Birileri size bir şeyler söylediğinde siz yapmak istediğiniz için mi yaparsınız, yoksa mecbur olduğunuz için mi?
Ya da … yapmaz mısınız?
Düşünsenize başınızda sürekli ısrarcı birileri var ve size sürekli ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Bir yerden sonra artık dur deriz bu duruma veya içten içe sinir oluruz.
İşte bende buna değinmek istiyorum.
Çocuğunuza siz evet diyorsanız, o hayır diyor. ‘’ Caddeye koşma ‘’ dediğinizde inatla koşuyor. Oraya gitme dediğinizde ısrarla gidiyor mu ?
Ve tabi sizde ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.
Eminim ki uzun uzun oturup bu konunun analizini yapmamışsınızdır.
Bunun kısa bir açıklaması vardır.
Siz ve çocuğunuz kolaylıkla öç alma çabasına dönüşebilen bir güç çekişmesi içindesiniz.
Ne kadar çocuğunuzu kendi arzunuz doğrultusunda zorlamaya çalışırsanız, o kadar size karşı koyacak ve her ikiniz de kırılmış olacaksınız. Diğerleri hayata kötümserlikle bakma eğilimi gösterirken, bazı çocukların iyimserlikle yaklaşma eğilimi vardır. Bir çocuk, özellikle elinde meleksi bir kardeşi varsa,
‘’ huysuz ‘’ ve ‘’ problem çocuk ‘’ olarak, bilinçsizce, aile içinde önem kazandığı ve bir yer edindiği kanısına varabilir.
Bu durumdaki çocuğu suçlayıp sorunu onda arayıp, problemli çocuk yaratmak yerine, yapacağınız ilk iş önce kendi davranışlarınıza bakmaktır. Asilik çoğunlukla, çocukları üzerinde aşırı derecede kontrollü ve koruyucu olan ebeveynlere verilen doğrudan bir cevaptır.
Çocuğunuz sizinle sürekli tartışıyor mu?
Yakında tartışmalarını uygulamaya döken biri olabilir. Eğer o sizseniz, bırakın son sözü çocuğunuz söylesin. ( Biliyorum ki bu düşünecebileceğinizden zordur. Deneyin.)
Çocukları anlamak istiyorsanız onların seviyesine inmek zorundasınız.
Çocuğunuzun dünyasına girin ve asiliğinin arkasındakileri öğrenebilmek için bazı tahminler yapın. Örneğin: ‘’ Seni kızdıran şey sana fazlasıyla patronluk tasladığımı düşünmen olabilir mi? ‘’ Genellikle çocuğunuzun hayatında onu asi davranışlara iten şeyleri kestirebilirsiniz. Çocuğunuzun, eğer ki doğru tahminler yaparsanız, kendini duyguları onaylanmış ve anlaşılmış hissedecektir. Yanlış tahminde mi bulundunuz tekrar deneyin. Bilmelisiniz ki her şey deneme ve yanılma yöntemiyle ortaya çıkar.
Kimi aileler dayakla anlatırlar bu durumu.
Bazı çocuklar dayağı yiyene kadar zorluk çıkartırlar. Sonra sakinleşirler. Dayak yiyene kadar sakinleşmemeleri öğretilmiştir onlara. Popolarına şaplak atmak yerine, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sakinleşene kadar onu kucağınıza oturtup sıkıca tutun. Yaşça daha büyük bir çocuksa eğer, ona şu şekilde de yaklaşabilirsiniz ‘’ Popona şaplak vuracak ya da sana dayak atacak değilim. Geçmişte bu yöntemleri kullandığım için üzgünüm ve ilişkimizi değiştirmek istiyorum. Yaptığın şeylerden hoşlanmıyorum fakat seni seviyorum ve birbirimizle kavga etmeyi bırakalım. Bunun yerine sorunları beraber çözebilelim diye yardımını istiyorum.
Unutmayın tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Ya da … yapmaz mısınız?
Düşünsenize başınızda sürekli ısrarcı birileri var ve size sürekli ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Bir yerden sonra artık dur deriz bu duruma veya içten içe sinir oluruz.
İşte bende buna değinmek istiyorum.
Çocuğunuza siz evet diyorsanız, o hayır diyor. ‘’ Caddeye koşma ‘’ dediğinizde inatla koşuyor. Oraya gitme dediğinizde ısrarla gidiyor mu ?
Ve tabi sizde ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.
Eminim ki uzun uzun oturup bu konunun analizini yapmamışsınızdır.
Bunun kısa bir açıklaması vardır.
Siz ve çocuğunuz kolaylıkla öç alma çabasına dönüşebilen bir güç çekişmesi içindesiniz.
Ne kadar çocuğunuzu kendi arzunuz doğrultusunda zorlamaya çalışırsanız, o kadar size karşı koyacak ve her ikiniz de kırılmış olacaksınız. Diğerleri hayata kötümserlikle bakma eğilimi gösterirken, bazı çocukların iyimserlikle yaklaşma eğilimi vardır. Bir çocuk, özellikle elinde meleksi bir kardeşi varsa,
‘’ huysuz ‘’ ve ‘’ problem çocuk ‘’ olarak, bilinçsizce, aile içinde önem kazandığı ve bir yer edindiği kanısına varabilir.
Bu durumdaki çocuğu suçlayıp sorunu onda arayıp, problemli çocuk yaratmak yerine, yapacağınız ilk iş önce kendi davranışlarınıza bakmaktır. Asilik çoğunlukla, çocukları üzerinde aşırı derecede kontrollü ve koruyucu olan ebeveynlere verilen doğrudan bir cevaptır.
Çocuğunuz sizinle sürekli tartışıyor mu?
Yakında tartışmalarını uygulamaya döken biri olabilir. Eğer o sizseniz, bırakın son sözü çocuğunuz söylesin. ( Biliyorum ki bu düşünecebileceğinizden zordur. Deneyin.)
Çocukları anlamak istiyorsanız onların seviyesine inmek zorundasınız.
Çocuğunuzun dünyasına girin ve asiliğinin arkasındakileri öğrenebilmek için bazı tahminler yapın. Örneğin: ‘’ Seni kızdıran şey sana fazlasıyla patronluk tasladığımı düşünmen olabilir mi? ‘’ Genellikle çocuğunuzun hayatında onu asi davranışlara iten şeyleri kestirebilirsiniz. Çocuğunuzun, eğer ki doğru tahminler yaparsanız, kendini duyguları onaylanmış ve anlaşılmış hissedecektir. Yanlış tahminde mi bulundunuz tekrar deneyin. Bilmelisiniz ki her şey deneme ve yanılma yöntemiyle ortaya çıkar.
Kimi aileler dayakla anlatırlar bu durumu.
Bazı çocuklar dayağı yiyene kadar zorluk çıkartırlar. Sonra sakinleşirler. Dayak yiyene kadar sakinleşmemeleri öğretilmiştir onlara. Popolarına şaplak atmak yerine, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sakinleşene kadar onu kucağınıza oturtup sıkıca tutun. Yaşça daha büyük bir çocuksa eğer, ona şu şekilde de yaklaşabilirsiniz ‘’ Popona şaplak vuracak ya da sana dayak atacak değilim. Geçmişte bu yöntemleri kullandığım için üzgünüm ve ilişkimizi değiştirmek istiyorum. Yaptığın şeylerden hoşlanmıyorum fakat seni seviyorum ve birbirimizle kavga etmeyi bırakalım. Bunun yerine sorunları beraber çözebilelim diye yardımını istiyorum.
Unutmayın tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.