AHLAKGELİŞİMİ KURAMLARI
Toplumun kendinden beklenen fonksiyonları yerine getirebilmesi için, onuoluşturan insanları bazı kuralları içselleştirmesi gerekmektedir. Bukurallardan bazıları, bireyin başkalarıyla nasıl iletişim kuracağı; başkalarınıincitmekten nasıl kaçınacağını, genellikle başkalarıyla nasıl iyi geçineceğini,diğer bir deyişle, çevresine nasıl etkin bir uyum sağlayacağı ile ilgilidir.Etkin bir uyum ifadesi, toplumca belirlenen bazı kurallarıniçselleştirilmesiyle birlikte, geçerliliğini yitirmiş kuralların atılması,gerekli olanların yeniden geliştirilmesine katkıyı da kapsamaktadır. Ahlakgelişimi toplumun tüm değerlerine kayıtsız şartsız edilgin bir uyma değil,topluma etkin bir uyumu sağlamak için değerler sistemi oluşturma sürecidir.
Eğer çevrenizdeki çocukları izlediyseniz, kurallara uyma konusunda çokkatı davrandıklarını görmüşsünüzdür. Onlar için bir şey ya doğrudur ya dayanlış. İkisinin ortası yoktur. Eğer bir suç işlenmişse cezası çekilmelidir.
İlköğretim ya da lise yıllarınızda, insanların kuralları kendi amaçlarıiçin değiştirdiklerinde; bazıları için kuralları uygulayıp bazıları içinuygulamadıklarında hayal kırıklığına uğradığınız durumları hatırlayabilirsiniz.
Daha sonraları kanunlar hakkındaki görüşleriniz, onların nasıl oluşturulup,uygulandığını öğrendiğinizde değişebilir. İnsanlar bir yıldan diğerinedeğişebilen yapılmış kanunlarla karşılaşır, tartışır, oy verir.
Sonuç olarak, bireyin ahlak gelişimi belli aşamalar izler. Bu aşamalarbireyin bilişsel gelişiminden bağımsız değil, ona paraleldir. Bu bölümselPiaget, Kohlberg ve Gilliganın ahlak gelişimine ilişkin görüşleriaçıklanmıştır.
PIAGETNİN AHLAK GELİŞİMİKURAMI
Çocukların bilişsel ve kişilik gelişimleri yetişkinlerden farklılıkgösterdiği gibi ahlaki düşünme gücü de farklıdır. Piaget, çocukların ahlakgelişimlerini anlama da, kuralları nasıl yorumladıklarını öğrenmenin önemliolduğunu düşünmüştür. Çocukların ahlak gelişim özelliklerini onların oyunlarınıgözleyerek açıklamaya çalışmıştır. Piaget, çocuğun bilişsel gelişimi ile ahlakiyargıları arasında ilişki olduğuna inanmaktadır.
Piaget’ye göre altı yaşın altında, çocukların kuralları yoktur. İki yaşcivarındaki çocukların, kural olmaksızın sadece oynadıklarını gözlemiştir.İki-altı yaş arasındaki çocuklar ise, kuralların farkındadırlar. Ancak,kuralların ne amaçla konduğunu ya da onları neden izlemek gerektiğinianlayamazlar.
Piaget, 6-10 yaş arasındaki çocukların kuralları izlemede sık sıktutarsızlık göstermekle birlikte, kuralları kabul ettiklerini belirlemiştir. Buyaş çocukları, kuralların yüksek bir otorite tarafından konulduğunu vedeğiştirilemez olduğunu düşünürler. Oyun kurallarının, grubun kararına göredeğiştirilebileceğini anlayamazlar.
Çocuklar 10-12 yaşa kadar kuralları bilinçli olarak kullanamaz veizleyemezler.10-12 yaşlarda, artık çocuklar, oyunu aynı kurallarla oynayabilir;kuralların oyuna yön vermek ve oyuncular arasındaki anlaşmazlıkları en azaindirmek için konulduğunu anlayabilirler. Aynı zamanda, kuralların herkesinüstünde anlaştığı basit şeyler olduğunu; bireylerin anlaşarak kurallarıdeğiştirebileceklerini kavrayabilirler.
Piaget’ye göre okulöncesi dönemde, çocuklarda kural kavramı olmadığından,bu dönemde ahlak söz konusu değildir. Bu nedenle ahlak gelişimi, çocuğun işlemöncesi dönemden, somut işlemler dönemine geçtiği 6 yaşa kadar başlamaz.
Piaget, ahlak gelişimini iki dönemde incelemektedir. Bunlar; 1- Dışsalkurallara bağlılık dönemi ve 2- Ahlaki özerklik dönemleridir
1. DIŞSAL KURALLARA BAĞLILIKDÖNEMİ
Bu dönem, 6-12 yaş arasını kapsamaktadır. Çocuk kuralların değişmezliğineinanmaktadır, kurallara uymayanların otomatik olarak cezalandırılmasıgerektiğini düşünür. Kayıtsız şartsız otoriteye uyma söz konusudur. Bu dönemdeçocuğa ebeveyni ve diğer yetişkinler tarafından ne yapması ve ne yapmaması gerektiğisöylenir. Kurallara uymamasının doğal sonucunun cezalandırılmak olduğunainanır. Yargı, sadece sınırlı olan gerçeklere dayalıdır ve kural ihlalindeceza, otomatik olarak verilmelidir. Davranışın gerisindeki nedenler dikkatealınmaz. Böyle bir mantık çocukların, kuralların kesin ve değişmez olduğunuinanmalarına neden olur.
2. AHLAKİ ÖZERKLİK DÖNEMİ
Bu dönemde, çocuğun sosyal dünyası giderek artan akran guruplarıylagenişlemiştir. Çocuğun sürekli diğer çocuklarla etkileşimde bulunması veişbirliği yapması, kurallar hakkındaki fikirlerin değişmesine zemin oluştururve ahlak ilkeleri değişmeye başlar. Kuralların insanlar tarafındanoluşturulduğu ve gerektiğinde değiştirilebileceği bilincine ulaşır. Ceza, artıkkuralların ihlal edilmesiyle otomatik olarak uygulanması gereken bir durumdeğildir. Kuralların ihlal edilme nedenleri de önemlidir. Diğer bir deyişle,yargıda bulunurken kuralları ihlal edenlerin niyetleri ve içinde bulunduklarıdurumlarda dikkate alınır
KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİMİKURAMI
Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramı, Piaget’nin kuramının yenidenincelenmesi ve anlamlandırılmasıdır. Kohlberg de Piaget gibi çocuk veyetişkinlerin, belirli durumlarda davranışlarını yöneten kuralları nasılyorumladıklarını incelemiştir.
Ancak Kolberg, araştırmasını, çocukları oyunda gözleyerek değil,çocuklara ahlaki ikilemleri kapsayan belirli durumlar vererek onlara budurumlarda nasıl tepkide bulunacaklarını sorarak yürütmüştür
Aşağıda Kohlberg’in kullandığı problem durumlarından iki örnekverilmiştir
ÖRNEK DURUM 1
Joe’nun babası, Joe 50 dolar kazandığı taktirde onu kampa götüreceğinesöz vermiştir. Ancak daha sonra fikrini değiştirmiş, Joe’dan kazandığı parayıkendisine vermesini istemiştir. Joe da yalan söyleyerek 10 dolar kazandığınısöylemiş; 40 doları kampta kullanmak üzere kendisine ayırmıştır. Joe kampagitmeden önce, küçük kardeşi Alex’e babasına yalan söylediğini ve kazandığıpara miktarını söylemiştir. Alex bu durumu babasına söylemeli midir?
ÖRNEK DURUM ıı
Avrupa’da bir kadın, hasta ve ölmek üzeredir. Son zamanlarda hayatınıkurtarabilecek bir ilaç, aynı kasabada oturan bir eczacı tarafındanbulunmuştur. Eczacı, ilaç için 2000 dolar istemektedir. Bu fiyat, ilacınmaliyetinin 10 katıdır. Hasta kadının kocası Heinz borç para alabileceği heryere gider. Fakat topladığı paralar, ilaç fiyatının yarısı kadardır. Heinz,eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyleyerek ya ilacı biraz ucuzasatmasını ya da daha sonra ödemesine izin vermesini ister. Ancak eczacı bunukabul etmez. Hainz çaresiz bir durumdadır. Eczanenin camını kırarak karısı içinilacı çalar. Bu durumda hasta kadının kocası ne yapmalıydı? Niçin? (Kohlberg,1963, s. 379 ).
Kohlberg, yukarıdaki durumlar ve benzerleri için aldığı cevaplarısınıflayarak, insanların altı yargı aşaması geçirdiklerini belirtmektedir. Bualtı aşama ise, üç düzey içinde yer almaktadır. Bu düzeyler:
• Gelenek öncesi düzey
• Geleneksel düzey
• Gelenek sonrası düzey
Bu üç düzey, çocuk ya da yetişkinin “doğru” ya da “ahlaki davranış”olarak neyi algıladığına ve bunu nasıl belirlediğine göre sıralanmıştır. Diğerdönem kuramlarında olduğu gibi, her bir düzey kendinden öncekine dayanmakta,kendinden sonraki döneme temel oluşturmaktadır. Ancak aynı kişi, bazı zaman vedurumlarda bir aşamada davranış gösterirken, bir başka zaman ve durumda dabaşka bir aşamada davranış gösterebilmektedir. Bu düzeyler ve düzeylerin içindeyer alan aşamalar aşağıda kısaca açıklanmıştır.
• GELENEK ÖNCESİ DÜZEY
Bu düzey Piaget’nin “dışsal kurallara bağlılık” döneminin özelliklerinikapsar. Kurallar başkaları tarafından konur. Bu düzeydeki çocuk, kültür içindekabul edilen iyi ve kötü ölçütlerine göre davranır. Ahlak gelişiminde yer alanaltı aşamadan ilk ikisi, gelenek öncesi düzey içinde yer alır.
Aşama 1: Ceza ve itaat eğilimi
Bu düzeydeki çocuklar sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktankaçınırlar. Genel olarak olayların dış görünüşüne ve meydana gelen zararınbüyüklüğüne bakarak karar verirler. Olayın gerisindeki neden önemli değildir.Etkinliğin fiziksel sonuçları, etkinliğin iyi ya da kötü olduğunu belirler.Örneğin bir çocuk, annesine yardım ederken on tane tabağı kazara düşürüpkırmıştır. Bu dönemdeki çocuklara, hangi çocuğun daha suçlu olduğusorulduğunda; on tane tabağı kıran çocuğun daha suçlu olduğunu belirtmişlerdir
Aşama 2: Araçsal İlişkilerEğilimi
Çocukların kendi ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması önemlidir. Diğerinsanlarında ilgilerinin farkına varırlar. Ancak, ahlaki yargıda bulunacaklarızaman, başkalarının ihtiyaçlarını somut bir şekilde dikkate almakla birlikte,hala birinci planda kendileri vardır. Ne kadar alırlarsa o kadar vermeleri sözkonusudur. “sen benim sırtımı kaşı, bende seninkini” atasözüne uygundavranmaktadır.
• Geleneksel Düzey
Bu düzey, ahlak gelişiminde üç ve dördüncü aşamaları kapsar. Birey, içinaile, grup ve ulusun beklentileri, her şeyden önemlidir. Bu beklentiler yakınve açık sonuçları düşünülmeksizin kabul edilir ve değerlidirler. Sosyal düzenidestekleme ve sadakat önemlidir. Kendi ihtiyaçları bazen grubunkilere göreikinci planda kalır.
Aşama 3: Kişiler Arası UyumEğilimi
Geleneksel düzey içinde yer alan üçüncü aşamada, akran gruplarıylaişbirliği gözlenir. İyi davranış, başkalarına yardım etmek ya da onları mutlu etmektir.Başkaları tarafından onay görmek, iyi çocuk olmak önemlidir. Ben merkezliliğinazalması ve somut işlemler dönemine girmesiyle çocuk, olaylara başkalarıaçısından bakabilme özelliğini kazanır. Ahlaki yargılarda başkalarınınhissettiklerini de dikkate alır. Ancak yaptıklarını sadece ceza almamak için(aşama 1) ya da kendisi için (aşama 2) değil; aynı zamanda başkalarını mutluetmek için yapmaya çalışır
Aşama 4: Kanun ve düzeneğilimi
Bu dönemde doğru davranış, otoriteye ve sosyal düzene uygun olarakkişinin görevini yerine getirmesidir. Artık, akran gruplarının kurallarınınyerini, toplumun kuralları ve kanunları almıştır. Kanunlar soru sorulmaksızınizlenir. Kanunlara uymayanlar asla onaylanmazlar. Birçok yetişkin, muhtemelenbu dönemde kalır.
• GELENEK SONRASI DÜZEY
Bireyin, başkaları ve otoriteden bağımsız olarak izlemek istediği ahlakilkelerini seçtiği ve kendine özgü değer sistemini örgütlediği düzeydir. Ahlakgelişiminin beş ve altıncı aşaması bu düzeyin kapsamındadır.
Aşama 5: Sosyal sözleşmeeğilimi
Bu aşama, gelenek sonrası düzey içindedir. Kanunların kullanımı vebireysel haklar eleştirici bir şekilde incelenir. Toplumun kanunları vedeğerlerinin göreli ve topluma özgü olduğu kabul edilmektedir. Kanunlarındemokratik olarak değiştirilebileceği ilkesine sahiptirler. Kanunlar, sosyaldüzeni korumak, temel yaşama ve özgürlük haklarını güvence altına almak içingerekli görülmektedir. Bu ahlak gelişimi düzeyine, yetişkinlerin ancak %25’denazı gelebilmektedir.
Aşama 6: Evrensel ahlak gelişimi
Bu aşama ahlak ilkelerinin sonuncu aşamasıdır. Kişi ahlak ilkelerinikendisi seçip oluşturur. Bu ilkeler, adalet, eşitlik, insan hakları gibi bazısoyut kavramlara dayalıdır. Bu ilkeleri ihlal eden kanunlara uyulmamalıdır.Çünkü “adalet yasanın üstündedir” . Bireyin haklarına saygı esastır.
Son zamanlarda kohlberg, 6. Dönemin, 5. Dönemden gerçekte çok farklıolmadığını bu nedenlede bu iki dönemin birleştirilebileceğini önermiştir.
KOHLBERG’İN KURAMININSINIRLILIKLARI
Kohlberg, ahlak gelişim aşamalarının aşağı yukarı aynı yaşlardakibireylerde aynı sırayı izlediğini, ABD, Meksika, Tayvan ve Türkiye’de ortayakoymuştur. Birçok araştırma, erkeklerle yürütülmekle birlikte, kadınlarlayapılan bazı araştırmalarda da benzer yapılar bulunmuştur. Ancak Kohlberg,bulgularını tüm insanlara genellemiştir.
Kohlberg’in kuramının önemli sınırlılığı, gerçek davranışı gözlemektençok, ahlaki usa vurma ile ilgilenmesi olmuştur. Bazen insanların söyledikleriile yaptıkları farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca, farklı dönemlerde bulunan birçokkişi, benzer şekilde davranabilmekte ya da aynı dönemde bulunan birçok kişifarklı davranabilmektedir. Ahlak davranışları ile ilgili bir çalışma da Hartshorneve May tarafından yapılmıştır. Bu çalışmada bireylere yakalanmayacak şekildeçalma ya da aldatma fırsatları verilmiştir. Çok az çocuk, her durumda dürüstdavranış ve çok azı da her durumda çalma ya da aldatma davranışı göstermiştir.
Sonuç olarak, Kohlberg’in ahlak gelişimi dönemlerinin kesinlik derecesive evrenselliği tartışmaya açıktır.
Toplumun kendinden beklenen fonksiyonları yerine getirebilmesi için, onuoluşturan insanları bazı kuralları içselleştirmesi gerekmektedir. Bukurallardan bazıları, bireyin başkalarıyla nasıl iletişim kuracağı; başkalarınıincitmekten nasıl kaçınacağını, genellikle başkalarıyla nasıl iyi geçineceğini,diğer bir deyişle, çevresine nasıl etkin bir uyum sağlayacağı ile ilgilidir.Etkin bir uyum ifadesi, toplumca belirlenen bazı kurallarıniçselleştirilmesiyle birlikte, geçerliliğini yitirmiş kuralların atılması,gerekli olanların yeniden geliştirilmesine katkıyı da kapsamaktadır. Ahlakgelişimi toplumun tüm değerlerine kayıtsız şartsız edilgin bir uyma değil,topluma etkin bir uyumu sağlamak için değerler sistemi oluşturma sürecidir.
Eğer çevrenizdeki çocukları izlediyseniz, kurallara uyma konusunda çokkatı davrandıklarını görmüşsünüzdür. Onlar için bir şey ya doğrudur ya dayanlış. İkisinin ortası yoktur. Eğer bir suç işlenmişse cezası çekilmelidir.
İlköğretim ya da lise yıllarınızda, insanların kuralları kendi amaçlarıiçin değiştirdiklerinde; bazıları için kuralları uygulayıp bazıları içinuygulamadıklarında hayal kırıklığına uğradığınız durumları hatırlayabilirsiniz.
Daha sonraları kanunlar hakkındaki görüşleriniz, onların nasıl oluşturulup,uygulandığını öğrendiğinizde değişebilir. İnsanlar bir yıldan diğerinedeğişebilen yapılmış kanunlarla karşılaşır, tartışır, oy verir.
Sonuç olarak, bireyin ahlak gelişimi belli aşamalar izler. Bu aşamalarbireyin bilişsel gelişiminden bağımsız değil, ona paraleldir. Bu bölümselPiaget, Kohlberg ve Gilliganın ahlak gelişimine ilişkin görüşleriaçıklanmıştır.
PIAGETNİN AHLAK GELİŞİMİKURAMI
Çocukların bilişsel ve kişilik gelişimleri yetişkinlerden farklılıkgösterdiği gibi ahlaki düşünme gücü de farklıdır. Piaget, çocukların ahlakgelişimlerini anlama da, kuralları nasıl yorumladıklarını öğrenmenin önemliolduğunu düşünmüştür. Çocukların ahlak gelişim özelliklerini onların oyunlarınıgözleyerek açıklamaya çalışmıştır. Piaget, çocuğun bilişsel gelişimi ile ahlakiyargıları arasında ilişki olduğuna inanmaktadır.
Piaget’ye göre altı yaşın altında, çocukların kuralları yoktur. İki yaşcivarındaki çocukların, kural olmaksızın sadece oynadıklarını gözlemiştir.İki-altı yaş arasındaki çocuklar ise, kuralların farkındadırlar. Ancak,kuralların ne amaçla konduğunu ya da onları neden izlemek gerektiğinianlayamazlar.
Piaget, 6-10 yaş arasındaki çocukların kuralları izlemede sık sıktutarsızlık göstermekle birlikte, kuralları kabul ettiklerini belirlemiştir. Buyaş çocukları, kuralların yüksek bir otorite tarafından konulduğunu vedeğiştirilemez olduğunu düşünürler. Oyun kurallarının, grubun kararına göredeğiştirilebileceğini anlayamazlar.
Çocuklar 10-12 yaşa kadar kuralları bilinçli olarak kullanamaz veizleyemezler.10-12 yaşlarda, artık çocuklar, oyunu aynı kurallarla oynayabilir;kuralların oyuna yön vermek ve oyuncular arasındaki anlaşmazlıkları en azaindirmek için konulduğunu anlayabilirler. Aynı zamanda, kuralların herkesinüstünde anlaştığı basit şeyler olduğunu; bireylerin anlaşarak kurallarıdeğiştirebileceklerini kavrayabilirler.
Piaget’ye göre okulöncesi dönemde, çocuklarda kural kavramı olmadığından,bu dönemde ahlak söz konusu değildir. Bu nedenle ahlak gelişimi, çocuğun işlemöncesi dönemden, somut işlemler dönemine geçtiği 6 yaşa kadar başlamaz.
Piaget, ahlak gelişimini iki dönemde incelemektedir. Bunlar; 1- Dışsalkurallara bağlılık dönemi ve 2- Ahlaki özerklik dönemleridir
1. DIŞSAL KURALLARA BAĞLILIKDÖNEMİ
Bu dönem, 6-12 yaş arasını kapsamaktadır. Çocuk kuralların değişmezliğineinanmaktadır, kurallara uymayanların otomatik olarak cezalandırılmasıgerektiğini düşünür. Kayıtsız şartsız otoriteye uyma söz konusudur. Bu dönemdeçocuğa ebeveyni ve diğer yetişkinler tarafından ne yapması ve ne yapmaması gerektiğisöylenir. Kurallara uymamasının doğal sonucunun cezalandırılmak olduğunainanır. Yargı, sadece sınırlı olan gerçeklere dayalıdır ve kural ihlalindeceza, otomatik olarak verilmelidir. Davranışın gerisindeki nedenler dikkatealınmaz. Böyle bir mantık çocukların, kuralların kesin ve değişmez olduğunuinanmalarına neden olur.
2. AHLAKİ ÖZERKLİK DÖNEMİ
Bu dönemde, çocuğun sosyal dünyası giderek artan akran guruplarıylagenişlemiştir. Çocuğun sürekli diğer çocuklarla etkileşimde bulunması veişbirliği yapması, kurallar hakkındaki fikirlerin değişmesine zemin oluştururve ahlak ilkeleri değişmeye başlar. Kuralların insanlar tarafındanoluşturulduğu ve gerektiğinde değiştirilebileceği bilincine ulaşır. Ceza, artıkkuralların ihlal edilmesiyle otomatik olarak uygulanması gereken bir durumdeğildir. Kuralların ihlal edilme nedenleri de önemlidir. Diğer bir deyişle,yargıda bulunurken kuralları ihlal edenlerin niyetleri ve içinde bulunduklarıdurumlarda dikkate alınır
KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİMİKURAMI
Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramı, Piaget’nin kuramının yenidenincelenmesi ve anlamlandırılmasıdır. Kohlberg de Piaget gibi çocuk veyetişkinlerin, belirli durumlarda davranışlarını yöneten kuralları nasılyorumladıklarını incelemiştir.
Ancak Kolberg, araştırmasını, çocukları oyunda gözleyerek değil,çocuklara ahlaki ikilemleri kapsayan belirli durumlar vererek onlara budurumlarda nasıl tepkide bulunacaklarını sorarak yürütmüştür
Aşağıda Kohlberg’in kullandığı problem durumlarından iki örnekverilmiştir
ÖRNEK DURUM 1
Joe’nun babası, Joe 50 dolar kazandığı taktirde onu kampa götüreceğinesöz vermiştir. Ancak daha sonra fikrini değiştirmiş, Joe’dan kazandığı parayıkendisine vermesini istemiştir. Joe da yalan söyleyerek 10 dolar kazandığınısöylemiş; 40 doları kampta kullanmak üzere kendisine ayırmıştır. Joe kampagitmeden önce, küçük kardeşi Alex’e babasına yalan söylediğini ve kazandığıpara miktarını söylemiştir. Alex bu durumu babasına söylemeli midir?
ÖRNEK DURUM ıı
Avrupa’da bir kadın, hasta ve ölmek üzeredir. Son zamanlarda hayatınıkurtarabilecek bir ilaç, aynı kasabada oturan bir eczacı tarafındanbulunmuştur. Eczacı, ilaç için 2000 dolar istemektedir. Bu fiyat, ilacınmaliyetinin 10 katıdır. Hasta kadının kocası Heinz borç para alabileceği heryere gider. Fakat topladığı paralar, ilaç fiyatının yarısı kadardır. Heinz,eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyleyerek ya ilacı biraz ucuzasatmasını ya da daha sonra ödemesine izin vermesini ister. Ancak eczacı bunukabul etmez. Hainz çaresiz bir durumdadır. Eczanenin camını kırarak karısı içinilacı çalar. Bu durumda hasta kadının kocası ne yapmalıydı? Niçin? (Kohlberg,1963, s. 379 ).
Kohlberg, yukarıdaki durumlar ve benzerleri için aldığı cevaplarısınıflayarak, insanların altı yargı aşaması geçirdiklerini belirtmektedir. Bualtı aşama ise, üç düzey içinde yer almaktadır. Bu düzeyler:
• Gelenek öncesi düzey
• Geleneksel düzey
• Gelenek sonrası düzey
Bu üç düzey, çocuk ya da yetişkinin “doğru” ya da “ahlaki davranış”olarak neyi algıladığına ve bunu nasıl belirlediğine göre sıralanmıştır. Diğerdönem kuramlarında olduğu gibi, her bir düzey kendinden öncekine dayanmakta,kendinden sonraki döneme temel oluşturmaktadır. Ancak aynı kişi, bazı zaman vedurumlarda bir aşamada davranış gösterirken, bir başka zaman ve durumda dabaşka bir aşamada davranış gösterebilmektedir. Bu düzeyler ve düzeylerin içindeyer alan aşamalar aşağıda kısaca açıklanmıştır.
• GELENEK ÖNCESİ DÜZEY
Bu düzey Piaget’nin “dışsal kurallara bağlılık” döneminin özelliklerinikapsar. Kurallar başkaları tarafından konur. Bu düzeydeki çocuk, kültür içindekabul edilen iyi ve kötü ölçütlerine göre davranır. Ahlak gelişiminde yer alanaltı aşamadan ilk ikisi, gelenek öncesi düzey içinde yer alır.
Aşama 1: Ceza ve itaat eğilimi
Bu düzeydeki çocuklar sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktankaçınırlar. Genel olarak olayların dış görünüşüne ve meydana gelen zararınbüyüklüğüne bakarak karar verirler. Olayın gerisindeki neden önemli değildir.Etkinliğin fiziksel sonuçları, etkinliğin iyi ya da kötü olduğunu belirler.Örneğin bir çocuk, annesine yardım ederken on tane tabağı kazara düşürüpkırmıştır. Bu dönemdeki çocuklara, hangi çocuğun daha suçlu olduğusorulduğunda; on tane tabağı kıran çocuğun daha suçlu olduğunu belirtmişlerdir
Aşama 2: Araçsal İlişkilerEğilimi
Çocukların kendi ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması önemlidir. Diğerinsanlarında ilgilerinin farkına varırlar. Ancak, ahlaki yargıda bulunacaklarızaman, başkalarının ihtiyaçlarını somut bir şekilde dikkate almakla birlikte,hala birinci planda kendileri vardır. Ne kadar alırlarsa o kadar vermeleri sözkonusudur. “sen benim sırtımı kaşı, bende seninkini” atasözüne uygundavranmaktadır.
• Geleneksel Düzey
Bu düzey, ahlak gelişiminde üç ve dördüncü aşamaları kapsar. Birey, içinaile, grup ve ulusun beklentileri, her şeyden önemlidir. Bu beklentiler yakınve açık sonuçları düşünülmeksizin kabul edilir ve değerlidirler. Sosyal düzenidestekleme ve sadakat önemlidir. Kendi ihtiyaçları bazen grubunkilere göreikinci planda kalır.
Aşama 3: Kişiler Arası UyumEğilimi
Geleneksel düzey içinde yer alan üçüncü aşamada, akran gruplarıylaişbirliği gözlenir. İyi davranış, başkalarına yardım etmek ya da onları mutlu etmektir.Başkaları tarafından onay görmek, iyi çocuk olmak önemlidir. Ben merkezliliğinazalması ve somut işlemler dönemine girmesiyle çocuk, olaylara başkalarıaçısından bakabilme özelliğini kazanır. Ahlaki yargılarda başkalarınınhissettiklerini de dikkate alır. Ancak yaptıklarını sadece ceza almamak için(aşama 1) ya da kendisi için (aşama 2) değil; aynı zamanda başkalarını mutluetmek için yapmaya çalışır
Aşama 4: Kanun ve düzeneğilimi
Bu dönemde doğru davranış, otoriteye ve sosyal düzene uygun olarakkişinin görevini yerine getirmesidir. Artık, akran gruplarının kurallarınınyerini, toplumun kuralları ve kanunları almıştır. Kanunlar soru sorulmaksızınizlenir. Kanunlara uymayanlar asla onaylanmazlar. Birçok yetişkin, muhtemelenbu dönemde kalır.
• GELENEK SONRASI DÜZEY
Bireyin, başkaları ve otoriteden bağımsız olarak izlemek istediği ahlakilkelerini seçtiği ve kendine özgü değer sistemini örgütlediği düzeydir. Ahlakgelişiminin beş ve altıncı aşaması bu düzeyin kapsamındadır.
Aşama 5: Sosyal sözleşmeeğilimi
Bu aşama, gelenek sonrası düzey içindedir. Kanunların kullanımı vebireysel haklar eleştirici bir şekilde incelenir. Toplumun kanunları vedeğerlerinin göreli ve topluma özgü olduğu kabul edilmektedir. Kanunlarındemokratik olarak değiştirilebileceği ilkesine sahiptirler. Kanunlar, sosyaldüzeni korumak, temel yaşama ve özgürlük haklarını güvence altına almak içingerekli görülmektedir. Bu ahlak gelişimi düzeyine, yetişkinlerin ancak %25’denazı gelebilmektedir.
Aşama 6: Evrensel ahlak gelişimi
Bu aşama ahlak ilkelerinin sonuncu aşamasıdır. Kişi ahlak ilkelerinikendisi seçip oluşturur. Bu ilkeler, adalet, eşitlik, insan hakları gibi bazısoyut kavramlara dayalıdır. Bu ilkeleri ihlal eden kanunlara uyulmamalıdır.Çünkü “adalet yasanın üstündedir” . Bireyin haklarına saygı esastır.
Son zamanlarda kohlberg, 6. Dönemin, 5. Dönemden gerçekte çok farklıolmadığını bu nedenlede bu iki dönemin birleştirilebileceğini önermiştir.
KOHLBERG’İN KURAMININSINIRLILIKLARI
Kohlberg, ahlak gelişim aşamalarının aşağı yukarı aynı yaşlardakibireylerde aynı sırayı izlediğini, ABD, Meksika, Tayvan ve Türkiye’de ortayakoymuştur. Birçok araştırma, erkeklerle yürütülmekle birlikte, kadınlarlayapılan bazı araştırmalarda da benzer yapılar bulunmuştur. Ancak Kohlberg,bulgularını tüm insanlara genellemiştir.
Kohlberg’in kuramının önemli sınırlılığı, gerçek davranışı gözlemektençok, ahlaki usa vurma ile ilgilenmesi olmuştur. Bazen insanların söyledikleriile yaptıkları farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca, farklı dönemlerde bulunan birçokkişi, benzer şekilde davranabilmekte ya da aynı dönemde bulunan birçok kişifarklı davranabilmektedir. Ahlak davranışları ile ilgili bir çalışma da Hartshorneve May tarafından yapılmıştır. Bu çalışmada bireylere yakalanmayacak şekildeçalma ya da aldatma fırsatları verilmiştir. Çok az çocuk, her durumda dürüstdavranış ve çok azı da her durumda çalma ya da aldatma davranışı göstermiştir.
Sonuç olarak, Kohlberg’in ahlak gelişimi dönemlerinin kesinlik derecesive evrenselliği tartışmaya açıktır.