Ahlak, insanın amaca yönelik olarak kendi arzusuyla iyi davranışlarda bulunup kötülükten uzak durmasıdır. Başka bir söyleyişle ahlak; bir toplumda insanların uymak zorunda oldukları davranış kurallarıdır.
“Ahlakın oluşumu ve ahlakın gelişimi konusundaki kuramlardan en çok bilineni Kohlberg’in geliştirdiği Ahlaki gelişim ve yargı modelidir. Bu modelde ahlaki ikilemlerin çözülmesi için bireylerin tanımlanabilen ortalama yetenek düzeylerine sahip olduğu ve bu yeteneklerin çocukluktan yetişkinliğe kadar süren gelişim sürecinde eğitim ve sosyalleşme süreçlerine bağlı olarak ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. Kohlberg kişilerin ahlaki karar verme yeteneklerini değerlendirmek için temel olarak varsayımlara dayanan ahlaki ikilem senaryolarını kullanmıştır. Kohlberg’in geliştirdiği modelden de anladığımız üzere; birey, çocukluktan yetişkinlik çağına kadar olan süreçte ailesinden ve yakın çevresinden öğrendiği değerler ile sosyal gelişimini önemli ölçüde tamamlayıp, öğrendiği sosyal ve ahlaki değerleri; kendi iş ve aile hayatına da yansıtarak alışılagelmiş bu süreci nesilden nesile zenginleştirerek devam ettirir.”
Ahlak, insanların ilişkilerinde uymaları beklenilen kuralları ve yapılması gereken görevleri belirler. Bu bakımdan en başta bir ahlak türü olarak “kişi ahlakı”ndan söz edilmelidir. Kişi ahlakında toplum üyelerinden beklenilen iyi davranış kalıpları ve dürüstlük, samimiyet, adil olmak, sabır ve sükûnet sahibi olmak, alçak gönüllü olmak, kıskanç olmamak, kötü alışkanlık sahibi olmamak ve daha birçok karakter kişi ahlakını ortaya koyan değer yargılarıdır.
Kişi ahlakının devamında ise “aile ahlakı”ndan sözetmek gerekir. Aile ahlakı bir toplumsal kurum olarak aile içerisinde uyulması beklenilen davranış kurallarını ifade eder. Aile hiç şüphesiz toplumun temelidir. Dolayısıyla aileyi oluşturan bireylerin aile kurumuna saygı duymaları, ahlaki davranış ve eylemlere önem vermeleri gerekir. Eşlerin birbirlerine olan ahlaki sorumlulukları kadar, çocuklarına karşı da ahlaki sorumlulukları bulunmaktadır. Anne ve babanın, çocukların ahlak sahibi bireyler olarak yetişmesinde çok önemli rolleri ve görevleri bulunmaktadır. Bu konuda Namık KEMAL “Ülkedeki Ahlak Bunalımının Bir Kaynağıda Ana, Babanın Çocuk Eğitiminde Tuttukları Yoldur” diyerek, çocuklara verilecek eğitimin önemini vurgulamıştır. Çocuğa küçük yaşta verilecek düzgün eğitim, yaşamı boyunca yanlış olayların içine girmesini önleyecek ve doğruları prensip edinerek, çevresi ile uyumlu yaşamasını sağlayacaktır. İnsanın ahlaki açıdan kendisine, aile fertlerine ve çevresine karşı sorumlulukları vardır. Bu kişi çocuk da olsa görev ve sorumluluklardan uzak tutulmamalıdır. Ahlaki değerlerin dil öğrenmek gibi küçük yaşlarda kazanılacağı da unutulmamalıdır.
nedenle anne babanın çocuklarıyla sağlıklı iletişiminden önce eşlerin birbirleriyle iletişiminin iyi olması gerekmektedir.
“Ahlakın oluşumu ve ahlakın gelişimi konusundaki kuramlardan en çok bilineni Kohlberg’in geliştirdiği Ahlaki gelişim ve yargı modelidir. Bu modelde ahlaki ikilemlerin çözülmesi için bireylerin tanımlanabilen ortalama yetenek düzeylerine sahip olduğu ve bu yeteneklerin çocukluktan yetişkinliğe kadar süren gelişim sürecinde eğitim ve sosyalleşme süreçlerine bağlı olarak ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. Kohlberg kişilerin ahlaki karar verme yeteneklerini değerlendirmek için temel olarak varsayımlara dayanan ahlaki ikilem senaryolarını kullanmıştır. Kohlberg’in geliştirdiği modelden de anladığımız üzere; birey, çocukluktan yetişkinlik çağına kadar olan süreçte ailesinden ve yakın çevresinden öğrendiği değerler ile sosyal gelişimini önemli ölçüde tamamlayıp, öğrendiği sosyal ve ahlaki değerleri; kendi iş ve aile hayatına da yansıtarak alışılagelmiş bu süreci nesilden nesile zenginleştirerek devam ettirir.”
Ahlak, insanların ilişkilerinde uymaları beklenilen kuralları ve yapılması gereken görevleri belirler. Bu bakımdan en başta bir ahlak türü olarak “kişi ahlakı”ndan söz edilmelidir. Kişi ahlakında toplum üyelerinden beklenilen iyi davranış kalıpları ve dürüstlük, samimiyet, adil olmak, sabır ve sükûnet sahibi olmak, alçak gönüllü olmak, kıskanç olmamak, kötü alışkanlık sahibi olmamak ve daha birçok karakter kişi ahlakını ortaya koyan değer yargılarıdır.
Kişi ahlakının devamında ise “aile ahlakı”ndan sözetmek gerekir. Aile ahlakı bir toplumsal kurum olarak aile içerisinde uyulması beklenilen davranış kurallarını ifade eder. Aile hiç şüphesiz toplumun temelidir. Dolayısıyla aileyi oluşturan bireylerin aile kurumuna saygı duymaları, ahlaki davranış ve eylemlere önem vermeleri gerekir. Eşlerin birbirlerine olan ahlaki sorumlulukları kadar, çocuklarına karşı da ahlaki sorumlulukları bulunmaktadır. Anne ve babanın, çocukların ahlak sahibi bireyler olarak yetişmesinde çok önemli rolleri ve görevleri bulunmaktadır. Bu konuda Namık KEMAL “Ülkedeki Ahlak Bunalımının Bir Kaynağıda Ana, Babanın Çocuk Eğitiminde Tuttukları Yoldur” diyerek, çocuklara verilecek eğitimin önemini vurgulamıştır. Çocuğa küçük yaşta verilecek düzgün eğitim, yaşamı boyunca yanlış olayların içine girmesini önleyecek ve doğruları prensip edinerek, çevresi ile uyumlu yaşamasını sağlayacaktır. İnsanın ahlaki açıdan kendisine, aile fertlerine ve çevresine karşı sorumlulukları vardır. Bu kişi çocuk da olsa görev ve sorumluluklardan uzak tutulmamalıdır. Ahlaki değerlerin dil öğrenmek gibi küçük yaşlarda kazanılacağı da unutulmamalıdır.
nedenle anne babanın çocuklarıyla sağlıklı iletişiminden önce eşlerin birbirleriyle iletişiminin iyi olması gerekmektedir.