ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİ NEDİR? DİLİ OLUŞTURAN SİSTEMLER NELERDİR?
Tanımı ve Önemi
Dil, insanlara özgü olan, iletişimi sağlamada araç olarak kullanılan sesler, sembol ve
sözcükler gibi temel birimleri içine alan sistemdir. Sesler, dilden dile değişebilir. Her dilde,
sembolleri birleştirmek yeni semboller yaratmak için kurallar vardır. Dil; duyguları
düşünceleri, tutumları, inançları, değer yargılarını anlatma ve öğrenmede, algılanan ve
yaşanan olaylarla ilgili bilgileri, kültür birikimini aktarmada; soru sormak, emir vermek
istekte bulanmak gibi işlevleri gerçekleştirmek için kullanılan bir araçtır. Konuşma ise dilin
sese dönüştürülmüş biçimi olarak ifade edilir.
Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve
dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Dil gelişimi, doğumdan
itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır.
Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir. Dil gelişiminde,
sesin duyulması dili kullanma deneyimlerinin bulunması gerekir. Çocukların, çevresindeki
bireylerin konuşmalarını taklit ederek dili öğrendikleri ileri sürülür. Çocuğun dil gelişiminde
iletişim kurma, diğerlerinin dikkatini çekme, isteklerini duygu ve düşüncelerini iletme
ihtiyacı vardır.
Çocukta dil gelişiminin önemli özelliği ilk dönemlerin evrensel oluşudur. Farklı dilleri
konuşan toplumların çocuklarında dil gelişiminin benzerlik gösterdiği görülmüştür. İlk
yıllardaki bu evrensellik 18-32 aydan sonra, sosyal sınıf farklılıklarının etkisiyle yok olur.
Dilin bir başka özelliği de dil ve kritik yaş ilişkisidir. Dünyadaki bütün çocuklar, kendi
dillerini 2-5 yaşları arasında öğrenir.
Araştırmalara göre insanların, eşit dil yeteneği ile doğsalar bile gelişimleri için gerekli
ses uyarımlarını alamadıklarında (işitme engelli doğanlarda olduğu gibi) dil yeteneklerinin
köreldiği görülmüştür. Konuşmanın olmadığı bir ortamda çocuğun konuşmayı öğrenemediği
ortaya çıkmıştır.
Dil bilimcilere göre dilin fonksiyonları şunlardır:
Dil, arzu ve isteklerimizi ifade etmek için kullanılır.
Dil, heyecan ve duyguları ifade eder.
Dil; olayları, nesnelerin durumunu ifade ederek açıklar.
Dil, kendi materyalini kendi geliştirirken en önemli aracı konuşmadır.
DİLİ OLUŞTURAN SİSTEMLER
Dil gelişimi konusunda yapılan çalışmalar doğrultusunda dil gelişimi; ses, sıra ve
anlam sistemlerinden oluşur. Bunlar aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
1. Ses Sistemi
Konuşma dilinde anlamı ayırt etmeye yarayan en küçük ses birimleri ses sistemlerini
oluşturur. Çocuklar sesin akışını duymalıdır. Sesin akışını algılayan çocuk, bu sesleri küçük
parçalara bölerek kendi dilini oluşturmaya başlar. Ünlü ve ünsüz ses birimlerinin farklı
bileşimler hâlinde kullanılmasıyla sözcükler meydana gelir. Her dilin kendine özgü ses
sistemleri vardır. Çocuklar yaklaşık olarak 2,5 yaşlarına kadar tüm ünlü ve ünsüz sesleri
çıkarabilir. Tüm seslerin çıkarılması 7-8 yaşlarına kadar sürer.
2. Sıra Sistemi
Cümlenin yapısını oluşturan ses gruplarının cümle içinde sıralanmasını ifade eder.
Cümlenin yapısını oluşturan ögelerin anlamlı bir biçimde birleştirilmesi ile ilgili kuralları
kapsar. Çocuğun ilk ifadeleri tek sözcükten oluştuğu için çocuk sıra sistemi ile ilgili
kuralları, iki sözcük döneminde kullanır. Çocukların ses gruplarındaki sıraya dikkat etmesi
gerekir. Dikkat edilmediğinde cümlelerin anlamları değişebilir. Örneğin “Ali elma ister.”
cümlesi sıra değiştiğinde “elma ister Ali” anlamsız bir biçime dönüşebilir.
Cümle içindeki anlam ilişkileri, Türkçe’de isim ve fiillere düzenli olarak takılan
eklerle belirtilir. Türkçenin söz dizimi kuralları, cümle içindeki ögelerin yerini serbestçe
değiştirmeye olanak tanır. Bu yüzden önemli bir anlam değişmesine pek rastlanmaz. Ama
kişi, zaman ve hâl bildiren belirteçleri ve ekleri doğru yerlerde kullanmak şarttır.4
3. Anlam Sistemi
Anlam, dili kullanmanın en önemli bölümünü oluşturur. Seslerin, semboller aracılığı
ile nesne ve olaylarla ilişkisini ifade eder. Sözcükler, belli bir anlamı ifade etmek için
gereklidir. Çocuk, dili anlamlı olarak kullanmaya başladığında belirli durumlar ve nesnelerle
kendi düşünceleri arasında anlamlı ilişkiler kurmaya başlar. Çocuk, sözcük ve cümlelerini
belli anlamlar oluşturmak üzere kullanır. Anlamsal gelişim ile bilişsel gelişim düzeyi paralel
ve yakın bir gelişme gösterir. Çocuk, bilişsel kavramları kazandıkça,, dilin anlamsal yönü de
zenginleşerek gelişir….
0 - 12 Yaş Çocuklarında Dilin Kullanılması
Konuşmayı ve diğer insanları anlamayı öğrenmek, çocukların geliştirdiği en karmaşık
yeteneklerindedir. Dili kullanmanın bir amaca yönelik işlevi vardır. Dilin işlevi; insanın
neden konuştuğu ile ilgili öğrenme, isteme gibi amaçlarla ilgilidir. Çocukların hepsi
konuşma öncesi sesler çıkarır. Çocukların; duygularını, düşüncelerini, ilgilerini, isteklerini
ifade etmek için iletişime girmeleri gerekir.
İletişimin fonksiyonları şunlardır:
Konuşma yoluyla başkalarının söylediğini anlama
Kendisine ait söz dağarcığını geliştirme
Sözcükleri doğru olarak telaffuz etme
Anlaşılır bir cümle yapısını bilme ve kavramadır.
İletişim için, konuşma sırasında göz kontağı kurma ve sürdürme, konuşmayı başlatma,
sıra ile konuşma, bir konu üzerinde konuşmayı sürdürme ve konuşmayı bitirme, zamanı ve
durumu konuya uygun konuşma gibi anlatım becerilerinin öğrenilmiş olması gerekir.
Bebekle iletişim bile bebeğin ilk hareketlerinin yorumlanmasıyla başlar. Hayatın ilk
birkaç ayında bebekler, konuşmanın temeli olan ağlama ve anlamsız sesler çıkararak iletişim
kurarlar. Çocuk; söylenenleri anlamaya, tek kelimelerle kendini ifade etmeye, cümleler
kurarak konuşmaya, kendini anlatmaya başlar.5
Dilin uygulamalı olarak kullanılması erken çocukluk döneminde yetenekli birer
konuşmacı olan çocuklarda bu dönemde ilerlemeler görülür. Çocukların iletişim becerileri,
konuşulan konuya ve kişiyi tanımalarına göre değişir. Tanıdıkları kişilerle bildikleri
konularda yüz yüze konuşmada başarılıdırlar. Çocuk, yüz yüze olan ilişkilerine çoğunlukla
sözlü iletişimle başlar. Çocuk için çevrede büyük bir çocuğun bulunması, dilin kullanımını
öğrenmesi için ortam oluşturur. Çocuklar; büyük çocuklarla anne babaları arasındaki
konuşmaları takip eder, onlara katılmaya çalışır ve sözlü iletişim süreleri giderek uzar.
Konuşmaya katılımı çocukların konuşulan konuyu anlamalarına göre değişir. Çocuklar,
konuşulanları dinleyerek, ben, sen, o gibi konuşma ögelerinin cümle içindeki kullanımını
duyarlar
Dil bilimciler ve eğitimciler, son yıllarda yapılan çalışmalara dayanarak “Dilin
kazanılmasında, insanın doğuştan getirdiği bilişsel kapasitesi etkindir ve bu kapasite çevre
yaşantıları ile geliştirilmektedir.” görüşünde birleşmektedir.
Dilin kazanılmasını ve gelişimini; zihinsel engel, fiziksel engel (yarık damak), duyusal
engel (işitme ve görme kaybı), duygusal yoksunluk (güven ortamı), uyarıcı yoksunluğu,
uyarım eksikliği (yetişkinlerin çocukla konuşması, oynaması ve uyarımlar vermesi) ve sık
hastalanma gibi durumlar etkiler.
Tanımı ve Önemi
Dil, insanlara özgü olan, iletişimi sağlamada araç olarak kullanılan sesler, sembol ve
sözcükler gibi temel birimleri içine alan sistemdir. Sesler, dilden dile değişebilir. Her dilde,
sembolleri birleştirmek yeni semboller yaratmak için kurallar vardır. Dil; duyguları
düşünceleri, tutumları, inançları, değer yargılarını anlatma ve öğrenmede, algılanan ve
yaşanan olaylarla ilgili bilgileri, kültür birikimini aktarmada; soru sormak, emir vermek
istekte bulanmak gibi işlevleri gerçekleştirmek için kullanılan bir araçtır. Konuşma ise dilin
sese dönüştürülmüş biçimi olarak ifade edilir.
Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve
dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Dil gelişimi, doğumdan
itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır.
Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir. Dil gelişiminde,
sesin duyulması dili kullanma deneyimlerinin bulunması gerekir. Çocukların, çevresindeki
bireylerin konuşmalarını taklit ederek dili öğrendikleri ileri sürülür. Çocuğun dil gelişiminde
iletişim kurma, diğerlerinin dikkatini çekme, isteklerini duygu ve düşüncelerini iletme
ihtiyacı vardır.
Çocukta dil gelişiminin önemli özelliği ilk dönemlerin evrensel oluşudur. Farklı dilleri
konuşan toplumların çocuklarında dil gelişiminin benzerlik gösterdiği görülmüştür. İlk
yıllardaki bu evrensellik 18-32 aydan sonra, sosyal sınıf farklılıklarının etkisiyle yok olur.
Dilin bir başka özelliği de dil ve kritik yaş ilişkisidir. Dünyadaki bütün çocuklar, kendi
dillerini 2-5 yaşları arasında öğrenir.
Araştırmalara göre insanların, eşit dil yeteneği ile doğsalar bile gelişimleri için gerekli
ses uyarımlarını alamadıklarında (işitme engelli doğanlarda olduğu gibi) dil yeteneklerinin
köreldiği görülmüştür. Konuşmanın olmadığı bir ortamda çocuğun konuşmayı öğrenemediği
ortaya çıkmıştır.
Dil bilimcilere göre dilin fonksiyonları şunlardır:
Dil, arzu ve isteklerimizi ifade etmek için kullanılır.
Dil, heyecan ve duyguları ifade eder.
Dil; olayları, nesnelerin durumunu ifade ederek açıklar.
Dil, kendi materyalini kendi geliştirirken en önemli aracı konuşmadır.
DİLİ OLUŞTURAN SİSTEMLER
Dil gelişimi konusunda yapılan çalışmalar doğrultusunda dil gelişimi; ses, sıra ve
anlam sistemlerinden oluşur. Bunlar aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
1. Ses Sistemi
Konuşma dilinde anlamı ayırt etmeye yarayan en küçük ses birimleri ses sistemlerini
oluşturur. Çocuklar sesin akışını duymalıdır. Sesin akışını algılayan çocuk, bu sesleri küçük
parçalara bölerek kendi dilini oluşturmaya başlar. Ünlü ve ünsüz ses birimlerinin farklı
bileşimler hâlinde kullanılmasıyla sözcükler meydana gelir. Her dilin kendine özgü ses
sistemleri vardır. Çocuklar yaklaşık olarak 2,5 yaşlarına kadar tüm ünlü ve ünsüz sesleri
çıkarabilir. Tüm seslerin çıkarılması 7-8 yaşlarına kadar sürer.
2. Sıra Sistemi
Cümlenin yapısını oluşturan ses gruplarının cümle içinde sıralanmasını ifade eder.
Cümlenin yapısını oluşturan ögelerin anlamlı bir biçimde birleştirilmesi ile ilgili kuralları
kapsar. Çocuğun ilk ifadeleri tek sözcükten oluştuğu için çocuk sıra sistemi ile ilgili
kuralları, iki sözcük döneminde kullanır. Çocukların ses gruplarındaki sıraya dikkat etmesi
gerekir. Dikkat edilmediğinde cümlelerin anlamları değişebilir. Örneğin “Ali elma ister.”
cümlesi sıra değiştiğinde “elma ister Ali” anlamsız bir biçime dönüşebilir.
Cümle içindeki anlam ilişkileri, Türkçe’de isim ve fiillere düzenli olarak takılan
eklerle belirtilir. Türkçenin söz dizimi kuralları, cümle içindeki ögelerin yerini serbestçe
değiştirmeye olanak tanır. Bu yüzden önemli bir anlam değişmesine pek rastlanmaz. Ama
kişi, zaman ve hâl bildiren belirteçleri ve ekleri doğru yerlerde kullanmak şarttır.4
3. Anlam Sistemi
Anlam, dili kullanmanın en önemli bölümünü oluşturur. Seslerin, semboller aracılığı
ile nesne ve olaylarla ilişkisini ifade eder. Sözcükler, belli bir anlamı ifade etmek için
gereklidir. Çocuk, dili anlamlı olarak kullanmaya başladığında belirli durumlar ve nesnelerle
kendi düşünceleri arasında anlamlı ilişkiler kurmaya başlar. Çocuk, sözcük ve cümlelerini
belli anlamlar oluşturmak üzere kullanır. Anlamsal gelişim ile bilişsel gelişim düzeyi paralel
ve yakın bir gelişme gösterir. Çocuk, bilişsel kavramları kazandıkça,, dilin anlamsal yönü de
zenginleşerek gelişir….
0 - 12 Yaş Çocuklarında Dilin Kullanılması
Konuşmayı ve diğer insanları anlamayı öğrenmek, çocukların geliştirdiği en karmaşık
yeteneklerindedir. Dili kullanmanın bir amaca yönelik işlevi vardır. Dilin işlevi; insanın
neden konuştuğu ile ilgili öğrenme, isteme gibi amaçlarla ilgilidir. Çocukların hepsi
konuşma öncesi sesler çıkarır. Çocukların; duygularını, düşüncelerini, ilgilerini, isteklerini
ifade etmek için iletişime girmeleri gerekir.
İletişimin fonksiyonları şunlardır:
Konuşma yoluyla başkalarının söylediğini anlama
Kendisine ait söz dağarcığını geliştirme
Sözcükleri doğru olarak telaffuz etme
Anlaşılır bir cümle yapısını bilme ve kavramadır.
İletişim için, konuşma sırasında göz kontağı kurma ve sürdürme, konuşmayı başlatma,
sıra ile konuşma, bir konu üzerinde konuşmayı sürdürme ve konuşmayı bitirme, zamanı ve
durumu konuya uygun konuşma gibi anlatım becerilerinin öğrenilmiş olması gerekir.
Bebekle iletişim bile bebeğin ilk hareketlerinin yorumlanmasıyla başlar. Hayatın ilk
birkaç ayında bebekler, konuşmanın temeli olan ağlama ve anlamsız sesler çıkararak iletişim
kurarlar. Çocuk; söylenenleri anlamaya, tek kelimelerle kendini ifade etmeye, cümleler
kurarak konuşmaya, kendini anlatmaya başlar.5
Dilin uygulamalı olarak kullanılması erken çocukluk döneminde yetenekli birer
konuşmacı olan çocuklarda bu dönemde ilerlemeler görülür. Çocukların iletişim becerileri,
konuşulan konuya ve kişiyi tanımalarına göre değişir. Tanıdıkları kişilerle bildikleri
konularda yüz yüze konuşmada başarılıdırlar. Çocuk, yüz yüze olan ilişkilerine çoğunlukla
sözlü iletişimle başlar. Çocuk için çevrede büyük bir çocuğun bulunması, dilin kullanımını
öğrenmesi için ortam oluşturur. Çocuklar; büyük çocuklarla anne babaları arasındaki
konuşmaları takip eder, onlara katılmaya çalışır ve sözlü iletişim süreleri giderek uzar.
Konuşmaya katılımı çocukların konuşulan konuyu anlamalarına göre değişir. Çocuklar,
konuşulanları dinleyerek, ben, sen, o gibi konuşma ögelerinin cümle içindeki kullanımını
duyarlar
Dil bilimciler ve eğitimciler, son yıllarda yapılan çalışmalara dayanarak “Dilin
kazanılmasında, insanın doğuştan getirdiği bilişsel kapasitesi etkindir ve bu kapasite çevre
yaşantıları ile geliştirilmektedir.” görüşünde birleşmektedir.
Dilin kazanılmasını ve gelişimini; zihinsel engel, fiziksel engel (yarık damak), duyusal
engel (işitme ve görme kaybı), duygusal yoksunluk (güven ortamı), uyarıcı yoksunluğu,
uyarım eksikliği (yetişkinlerin çocukla konuşması, oynaması ve uyarımlar vermesi) ve sık
hastalanma gibi durumlar etkiler.