna göre yapılır.
Çok ağır hastalık durumlarında ağızdan beslenemeyen hastalara damardan beslenme uygulanır. Bu uygulama hastane koşullarında olmalıdır. Yine ağızdan beslenemeyen hastalara burundan mideye gönderilen bir tüple sıvı besinler verilir.
Ağızdan beslenebilen hastalara hastalığın seyrine uygun beslenme uygulanır. Bu beslenmede süt, yoğurt, tuzlu ayran, sütlü tatlılar, sebze çorbaları, bal, pekmez verilebilir.
Hastanın ateşi düşüp besin alımı iyileştikçe diyete daha katı besinler, etli sebze yemekleri, ızgaralar, pilav, makarna gibi yemekler eklenebilir.

ATEŞLİ HASTALIKLARDA YEMEK HAZIRLAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Hastalığın ilk döneminde vücuttan kaybolan besin öğelerinin ve azalan vücut ağırlığının iyileşme döneminde yerine konması iyileşmeyi kısaltır.
Ateşli hastalıklarda dengeli ve yeterli beslenme, alınan ilaçların olumsuz etkisini de önlediği gibi vücuttaki besin depolarının boşalmasını, ağırlık kaybının en az düzeyde tutulmasını sağlar.
Bu nedenle hasta sürekli izlenmeli, yemek almasının zorluğu düşünülerek yoğunluk yönünden az, besin öğeleri açısından zengin besinlerin seçimi yapılmalıdır.
Ayrıca yemeklerin temiz koşullarda hazırlanması gerekir. Kullanılan sular temiz olmalıdır.
Yemeklerin görünüşü ve yiyimi hastanın âzalan iştahını açıcı, hoşa gidici ve hastanın beslenme alışkanlıklarına uygun olmalıdır.
Besinler sık aralıklarla az miktarda verilmeli, besin alımı kolaylaştırılmalıdır

__________________________________

Boğmaca Bulaşıcıdır

Ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Çok bulaşıcıdır ve aşılanmamış çocuklarda çok ağır geçebilir. Şiddetli öksürüğe sebep olur. Eğer çocuğunuzun boğmaca hastalığına yakalandığını düşünüyorsanız en kısa sürede doktorunuza danışmalısınız. Bu hastalık yaklaşık 10 hafta sürebilir; fakat ilk 3 haftası ciddi ve tehlikelidir.
Belirtileri
1.haftada öksürük, boğazda yanma ve acıma,hafif ateş gözlenir.
2.haftada öksürük nöbetleri ve kusma ayrıca solunum güçlüğü görülür. Öksürükten sonra kusmaya sık rastlanır. Nöbetler arasında hasta iyidir. Şiddetli öksürüklerden sonra bebeklerde solunum sıkıntısı görülebilir.
3.haftadan itibaren düzelmeye başlayan hastalık soğuk alınırsa tekrar kötüleşebilir. Bu yüzden bu süre içerisinde dikkat etmek gerekir. İyileşme döneminde nöbetlerin sıklığı yavaş yavaş azalır, buna karşılık öksürük 100 gün kadar sürer.


Akut Romatizmal Ateş
A grubu beta streptokok mikrobu ile enfeksiyon (boğaz ağrısı, ateş) geçiren çocuklarda, hastalıktan bir süre sonra ateş, eklemlerde şişlik, kızarıklık, ağrı, sıcaklık ile beliren ve gezici karakterdeki bir eklem hastalığıdır. Bazen deride döküntüler, maksatlı hareketleri yapmada güçlük gibi belirtiler de eşlik edebilir. Eğer olaydan kalp de etkilenmiş ise, değişik oranda semptomlar ortaya çıkabilir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonunu izleyen dönemde bu tip gezici eklem bulgularının ortaya çıkması önemlidir ve doktora danışılmalıdır.


ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSIYONU :
Nedir?
Burun tıkanıklığı veya burun akıntısı, genellikle ateş, boğaz ağrısı, öksürük, ses kalınlığı, kırmızı gözler ve boyun lenf bezinin şişkinliğiyle seyreder..
Neden olur?
Burun ve boğazın viral enfeksiyonudur. Soğuk algınlığı virüsleri bir insandan diğerine el teması, öksürük ve nezle ile geçmektedir. Soğuk algınlığına neden olan 200'den fazla virüs olduğu için sağlıklı çocukların çoğu yılda en az 6 kez hastalanmaktadır.
Nasıl seyreder?
- Genellikle ateş 3 günden az sürer. Bütün burnn ve boğaz şikayeteri 1 haftada kaybolur. Öksürük 2-3 hafta sürebilir.
- Kulak ağrısı, gözlerde sarı iltihaplı akıntı, sinüslerde baskı veya hissi (genellikle bir sinüs enfeksiyonu düşündüren) veya solunum güçlüğü ( genellikle bir pnömoniyi düşündüren) gibi sekonder bakteri enfeksiyon bulgularına dikkat edilmelidir.
- Çocuğunuz ufak ise sıvı kaybının olup olmadığından emin olun.
Tedavi nasıldır?
- Soğuk algınlığının süresini etkileyecek çok fazla tedavi yöntemi yoktur ancak yine de bazı semptomları azaltabilir. Burun akıntısı tedavisi, burun tıkanıklığından farklıdır. Küçük bebekler için burun aspiratörünü dikkatlice kullanabilirsiniz. Burun gözeneklerine tahrişten . korunmak için yağlı kremler kullanabirsiniz. Burun akıntısı burnu virüslerden temizlemeyi sağlar. Çocuğunuzun allerjik nezlesi yoksa antihistaminiklerin faydası olmaz.
- Öksürük: 4 yaşın üstündekiler öksürük tabletlerine, diğer yaştakiler ise şurup şeklindekileri kullanabilirler. Çocuğunuzun odasının kuruluğunu almak için nemlendirici cihaz kullanın.
Kırmızı gözleri ıslak pamuk ile sık sık silin.
- İştahsızlık: Sıvı gıdalar vermeye çalışın.
Soğuk algınlığından nasıl korunulur?
- Soğuk algınlığı enfeksiyonlu bir hastadan direkt temas yolu ile alınır. Yaşamın birinci yılında üst solunum yolu enfeksiyonlarının komplikasyonları daha sıktır
- 3 günden uzun süren ateş
- 1O günden fazla süren burun akıntısı
- Gözlerinde iltihaplı akıntı olması
- Burun tıkanıklığı beslenmeye engel oluyorsa
- Kulak veya baş ağrısı varsa
- Boğazı ağrıyorsa
Doktorunuzu aramalısınız!.

Çocuk Felci

Polio virüsünün sinir sistemini etkileyerek değişik oranda yaptığı felçlerle seyreden bir hastalıktır. Aşılama ile önlenebilir hastalıklardandır.
Aşılanmamış bireylerde ateş, gözlerde kızarıklık, nezle gibi belirtilerle başlayıp, daha sonra felç dönemi gelişir.
Dünyadan mikrobun temizlenebilmesi için bütün çocukların aşılanması hedeflenmektedir.
Polio nedir?
Polio bir virüs tarafından oluşturulan çok bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Sinir sistemini istila ederek kalıcı felçlere veya ölüme neden olabilir. Her yaşta görülebilir fakat başlıca üç yaşın altındaki çocukları etkilemektedir. Polio eradike edilebilecek birkaç hastalıktan biridir çünkü insan vücudunun dışında uzun süre yaşayamaz ve etkili ve ucuz bir aşısı mevcuttur.
Polionun başlıca belirtileri nelerdir?
Başlangıçta pek çok hastalıkta görülebilecek ateş, halsizlik, baş ağrısı, kusma, ense sertliği ve kol ve bacaklarda ağrı gibi hafif belirtiler ortaya çıkar. 200 enfeksiyondan biri genellikle bacaklarda olmak üzere geri dönüşümsüz felce dönüşür. Polio paralizisi gelişen kişilerin yüzde beş ila onu solunum kaslarının felç olması nedeniyle ölmektedir.

Polio nasıl bulaşmaktadır?

Virüs ağız yoluyla vücuda girerek barsaklarda çoğalır Kalabalık olarak yaşanan yerlerde ve hijyen düzeyi yetersiz olduğunda bulaşma oranı çok yüksektir.
Tedavi
Enfeksiyon geçirilirken, tedavinin amacı şikayetleri kontrol altında tutabilmektir.
Şiddetli hastalarda özel uygulamalar gerekebilir (solunum desteği gibi).
Şikayetlere ve şikayetlerin şiddetine göre tedavi yöntemi değişir, ancak amaç şikayetleirn giderilmesidir.
Aktivite sadece kas zayıflığı döneminde ve geçici olarak kısıtlanır. Kas ağrıları için ısı uygulanabilir. Kasların güçlendirilmesi amacı ile destek uygulamaları ve tedaviler denenebilir.
Sonuç
Beyin ve omuriliğin tutulmadığı durumlarda hastalıın tamamen düzelme olasılığı %90 ın üzerindedir.
Beyin veya omuriliğin tutulması acil bir durumdur ve felç veya ölümle sonuçlanabilir. Ölümler genelde solunum güçlüğünden meydana gelir.
Felç, ölümden daha sık olarak gözlenir.
Polio sonucunda; akciğer ödemi, şok, felç, aspirasyon pnömonisi (yutmaya bağlı gelişen zatüre ?) hipertansiyon, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları, paralitik ileus (barsak hareketlerinin ortadan kalkması), kalp kası iltihabı (myokardit) gelişebilir.
Kaç polio olgusu görülmektedir?
1999 yılının sonuna kadar yaklaşık 7,000 polio olgusu bildirilmiştir. Tüm olgular bildirilmediği için, DSÖ 1999 yılında yaklaşık 20,000 olgunun bulunduğunu tahmin etmektedir. Bundan binlerce fazla çocuk virüsle enfekte olmuştur; bu çocuklarda felç ortaya çıkmasa da diğer çocukları enfekte edebilirler.
Testler
Muayene ile beyin zarlarının etkilendiğine dair bulgular saptanabilir.
Boğaz çalkantı sularında, dışkıda ve beyin omurilik sıvısında (BOS) yapılacak analizlerle virüsün varlığı saptanabilir. BOS analizi normal olabilir veya basıncında, protein ve beyaz küre miktarında hafif artış saptanabilir.



Ateşli Havale

Çocukların bir kısmı ateşlendiğinde vücudu sertleşir, kolları ve bacakları istek dışı hareket eder, kasılır ve gözleri geriye döner, bu durum havale olarak adlandırılır. Bu konunun uzmanları burda fazla telaşlanacak bir sorun olmadığını savunurken aileler bunun tam tersi davranışlar sergileyebilir. Araştırmalara göre havale çocuklarda çok az da olsa sarılık riskini çoğaltabilmekte fakat çocukların beyninde bir hasara yol açmamakta. Havale oluşmasındaki nedenin bir bölümünün çocuğun beyninin tam olarak gelişememesinden kaynaklandığı ve beyin gelişmesini tamamladığında bu sorununda ortadan kalkacağı ayrıca diğer bir nedenin de kalıtsal olabileceği hekimler tarafından belirtilmektedir.
Çocuklar bir kez havale geçirdiklerinde bir daha geçirme riskleri hiç geçirmeyenlere oranla daha fazladır bununla birlikte bir kez havale geçiren çocukların bir kez daha havale geçirmesi çok sık görülmez. Ateş nöbetine giren çocukların bir çoğunda ateşlenmeyi getiren başka bir problem olduğu görülmektedir. Bu tip ateşlenmelerde nöbetler uzun sürer.
Ateşli havale genelde bir hastalığın başlangıcında ortaya çıkar ve ateşi önlemek için alınan önlemler havalenin ortaya çıkmasına etki göstermez.
Havale sırasında dikkat edilmesi gereken durumlar;
•Çocuğunuzun fiziksel davranışlarını rahat uygulayabileceği bir yerde olmasını sağlayın.
•Çocuğunuzu yatırdığınız zaman başının vücudundan biraz daha yüksekte olmasını sağlayın.
•Nöbetlerinin süresine dikkat edin.
•Kısa süreli nöbetlerde çocuğunuz şuurunu kaybedebilir ama bu çok kısa bir süre sonra düzelir.
•Üzerinde onun rahat olmasını sağlayacak giysiler olmasını sağlayın.
•Nöbet sırasında ona herhangi bir yiyecek vermeyin, daha önceden ağzında bir gıda varsa da bunu nazikçe çıkarmasını sağlayın.
•Çocuğunuzun ateş nöbeti sona erdikten sonra uyumak isterse buna izın verin ama onu yan çevirerek yatırın ve yastık kullanmasını sağlayın.
•Islak bir bez ile çocuğunuzun vücudunu silin ama nöbet halindeyken asla su dolu bir kaba sokmayın. Çocuğunuz suyun içinde iken su yutabilir ve başka bir sorun ile karşılaşabilirsiniz.
•Çocuğunuza bir ateş düşürücü fitil vermeniz uygun olabilir. Hap vermeniz halinde bunu yutamayabilir.
•Çocuğunuzun geçirdiği nöbet kısa süreli ise nöbetin ardından hekiminizle temas kurun ve görüşlerine uyun.
•Nöbetlerin süresi uzamaya başladığı zaman çocuğunuzun soluk alıp almadığına da dikkat edin ve derhal ilk yardım çağırın.






Kabakulak

Bütün yaş gruplarını etkileyen, kulağın altında, çene kemiğinin hemen yanını kaplayan ağrılı ve ateş ile beliren bir virüs hastalığıdır. Bazen karın ağrıları ve kusma da eşlik eder, ateş ve kusmanın şiddetlenmesi hastanın beslenmesini engelleyebilir. Hatta hastaneye yatırılması bile gerekebilir. Çocukların hastalığı geçirip, aktif olarak bağışık hale gelmeleri arzu edilir, zira ileri yaşlarda görüldüğünde, erkeklerde testislerin iltihaplanması olasılığı yüksektir ve kısırlık nedeni olabilir. Aşı ile korunulabilir hastalıklardandır.

Kabakulak Bulaşıcıdır

Kabakulak bulaşıcı bir hastalıktır ve tükürük bezlerinin şişmesine neden olur. Taşıyıcılık şişmenin bir gün öncesinden 3 gün sonrasına dek sürer. Bu hastalık genellikle 2 hafta sürer ve geçirildikten sonra yaşam boyu bağışıklık bırakır. Hasta kişi ile temasdan 12-25 gün sonra belirtiler ortaya çıkabilir. Bu gibi belirtilerde doktorunuza başvurmanız hastalığın tanısının konması açısından gereklidir. Fakat hastalık için özel bir tedavi şekli yoktur; yalnız hastalığın yan etkileri tedavi edilebilir.
Belirtileri
Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve kulak önündeki tükürük bezlerinin 3 ile 7 gün sonra şişmesi görülür. Çiğneme ve yutkunma sırasında ağrılar hissedilir. Ayrıca yüzde de şişme görülür. Bu şişme 1. haftanın sonuna doğru azalır. Çocuk 2. haftanın sonuna doğru taşıyıcı olmaz.



Kızamık

Ateş, nezle, gözlerde kızarıklık, çapak gibi belirtilerle başlayan, ardından sıra ile yüz, vücut ve kol – bacaklarda kırmızı, birbiri ile birleşme eğiliminde döküntülerle seyreden bir viral hastalıktır.
Zatürree, kulak iltihabı gibi komplikasyonlar sıktır ve dikkatli tedaviyi gerektirir.
Aşı ile önlenebilir bir hastalıktır, düzgün aşılar yapılan çocuklarda görülme olasılığı düşüktür.

Kızamık Bulaşıcıdır

Kızamık çok bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık virüsü hastaların kan, idrar ve tükürüklerinde bulunur. Döküntünün başlangıcından 1-2 gün öncesinden 5 gün sonrasına kadar bulaşıcılığı vardır. Ateşe döküntüye ve öksürüğe neden olur. Genellikle çocuklar ateşten dolayı keyifsizdir ve yatakta dinlenmeleri doğru olur. Bu gibi belirtilerde doktorunuza başvurmanız hastalığın tanısının konması açısından gereklidir. Fakat hastalık için özel bir tedavi şekli yoktur.
Belirtileri
Genellikle ilk birkaç gün gözlerde kızarma, öksürük, burun akıntısı ve ateş gözlenir. Daha sonraki gün ateş hafifleyebilir ve ağızda beyaz lekeler oluşur, arkasından ateşte aşırı yükselme ve kırmızı döküntülerin vücüda yayıldığı görülür. Döküntü baştan başlayarak 24 saatte inen tarzda vücudun büyük kısmına yayılır. Geçmeside aynı şekilde olur. Soyulma ve kahverengi renk değişimi görülür. Hastalığın 7. ve 8. günlerinde çocuğun yavaş yavaş hastalık belirtilerinden kurtulduğu gözlenir ve bugünlerden sonra çocuk bulaştırıcı değildir; fakat çocuğun düzelmeye başladıktan sonra tekrar kötüleşmesi halinde doktorunuza danışmalısınız.

Menenjit Nedir?
Menenjit beyni saran zarların iltihabıdır. Bu iltihaba mikroplar neden olur. (virüsler veya bakteriler). Menenjit geçiren çoğu kişi bu hastalıktan tamamıyla kurtulurken, bazen ölümle de sonuçlanabilir. Ya da hastalık sonrası sakatlıklar kalabilir.
Menenjitin belirtileri
Çocuklar ve erişkinler
Menenjitin en çok görülen belirtileri aşağıda sıralanmıştır. Bunlar birlikte görülebildiği gibi tek tek de oluşabilirler.
• yüksek ateş
• baş ağrısı
• kusma
• uyuşukluk
• ışık veya sese karşı hassasiyet
• kas ağrısı
• çocuğun altının bezi değiştirilirken bacakları yukarı kaldırıldığında ağrı oluşması ve bunun sonucunda ağlaması,
• ense sertliği (çene göğse değdirilmeye çalışıldığında)
Aynı zamanda ‘ense krampı’ olarak da adlandırılan ense sertliği, menenjitin diğer bir adı değil, sadece belirtilerinden biridir.
Hastalık genellikle birkaç gün içinde ilerler.

Bebekler
Bebeklerde görülen belirtiler normalden farklı olabilir:
Ense sertliği görülmeyebilir, vücut ısısının normalin altına düşmesi, bıngıldağın şişmesi, donuk bakışlar, uyku hali, ağır hasta ve soluk görünüm, duyarlılık, iştahsızlık, dokunulduğunda veya altı temizlenmeye çalışıldığında çocuğun huzursuz olması, ağlama, sızlanma.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst