7- ÇOCUKLARDA CİNSEL KİMLİK KAZANIMLARI - nursenaşengül

Puanları 0
Solutions 0
Katılım
26 Kas 2012
Mesajlar
9
Tepki Skoru
0
Puanları
0
@nursenaşengül
0-1 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDAKİ CİNSEL GELİŞİM

Bebeğin meme emişini gözleyen herhangi bir kimse, bebeğin ilk cinsel deneyiminin birincil bakım vericinin meme ve meme çevresiyle olduğunun farkında olur. Meme emen bebek,bir kaç dakika içinde huzurlu ve zevkli bir hal alır. Bebek doyduğu zaman bile emmeye devam eder. Annenin kokusu, sıcaklığı, ve yakınlığı bu ilk ve güzel erotik deneyimin parçalarıdır.

Yaşamın 12. haftasından sonra bebeğin otoerotik objesi olarak başparmak iş görebilir. Anne memesi emen bebeklerde başparmak emme olmazken,emmeyen bebeklerde cinsel ilginin memeden parmağa erken dönüşü gözlemlenebilmektedir (Sarlin 1975). Geçmişte parmak emme psikopatoloji ile ilişkili görülürken, şimdi bu durum bir problem ile ilişkilendirilmemektedir.

Yaşamın ilk 4 ayı ile birlikte, her iki cinsiyetteki bebekler, altını bağlama ve cinsel organlarının temizlenmesi sırasında duyumlar ile cinsel organlarını fark ederler. Bakım vericinin dokunuşlarından büyük zevk alırlar. Yaşamın ilk yılında bebeklerin cinsel organları ile oynamaları nadir değildir. Kız bebekler büyük olasılıkla bu yıllarda kendilerini uyarırlarken (Galenson 1993), erkek bebekler büyük olasılıkla bunu yaşamın 2. ve 3. yıllarında yaparlar. Bebekler vücudunu araştırmak ve vücudunun sınırlarını belirlemek için vücuduna dokunmaya başlayabilir, fakat zamanla zevk alma birincil amaç olur (Spitz and Wolf 1949). Bu ona bağımsız kimlik duygusu verir, ayrılma ve bireyselleşme sürecine yardım eder

Erkek ve kız cinsel organları arasındaki anotomik farklılıklar, çocukların psikoseksüel gelişiminde çok önemli yere sahiptir (Gadpaille 1976, Kestenberg 1968). Erkek çocuklar , cinsel organlarını görebildikleri için kolaylıkla vücudunun diğer parçalarıyla bütünleştirebilirler.Kızlar cinsel organlarını ayırmakta güçlük çekebilirler (Yates 1978). Kızların cinsel organları gizli olduğundan dolayı, daha çok içe yönelik duyumları içermektedir. Bunun tersine erkeklerin, seksüel yaşantıları dışa yönelimlidir (Galenson 1974, Kestenberg 1968).

Cinsel organlara erken ilgi, bakımverici-çocuk ilişkisi ile ilişkilidir. Spitz, 248 bebekle yaptığı çalışmasında, ciddi yoksunluk yaşamış bebeklerin bulunduğu kimsesizler evlerindeki bebeklerde cinsel oyunların tamamen kaybolduğunu, ebeveynlik yönünden avantajlı bebeklerde ise cinsel organlarla oyunların genellikle varolduğunu belirlemiştir (Spitz and Wolf, 1949). Galenson (1974) . Ayrıca sorunlu bakımverici ilişkinin olduğu bebeklerin iyi beslenmelerine karşın kendi kendilerini uyarmadıkları gözlenmiştir.

2- 3 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA CİNSEL GELİŞİM

Çocuk, fiziksel ve psikolojik olarak bağımsız oldukça kişilik için yeni olanaklar ortaya çıkar. Çünkü bu dönemde kas ve hareket gelişim hızlanmıştır ve ayağa kalkıp yürüyen çocuk anne kucağından çevreye doğru uzanmaya, kendi başına hareket etmeye başlar. Bu yılların olumlu unsuru özerklikken, olumsuz unsurlar utanma ve süphedir. Bu dönemde çocukta işeme ve dışkılama işlevini gören kaslar olgunlaşmaya başlamıştır. Dolayısıyla bu kasların olgunlaşması, işeme ve dışkılamanın artık isteğe bağlı olarak yapılabileceği anlamına gelmektedir. Yani çocuk isterse tutar, isterse bırakabilir. Böylece birbirine karşıt iki istek, iki eğilim ortaya çıkmıştır. Çocuk, birbirine karşıt iki eğilim arasında bir şeçim yapabilme durumuna gelmiştir. Bu durum çocuk için yepyeni bir yetinin gelişmesi demektir: tutmak ya da tutmamak; yapmak ya da yapmamak. İşte, özerklik duygusu birbirine karşıt istek ve eğilimler arasında bir şeçim yapabilme gücüdür. Utanma kişinin pantolonunun inikken kendine bakıldığının farkında olduğu anlamına gelir. Şüphe çocuğun göremediği ve kontrol etmeye çalışması gereken, bilinmeyen “arka” ile ilgilidir.

Cinsel oyunlardan mastürbasyona değişim 2 yaşına doğru olur. 15 ve 24 aylar arasında bebeklerin cinsel organlarını farkındalıklarında artış olur, özellikle banyo ve bez bağlama sırasında (Galenson 1974, 1993). Bu dönemde kendini uyaran kız sayısı erkeklerden daha azdır, kızlar daha az sıklık ve yoğunlukta yaparlar (Kleema 1975). Kendini uyarma (self-stimulation) ile, buna eşlik eden, kızarma, hızlı solunum ve terleme olur. Başlangıçta bebek kendini uyarırken bakım verici ile sevgi kontağı kurmaya çalışır.

Yaşamın 2. yılında oluşan masturbatuvar aktivite erkek çocuklarda devam ederken, kız çocuklarında ileri bir evrimleşme geçirir (Galenson 1973, Galenson and Roiphe 1976). Kızlar kendilerini uyarmak için daha çok dolaylı teknikleri (bacakları, uylukları, ayak parmaklarını vs.) kullanmayı öğrenirler. Kızlar mastürbasyonu tamamen bırakabilir veya zevk almaksızın mastürbasyona devam edebilirler. Hayal kırıklığı tepkileri sıklıkla yaygındır ve bazen 2.yılın ikinci yarısında kızlar arasında bu tepkiler şiddetli olmaktadır.Bazı kızlarda babalarına erotik olarak ilgi artarken,diğerlerinde annelerine bağımlılıkta artış olur. Çok aşırı etkilenmiş kızların hayalgüçlerinde kısıtlılık olur. Erkek çocuklar daha az belirgin bozukluk gösterir.

Bir kısım 2-3 yaşlarındaki kızlar imrenme bulguları gösterir. Erkeklik organına sahipmiş gibi ayakta işemekte ısrar ederler,cinsel bölgelerinde çubuk veya oyuncak tutarlar. (Galenson and Roiphe 1976). Erkek çocuklar memelerinin büyümesi veya bebeklerinin olması tarzında arzular ifade edebilirler (Edgcumbe 1976).

Kız ve erkek çocuklar için 3 yaşından itibaren cinsiyetler arasındaki farklar çok çekicidir, ve merak konusudur. “Neden onların pipisi var veya neden yok; neden tuvalete ayakta gidemiyorlar” gibi sorular sormaya başlarlar. En yanlış davranış, ailenin çocuğu ayıplaması ve susturması yada sorularını geçiştirmesidir. Bunun yerine, ailenin sorulara açık ve sade cevaplar vermesi, erkeklerde olduğu ve kızlarda olmadığı anlatılabilir. Bunu bir oyun haline getirip kimlerin kız, kimlerin erkek olduğu sorulabilir. Bu şekilde, çocuk kız ve erkeği sadece pipisinin olup olmadığı ile değil, aynı zamanda görünüşleri itibari ile de değerlendirmeyi öğrenecektir.

Genellikle 3 yaşından itibaren, çocuklar cinsellikle ilgili sorular sormaya başlarlar. Kız-erkek ayrımını sezinlemeye başlarlar. Doktorculuk ve evcilik gibi oyunlar, bu konudaki meraklarını belli eder. Türk toplumuna, bu tip konuların konuşulması tabu gibidir. Çocukların sorduğu sorular geçiştirilir; koyu bir cinsiyet ayrımcılığı vardır. Bu durum, daha bebek doğmadan önce kendini renk seçimi ile belli eder. Kız çocuk doğacaksa pembe, erkek çocuk için mavi renkli kıyafetler, yatak takımları seçilir. Çocuklar biraz daha büyüdüklerinde, 3-4 yaşlarındayken, bebeklerin nereden geldiklerini merak ederler. Aile gene bu tür soruları geçiştirmeye çalışır. Çünkü, nasıl cevap vereceklerini bilememektedirler. Bu geçiştirmeler, çocukların kafasında bu tür sorular sormanın yanlış olduğu, ayıp olduğu düşüncesini doğurur.

4-5 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA CİNSEL GELİŞİM

Çocuklar büyürken erotik ilgileri kardeş ve arkadaşlarına kayar.4 yaşındaki çoğu çocuk “anne” veya ”baba” gibi evcilik oyunları veya “doktorculuk” gibi oyunlar oynar. Bütün okul öncesi çocukların yarısı cinsel oyunlar oynar veya mastürbasyon yapar (Clower 1976, Newson and Newson 1962). 4 - 6 yaşlarında yaygın olarak gözlenen cinsel aktiviteler: teşhircilik, cinsel organlara dokunma ve onları başkalarına gösterme, kadınların memelerine dokunma (Friedrich ve ark. 1991), çıplak olmaktan hoşlanma veya çıplak kişileri gözetlemedir.(Johnson 1993). Bu dönemde çocukların cinsellik kavramı ilkeldir. Çoğu çocuk,bebeğin annenin midesini kesilerek çıktığına veya annenin anüsünden doğduğuna inanır (Goldman and Goldman 1981).

İleriki yıllarda erotik ilgilerde artış olur, bu ilgi karşı cins ebeveyne odaklaşır. Okul öncesi çocuklar, anatomik farklılıklar, cinsel ilişki ve üreme hakkında sık soru sorarlar (Robinson ve ark. 1991). Erkek çocuklar anneleriyle evlenmeyi ve birlikte uyumayı arzulayabilirler. 3-5 yaşındaki kızlar babayla ilişkilerinde son derece erotik olurlar. İlişkilerinde özellik isterler (Roiphe ve Galenson 1973).

Çocukların nereden geldiğini merak edenlere verilecek cevap, bebeğin anne karnında büyüdüğünü söylemektir. Çok detaylı anlatmak çocuğun aklını karıştıracaktır. Cevap verilmesi zaten çocuk için yeterli bir davranıştır. Bu yüzden anlayamayacağı bilgiler vermek yerine, anlaşılabilir. 1-2 cümle ile konuya açıklık getirmek daha doğru olacaktır. Çünkü çocuklar, 3-4 yaşlarında cinsel ilişkiler konusundan uzaktır. Sorularını tek tek ve aralıklı sorarlar. Çocuğun anne karnına nasıl girdiğini merak eden çocuklaras verilebilecek yanıt, “ana karnındaki bebek tohumlarının büyümesiyle olur” olabilir. 5 yaşından itibaren çocuklar bebeğin oluşumunda babanın rolünü merak etmeye başlarlar. “Bebek tohumlarının biri annede vardır, biri de baba da” demek yeterli olabilir. Bu cevap bir çok çocuk için yeterli olurken, bir çoğu nasıl, nasıl diyerek sormaya devam ederler. Aile şöyle bir açıklama getirebilir: “anne ile baba yatakta beraberken, babadan gelen tohumlar anneninki ile birleşir ve bebek oluşur, büyümeye başlar” diye açıklama getirilebilir. Esas olarak, yanıtlanmayan sorular çocuğu daha meraklı yapar ve araştırmaya iter.

Bir çok çocuk bu konularla ilgli soru sormaz. Böyle çocuklar genellikle sorularına yanıt bulamadıkları için susan çocuklardır. Oynadıkları oyunlarla sorularına cevap bulmaya çalışırlar. Çocukta cinsel ilgi okul öncesi çağda en yoğun durumundadır. Okulla beraber bu durumda azalma olur.
 

Hoşgeldin!

Sitemize hoşgeldiniz, avantajlardan yararlanmak için kayıt olabilirsiniz.

Kayıt Ol!

23 Yıldır Sizlerle

23 yıldır sizlerleyiz. Türkiye'nin ilk okul öncesi eğitim platformu
Geri
Üst